POLİTİKA - 07 Ekim 2025 Salı 10:34

‘Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması’ tamamlandı

A
A
A
‘Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması’ tamamlandı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 10 yıl aradan sonra gerçekleştirilen ‘Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024’ün tamamlandığını ve temel bulguların kamuoyuyla paylaşıldığını belirterek, "Elde edilen veriler, hem mevcut politikalarımıza hem de gelecekteki çalışmalarımıza yön vererek, veri odaklı politikalar geliştirmemize katkı sağlayacak" dedi.


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TÜBİTAK 1007 Programı kapsamında Marmara Üniversitesi ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) iş birliğiyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024’ün sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Göktaş, şiddete karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket ettiklerini belirterek, "Bugün bilimsel verilere dayalı, çözüm odaklı ve bütüncül önleme stratejileriyle birlikte yeni bir döneme giriyoruz. Bu araştırmadan elde edilen veriler, hem mevcut politikalarımıza hem de gelecekteki çalışmalarımıza yön vererek, veri odaklı politikalar geliştirmemize katkı sağlayacak" şeklinde konuştu.


10 yıl aradan sonra gerçekleştirilen araştırmanın Türkiye’nin coğrafi, demografik ve sosyoekonomik özelliklerini yansıtan temsiliyet düzeyi yüksek geniş bir örneklem üzerinde, 18 bin 275 kadınla yüz yüze görüşülerek yapıldığını belirten Bakan Göktaş, araştırma vesilesi ile daha önce ele alınmayan dijital şiddet ve ısrarlı takip gibi yeni şiddet türlerine dair de ilk kez kapsamlı veriler elde edildiğini kaydetti.


Araştırmada kullanılan yöntemlerin uluslararası kuruluşların kriterleriyle uyumlu olduğunu belirten Göktaş, çalışmanın uluslararası veri tabanlarında Türkiye’yi temsil edecek güvenilir bir referans kaynağı olacağını vurguladı.


"Amacımız şeffaf ve toplumsal fayda üreten bir veri kültürü inşa etmek"


Araştırmanın bundan sonra her 5 yılda bir tekrarlanacağını bildiren Göktaş, "Araştırmanın sonuçlarını sadece bir raporla sınırlamıyoruz. Verileri, yapay zekâ destekli analizlerin de yapılabildiği, kamuoyuna açık bir dijital platformda erişime sunacağız. Böylece akademisyenler, araştırmacılar, sivil toplum kuruluşları kadına yönelik şiddeti tüm yönleriyle inceleyebilecek. Amacımız şeffaf ve toplumsal fayda üreten bir veri kültürü inşa etmek ve ilgili paydaşlarımızla birlikte kadına yönelik şiddetle mücadelemizi daha etkili kılmaktır" ifadelerini kullandı.


"Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5’inci Ulusal Eylem Planımızı yıl sonuna kadar açıklayacağız"


2026-2030 dönemini kapsayacak Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5’inci Ulusal Eylem Planını yıl sonuna kadar kamuoyuna açıklayacaklarını belirten Göktaş, "Yeni dönem eylem planımızla veriye dayalı, izlenebilir ve toplum temelli politikaları hayata geçiriyoruz. Ayrıca 81 il için ayrı ayrı İl Eylem Planları hazırlıyoruz. Bu planlarla her ilin kendi dinamiğine, ihtiyacına ve risk alanlarına göre çözüm üretilmesine katkı sağlayacağız" dedi.


Elde edilen verilerin, hem mevcut politikalara hem de gelecekteki çalışmalara yön vererek, veri odaklı politikalar geliştirmeye katkı sağlayacağını dile getiren Göktaş, bu çerçevede hayata geçirilecek politika ve programlara ilişkin bilgi verdi.


"Yeni şiddet türlerine karşı özel eğitim modülleri geliştiriyoruz"


Genç kadınlara yönelik şiddetin öncüllerine ve dijital şiddetle mücadeleye odaklanacaklarını kaydeden Göktaş, "Şiddet döngüsünü daha başlamadan kırmayı hedefliyoruz. Araştırma bulgularının da işaret ettiği üzere dijital ortamlarda artan tehditleri görmezden gelemeyiz. Siber zorbalık, özel hayatın ihlali, dijital takip, sosyal medya üzerinden taciz gibi yeni şiddet biçimlerine karşı özel eğitim modülleri geliştiriyoruz. Bu eğitimleri üniversite, yurtlar ve gençlik merkezlerinde uygulayarak gençlerimizi bilinçlendirmeyi ve güçlendirmeyi amaçlıyoruz" diye konuştu.


Şiddet mağduru kadınlara yönelik travma odaklı profesyonel destek programlarını yaygınlaştıracaklarını ifade eden Göktaş, şunları kaydetti:


"Bilimsel temele dayalı olarak geliştirilmiş programlarla, bireysel danışmanlık ve grup çalışmaları gibi yöntemlerle kadınların psikososyal olarak güçlenmesine destek sağlayacağız. Ayrıca, kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını güçlendirmek için tüm kurumlarla iş birliği içerisinde hareket ederek İŞKUR, KOSGEB ve belediyelerle entegre bir destek ağı oluşturacağız."


Şiddetle mücadelede önemli yapılardan 81 ilde hizmet veren Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin (ŞÖNİM) daha etkin, daha işlevsel hale getirildiğini kaydeden Göktaş, "ŞÖNİM’lerimizi Acil Müdahale, Tedbir Takibi, Mağdur Destek, Fail Müdahale ve Toplum Temelli Önleme gibi temel birimleri içerecek şekilde yapılandırıyoruz. Bu sayede hem mağdura hem faile hem de topluma yönelik çok yönlü ve bütüncül bir önleme ve müdahale sürecini işleteceğiz" değerlendirmesinde bulundu.


"Şiddete karşı sıfır tolerans ilkesinden taviz vermeden mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz"


Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamındaki çalışmalara bütüncül bakış açısıyla istikrarlı bir şekilde devam edeceklerinin altını çizen Göktaş, "Kadına yönelik şiddeti açık bir insan hakkı ihlali olarak görüyor, tek bir vakaya dahi göz yummayacağımızın altını bir kez daha çizmek istiyorum. Şiddete karşı sıfır tolerans ilkesinden taviz vermeden mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Ancak şunu biliyoruz ki, şiddetle mücadele güçlü bir irade ve topyekûn bir duruş ile mümkündür. Amacımız, şiddet mağduru tek bir kadının dahi kalmadığı bir geleceği hep birlikte inşa etmektir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.