ÇEVRE - 04 Şubat 2026 Çarşamba 13:02

Üzerine gecekondular inşa edilen kayalıklardan düşen parçalar iki binanın mühürlenmesine neden oldu

A
A
A
Üzerine gecekondular inşa edilen kayalıklardan düşen parçalar iki binanın mühürlenmesine neden oldu

Ankara’da üzerine gecekondular inşa edilen kayalıklardan yağış nedeniyle yumuşayarak düşen devasa parçalar yan taraftaki apartmanın garaj girişini kapattı. Olay nedeniyle iki bina güvenlik tedbirleri nedeniyle tahliye edildi. İki gündür mağdur olduklarını söyleyen vatandaşlar, duruma tepki gösterdi.


Olay, 2 Şubat gecesi Mamak ilçesi Akdere Mahallesi 395. Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgilere göre, üzerine gecekondular inşa edilen kayalıklardan yağışlar nedeniyle zamanla aşınarak parçalar düşmeye başladı. Son olarak iki gün önce meydana gelen sağanak nedeniyle kopan dev taş parçaları yan taraftaki apartmanın garaj girişine düştü. Olay nedeniyle 11 dairenin bulunduğu 3 katlı apartman ve yanında yer alan iki katlı bina tahliye edildi. Kayaların düştüğü alandaki evlerde maddi hasar meydana gelirken, garaj girişi de kapandı. Mahalle sakinleri ise belediye yetkililerinin kendilerine yardımcı olmadıklarını söyleyerek tepki gösterdi.



"Bir iş yapılırken takipçiliği olmuyor maalesef"


Olayla ilgili konuşan Akdere Mahalle Muhtarı Necati Gönültaş, "Buraya geldiğimde ekiplerin olduğunu gördüm. Bilgi almaya çalıştık. Yetkililerimizi aradık ama gece olmasından dolayı bir çoğuna ulaşamadık. Acil yardım ekipleri burada çalışmalarını gerçekleştirdi. Risk teşkil ettiğinden dolayı apartman mühürlendi. Bir iş yapılırken takipçiliği olmuyor maalesef. Bina yapımına izin veriliyor ama çevreye zararı var mı yok mu kontrol edilmiyor. İki bina arasında istinat duvarı olmayacağını, 80 santimetrelik perde duvarının yapılması gerektiğini öğrendim. Kaya üzerinde yıkılma tehlikesi olan bir gecekondu var. Belediye yetkilileriyle görüştüm. Mağdurların durumunun ne olacağını sordum. Herkes başka yerlere gitti. Görüştüğümüz kişiler apartmanın içine girilebileceğini söyledi. Bunu herkese açıklamalarını istediğimizde ise yanaşmıyorlar. Benim söylememi istiyorlar. Ben nasıl söyleyeyim. Bir durum yaşansa suçlu ben olacağım. Binayı kim mühürledi bilmiyoruz. Herkes birbirinin üzerine atıyor durumu. Belediye bizden müsaade istedi. Çalışma yapacağını ve bilgi vereceğini söyledi. Mağduriyetimiz hâlâ devam ediyor. Vatandaşlarımız hâlâ dışarda. Arada kalmış durumdayız. Yetkililerin bir çözüm bulması lazım. Gece olan olaylarda muhatap bulamıyoruz. Acil destek alabildiğimiz sürece sorunların üzerine gidebiliyoruz ama alamadığımız zaman sorunlar devam ediyor" dedi.



"Belediye ekipleri hiç gelmedi buraya"


Mağdurlardan Bahri Ekici, "Buradaki gecekondunun yıkılması gerekiyor. Yıkılmadığı sürece bizim mağduriyetimiz giderilmeyecek. İstinat duvarının inşa edilmesi lazım. Şu anda binaya giremiyoruz, mühürlediler. Bazen kaçak girmek zorunda kalıyoruz. 11 dairelik bir apartman bu. İçeride şu anda kimse yok. Mağduruz. Belediye ekipleri hiç gelmedi buraya. Aradık ama ulaşamadık. Gerekli yerlere de başvurduk, kimse ilgilenmedi. Belediye başkanı da tenezzül edip yardımcı olmadı. Buranın yeniden inşa edilmesi ve istinat duvarı yapılması lazım. Gecekondu eksik yapılmış zamanında. 3 metre daha ileride yapılması gerekiyormuş. Öylece bırakmışlar. Son olay yağıştan dolayı oldu. Kayalar düşünce deprem oldu sandık" ifadelerine yer verdi.



