SAĞLIK - 05 Temmuz 2025 Cumartesi 10:23

Yara tedavisiyle ayağının kesilmesinden kurtuldu

A
A
A
Yara tedavisiyle ayağının kesilmesinden kurtuldu

Diyabet hastalığıyla 14 yıldır mücadele eden Mehmet Evci’nin kesilme ihtimali olan ayağı, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde gördüğü yara tedavisi ile kurtarıldı.


Yozgat’ta yaşayan 44 yaşındaki Mehmet Evci’ye, 2011 yılında diyabet teşhisi konuldu. 14 yıldır kullandığı ilaçlarla hastalığını kontrol altına almaya çalışan Evci, yaklaşık 5-6 ay önce ayağında küçük bir yara fark etti. İlk başta durumu önemsemeyen Evci, ayağında morarmaların da başlamasıyla Yozgat’ta birden fazla hastaneye başvurdu. Burada yapılan tetkikler sonucu Evci’ye ampütasyon önerildi. Durumu kabullenmeyen Evci, daha sonra ise Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne başvurdu. Bilkent Şehir Hastanesi’ndeki ilk muayenede ayağında ciddi yara ve enfeksiyon olduğunu fark eden doktorlar, hemen tedaviye başladı. Şekeri kontrol altına alınan ve anjiyo ile tıkalı damarları açılan Evci, negatif basınçlı yara kapama tedavisi ve yara iyileşmesini artıran değişik uygulamalar sayesinde ampütasyondan kurtuldu.



"Ayağımın kesileceğini kabullenemedim"


Evci, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 5-6 ay önce ayağında küçük bir yara fark ettiğini ve daha sonra morarmaların başladığını ifade ederek, "Morarmalar başlayınca haliyle hemen Yozgat’taki hastanelere başvurdum. Birkaçına gittiğim zaman ayağımın kesileceğini söylediler. Ben bunu kabullenemedim, bu kolay bir şey değil. Orada birkaç doktorla görüştüğümde Ankara Bilkent Şehir Hastanesine gitmemi söyledi. Ben de hızlı bir şekilde Ankara’ya geldim. Serap Hocamla tanıştık ve sigara kullanıp kullanmadığımı sordu. Kullanıyordum ve hemen bıraktım. Daha sonra hemen tedavimize başladılar. Şekerim çok yüksekti. Tedaviyle şekerimi kontrol altına aldılar. Daha sonra ayağımda yapılan tetkikler sonucu damarımın kapalı olduğu tespit edildi. Hemen anjiyo ile damarlarımı açtılar. Çok şükür şu anda iyiyim, ayağımı kesilmekten kurtardım. Sağ olsunlar hocalarımın 24 saat gözetimi altındayım. Sürekli her şeyimizle ilgileniyorlar. Adeta bir bebek gibi bize bakıyorlar" dedi.


Bazen günde bir paket bazen ise günde bir paketten fazla olmak kaydıyla 25 senedir sigara kullandığına dikkati çeken Evci, kendisi gibi diyabet hastalarına mutlaka sigarayı bırakmalarını tavsiye etti.



"Bize geldiğinde ampütasyon ihtimali yüzde 50’inin üzerindeydi"


Ankara Bilkent Şehir Hastanesine başvurduğu esnada ayağında ciddi yara ve enfeksiyon olduğunu belirten Bilkent Şehir Hastanesi Kronik Yara Bakım Ünitesi Sorumlu Hekimi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Serap Ulusoy ise şu ifadeleri kullandı:


"Hastamızın şekeri çok yüksekti ve hakikaten ayağını kaybetme riski vardı. Çok hızlı şekilde bir şekilde geldiği gün kliniğimize yatışını sağladık. Hızla şekerini düşürdük ve seri ameliyatlara başladık. Yara temizleme yöntemiyle yarasını temizledik ve farklı tedaviler uyguladık. Negatif basınçlı yara kapama tedavisi, farklı yara bakım ürünleri ve yara iyileşmesini artıran değişik uygulamalarla hastanın ayağı şu an için kurtulmuş durumda. Şu anda herhangi bir ampütasyon düşünülmüyor. Bize geldiğinde ampütasyon ihtimali yüzde 50’inin üzerindeydi. Damarları da tıkalı idi. Damarı açmakta yaptığımız önemli aşamalardan bir tanesi. Şu an bütün enfeksiyonu gerilemiş durumda. Yara alttan küçülmeye başladı."



Yara tedavisiyle ayağının kesilmesinden kurtuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.