POLİTİKA - 05 Şubat 2026 Perşembe 10:38

Yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı

A
A
A
Yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Şubat ayı için yaklaşık 5,4 milyar lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 4,3 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 9,7 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık" dedi.


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada şubat ayı engelli aylıklarını ocak ayı memur maaş katsayısındaki düzenleme sonrasında zamlı olarak ödeyeceklerini belirterek, "Bu kapsamda şubat ayı için yaklaşık 5,4 milyar lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 4,3 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 9,7 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık" ifadelerini kullandı.


Bakan Göktaş, engelli ve yaşlı bireylerin hayatın her alanına tam katılımlarını sağlamak ve aynı zamanda bağımsız yaşam sürmelerine destek olmak amacıyla çalıştıklarını belirtti. Eğitimden sağlığa, ekonomiden sosyal hayata kadar her alanda yaşlı ve engelli vatandaşların yanında olduklarını aktaran Göktaş, hizmetleri insan odaklı ve hak temelli politikalar çerçevesinde yürüttüklerini vurguladı. Engelli ve yaşlı vatandaşlara yönelik kapsayıcı ve düzenli sosyal yardım programları geliştirmeyi sürdürdüklerini kaydeden Göktaş, şu ifadeleri kullandı:


"Şubat ayı engelli aylıklarını ocak ayı memur maaş katsayısındaki düzenleme sonrasında zamlı olarak ödeyeceğiz. Bu doğrultuda şubat ayı için yaklaşık 5,4 milyar lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 4,3 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 9,7 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık. Ödemelerin tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Barış Göktürk: "Fenerbahçe’nin 120. yılı olan 2027 genel kurulu için hazırlanıyoruz" Eski Fenerbahçe Futbol A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Barış Göktürk, her yıl seçim yapmanın kulübün menfaatine olmadığını belirterek, "Bizim hazırlığımız, Fenerbahçe’nin 120. yılı olan 2027 genel kurulu içindir. Arkadaşlarım ve ben, Fenerbahçe’nin geleceğine ışık tutacak kalıcı bir sistem için çalışıyoruz" dedi. Fenerbahçe’nin eski yöneticilerinden Barış Göktürk, Balıkesir’de düzenlenen Fenerbahçeliler buluşmasında yaptığı konuşmada sarı-lacivertli kulübün geleceğine dair değerlendirmelerde bulundu. Fenerbahçe’nin 2027 yılında 120. yaşını dolduracağını hatırlatan Göktürk, kulübün artık geçici başarılar yerine kalıcı ve sürdürülebilir bir sistem reformuna ihtiyaç duyduğunu söyledi. Göktürk, "Kulübün temel probleminin kişilere bağlı yönetim anlayışı olduğunu ifade eden Barış Göktürk, "22 yıllık periyotta Fenerbahçe sadece 4 kez şampiyon oldu. Sonra Aziz Yıldırım geldi önemli reformlar yaptı. 1998-2002 arasındaki yaptıklarıyla 2001-2011 yılları arasında 5 kez şampiyon olduk, UEFA’da yarı final oynadık. Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynadık. İşte bu sistem kurarak oldu. Son 3 başkanla da çalışma fırsatım oldu. Fenerbahçe’nin sorunlarını biliyorum. En büyük sorunumuzun şahıslara odaklı sistem yapmak olduğu ve bir türlü kalıcı sportif başarıyı yakalayamadığımız olduğunu görüyorum. Bizim bir sisteme ihtiyacımız var. Profesyonel futbol komitelerine, seçilmişlerden değil profesyonellerden oluşmuş bir futbol aklına ihtiyacımız var. Ben şahıslardan bağımsız bir Fenerbahçe hayal ediyorum. Avrupa’da kupa kaldıran bir Fenerbahçe hayal ediyorum. Fenerbahçe Holding A.