Üzerine gecekondular inşa edilen kayalıklardan düşen parçalar iki binanın mühürlenmesine neden oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Kapıyı çalan kişi ile görüşmeye indi, o günden beri kayıp Bursa’da gece yarısı zili çalan kişi ile konuşmak için kapının önüne çıkan 77 yaşındaki emekli polis Ali Fuat Uzunoğlu’ndan bir haftadır haber alınamıyor. Yaşlı adamın şüpheli bir şekilde ortadan kaybolmasının ardından polis ekipleri çok yönlü araştırma başlattı. Edinilen bilgiye göre, Osmangazi ilçesine bağlı Selamet Mahallesi’nde 3 katlı binanın 3’üncü katında eşiyle birlikte yaşayan 3 çocuk ve 5 torun sahibi 77 yaşındaki Ali Fuat Uzunoğlu’nun 29 Ocak’ta gece yarısı zili çalındı. Zili çalan kişiyle görüşmek için kapıya inen yaşlı adamdan o andan sonra bir daha haber alınamadı. Ali Fuat Uzunoğlu’nun eşinin çocuklarını arayıp haber vermesinin ardından olay polise bildirildi. Olay yerinde inceleme yapan ekipler şüpheli bir şekilde ortadan kaybolan yaşlı adamın izini bulmak için tahkikat başlattı. Emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu’nu bulabilmek için 3 ayrı şubeden özel ekiplerin araştırma yaptığı bildirildi. Babam evden camiye, camiden eve giden biriydi Anne ve babasının üç katlı binanın en üst katında yaşadıklarını, orta katın boş olduğu ve alt katının dükkan olduğu; binada anne ve babasından başka kimsenin oturmadığını belirten Murat Uzunoğlu, "Babam zilin çalması üzerine pencereden bakmış ve kimseyi göremeyince anneme ’ben kim diye bakıp geliyorum’ demiş. Bir tek aşağıya indiğini biliyoruz. O andan sonra bir daha babamı görmedik. Zili kim ya da kimler çaldı, kapının önünde kim vardı, araç var mıydı, yok muydu bilmiyoruz. Kimse görmemiş. Telefonunu da evde bırakmış ekipler evde aranması gereken her yeri aradılar alttaki boş daire ve dükkanı kontrol ettiler ama babamın izine halen rastlanmadı" dedi. Vatandaşlara da çağrıda bulunan Murat Uzunoğlu, "İnsaniyet namına, babamı gören ya da yerini bilenler 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ya da +90 505 335 42 23, +90 545 636 55 79, +90 505 776 35 60 numaralı telefonlara bilgi versin" dedi.
Bursa Bursa Büyükşehir Kent Lokantalarına yoğun ilgi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği kent lokantaları uygun fiyatlı ve sağlıklı yemekleriyle Bursalıların buluşma noktası oldu. Sosyal belediyecilik anlayışıyla insan odaklı hizmetlerini sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi; Merinos Parkı, Vatan ve Yiğitler mahallelerindeki kent lokantalarıyla vatandaşların uygun fiyata ve sağlıklı yemeğe ulaşabilmesini sağlıyor. 350 bin kişi faydalandı, 8 binden fazla askıda yemek bırakıldı Hijyenik şartlarda hazırlanmış, besleyici ve lezzetli 4 kap yemek, yanında ekmeği ve suyu ile birlikte vatandaşlara 80 TL’den sunulurken, kent lokantaları açıldıkları ilk günden itibaren Bursalılardan yoğun ilgi görüyor. Halkın en temel ihtiyaçlarından birine verilen net bir yanıt olan kent lokantalarında gönül rahatlığıyla yemeklerini yiyen vatandaşlar; temiz, dengeli ve besleyici yemeklerden her gün yararlanabiliyor. Açıldıkları günden itibaren kent lokantalarından yaklaşık 350 bin kişi faydalandı. Paylaşma ve dayanışma kültürünün önemli bir parçası olarak ise 8.000’den fazla askıda yemek bırakıldı. Bütçesini zorlamadan ve gönül rahatlığıyla yemeklerini yiyen vatandaşlar, kent lokantası uygulamasından büyük memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Bursa’nın birçok noktasında kent lokantası açılması gerektiğini vurgulayan vatandaşlar, uygun fiyata lezzetli ve kaliteli yemek yeme imkanı sunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.
