EĞİTİM - 11 Kasım 2025 Salı 12:02

YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar: "YÖK olarak son yıllarda Türk üniversitelerinin uluslararasılaşmasını en önemli önceliklerimizden biri haline getirdik"

A
A
A
YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar: "YÖK olarak son yıllarda Türk üniversitelerinin uluslararasılaşmasını en önemli önceliklerimizden biri haline getirdik"

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "YÖK olarak son yıllarda Türk üniversitelerinin uluslararasılaşmasını en önemli önceliklerimizden biri haline getirdik" dedi.


YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar, Türkiye ile Malta arasında yükseköğretim alanında iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan mutabakat muhtırasının imzalanması programına katıldı. YÖK Başkanı Özvar ile Malta Milli Eğitim, Spor, Gençlik, Araştırma ve Yenilik Bakanı Clifton Grima arasında gerçekleştirilen imza töreni ile iki ülke arasında yükseköğretim alanında iş birliğini artıracak adımlar atıldı. Mutabakat muhtırası kapsamında, öğrenci ve akademisyen değişimi, ortak araştırma projeleri, kalite güvencesi ve diplomaların karşılıklı tanınması gibi konularda iş birliğinin geliştirilmesi hedeflendi.



"Türkiye ve Malta, tarihi bağlara sahip iki ülkedir"


Prof. Dr. Özvar, Malta ile imzalanan eğitim iş birliği imza töreninde atılan adımların kıymetli olduğunu belirterek, "Türkiye ve Malta, tarih boyunca medeniyetlerin kavşak noktasında yer almış, güçlü kültürel ve tarihi bağlara sahip iki ülkedir. Bu nedenle bugün attığımız adım, son derece doğal ve kıymetli bir işbirliğini ifade etmektedir. Bu belge, sadece iki ülke arasındaki mükemmel ilişkilere işaret etmiyor; aynı zamanda işbirliğimizi genişletmeye yönelik kararlılığımızı ve yeni bir vizyonu da yansıtıyor. Bu vizyon, eğitimi ve karşılıklı anlayışı güçlendirmektedir. Toplumları ileriye taşımakta ve uluslararası işbirliğini daha kapsamlı hale getirmektedir. Yükseköğretim Kurulu olarak son yıllarda Türk üniversitelerinin uluslararasılaşmasını en önemli önceliklerimizden biri haline getirdik. Bugün Türkiye, dünya çapında en dinamik ve cazip yükseköğretim merkezlerinden biri konumundadır. Üniversitelerimiz, Asya’dan Afrika’ya, Orta Doğu’dan Avrupa ve Amerika kıtasına kadar çok geniş bir coğrafyadan gelen öğrencileri misafir etmektedir. Bu durum kampüslerimizi canlı, etkileşimli ve çok kültürlü merkezlere dönüştürmektedir. Bu çeşitlilik, yalnızca öğrencilerimizin eğitim deneyimlerini değil, üniversitelerimizin akademik ve araştırma kapasitelerini de zenginleştirmektedir. Bugün imzaladığımız Mutabakat Muhtırası, Türkiye ile Malta arasında güçlü bir entelektüel köprü kurmayı amaçlamaktadır" şeklinde konuştu.



"Türkiye ve Malta, birbirini tamamlayan akademik güçlü yönlere sahiptir"


Malta’nın kültürel mirası ve eğitim alanındaki yeniliklerine de vurgu yapan YÖK Başkanı Özvar, "Türkiye ve Malta, birbirini tamamlayan akademik güçlü yönlere sahiptir. Malta’nın denizcilik çalışmaları, kültürel miras yönetimi, sürdürülebilir turizm ve dijital yenilik alanlarındaki uzmanlığı; Türkiye’nin geniş akademik ekosistemi ve güçlü araştırma kapasitesiyle birleştiğinde, Akdeniz bölgesine anlamlı katkılar sunabilecek ortak girişimler için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Öğrenci ve akademisyen değişimi, ortak diploma programları, yeterlilik tanıma çalışmaları ve karşılıklı yarar sağlayacak araştırma projelerinde işbirliği yapmak istiyoruz. Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizi, uluslararası muhataplarıyla ortak ilgi alanlarına yönelik somut projeler geliştirmeye teşvik ediyoruz. Bilimsel çalışmamızın ve akademik üretimimizin, ülkelerimizin stratejik hedefleri doğrultusunda yeniden şekillenmesinin önemli olduğuna inanıyoruz" diye konuştu.