Ş.’yi kurmalıyız. Eski yöneticilik modelini bir kenara bırakarak yeni yüzler ve yeni figürlerle Fenerbahçe kalkınma programını hazırlıyoruz. Yalnızca para ve bolluk dönemlerinde gelen geçici şampiyonluklar yerine, kalıcı başarılara odaklanmalıyız. Fenerbahçe’nin şahıslardan bağımsız, kurumsal bir sisteme ihtiyacı var" ifadelerini kullandı. Plansız harcamaların kulübün geleceğini ipotek altına aldığını belirten Göktürk, "Astronomik ücretlerle yapılan transferler, abartılı maaşlar ve sonunda yine şampiyon olamayan bir Fenerbahçe. Ben artık aynı filmi izlemekten sıkıldım" diye konuştu. Seçim tartışmalarıyla ilgili görüşünü de aktaran Barış Göktürk, olağanüstü bir durum olmadığı sürece 2026 yılında aday olmayacaklarını söyledi. Göktürk, "Her yıl seçim yapmak Fenerbahçe’nin menfaatine değildir. Yönetimler görev sürelerini tamamlamalıdır. Bizim hazırlığımız, Fenerbahçe’nin 120. yılı olan 2027 genel kurulu içindir. Arkadaşlarım ve ben, Fenerbahçe’nin geleceğine ışık tutacak kalıcı bir sistem için çalışıyoruz" dedi.
Kayseri Talas’ın toprağından sahneye 20 yeni yetenek Talas Belediyesi’nin kültür ve sanat alanındaki vizyon projelerinden biri olan Karadut Tiyatrosu, Temel Oyunculuk Eğitimi kapsamında düzenlediği oyuncu seçmelerinin ilk etabını tamamladı. Sahneye gönül veren adayların yoğun ilgi gösterdiği seçmelerde, yetenekler jüri karşısında kendilerini ifade etme imkânı buldu. Talas Belediyesi Espor ve İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen seçmelerde adaylar; metin okuma, doğaçlama ve sahne duruşu gibi başlıklarda değerlendirildi. Titizlikle yürütülen değerlendirmeler sonucunda 20 kişi Temel Oyunculuk Eğitimi’ne katılmaya hak kazandı. Adını Talas topraklarında yetişen ve ilçenin doğal simgelerinden biri olan karadut meyvesinden alan Karadut Tiyatrosu, yerel değerlerden beslenen sanat anlayışıyla dikkat çekiyor. Köklerini bu topraklardan alan bu yaklaşım, sahne sanatlarını Talas’ın kültürel kimliğiyle buluşturmayı amaçlıyor. "Talas’ın değerleriyle besleniyor" Seçmelerle ilgili değerlendirmede bulunan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, sanatı şehir yaşamının vazgeçilmez bir parçası olarak gördüklerini belirterek, "Kültür ve sanat, bir şehrin ruhunu diri tutar. Karadut Tiyatromuz, Talas’ın değerlerinden beslenen yapısıyla hemşehrilerimize kendilerini ifade edebilecekleri güçlü bir alan sunuyor" dedi. Yeni seçmeler sürüyor İlk etap seçmelerinin ardından Karadut Tiyatrosu’nun oyuncu kadrosunu genişletmek amacıyla önümüzdeki süreçte yeni seçmelerin de yapılacağı bildirildi. Böylece tiyatroya ilgi duyan daha fazla vatandaşın bu sürece dâhil olması hedefleniyor. Başvuru ve detaylı bilgi almak isteyen vatandaşlar, (0352) 437 10 26 numaralı telefondan mesai saatleri içerisinde yetkililerle iletişime geçebilecek. Talas Belediyesi, Karadut Tiyatrosu aracılığıyla yerel değerleri sanatla buluşturmaya, genç yetenekleri desteklemeye ve ilçenin kültürel hayatına kalıcı katkılar sunmaya devam ediyor.
İstanbul Çatalca’da dere taşkını vatandaşları yıllardır mağdur ediyor Çatalca’da kış aylarında taşan ve üzerinde o bölgede köprü bulunmayan dere nedeniyle mahalle sakinleri evlerine ulaşmakta zorlanıyor. Büyük risk alarak derenin üstündeki taşlara basarak karşıya geçmeye çalışan vatandaşlar, soruna çözüm bulunmasını istiyor. Çatalca Karamandere Mahallesi’nde, yağmur ve kar sularıyla seviyesi yükselen dere, mahalle sakinlerinin yaşamını olumsuz etkiliyor. Bölgede araç ve yaya geçişi için bir köprü bulunmaması, vatandaşların özellikle kış aylarında, derenin diğer tarafındaki evlerine geçişini zorlaştırıyor. Bölge sakinleri, daha önce derenin ortasına konulan büyük taşların üzerine basarak karşıya geçmeye çalışıyor, su seviyesinin yükseldiği dönemlerde evlerinin bulunduğu alanda mahsur kalıyor. Geçtiğimiz günlerde yaşanan kar yağışı sonrası dere yeniden taşarken, bazı