GÜNDEM - 17 Nisan 2026 Cuma 16:47

Türk firması oluşturduğu eğitim programıyla uluslararası yarışmada finale kaldı

A
A
A
Türk firması oluşturduğu eğitim programıyla uluslararası yarışmada finale kaldı

Türk firması Macenta Yayıncılık yeni nesil dijital İngilizce öğrenme platformu ile uluslararası yarışma olan The EdTech Awards’ta finale kaldı.

Eğitim içeriği üretimi ile dijital öğrenme teknolojilerini bir araya getirerek öğrenci, öğretmen ve kurumlar için etkili, esnek ve anlamlı öğrenme deneyimleri geliştiren bir şirket olan Macenta Yayıncılık, geliştirdiği yeni nesil dijital İngilizce öğrenme platformu The Globals V2 ile, ABD merkezli The EdTech Awards 2026 kapsamında trend belirleyici kategorisinde finalist oldu.
Eğitim teknolojileri alanında dünyanın en saygın ve rekabetçi ödül programları arasında gösterilen The EdTech Awards’ta elde edilen bu başarı, Macenta’nın uluslararası ölçekte güçlenen vizyonunun ve marka etkisinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. 2010 yılından bu yana düzenlenen The EdTech Awards; eğitim teknolojileri alanında yenilik, etki ve dönüşüm oluşturan ürün, kurum ve liderleri öne çıkarıyor. Bugüne kadar Adobe, Blackboard, Discovery Education ve Scholastic gibi global markaların yer aldığı programda finalist olmak, Macenta için güçlü bir uluslararası referans niteliği taşıyor.

The Globals V2 bütüncül bir eğitim yaklaşımı sunuyor

Macenta’nın finalist olan platformu The Globals V2, İngilizce öğrenimini yalnızca dil becerileriyle sınırlamayan bütüncül bir eğitim yaklaşımı sunuyor. İlk versiyonunda Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SDG) odağında geliştirilen platform, öğrencilerin İngilizce öğrenirken aynı zamanda küresel farkındalık kazanmalarını hedefliyordu. The Globals V2 ile bu yaklaşım daha da ileri taşınarak; öğrencilerin kişisel ve sosyal farkındalıklarının da geliştirilmesi amaçlanıyor.

The Globals V2 sanat, sosyal-duygusal öğrenme ve yaşam becerileri temelli içerik yapısıyla platform, öğrenme sürecini daha derin ve dönüştürücü bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyor. Ayrıca kurumlara içerikleri kendi müfredatlarına göre özelleştirme imkânı sunarak esnek ve ölçeklenebilir bir öğrenme ekosistemi oluşturuyor.

Macenta Yayıncılık’ta yazılım ekibinin başında yer alan Burak Pusat, elde edilen başarıya ilişkin, "Bu ölçekte bir uluslararası ödül programında finalist gösterilmek bizim için son derece değerli. Bu başarı, yalnızca ürünümüzün değil; arkasındaki teknoloji vizyonunun, kullanıcı deneyimi yaklaşımının ve titizlikle yürüttüğümüz geliştirme sürecinin de karşılık bulduğunu gösteriyor" diye konuştu.

Macenta Global Projeler Direktörü Sam Whittam ise şirketin uluslararası büyümesine dikkat çekerek, "Son yıllarda uluslararası alanda elde ettiğimiz görünürlük, geliştirdiğimiz ürünlerin eğitimsel derinliği ve küresel ölçekte karşılık bulan vizyonumuzun bir sonucu. The EdTech Awards gibi saygın bir programda finalist olmak, Macenta’nın global ölçekte dikkat çeken bir oyuncu haline geldiğini gösteriyor" açıklamasında bulundu.

"Klasik İngilizce öğrenme araçlarının ötesinde"

Macenta İçerik Direktörü Esra Girgin de platformun yeni yaklaşımını şu sözlerle ifade etti:

"The Globals V2 ile yalnızca global farkındalık kazandıran değil; öğrencinin kendisini, duygularını ve dünyayla kurduğu ilişkiyi geliştiren bir içerik yapısı kuruyoruz. Bu yaklaşım, platformu klasik bir dijital İngilizce öğrenme aracının ötesine taşıyor."
Macenta CEO’su Burak Akyüz ise, "Bizim için başarı, yalnızca iyi bir ürün geliştirmek değil; eğitime gerçek anlamda değer katan işler ortaya koyabilmek. Uluslararası ölçekte gördüğümüz bu ilgi, vizyonumuzun doğru bir karşılık bulduğunu gösteriyor" diye konuştu.

