GÜNDEM - 19 Nisan 2025 Cumartesi 15:16

Türk Ocakları Başkanı Öz: "Türk milletinin Türk dünyası ile bütünleşmesi sağlam temellere oturtulduğu zaman daha huzurlu bir dünya inşa edilecek"

A
A
A
Türk Ocakları Başkanı Öz: "Türk milletinin Türk dünyası ile bütünleşmesi sağlam temellere oturtulduğu zaman daha huzurlu bir dünya inşa edilecek"

Türk Ocakları Genel Başkanı Mehmet Öz, Türk milletinin Türk dünyası ile bütünleşmesinin sağlam temellere oturtulduğu zaman daha huzurlu bir dünya inşa edileceğini ifade ederek, "Bu gerçekleştirilmezse çökme peşinde olanların kuracağı bir dünyada ne huzur olur, ne barış olur. Bu ancak tarihte olduğu gibi gelecekte de Türk milletinin öncülüğünde olabilecek bir projedir, bir ülküdür" dedi.


Türk Ocakları 47. Olağan Genel Kurulu, Türk Ocakları Genel Başkanı Mehmet Öz başkanlığında gerçekleştirdi. Türk Ocakları 113. Yıl hizmet armağanlarının sahiplerine verilmesiyle başlayan genel kurulda konuşan Öz, Türk ocağının Türkiye Cumhuriyeti var oldukça hizmet etmeye devam edeceklerini söyledi. Öz, parti siyasetinin dışında kalmaya özen gösterdiklerini söyleyerek, "Biz siyaset yapmıyoruz ama siyasi alana da ilgisiz değiliz. Mesafemiz herkesin Türk milletine, Türklüğün meselelerine olan ilgisi derecesinde olacaktır ve olmaktadır" diye konuştu.


Öz, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinin temel ilkeleri esas olarak muhafaza edilmek zorunda olduğunun altını çizdi. Dünyada küresel hakimiyet mücadelesinin tarih boyunca var olduğunu anlatan Öz, sözlerine şöyle devam etti:


"Bizim de iddialı olduğumuz dönemlerde baş aktör olduğumuz konulardan birisidir bu. Dolayısıyla bu küresel egemenlik mücadelesi, son dönemde bizim coğrafyamıza birtakım projelerle yaklaşmış, adına Büyük Orta Doğu, genişletilmiş Büyük Orta Doğu dense de aslında bu başka bir şeydir. Coğrafyamızı parçalama, İsrail’in güvenliğini sağlam altına alma, Amerika’nın buradaki çıkarlarını sağlama. Bunun için buradaki unsurları kullanıyorlar."



"Burada Müslümanların kanları ve kaynakları üzerinden bir proje yapılıyor"


Öz, oyunlara karşı Türk devletlerinin birlik olması gerektiğini dile getirerek, "Türkiye’nin çıkarları bizim için önceliklidir ama bu coğrafyadaki bütün insanların huzuru da bizim için önceliklidir. On binlerce, yüz binlerce insanın hayatına mal olan Irak’ta, Suriye’de, şimdi Filistin’de birtakım durumlar var. Bunlar kimin için yaşanıyor? Bu coğrafyadaki unsurlar birileri için maşa mıdır? Ateşe atılacak odun mudur? Burada Müslümanların kanları ve kaynakları üzerinden bir proje yapılıyor" ifadelerini kullandı.


Güçleri yettikçe başka ülkelerde yaşayan Türklerle ilgileneceklerini vurgulayan Öz, "Gerçek bir zemin olup ayaklarımızı basacağız ama ülkümüzden, kardeşlerimizin hürriyetlerine kavuşması ülküsünden, Irak’ta ve Suriye’de Türkiye’ye kurulan o tuzağı bozma amacından şaşmayacağız" açıklamasında bulundu.



"Türk milleti asla rıza göstermez"


Son dönemde terör örgütünün kayıtsız şartsız tasfiyesinden bahsedildiğini hatırlatan Öz, "Adına İmralı heyeti denen heyetin açıklamalarından, o heyetin içinde yer alan partinin açıklamalarından çok net bir şekilde görüyoruz ki taban tabana zıt talepler, bazen alenen şekilde, bazen örtülü bir şekilde telaffuz edilmektedir. Kimse kimseyi aptal yerine koymasın. Türk milletine böyle bir projeyi kimse kabul ettiremez. O talep ve beklentilerin doğrultusunda bir zemine bu müzakerelerin, bu görüşmelerin kaydırılmasına Türk milleti asla rıza göstermez. Şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak hiçbir çözüme de Türk milleti evet demez" dedi.


