POLİTİKA - 05 Şubat 2026 Perşembe 16:43

Yazıhan Belediye Başkanı Göçer: "Ben partime ihanet etmedim"

A
A
A
Yazıhan Belediye Başkanı Göçer: "Ben partime ihanet etmedim"

Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yönelik eleştirileri sebebiyle CHP Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen Malatya’nın Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, "Ben partime ihanet etmedim. Kimseyi arkasından hançerlemedim. Yıllardır alınamayan bir ilçeyi kazanarak partime hediye ettim" dedi.


CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), CHP Genel Merkezi’nde toplandı. Kurulda, partisi CHP’ye yönelik eleştirileri nedeniyle tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle YDK’ye sevk edilen Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer’in savunması alındı. YDK’de yaptığı savunma sonrası açıklamada bulunan Göçer, buraya geliş amaçlarının savunma olmadığını söyleyerek, "Biz parti suçu işlemedik. Rüşvet, intikam ve kamuyu zarara sokan insanlar parti suçu işler. Parti suçu kim işler? Partisine zarar veren, partisinin iktidara gelmesini engelleyen kişiler partiye zarar verir. Bizler disiplin kuruluna; ilk başta Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı’nın hakkında fezleke olduğundan dolayı görevinden istifa etmesi gerektiğini belirttim. Çünkü herhangi bir suçla hakkında fezleke olan şahısların bizim gibi insanların disipliniyle ilgili karar vermeye yetkili olmadığını düşünüyorum. Bunu bizzat disiplin kurulu başkanına belirttim" diye konuştu.



"Ben partime ihanet etmedim"


Belediye başkanlığını yaptığı Yazıhan Belediyesi’nde çok çalıştığını aktaran Göçer, "Ben partime ihanet etmedim. Kimseyi arkasından hançerlemedim. Yıllardır alınamayan bir ilçeyi kazanarak partime hediye ettim. Ben tek adamlığın artık bitmesi gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’nin Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihtiyacı var. Bizler siyasi geleceğimiz için yapılan haksızlıklara boyun eğer ve sessiz kalırsak çocuklarımıza iyi bir gelecek bırakamayız. Biz bu hassasiyeti taşıyoruz ve bunun için de mücadele ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.



"Bugün burada gelip savunma yapmayı da zul olarak görüyorum"


Göçer, partinin birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğunu dile getirerek şunları kaydetti:


"Ben Aziz İhsan Aktaş’ın arkadaşı değilim. Ben Aziz İhsan Aktaş’ın otobüsüne, minibüsüne binmedim. Ben rüşvetle, irtikapla suçlanmadım. Ben partimin iktidara gelmesi için partide gördüğüm yanlışları söylediğimden dolayı bugün burada gelip savunma yapmayı da zul olarak görüyorum. Ama yine ifade verdim."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir AK Parti Eskişehir İl Başkanı Albayrak’tan Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik operasyonla ilgili açıklama AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyonla ilgili olarak, "Ortaya çıkan ayrıntılar, ne yazık ki şehrimiz ve kamu vicdanı adına utanç vericidir" dedi. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Tepebaşı Belediyesi’ne geçtiğimiz günlerde yolsuzluk, nitelikli zimmet, evrakta sahtecilik ve kara para aklama suçlarıyla ilgili operasyon düzenlenmişti. Soruşturma süreci devam ederken, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, konuyla ilgili açıklamada bulundu. Başkan Albayrak’ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Soruşturmayı büyük bir dikkat, ciddiyet ve sükunetle takip etmekteyiz. Soruşturmanın selameti ve hukukun üstünlüğüne olan inancımız gereği, bugüne kadar adli makamların işleyişine saygı göstererek herhangi bir açıklama yapmamayı tercih ettik. Ancak gelinen noktada ortaya çıkan vahim tablolar, iddialar ve belgeler karşısında Eskişehir halkının hakkını savunmak adına bir kelam etme zamanı gelmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü titiz çalışma, MASAK ve Sayıştay müfettişlerinin raporları neticesinde ortaya çıkan ayrıntılar, ne yazık ki şehrimiz ve kamu vicdanı adına utanç vericidir" ifadeleri yer aldı. "Bu durumu hiçbir Eskişehirlinin kabul etmesi mümkün değildir" Albayrak, "Eskişehirli hemşehrilerimizin vergileriyle, tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla inşa edildiği iddia edilen lüks villalar, tarım arazileri üzerine kurulan devasa malikaneler ve bu yapıların altına gizlenmiş kripto para madenciliği odaları, belediyecilik anlayışının nasıl kişisel servet edinme aracına dönüştürüldüğünün en açık göstergesidir. Bir yanda halka hizmet üretmesi gereken makamlar, diğer yanda ise bu makamların gücünü kullanarak kendi yakınlarının üzerine şirketler kurup belediyeye şişirme faturalar kesen idareciler... Bu durumu hiçbir Eskişehirlinin kabul etmesi mümkün değildir" dedi. "Sadece hukuki bir suç değil, aynı zamanda çok büyük bir ahlaki çöküştür" Aşevi üzerinden usulsüzlük yapıldığı iddialarının vahim olduğunu belirten Albayrak, şunları kaydetti: "İhtiyaç sahibi vatandaşlarımızın, yoksulun, fukaranın boğazından geçecek olan aşevi yemeklerinin sanki dışarıdaki yandaş firmalardan alınmış gibi gösterilerek belediyeye fatura edilmesi, milyonlarca liranın elden ele nakit olarak paylaştırılması sadece hukuki bir suç değil, aynı zamanda çok büyük bir ahlaki çöküştür. İhtiyaç sahibinin rızkına göz diken bu zihniyeti Eskişehir kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz. Eskişehir’imizin ve hemşehrilerimizin hakkını, hukukunu hiç kimseye yedirtmedik, yedirtmeyeceğiz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkının, aşevindeki fukaranın rızkının son kuruşuna kadar takipçisi olacağız. Adaletin tecelli edeceğine ve suçluların en ağır cezayı alacağına inancımız tamdır."