Edirne Selimiye Camii’nde tartışma konusu olan kubbe yazıları uzun bir aradan sonra ilk kez görüntülendi Mimar Sinan’ın "ustalık eserim" olarak nitelendirdiği Selimiye Camii’nde restorasyon çalışmaları sırasında tartışmaya neden olan ana kubbedeki yazılar ve süslemeler, uzun bir aradan sonra ilk kez görüntülendi. Restorasyon çalışmalarında sona doğru gelinirken, vatandaşlar da ilk teravih namazıyla birlikte caminin yeniden ibadete açılacak olmasından duydukları mutluluğu dile getirdi. Selimiye Camii’nde restorasyon sürecinde tartışma konusu olan ana kubbedeki yazılar uzun süre sonra ilk kez görüntülenirken, ilk teravih namazıyla birlikte caminin ibadete açılması vatandaşlar arasında sevinçle karşılandı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camii’nde restorasyon çalışmalarında sona gelindi. Restorasyon çalışmalarında, ana kubbeye ait kalem işi süslemelerin yenilenerek, Mimar Sinan döneminde belirtildiği gibi özgün haliyle yeniden aslına uygun olarak yapılmasının hedeflendiği açıklanmıştı. Ancak yapılan bu uygulamalar, sanat tarihçileri ve restoratörler arasında "özgünlük" ve "koruma ilkeleri" çerçevesinde görüş ayrılıklarına yol açmıştı. Bazı uzmanlar, farklı dönemlere ait süsleme ve yazıların da eserin tarihî kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu savunarak müdahalelere tepki göstermişti. Bu süreçte restorasyon çalışmalarını değerlendiren Bilim Kurulu’nda yer alan bazı üyelerin yöntemlere itiraz ederek görevlerinden ayrılması dikkat çekti. Tepkiler üzerine restorasyonun bazı bölümlerinde mahkeme kararıyla durdurma ve yeniden değerlendirme kararı alındığı bildirildi. Uzun süredir restorasyon nedeniyle kapalı olan ve görülemeyen kubbedeki yazılar ilk kez görüntülendi. Öte yandan, Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Selimiye Camii’nde ilk teravih tamamen ibadete açılacak. Vatandaşlar, uzun bir aranın ardından caminin yeniden ibadete açılacak olmasından büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, Selimiye’de tekrar saf tutmanın kendileri için manevi açıdan çok anlamlı olacağını dile getirdi.
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Savaş mı var bu ülkede de CHP barış konferansı düzenledi?" CHP’nin düzenlediği ‘Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’nı eleştiren Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ana muhalefet partisi bir toplumsal barış konferansı düzenledi. Savaş mı var bu ülkede de barış konferansı düzenledi? Kimle kimin arasında savaş var? Türklerle Kürtler ne zaman savaştı da bugün savaşsınlar? Biz kardeşiz" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında vatandaşlara deprem ve depreme hazırlık konusunda uyarılarda bulunarak, "Evet, yapılan çalışmalar var ama hâlâ yetersiz olduğunu görmekten de büyük bir üzüntü duyuyorum. Hâlâ milletimizin deprem konusunda yeteri kadar bilinçlendirilmediğini müşahede ediyoruz. İhtimal bir depremle karşılaşan vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun hâlâ ne yapacaklarını bilmediğini biz biliyoruz. Buradakiler, biz de dahil olmak üzere. İşin doğrusu bu. Çocuklarımız, gençlerimiz, kadınlarımız, erkeklerimiz bilmiyor, büyük çoğunluğumuz bilmiyor. Maalesef bu eğitim konusunda büyük yetersizlik olduğunu buradan söylemek zorundayım. Bu sebeple depreme hazırlık konusunda vatandaşlarımız daha yoğun, daha etkili bir biçimde bilgilendirilmelidir. Bunun eğitimi yapılmalıdır. Okullarda ders olarak öğretilmelidir ya da bir