vatandaşlar 5 gün boyunca karşıya geçemediğini söyledi. Mahallede yaşayan öğrenciler okula gitmekte güçlük çekerken, çocuklarını sırtında ya da kucağında taşıyarak karşıya geçirmeye çalışan vatandaşlar, yaşanan tehlike nedeniyle endişe duyuyor. Karamandere Mahallesi sakinleri, can güvenliklerinin tehlikede olduğunu belirterek, yetkililerden kalıcı bir çözüm ve köprü yapılmasını istiyor. "Araçların zaten geçmesi mümkün değil, biz çocukları genelde sırtımıza alıyoruz" Mahalle sakinlerinden Yavuz Eren, "19 yıldır mahalle sakini olduğunu ve sonbaharda su seviyesinin yükseldiğini belirterek, "Çocukların da okula başlama zamanları o zamanlara denk geldiği için burada çocuklar geçemiyorlar. Okula gitmek için de bu dereyi kullanmak zorunda kalıyoruz. Bazen çok büyük tehlikeler de atlatıyoruz. Maalesef çocukları kucağımıza götürdüğümüz için çocuklar da biz de düşebiliyoruz. Market alışverişlerimizi karşı tarafta komşularımız var, onların yardımlarıyla ip atarak temel gıdaları alabildik. Beş gün boyunca mahsur kaldık. Çocuklar okula da gidemediler. Biz de maalesef işe gidemedik. Araçların zaten geçmesi mümkün değil. Biz çocukları genelde sırtımıza alıyoruz. Tek tek geçirmeye çalışıyoruz. Okula gidebilmeleri için de buradan dereden geçmeleri yeterli değil. Bir de burada ormanın içerisinden yaklaşık bir kilometre ana asfalta yürümek zorunda kalıyorlar. Çünkü servis buraya kadar gelmiyor. Bakın mesela şu anda karşıdan geçmeye çalışan biri var. Çocukları kucağında. Nasıl geçeceğini düşünüyor şu anda. Gerçekten mağduruz. Basit bir köprü bile yapılabilse en azından, çok büyük bir köprüye de ihtiyacımız yok. Ufak bir köprü bile yapılsa en azından arabalarla geçemesek bile yürüyerek geçip temel ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğiz" şeklinde konuştu. "Bir komşumuzun ayağı kırıldı" Merve Eren isimli vatandaş, "Bu böyle şu an su seviyesi inmiş hali. Hastaneye gidemiyoruz zaten. Ayrıyeten üç gündür de çocuğumu okula gönderemedim ben. Bugün daha yeni böyle bu şekilde su seviyesi indiği için okula gidebildi, o da zor şartlar altında. Geçenlerde bir komşumuzun ayağı kırıldı geçerken taştan kaydı düştü. O yüzden mağduriyetimiz var. Giderilmesini talep ediyoruz. Yani en azından bir köprü, araç geçişi olmasa bile yaya geçişi olan bir köprü bizi kurtarabilir" dedi. Mahalleli Veysel Özcan, "Buradaki mağduriyetimiz bu dereden dolayı, yağmur, yağış olduğu zaman bu dereden karşı tarafa geçemiyoruz. Ben emekliyim. Benim çocuğumun bir tanesi okula gidiyor. Okula gittiğinden dolayı çocuğumu buraya getiremiyorum. Dolayısıyla benim ailem de yanında kalmak zorunda kalıyor. O yüzden ben burada tek başıma kalıyorum, bir de kira veriyorum. Kendi evim var burada ama kira vermek zorunda kalıyorum, o da bizim her türlü mağduriyetimiz oluyor. Yol yok, köprü yok. Çocukları mecburiyetten göndermek zorunda kalıyoruz. Burada çok sıkıntılar yaşadık. Geçen sene ben bu suda az kalsın boğuluyordum. Şişme botlarla karşıya geçmeye çalıştık ekmeğimizi almak için su yükseldi ve şişme bot devrildi. Az kalsın boğuluyordum. En azından burada bir köprü yapılmasını istiyoruz" dedi. Ali Akyüz ise "Market alışverişinden geliyorum. Bu dereden biraz sonra geçmeye çalışacağım. Benim hastalarım var, bir türlü bu dereden karşıdan karşıya gelip geçemiyoruz. Yani Allah aşkına buraya bir köprü yapalım. Kaçıncı asırda yaşıyoruz? Bu bir rezillik. Dereden geçsem aracım gider. Geçen arkadaşımızın aracı uçtu buraya, dört gün suyun altında kaldı orada. Kendisini jandarma geldi kurtardı. Araç geçmez. Şimdi aldım üç günlük ihtiyacımı gidiyorum. Üç gün sonra tekrar getireceğim. Bu havaya bak. Belki üç gün sonra daha büyük yağmurlar yağacak" diye konuştu.