EĞİTİM - 28 Ocak 2026 Çarşamba 10:42

Uzman eğitimci Yolcu: "Şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil"

A
A
A
Uzman eğitimci Yolcu: "Şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil"

Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü ve Yazar İsmail Yolcu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından gündeme alınan öğrenci affıyla ilgili, "2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı" dedi.


YÖK tarafından son dönemde yeniden gündeme alınan öğrenci affı düzenlemesi, üniversiteyle ilişiği kesilen öğrenciler açısından önemli bir beklenti oluşturdu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzman eğitimci İsmail Yolcu, öğrenci affının eğitimde fırsat eşitliği açısından dikkatle ele alınması gereken bir başlık olduğunu belirtti. Öğrenci affı uygulamasının çeşitli nedenlerle yükseköğretim hayatı yarım kalan bireylerin yeniden sisteme dahil edilmesini amaçladığına dikkat çeken Yolcu, bu düzenlemenin sosyal ve akademik boyutlarıyla ele alınması gerektiğini ifade etti. Özellikle ekonomik zorluklar, ailevi sorunlar ve psikolojik nedenlerle üniversiteden ayrılmak zorunda kalan öğrencilerin sayısının azımsanmayacak düzeyde olduğunu vurgulayan Yolcu, öğrenci affını yalnızca bireysel bir hak düzenlemesi olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir kazanım olarak gördüğünü vurguladı. Eğitimini tamamlayamayan bireylerin yeniden yükseköğretim sistemine kazandırılmasının istihdamdan sosyal uyuma kadar birçok alanda olumlu etkiler oluşturabileceğini belirten Yolcu, düzenlemenin hayata geçirilmesi durumunda kapsam, başvuru şartları ve uygulanma takviminin önümüzdeki süreçte netlik kazanması beklediğini ifade etti.



"Bu genel bir öğrenci affı değil"


YÖK tarafından gündeme alınan öğrenci affının genel bir af olmadığını, sadece belirli bir kesimi ilgilendirdiğini belirten Yolcu, "Öğrenci affı, son günlerde çokça konuşuldu. Bunun birkaç sebebi var. En son öğrenci affı 2018 yılında çıkmıştı. 2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı. Dünyayla birlikte çok büyük iki olay yaşadık. İlk yaşadığımız pandemiydi, ikincisi de Türkiye’de yaşadığımız acı bir depremdi. Öğrenciler, özellikle pandemi döneminde babasının iş yeri iflas etmiş, kapanmış, ekonomik sebeplerden dolayı eğitimine ara vermiş olabilir. Ya da yaşadığımız 6 Şubat 2023 yılındaki depremde ailesini kaybetmiş olabilir. Ya da bir öğrenci düşünün, kendisi engelli duruma düşmüş olabilir, uzun bir hastane süreci yaşayabilir. YÖK diyor ki madem bir mağduriyet yaşıyorsunuz, bize belgeli bir şekilde bunu ispat edin. Sağlık raporu veya haciz belgesi olabilir. Ya da depremde yıkılan bir ev olabilir. Enkazın altında kalınmıştır, hastanede yatılmıştır veya evde bir hasta var ama bakıma muhtaçtır. İşte bu gibi sebeplerden dolayı üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencilere YÖK ‘Bize belgelemeniz koşuluyla size af getiriyoruz’ diyor" diye konuştu.



"Buradaki birinci ana çatı deprem"


Öğrenci affının ana nedenlerinden birisinin 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem olduğunun altını çizen Yolcu, bu uygulamanın yerinde bir karar olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Buradaki birinci ana çatı deprem, ikincisi pandemi, üçüncüsü de hayatın olağan akışında gelebilecek hastalıklar, ameliyatlar gibi sebepler. Peki bu öğrenci affı kimleri kapsayacak? Deprem döneminde, eğer depremi yaşayan bir öğrenci varsa belgelendirme şartıyla olabilir. Pandemi döneminde Türkiye’de yaşanan zorluklar dünyayla birlikte ortadaydı. İflaslar, hacizler olabilir."