Düzenlenen imza törenine, YÖK Başkanı Erol ÖZVAR, YÖK heyetinden Naci Gündoğan, Mustafa Verşan Kök, Mustafa Türker Arı, Mustafa Efe, Hasan Dolu ile Malta heyetinden Malta Milli Eğitim, Spor, Gençlik, Araştırma ve Yenilik Bakanı Clifton Grima, Marisa Farrugia, Charles Calleja, Joseph Filletti, Etienne St. John, Pio Tabone katılım sağladı.



YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar: "YÖK olarak son yıllarda Türk üniversitelerinin uluslararasılaşmasını en önemli önceliklerimizden biri haline getirdik"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Karpuz ve bal kabağıyla mutfağı sanat atölyesine çeviriyor Denizli’deki bir beş yıldızlı otelde yapan şef Murat Ertürk, karpuz ve bal kabağını kısa sürede görsel şölene dönüştürerek mutfakta sanatı yaşatıyor. Denizli önemli konaklama ve termal tesislerinden birisinde şef görev yapan Murat Ertürk, farklı ebatlardaki bal kabağı, karpuz ve sebzeleri adeta birer sanat eserine dönüştürüyor. Kariyerinde Antalya başta olmak üzere turizm sektörünün önde gelen tesislerinde deneyim kazanan Ertürk, genç yaşlarda katıldığı yarışmalarla da adını duyurdu. 2007-2009 yıllarında Genç Aşçılar Milli Takımı’nda yer alan başarılı şef; Antalya, Alanya, Kocaeli ve Manavgat’ta düzenlenen dekor yarışmalarında birçok birincilik ve dereceler elde etti. Özellikle meyve ve sebze oyma sanatındaki ustalığıyla dikkat çeken Ertürk, kısa sürede ortaya çıkardığı eserlerle izleyenleri hayran bırakıyor. Mutfakta estetik ve lezzeti bir araya getiren Murat Ertürk hem yerli hem yabancı misafirlerden büyük ilgi görüyor. Küçük bıçaklar yardımıyla 1 ila 1,5 saat içerisinde karpuz ve bal kabağını görsel bir şölene dönüştürdüğünü belirten Ertürk, "Mutfak benim için sadece yemek yapmak değil, aynı zamanda bir sanat alanı. Her ürünün içinde ortaya çıkarılmayı bekleyen bir estetik var. Sanatımı farklı sebzeler üzerinde sürdürmeye devam edeceğim. Yerli ve yabancı konuklarımıza otelimizde kusursuz hizmet verirken, Denizli ve Türkiye Mutfağıyla farklı tatları sunarken, görsellikten de asla vaz geçmeyeceğiz. Sanatımla önümüzdeki dönemlerde yapılacak yarışmalara katılmaya devam edeceğim. Denizli yi ve görev yaptığım otelimizi en güzel şekilde tanıtmaya ve temsil etmeye devam edeceğim. İşimi çok seviyorum. Çalışırken de asla yorulmuyorum " dedi. Adempira Termal & Spa Hotel Genel Müdürü Recep Altuntaş da mutfak sanatlarının turizmdeki önemine dikkat çekti. Altuntaş, Türk mutfağının köklü geçmişine vurgu yaparak Denizli mutfağının da bu zenginliğin önemli bir parçası olduğunu ifade ederek, "Türk mutfağı, dünyada sayılı mutfaklar arasında yer alıyor. Denizli mutfağı ise hem yöresel lezzetleri hem de doğal ürünleriyle çok özel bir konuma sahip. Biz de otel olarak bu zenginliği en iyi şekilde misafirlerimize sunmayı hedefliyoruz. Şeflerimizin sanatsal dokunuşları, misafirlerimize sadece bir yemek değil, aynı zamanda unutulmaz bir deneyim yaşatıyor" dedi.
