TEKNOLOJİ - 03 Kasım 2023 Cuma 12:33

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: “Yüksek hızlı trenlerimizle taşıdığımız yolcu sayısı 79,5 milyonu geçti”

A
A
A
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: “Yüksek hızlı trenlerimizle taşıdığımız yolcu sayısı 79,5 milyonu geçti”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yüksek hızlı trenlerin Türkiye nüfusunun yüzde 35’inin yaşadığı 11 ilde doğrudan, 9 ile de bölgesel ve otobüs bağlantısıyla hizmet verdiğini belirterek, “Yüksek hızlı trenlerimizle bu zamana kadar taşınan yolcu sayımız 80 milyona yaklaştı. Şu ana kadar 79 milyon 581 bin vatandaşımıza hızlı, konforlu, ekonomik ve güvenli seyahat imkanı sunduk” dedi.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yüksek hızlı tren (YHT) hatlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Uraloğlu, ilk olarak Ankara-Eskişehir yüksek hızlı tren hattının 13 Mart 2009 yılında hizmete girdiğini hatırlatarak, “Türkiye, yüksek hızlı tren teknolojisi kullanan dünyada 8, Avrupa’da ise 6. ülke konumuna yükseldi” dedi. 2011 yılında Ankara-Konya yüksek hızlı tren hattının daha sonra 2014’te Ankara-İstanbul hattını açtıklarını kaydeden Uraloğlu, 2022 yılında Konya-Karaman ve son olarak da 27 Nisan 2023 tarihinde Ankara-Sivas yüksek hızlı tren hattının vatandaşların hizmetine sunulduğunu söyledi.


“52 ili YHT ile birbirine bağlayacağız”


Açıldığı günden itibaren hızlı, konforlu ve güvenli yolculuğuyla ön plana çıkan yüksek hızlı trenlerin vatandaşlarımızın beğendiğini ve tercih ettiğini ifade eden Uraloğlu, "Yüksek hızlı trenler, mesafeleri kısaltarak vatandaşımızın hayatını kolaylaştırıyor. Yüksek hızlı tren hatlarımızı yaygınlaştırmak için çalışmalarımız hız kesmeden sürdürüyoruz. 2053 Ulaştırma Master Planı çerçevesinde YHT hatlarıyla 52 ilimizi daha birbirine bağlayacağız. Ankara-Afyonkarahisar-İzmir ile Ankara-Bursa YHT Hatlarında yapım çalışmalarımız devam ediyor” dedi.


“Hızlı trenlere talep yüksek”


Bakan Uraloğlu, yüksek hızlı trenlere olan ilginin her geçen gün daha da arttığını belirterek, yüksek hızlı trenlerin 11 ile doğrudan, 9 ile de bölgesel ve otobüs bağlantısıyla hizmet verdiğini söyledi. Uraloğlu, YHT’ nin doğrudan geçtiği illerin nüfusunun yaklaşık 30 milyon olduğu bu rakamın Türkiye nüfusunun yüzde 35’ inin yaşadığı 11 ilden yüksek hızlı tren hattının geçtiğini dile getirdi.


2009 yılından itibaren hizmete giren yüksek hızlı tren hatlarında bu zamana kadar hizmet verilen yolcu sayıları şöyle:


Ankara-Eskişehir: 20 milyon 263 bin 697


Ankara-İstanbul: 27 milyon 618 bin 969


Eskişehir-İstanbul: 355 bin 849


Ankara-Eskişehir-İstanbul Toplam: 48.238.515


Ankara-Konya:19 milyon 122 bin 612


Konya-İstanbul: 9 milyon 453 bin 939


Ankara-Karaman: 1 milyon 312 bin 647


Karaman-İstanbul: 881 bin 057


Ankara-Sivas: 572 bin 968


Türkiye yüksek hızlı trenlerin ilk hizmet verdiği güden bugüne kadar toplam yolcu sayısı 79 milyon 581 bin 738 olarak kayıtlara geçmiş durumda.



Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: “Yüksek hızlı trenlerimizle taşıdığımız yolcu sayısı 79,5 milyonu geçti”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzman eğitimci Bozyiğit: "Velinin eğitim sürecindeki rolü destek olmaktır, yön vermek değil" Uzman eğitimci Feridun Bozyiğit, elinin eğitim sürecindeki rolünün yön vermek değil destek olmak olduğunu söyledi. Ülkeyi yasa boğan, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen silahlı saldırılarla ilgili değerlendirmede bulanan OFB Eğitim Kurucusu Onur Feridun Bozyiğit, eğitim sistemindeki gözlemlediği yanlışları dile getirdi. Bozyiğit, "Eğitim sistemi, öğretmeni merkeze koyan bir yapıdan uzaklaşıp, velinin ve öğrencinin beklentilerini sınırsızlaştıran bir yapıya evirildi. ‘Öğrenci merkezli eğitim’ kavramı, olması gerektiği gibi bir gelişim modeli olarak değil, disiplinsizliğin ve otorite boşluğunun kılıfı haline getirildi. Sınıfın içinde öğretmenin sözü sorgulanır hale gelirse, okulun kapısından giren öğrenci önce kuralı değil ‘alternatifleri’ öğrenirse, veli en küçük sorunda öğretmeni sorgulayan değil baskılayan bir hale dönüşürse orada eğitim olmaz, kaos başlar" diye konuştu. "Bugün geldiğimiz noktada öğretmen yalnızdır" Eğitimde sınırın, otoritenin ve disiplinin tekrardan sağlanması gerektiğini belirten Bozyiğit, "Son yaşanan acı olayın ardından eğitim üzerine konuşurken kelimeleri seçerek değil, gerçeği söyleyerek ilerlemek gerekiyor. Çünkü mesele artık bir pedagojik tercih değil bir otorite, sınır ve sorumluluk meselesidir. Bugün okullarda yaşanan kırılmanın temelinde şu var. Bugün geldiğimiz noktada öğretmen yalnızdır. İdare temkinlidir. Veliler talepkâr, öğrenci ise sınırsızdır. Bu tabloyu görmeden çözüm aramak, sorunu inkâr etmektir. Eğitimde yeniden otoriteyi, sınırı ve disiplini tesis etmeden hiçbir reform başarıya ulaşamaz. Ama burada kritik bir ayrım var. Bu bir ‘baskı sistemi’ çağrısı değil, kuralsızlığa karşı düzen çağrısıdır. Öğretmen sınıfta tartışmasız otorite olmalıdır. Bu, öğretmenin sorgulanamaz olduğu anlamına gelmez ama sınıf içinde son sözün kimde olduğu tartışma konusu yapılamaz. Velinin eğitim sürecindeki rolü destek olmaktır, yön vermek değil. Her şikâyet hattı, her sınırsız müdahale kanalı öğretmenin elini zayıflatmakta, öğrencinin sınır algısını yok etmektedir. Öğrenci ise özgür değil, sorumlu birey olarak yetiştirilmelidir. Özgürlük, kuralsızlık değildir. Hak, sorumluluktan bağımsız değildir" şeklinde konuştu. "Disiplin eksikliği sadece sınıfı değil, geleceği de zayıflatır" Eğitimde dengenin kurulması gerektiğini ifade eden Bozyiğit, "Bugün toplumun karşı karşıya olduğu krizlerin önemli bir kısmı, okulda zamanında konulamayan sınırların sonucudur. Disiplin eksikliği sadece sınıfı değil, geleceği de zayıflatır. Artık şunu kabul etmek gerekiyor. Eğitimde denge bozulmuştur bu denge yeniden kurulmadıkça, en iyi müfredat da yazılsa, en modern binalar da yapılsa, sonuç değişmeyecektir. Çözüm açık ve nettir. Güçlü öğretmen, net kurallar, sınırlı veli müdahalesi ve sorumluluk bilinci yüksek öğrenci. Bunun dışındaki her yaklaşım, sorunu ötelemekten başka bir işe yaramaz ve artık öteleyecek zaman kalmadı" dedi.