Kemal Diri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Meralardan sınıflara: Yüksekovalı çiftçiler bu kez sıralarda ter döktü Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yıllardır tarlada ve merada ter döken eller, bu kez kalem tutarak sınav kağıtlarını doldurdu. Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen "Sürü Yönetimi Elemanı" kursuna katılan 110 çiftçi, eğitimlerini tamamlayarak büyük sınavda yarıştı. 17 Ocak’ta başlayan ve yoğun bir müfredatla devam eden eğitimin sonunda, kadın ve erkek yetiştiriciler 50. Yıl Ortaokulu’nun sıralarına oturarak hayatlarında bir ilki gerçekleştirdiler. Geleneksel hayvancılık yöntemlerini modern teknolojiyle birleştirmeyi hedefleyen kurs kapsamında, 112 kursiyer başvuru yaptı. Teknik ve pratik eğitimlerin ardından gerçekleştirilen 30 soruluk sınavda çiftçiler, öğrendiklerini kağıda dökmek için büyük heyecan yaşadı. Kursiyerlere sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda dijital takip sistemleri, hayvan hastalıkları ve aşı takibi, Atatürk ilkeleri ve inkılap tarihi ile kaza ve afetlere karşı acil durum müdahale eğitimleri verildi. Sınav merkezini ziyaret ederek kursiyerlerin heyecanına ortak olan Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürü Murat İnan, ilçedeki tarımsal kalkınma hamlesine dair önemli açıklamalarda bulundu. İnan, "Bugün Yüksekova’da hayvancılığın çehresini değiştirecek çok özel bir güne şahitlik ediyoruz. 17 Ocak’ta başlattığımız Sürü Yönetimi Elemanı kursumuzun meyvelerini bugün gerçekleştirilen sınavla topluyoruz. Amacımız, işletmelerimizde verimliliği dijital yazılımlar ve modern yöntemlerle maksimum seviyeye çıkarmaktır. Çiftçilerimizin o heyecanı, öğrenme azmi bizlere doğru yolda olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Sadece sürü yönetimi değil; büyükbaş yetiştiriciliği, süt sığırcılığı, kanatlı hayvan yetiştiriciliği ve hatta salep ile safran gibi alternatif ürün yetiştiriciliği konularında da eğitimlerimiz hız kesmeden devam edecek. Bu süreçte bizlere kapılarını açan ve desteğini esirgemeyen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüze, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğümüze, 50. Yıl Okulu yönetimimize, rehberlik araştırma merkezine, bilgileriyle yetiştiricilerimize ışık tutan değerli veteriner hekimlerimize ve özveriyle çalışan tüm mesai arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum. Yüksekova üretecek, Yüksekova gelişecek" dedi. Sınav salonunda ter döken çiftçiler, bu eğitimin kendileri için sadece bir belge değil, aynı zamanda bir vizyon değişimi olduğunu vurguladılar. Hayatlarında ilk kez öğrenci sıralarında sınav heyecanı yaşayan çiftçiler, duygularını şu sözlerle ifade ettiler: "Biz yıllardır bu işi dedelerimizden, babalarımızdan gördüğümüz usullerle yapıyorduk. Ancak bugün anladık ki; emek vermek kadar, o emeği bilgiyle birleştirmek de önemliymiş. Sürü yönetimi, doğru besleme ve sağlık tedbirlerini öğrendiğimizde aslında ne kadar çok şeyi eksik yaptığımızı fark ettik. Bugün bu sıralarda oturmak bizim için bir gurur vesilesidir. Bizler artık sadece emek veren değil, bilinçli üreten çiftçileriz. Devletimizin bize sunduğu bu imkanlar sayesinde, ahırlarımızda daha sağlıklı hayvanlar yetiştirecek, Yüksekova’nın bereketine bereket katacağız. Bizlere bu kapıları açan, bize birer öğrenci gibi değer veren tüm hocalarımıza ve müdürlüğümüze teşekkür ediyoruz."
Manisa Mesir Festivali doğayla buluştu Bu yıl 486’ncısı düzenlenen Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında hayata geçirilen "Spil Dağı Kamp Etkinliği", yüzlerce doğaseveri bir araya getirdi. Spor, söyleşi ve eğlence dolu programda katılımcılar doğayla iç içe unutulmaz bir gün yaşadı. Festival etkinlikleri çerçevesinde Spil Dağı’nda ilk kez düzenlenen kamp organizasyonuna 350 lisanslı sporcu katıldı. Gün boyu süren etkinliklerde katılımcılar hem fiziksel aktivitelerle enerjilerini yükseltti hem de alanında uzman isimlerin katıldığı söyleşilerle bilgi edindi. Programa katılan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, moderatörlüğünü Ulaş Utku Güldal’ın yaptığı söyleşide Orkun Olgar, Zorbey Aktuyun ve Cüneyt Mete Gazioğlu ile birlikte Manisa’nın doğa, spor ve tarih turizmi potansiyelini değerlendirdi. Söyleşide konuşan Orkun Olgar, Türkiye’nin eşsiz doğal ve tarihi zenginliğine dikkat çekerek bu değerlerin doğru tanıtılmasının önemine vurgu yaptı. Olgar, hareketli yaşamın teşvik edilmesi ve doğa sporlarında doğru ekipman kullanımının hayati olduğunun altını çizdi. Manisa’nın stratejik konumuna değinen Cüneyt Mete Gazioğlu ise özellikle Aigai Antik Kenti başta olmak üzere bölgenin tarihi mirasının büyük bir turizm değeri taşıdığını ifade ederek, kentin doğru tanıtımla önemli bir turizm merkezi haline gelebileceğini söyledi. Zorbey Aktuyun da Manisa’nın kaya tırmanışı açısından önemli bir merkez olduğunu belirterek, Spil Dağı ve çevresinde yeni rotalar açıldığını ve bölgenin uluslararası sporcuların ilgisini çekmeye başladığını dile getirdi. Başkan Besim Dutlulu ise Mesir Festivali’nin kapsamını genişlettiklerini belirterek, "Bu organizasyonu sadece mesir saçım töreni olmaktan çıkarıp gastronomi, doğa sporları ve tarihi değerlerle bütünleştirdik. Amacımız Manisa’nın sanayi kimliğinin yanında doğa ve tarih zenginliğini de dünyaya tanıtmak" dedi. Gün boyu süren etkinliklerde zumba, halat çekme ve çuval yarışı gibi aktivitelerle renkli anlar yaşanırken, program DJ performansı ve kamp ateşi etrafında gerçekleştirilen eğlenceyle sona erdi.