dersin içerisinde bir bölüm olarak mutlaka bu eğitim verilmelidir. Çünkü her zaman gerçekleşen bir şey değildir" diye konuştu. Destici, afet anında yapılan çalışmaların istenilen seviyede olmadığını ancak sonrasında önemli başarılar sağlandığını belirterek, bu başarının afet öncesi ve afet anına da taşınması gerektiğini söyledi. Anma programları kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Osmaniye’deki törene katılacaklarını ifade eden Destici, ardından afet bölgelerini teşkilatlarıyla ziyaret ederek, vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileteceklerini kaydetti. Epstein davasının tüm insanlığı ilgilendirdiğini belirten Destici, söz konusu suçların çok sayıda boyutu olduğunu ve onlarca yıla yayılan bir sürecin olduğunu ifade etti. Destici, basına yansıyan iddialara göre Türkiye’den de çocukların götürüldüğünü ve söz konusu olay üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturmayı önemli bulduklarını vurgulayarak, süreci yakından takip edeceklerini bildirdi. "Öcalan’ın Epstein’den bir farkı yoktur" Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısıyla tanıtılan rapordan cümleler aktaran Destici, "PKK, 1990’da bir askeri hizmet yasası çıkararak, istisnasız 18-25 yaşları arasında her Kürt kardeşimizin PKK’ya katılmaya mecbur olduğunu bildirdi. 1994’ten itibaren çocukları da askere almaya başladılar. 8-12 yaşlarındaki çocuklardan alay kurdular. 1998’de yüzde 10’dan fazlası kız olmak üzere 3 bin çocuk asker, PKK saflarına zorla katıldı. En genci 7 yaşındaydı. 1995’te KDP’ye karşı bir çatışmada çoğu çocuk olmak üzere bin PKK’lı öldürüldü. Çocukların önemli bir bölümü cinsel olarak da istismar edildiler. İntihar eylemlerinde kullanıldılar, örgüt için infazlarda öldürüldüler. Ya intihar ettiler ya da intihara zorlandılar. Bu Birleşmiş Milletler raporu. Bir yönüyle bunun da Epstein çarkından bir farkı yok. Türk basını haklı olarak Epstein’i dünyanın en iğrenç insanı olarak adlandırdı. Biz de altına imzamızı atıyoruz. Bütün bu raporlarda yer alan süreçlerden sonra terörist elebaşı Öcalan’ı nasıl isimlendireceğiz? Bize göre Epstein’den bir farkı yoktur ve bu yönüyle de yargılanmalıdır. İşte bu sebeplerle de PKK’ya, bebek katili elebaşına da, örgüt uzantılarına da saygı duymadık, duymayacağız ve asla el sıkışmayacağız" şeklinde konuştu. "CHP’ye toplumsal barış konferansı düzenlettirenlerin kimler olduğunun ortaya çıkartılması gerek" Destici, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Ana muhalefet partisi bir toplumsal barış konferansı düzenledi. Savaş mı var bu ülkede de barış konferansı düzenledi? Kimle kimin arasında savaş var? Türklerle Kürtler ne zaman savaştı da bugün savaşsınlar? Biz kardeşiz. Bir terör örgütü var. Bu terör örgütüyle de Türkiye Cumhuriyeti Devleti pazarlık masasına oturup barış sağlayamaz. Buradan barış çıkmaz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne bu konferansı düzenlettirenlerin de kimler olduğunun ortaya çıkartılması gerekir. Bunların hangi niyeti taşıdıklarının da çok net bir şekilde ortaya çıkartılması gerekmektedir. Biz açıkça söylüyoruz. Devletine bağlı, yasalara uyan, vergisini veren, askerliğini yapan, evlatlarını askere gönderen, şehit olan, şehit veren vatandaşlarımızla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türk milletine karşı ihanet eden insanların aynı haklara sahip olmaları adalete de insanlığa da vatana da millete de hakarettir. Başka millete, başka devlete, başka bayrağa bağlı olanların tümü nereye bağlılarsa oraya gönderilmeli" ifadelerini kullandı.