Edirne Edirne’de çifte vatandaşlar Bulgaristan seçimleri için sandık başında Edirne’de Talatpaşa Caddesindeki Bulgaristan Edirne Başkonsolosluğu binasında oy verme işlemi sabah 07.00 itibarıyla başladı. Bulgaristan Cumhuriyeti erken genel seçimleri kapsamında kurulan sandıkta seçmenler saat 20.00’ye kadar oy kullanabilecek. Edirne’de yaşayan çifte vatandaşlar, Bulgaristan’da gerçekleştirilen erken genel seçimler için sandık başına gitti. Kentte oy verme işlemleri Başkonsolosluk binasında kurulan sandıkta gerçekleştirildi. Seçim kapsamında Türkiye genelinde 27 sandık kuruldu. Bu sandıkların 5’i Trakya bölgesinde yer aldı. Edirne’de ise bu yıl yalnızca Başkonsolosluk binasında sandık kurulması dikkat çekti. Oy kullanma işlemi öncesinde görevliler tarafından vatandaşların kimlik kontrolleri yapıldı. Gün boyunca seçmenler belirlenen saatler arasında oylarını kullandı. Başkonsolostan açıklama Açıklama yapan Bulgaristan Cumhuriyeti Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafeciyska, seçim sürecine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bugün Bulgaristan Cumhuriyeti erken genel seçimlerini gerçekleştirmek üzere buradayız. Bu yıl Edirne’de sadece Başkonsolosluk binasında sandık kurulmuştur. Önceki yıllarda Trakya bölgesinde 30’un üzerinde sandık kurulurken, bu yıl bölgede toplam 5 sandık açılmıştır. Edirne dışında Lüleburgaz, Çorlu ve Ergene’de de sandıklar kurulmuştur." Geçmiş seçimlere de değinen Kafeciyska, "Önceki seçimlerde Trakya genelinde yaklaşık 11 bin seçmen oy kullanmıştı. Bu yıl Edirne için beklentimiz 700-800 civarındadır" dedi. Seçim sürecinin sorunsuz ilerlediğini belirten Kafeciyska, "Tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisindeyiz. Trakya genelinde herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır. Sayın Valimiz, belediye başkanlarımız ve göçmen derneklerinin katkılarıyla seçim süreci sağlıklı şekilde devam etmektedir. Destek veren herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. katılım ve sandık sayısındaki düşüşe dikkat çekildi Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cevat Güneş, seçim sürecine ilişkin yaptığı açıklamada katılımın önceki yıllara göre daha düşük olduğunu belirtti. Güneş, "Sabah 07.00’de başladı seçim maratonu, akşam saat 20.00’ye kadar devam edecek. Havanın kapalı olması sebebiyle yoğunluk biraz düştü. Öğlene doğru havanın açmasıyla birlikte vatandaş yoğunluğu arttı diyebiliriz. Geçen yıllara göre değerlendirdiğimizde katılım daha az gözüküyor" dedi. Sandık sayısındaki düşüşe dikkat çeken Güneş, "Bunun sebebi Türkiye genelinde 168 olan sandık sayısının 27’ye kadar düşmüş olması. Sandık sayısının az olması, göçmen camiasının yoğun olduğu bölgelerde sandıklara ulaşımı zorlaştırıyor. Daha önce 75’inci Yıl İlköğretim Okulu’nda açılan sandık, bu yıl sadece konsoloslukta kuruldu. Bu durum seçmenin sandığa ilgisini de azalttı" ifadelerini kullandı. Oy kullanan çifte vatandaşlar ise Bulgaristan’da siyasi istikrarın sağlanması temennisinde bulundu. Seçmenler, ülkenin daha güçlü bir yönetime kavuşmasını ve belirsizliklerin sona ermesini istediklerini dile getirdi.