Uzman eğitimci Yolcu: "Şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Çevreyolu’nda yürekleri ağza getiren görüntüler Eskişehir’de çevre yolunda akan trafiğe aldırış etmeden yol kenarında yürüyen yayalar, sürücülere korku dolu anlar yaşattı. Üzerlerinde hiçbir reflektörlü uyarıcı bulunmayan yayaları son anda fark eden kamyon şoförünün manevrası muhtemel bir faciayı önledi. ?Eskişehir’in en yoğun trafik noktalarından biri olan Bursa kara yolu üzerinde akşam saatlerinde çekilen görüntüler, trafik güvenliğinin nasıl hiçe sayıldığını gözler önüne serdi. Olay, Bursa istikametinin Uluönder mahallesi alt geçidinin çıkış bölümünde meydana geldi. Karanlığın çöktüğü saatlerde yola çıkan üç yaya, hem kendi canlarını hem de sürücülerin güvenliğini tehlikeye attı. ? Kamyon şoförü son anda fark etti ? Ağır vasıta araçlarının ve otomobillerin yüksek süratle seyrettiği bölgede yürüyen şahısların, fark edilmelerini sağlayacak hiçbir reflektörlü kıyafet taşımamaları tehlikeyi iki katına çıkardı. O esnada yolda ilerleyen bir kamyon şoförü, karanlıkta adeta "görünmez" olan yayaları son anda fark etti. Şoförün dikkati ve ani manevrası sayesinde şahıslara çarpmaktan son saniyede kurtulduğu anlar, çevredeki vatandaşların kamerasına yansıdı. ?Metrelerce yan yana ilerlediler ?Çevre yolunda yaya trafiği yasak olmasına rağmen 3 kişinin rahat tavırlarla metrelerce yan yana ilerlemesi "pes" dedirtti. Araçların korna çalarak uyardığı yayalar, tehlikeye aldırış etmeden yollarına devam ederken, sürücüler ise bu sorumsuzluğa tepki gösterdi.
Samsun Orta Karadeniz’den 2,3 milyar dolarlık ihracat Samsun merkezli Orta Karadeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü 2025 yılı işlem hacmi ve istatistiklerine göre, bölgeden yapılan ihracat toplam 2 milyar 300 milyon dolara ulaştı. Bu rakamın yaklaşık 1 milyar 973 milyon dolarlık kısmı ise Samsun Gümrük Müdürlüğü üzerinden gerçekleştirildi. Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın başkanlığında gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında açıklanan veriler, ihracat başta olmak üzere deniz, hava ve kara trafiğinde önemli bir hareketlilik yaşandığını gösterdi. Samsun, Ordu, Çorum, Kastamonu, Amasya, Tokat ve Sinop’u kapsayan bölgede toplam ihracat 2 milyar 300 milyon dolar olarak kaydedildi. Bu rakamın yaklaşık 1 milyar 973 milyon dolarlık bölümünün Samsun Gümrük Müdürlüğü üzerinden yapılması, kentin Orta Karadeniz’in dış ticaret üssü konumunu pekiştirdi. Yıl boyunca 38 bin 474 ihracat beyannamesi düzenlenirken, 7 bin 121 ithalat beyannamesi ile bin 437 antrepo beyannamesi işlem gördü. Aynı dönemde 42 bin 553 konteynerin gümrük işlemleri tamamlandı. Deniz taşımacılığı Deniz taşımacılığında da Samsun öne çıktı. RO-RO, RO-PAX, yolcu gemileri ve diğer gemiler dahil olmak üzere bölgeye toplam 2 bin 504 gemi gelirken, bunların 2 bin 204’ünün Samsun limanlarına yanaştığı bildirildi. Deniz yoluyla gerçekleşen yolcu trafiğinde ise 22 yolcu gemisiyle yaklaşık 23 bin yolcu bölgeye giriş yaptı. Bu yolcuların 21 bin 912’si Samsun’a geldi. Bin 83 uçak iniş yaptı Hava yolunda da yoğun bir yıl yaşandı. Toplam bin 83 uçak iniş yaparken, 775 uçağın Samsun’a geldiği açıklandı. Hava yoluyla bölgeye gelen yolcu sayısı yaklaşık 138 bin olurken, bunun 101 bini Samsun üzerinden gerçekleşti. Gümrük işlemleri kapsamında hava yolunu kullanan toplam 273 bin 149 yolcunun giriş-çıkış işlemleri yapılırken, bu yolcuların 199 bin 410’unun işlemleri Samsun Gümrük Müdürlüğü tarafından yürütüldü. 14 milyar 273 milyon TL vergi geliri Vergi gelirleri açısından bakıldığında da Samsun’un ağırlığı dikkat çekti. Bölge genelinde 2025 yılında elde edilen toplam vergi geliri 14 milyar 273 milyon TL olarak kaydedildi. Bu gelirin 13 milyar 500 milyon TL’si Samsun Gümrük Müdürlüğü kaynaklı oldu. Aynı süreçte 60 bin 446 aracın giriş-çıkış işlemleri tamamlanırken, 19 bin 884 transit beyannamesi ve bin 436 tır karnesi düzenlendi. Kaçakçılıkla mücadele Kaçakçılıkla mücadele çalışmaları da istatistiklere yansıdı. Yürütülen operasyonlar kapsamında yaklaşık 4 milyon 239 bin TL değerinde kaçak eşyaya el konuldu. Tasfiye süreçlerinde ise 762 adet e-ihaleden yapılan satışlardan yaklaşık 148 milyon TL hasılat elde edildi. Bölge genelinde 21 antrepo, 3 geçici depolama yeri ve 5 yetkilendirilmiş yükümlü ile gümrük hizmetlerinin etkin şekilde sürdürüldüğü vurgulandı. Toplantıya ayrıca; Orta Karadeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Ayhan Coşkuner, Samsun Gümrük Müdürü Orhan Güngör, Samsun Serbest Bölge Müdürü Ferhat Dalğın, Samsun Deniz Ticaret Odası Başkanı İskender Yağız, paydaş liman işletme müdürleri, gümrük müşavirleri, acente müdürleri ve firma müdürleri katıldı.