Türk milletinin Türk dünyası ile bütünleşmesinin sağlam temellere oturtulduğu zaman daha huzurlu bir dünya inşa edileceğini söyleyen Öz, "Bu gerçekleştirilmezse çökme peşinde olanların kuracağı bir dünyada ne huzur olur, ne barış olur. Bu ancak tarihte olduğu gibi gelecekte de Türk milletinin öncülüğünde olabilecek bir projedir, bir ülküdür" değerlendirmesinde bulundu.



"Cumhuriyetimizin temel ilkelerini savunmakla mükellefiz"


Milliyetçilik ülküsünün kökleşmesinin demokrasiyle mümkün olduğunu ifade eden Öz, "Biz demokratik hukuk devletini ve cumhuriyetimizin temel ilkelerini savunmakla mükellefiz. Bu sayede ancak fikirlerimizi toplumda daha etkili kılabiliriz diye düşünüyorum. Sıkıntılarımız var ama her zaman Türk milleti varsa, Türk milliyetçileri varsa ümit vardır" diyerek sözlerine son verdi.



Türk Ocakları Başkanı Öz: "Türk milletinin Türk dünyası ile bütünleşmesi sağlam temellere oturtulduğu zaman daha huzurlu bir dünya inşa edilecek"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Darp sonucu ölen genç paramediğin annesi mahkemede gözyaşlarına boğuldu Antalya’da kendisinden sigara isteyen gençler tarafından darbedilip çantası gasp edilen ve üç gün süren yaşam mücadelesini kaybeden paramediğin ölümüne ilişkin davada, olay gününe ait güvenlik kamerası görüntüleri izlendi. Görüntüler sırasında gözyaşlarına boğulan anne Şükriye Tavşan, "O çocuk benim, nasıl kıydınız. Ben bu çocuklardan davacıyım, affedemem. Ben bu çocuğumun hayaliyle yaşıyorum. Her şeyimle o ilgilenirdi, yalnız kaldım. Her güne uyanabilmek için dua ediyorum" diyerek isyan etti. Antalya’da kendisinden sigara isteyen gençler tarafından darbedilip çantası gasp edilen ve kaldırıldığı hastanede üç gün süren yaşam mücadelesini kaybeden paramedik Hamit Aras’ın ölümüyle ilgili davanın ikinci duruşması görüldü. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya anne Şükriye Tavşan ve maktulün halası Hamit Aras’ın fotoğrafıyla katıldı. Tutuklu sanıklar Muhammet Emir K. ile Savaş İnceoğulları, tutuksuz sanık İsmail S., taraf avukatları ve Aras’ın birlikte görev yaptığı sağlık çalışanları da duruşma salonunda hazır bulundu. "Maktul yere düşerek mermere çarptı" Tutuksuz sanık İsmail S., ilk kez katıldığı duruşmada olay günü yaşananları anlatarak, "Öncelikle başsağlığı diliyorum. Olay günü Gökhan memleketine dönecekti. Son günü olduğu için birlikte daha fazla gezdik. Emir, maktulden sigara istedi, daha sonra geri geldi. O sırada Gökhan’la konuşuyordum. Emir geri geldiğinde maktule ‘Ne bakıyorsun’ diye bağırdı. Savaş ve Emir maktulün hizasında ilerliyordu. Bu sırada Emir, maktule yumruk attı. Maktul yere düşerek mermere çarptı. Ben o an şoktaydım. Galiba Emir çantayı aldı, ardından koşmaya başladı. Emir koştu, Savaş da peşinden gitti. Emir, ‘Telefonu verelim’ dedi, Savaş da telefonu geri verdi. Gökhan’la birlikte geri döndük. Maktul yerde yatıyordu. Yanına gelen bir ağabey vardı. O kişiden acil servisi aramasını istedik. Sağlık ekipleri gelince onlara yardım ettik. Daha sonra otobüs durağına koşarak gittik. Orada Emir ve Savaş da vardı, tesadüfen karşılaştık. Karşılaştıktan sonra MarkAntalya durağında Gökhan, Emir’e ‘Niye vurdun?’ diye vurdu. Emir de kötü bir şey söylediğini düşündüğü için vurduğunu söyledi" şeklinde konuştu. "Bir anlık cahillikle ardından gidip vurdum" Tutuklu sanık Muhammet Emir K. ise savunmasında, "Ben böyle bir şey olmasını istemedim, çok pişmanım. Sigara istediğimde ‘Sigaram yok; sen tatlı çocuksun, gel sana marketten alayım’ dedi. İsmail ve Gökhan’ın yanına giderken benimle dalga geçiyorlar gibi baktıklarını düşündüm. Gidip yerime oturdum. Ancak bir anlık cahillikle ardından gidip vurdum. O gün sakinleştiriciye benzer bir hap da almıştım. Maktule vurduğum sırada Gökhan ve İsmail biraz uzağımdaydı, Savaş ise yakınımdaydı" ifadelerini kullandı. "Bunlara iki üç tokat vurmam lazım" Duruşmada söz alan Hamit Aras’ın annesi Şükriye Tavşan, mahkeme heyetine elinde tuttuğu oğlunun fotoğrafını göstererek, "Ben bu çocuklardan davacıyım, affedemem. Ben bu çocuğumun hayaliyle yaşıyorum. Eğer bu çocuğumun fotoğrafı olmasaydı, bunların yanlarına giderdim. Benim çocuğumun telefonunu alıp geri getiriyorlar; peki benim çocuğumun suçu neydi? Bunlara iki üç tokat vurmam lazım. Çocuğumun kanını yerde bırakmayacağım. Eğer çocuğum para verdiyse alsınlar ama benim gözümde bunlar insan bile değil. Benim çocuğum onlardan on kat daha değerliydi. Kamera kayıtlarında her şey açıkça ortada. Başsağlığı da istemiyorum. Ben nasıl gözyaşı döktüysem, onların anaları da sonuna kadar gözyaşı döksün" dedi. Görüntüler salonda izletildi Maktulün avukatı Kerem Polat, sanıkların yaş ve görünüşleri arasında çelişki bulunduğunu belirterek, kimlik tespiti talebinde bulundu. Avukat Polat, olay gününe ait güvenlik kamerası görüntülerini flash bellekle mahkeme heyetine sundu. İzletilen görüntülerde tutuklu sanık Muhammet Emir K.’nın Hamit Aras’a yumruk attığı, diğer sanıkların ise Aras’ı çevrelediği görüldü. Görüntüler sırasında gözyaşlarına boğulan anne Tavşan, "O çocuk benim, nasıl kıydınız. Allah da size kıysın, benim tek çocuğumdu. Her şeyimle o ilgilenirdi, yalnız kaldım. Her güne uyanabilmek için dua ediyorum" diyerek isyan etti. Mahkeme heyeti, güvenlik kamerası görüntülerinin iyileştirilmesi için yazı yazılmasına, sanıkların kimlik tespitinin yapılmasına, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve dosyadaki eksiklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi. Olayın geçmişi Olay, 3 Mart 2025 tarihinde gece saatlerinde Muratpaşa ilçesi Yüksekalan Mahallesi Ali Çetinkaya Caddesi üzerinde meydana geldi. Muratpaşa 5 Nolu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nda görev yapan 30 yaşındaki paramedik Hamit Aras, Ramazan ayının ilk günü bir arkadaşıyla sahur yaptıktan sonra arkadaşının "kal" ısrarını geri çevirerek evine gitmek üzere yola çıktı. Ticari taksiyle Doğu Garajı bölgesine gelen Aras, evine yaklaşık 150 metre kala araçtan indi. Bu sırada yaşları 17 ile 20 arasında değişen 4 genç yanına gelerek kendisinden sigara istedi. Sigara kullanmadığını söyleyerek yoluna devam eden Aras’ı gençler arkasından gidip darbetti. Kafasına aldığı darbeyle yere yığılan Aras, kaldırıma çarpması sonucu ağır yaralandı. Şüpheliler, yerde hareketsiz yatan Aras’ın çantasını alarak olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri, yerde yatan kişinin meslektaşları Hamit Aras olduğunu fark ederek müdahaleye başladı. Kalbi duran Aras, olay yerinde yapılan müdahaleyle yeniden hayata döndürüldü. Önce yakındaki özel bir hastaneye, ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen genç paramedik, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Aras, üç gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Olayın ardından güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri, şüpheliler İsmail S. (16), Gökhan A. (17), Savaş İ. (20) ve Muhammet Emir K.’yı (17) kısa sürede yakaladı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Muhammet Emir K. ile Savaş İ. tutuklanarak cezaevine gönderildi. İsmail S. ve Gökhan A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerin ifadelerinde Hamit Aras’ı darbederek çantasını aldıkları, içindeki eşyaları aldıktan sonra çantayı birkaç sokak ileride yaktıklarını söyledikleri belirtildi.