SAĞLIK - 07 Şubat 2026 Cumartesi 09:45

Uzmanından kritik uyarı: "Özellikle 8 haftayı aşan öksürüklerde mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalı"

A
A
A
Uzmanından kritik uyarı: "Özellikle 8 haftayı aşan öksürüklerde mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalı"

Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gazi Gülbaş, "Üç haftadan kısa süren öksürükler akut, 3 ila 8 hafta sürenler uzamış, 8 haftadan uzun sürenler ise kronik (geçmeyen) öksürük olarak kabul edilir. Özellikle 8 haftayı aşan öksürüklerde mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerekir" dedi.


Mevsimsel viral enfeksiyonlar sonrası sık görülen kuru öksürüğün haftalarca sürebileceğine dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gazi Gülbaş, en sık yapılan hatanın öksürük geçmediği gerekçesiyle gereksiz antibiyotik kullanımına devam edilmesi olduğunu söyledi. Gribal enfeksiyonların sona ermesine rağmen öksürüğün uzun süre devam etmesinin günümüzde oldukça yaygın bir sorun haline geldiğini belirten Medicana International Ankara Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gazi Gülbaş, öksürüğün her zaman devam eden bir enfeksiyon anlamına gelmediğini vurguladı. Zatürre, bronşit, farenjit, bademcik iltihabı ve sinüzit gibi enfeksiyonlara bağlı öksürüklerin genellikle geçici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gazi Gülbaş, buna karşın enfeksiyon sonrasında gelişen bronş aşırı duyarlılığı ve bazı kronik sinüzit vakalarında öksürüğün daha uzun sürebildiğini söyledi.



"Balgam sökücü ve öksürük kesici ilaçlar her hastaya uygun değildir"


Kış döneminde viral enfeksiyonların sık görülmesi nedeniyle hastalık sonrasında uzayan öksürüklerin daha yaygın hale geldiğini kaydeden Gülbaş, "Bu tür öksürükler çoğu zaman antibiyotik gerektirmez. Ancak hastalar öksürük geçmediği için antibiyotik kullanımını sürdürmekte ya da yeniden antibiyotiğe başlamaktadır. Bu hem faydasız hem de zararlı bir yaklaşımdır. Balgam sökücü ve öksürük kesici ilaçlar her hastaya uygun değildir. Özellikle balgamı olan hastalarda öksürük kesiciler balgamın atılmasını engelleyerek iyileşmeyi geciktirebilir. Çocuklar, yaşlılar, astım ve KOAH hastaları ile kalp, tansiyon ve prostat hastalığı olan bireylerde bu ilaçların mutlaka doktor önerisiyle kullanılması gerektir" ifadelerine yer verdi.



"Öksürük sadece akciğer kaynaklı olmayabilir"


Öksürüğün aslında solunum yollarını temizlemeye yönelik koruyucu bir refleks olduğunu hatırlatan Gülbaş, "Öksürük sadece akciğer kaynaklı olmayabilir. Boğaz, burun, sinüsler, mide, yemek borusu, kalp zarı ve diyafram gibi birçok organın hastalıklarında da öksürük bir belirti olabilir. Öksürüğün süresi ve eşlik eden belirtileri önemlidir. Üç haftadan kısa süren öksürükler akut, üç ila 8 hafta sürenler uzamış, 8 haftadan uzun sürenler ise kronik (geçmeyen) öksürük olarak kabul edilir. Özellikle 8 haftayı aşan öksürüklerde mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerekir. Geniz akıntısı, astım, mide reflüsü, iyileşmeyen enfeksiyonlar, bazı akciğer hastalıkları, verem, kalp yetmezliği, kullanılan bazı tansiyon ilaçları, sigara ve akciğer kanseri uzun süreli öksürüğün nedenleri arasındadır. Gece uyandıran öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, uzun süren ateş, istemsiz kilo kaybı ve göğüs ağrısı gibi durumlarda da süre beklenmeden doktora başvurulmalıdır" cümlelerine yer verdi.



Ortamın nem dengesi önemli


Halk arasında ‘100 günlük öksürük’ olarak bilinen boğmaca vakalarının Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre hâlen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu da aktaran Gülbaş, "Türkiye’de çocukluk çağı aşılamasının yüksek olması sayesinde boğmacanın genel insidansı düşük seyrediyor; ancak ergenler ve yetişkinlerde vakalar görülebiliyor. Riskli gruplarda hatırlatma aşıları koruyucu olabiliyor. Aşıların koruyuculuğu dışında, antibiyotik ve öksürük şurupları hastalığı değil, sadece belirtilerin şiddetini azaltır. Asıl önemli olan öksürüğün nedenini doğru saptamak ve ona yönelik tedavi uygulamaktır. Temiz hava, uygun nem dengesi, yeterli sıvı alımı, gece yatarken başın hafif yükseltilmesi, sigara dumanından uzak durulması, dengeli beslenme ve yeterli uyku bireyin alabileceği basit önlemlerdendir" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır’da sağanak sele dönüştü: Karakuyu köyünde evler ve araziler sular altında kaldı Iğdır’ın Karakuyu köyünde etkili olan sağanak sonrası meydana gelen sel, köyde büyük hasara neden oldu. Evler, tarım arazileri ve yollar zarar görürken çok sayıda küçükbaş hayvan telef oldu. Iğdır’da etkisini sürdüren sağanak yağış, merkeze bağlı Karakuyu köyünde sele neden oldu. Yaklaşık 2 saat devam eden şiddetli yağış sonrası su kanalları ve dereler taşarken, köy merkezindeki bazı evler ile tarım arazileri sular altında kaldı. Sel nedeniyle köyde bulunan bazı köprü ve su kanalları yıkılırken, yollar da zarar gördü. Bölgede vatandaşlar zor anlar yaşarken, ihbar üzerine ekipler çalışma başlattı. Iğdır Devlet Su İşleri Müdürlüğü ile İl Özel İdaresi ekiplerinin müdahale ettiği çalışmalara jandarma, AFAD, Özel İdare ve DSİ’den toplam 16 araç ve 46 personel katıldı. Ekipler, selin etkili olduğu bölgelerde su tahliye ve temizlik çalışmalarını sürdürdü. Sel nedeniyle çok sayıda küçükbaş hayvan telef olurken, 20 arı kovanı da kullanılamaz hale geldi. AFAD ekipleri bölgede hasar tespit çalışmalarına başladı. Köyde yaşayan ve ev ve ahırları su basan Habibe İleri, "Civcivlerimiz, tavuklarımız öldü. Evimiz çatlamış, sallanıyor. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Sağ olsunlar sel anında komşularımız yardımımıza gelerek hayvanlarımızı çıkardılar" dedi. Tarım arazileri zarar gören Rasim Güneş ise, "Baya bir sel geldi, 1 saat, 1.5 saat kadar devam etti. Burada daha önce DSİ’nin çalışmaları oldu ondan dolayı bir sıkıntı olmadı. Afetin aşırı derecede olmasından dolayı kanal taşıyamadı. Ekili alanım yağmurlama sistemiydi, hasarım var" diye konuştu.
Samsun Başkan Şenol Kul, Dünya Kent Forumu için Bakü’ye gidiyor Habitat) tarafından düzenlenen ve sürdürülebilir kentleşme alanında dünyanın en önemli uluslararası buluşmalarından biri kabul edilen Dünya Kent Forumu’na (WUF13) özel davet üzerine katılmak için Azerbaycan’a gidiyor. İlk kez 2002 yılında Kenya’nın Nairobi kentinde düzenlenen ve iki yılda bir farklı bir şehrin ev sahipliğinde gerçekleştirilen forumun 13’üncüsü, 17-22 Mayıs 2026 tarihlerinde Bakü Olimpiyat Stadyumu’nda gerçekleştirilecek. Dünyanın dört bir yanından yerel ve bölgesel liderleri bir araya getirecek olan forumun bu yılki ana teması ise "Dünyayı barındırmak: Güvenli ve dayanıklı kentler ve topluluklar" olarak belirlendi. Forum boyunca; küresel konut krizi, enformel yerleşimlerin dönüşümü, kriz sonrası yeniden yapılanma süreçleri, iklim-konut ilişkisi ve konut finansmanı gibi hayati başlıklar masaya yatırılacak. Forum kapsamında düzenlenecek olan "Yerel ve Bölgesel Yönetimler Dünya Kurulu" (WALRG) ve "Yuvarlak Masa Toplantısı"na katılacak olan Başkan Şenol Kul, uluslararası kentsel gelişim tecrübelerini yakından takip edecek. Sürdürülebilir konut politikaları ve yerel iş birliği modellerinin ele alınacağı bu toplantılardan elde edilecek bilgi ve deneyimler, Terme’nin gelişim yolculuğunda hayata geçirilecek yeni projeler için önemli birer rehber niteliği taşıyacak. Dünya Kent Forumu’na katılımı öncesi bir değerlendirme yapan Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "Bakü’de gerçekleşecek bu önemli buluşmada, dünyanın farklı şehirlerinden gelen tecrübeleri dinleme ve ilçemizi temsil etme fırsatı bulacağız. Burada konuşulacak olan ’dirençli şehir’ ve ’sürdürülebilir konut’ gibi konular, bizim Terme için kurduğumuz hayallerle yakından ilgili. Küresel ölçekteki bu bilgi paylaşımlarından ilham alarak, ilçemizi hemşehrilerimiz için daha huzurlu, daha modern ve daha yaşanabilir bir yuva haline getirmek adına gayretle çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Dünya Kent Forumu’nun sonuç bildirgesi ve "WUF13 Eylem Çağrısı", yerel yönetimlerin küresel kararlar üzerindeki etkisini artırarak sürdürülebilir şehircilik adına önemli bir yol haritası sunacak.