İstanbul İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler MYO öğrencilerinden sektörel çıkarma İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Ayakkabı Tasarımı ve Üretimi Programı öğrencileri, sektörün mutfağını yerinde görmek amacıyla modern üretim tesislerine teknik bir gezi düzenledi. Akademi ile sanayi arasındaki bağı güçlendirmeyi hedefleyen anlamlı bir buluşma gerçekleşti. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Ayakkabı Tasarımı ve Üretimi Programı öğrencileri, sektörün mutfağını yerinde görmek amacıyla modern üretim tesislerine teknik bir gezi düzenledi. Genç yetenekler, teorik bilgilerini devasa bir üretim hattının dinamikleriyle birleştirme fırsatı buldu. Üretimin tüm aşamaları incelendi Ziyaret kapsamında öğrenciler, bir terliğin fikir aşamasından son paketleme anına kadar geçen tüm kompleks süreci adım adım inceledi. Gezi boyunca üretim bandının her bir istasyonunda duran öğrenciler, sektör profesyonellerinden teknik detaylar aldı. Ar-Ge ve Tasarım Merkezi: Öğrenciler, dijital tasarımların fiziksel prototiplere nasıl dönüştüğünü, modelleme ve kalıp hazırlama süreçlerindeki kritik hassasiyetleri gözlemledi. Kesim ve Saya Hazırlama: Malzeme verimliliğinin ve hatasız kesimin önemine dikkat çekilen bu bölümde, otomasyon sistemlerinin hızı ve insan emeğinin titizliği bir arada görüldü. Montaj ve Enjeksiyon Hattı: Terliklerin form kazandığı enjeksiyon makineleri ve montaj hatlarında, seri üretimin disiplini teknik bir vizyonla aktarıldı. Sürdürülebilirlik ve teknoloji odaklı üretim vizyonu Ziyaretin en dikkat çeken bölümlerinden biri, modern sanayinin vazgeçilmezi olan "Yeşil Üretim" teknolojileri oldu. Öğrenciler, yıllık 59,5 ton atığı geri dönüştürerek çevreye kazandıran ve üretim enerjisinin yüzde 75 gibi büyük bir kısmını güneş enerjisinden karşılayan, döngüsel ekonomiyi kağıt, plastik, cam ve metalin ötesine taşıyarak terlik üretimindeki firelerinin yüzde 100’ünü henüz atık statüsüne geçmeden üretim bandına geri kazandıran sürdürülebilirlik hamlelerini yerinde inceledi. Sektörün sadece üretim kapasitesinden ibaret olmadığını gören genç tasarımcılar, 50’den fazla ülkeye ihraç edilen ve yılda 100 milyon çift üretim kapasitesine ulaşan dev bir ekosistemin operasyonel gücüne tanıklık etti. Yaklaşık 1.500 çalışanın kolektif emeğiyle yürütülen süreçler, öğrencilere bir işletmenin kurumsal yapısı hakkında önemli ipuçları verdi. Akademik kadrodan samimi teşekkür Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Serap Çaşkurlu öncülüğünde gerçekleşen ziyarete; Doç. Dr. Şeyda Eyüpoğlu, Öğr. Gör. Betül Kır ve Öğr. Gör. Can Hacıosmanoğlu da eşlik ederek öğrencilerle birlikte üretim süreçlerini değerlendirdi. Akademik kadro adına iletilen teşekkür mesajında şu ifadelere yer verildi: "Bölüm olarak gerçekleştirdiğimiz teknik gezi kapsamında fabrikanızı ziyaret etmekten büyük memnuniyet duyduk. Misafirperverliğiniz ve bizlere sunduğunuz samimi karşılamadan dolayı başta yöneticileriniz olmak üzere tüm çalışanlarınıza şükranlarımızı sunarız. Öğrencilerimize yönelik gerçekleştirdiğiniz bilgilendirmeler ve üretim süreçlerine dair paylaştığınız değerli bilgiler, sektör ile eğitim arasındaki bağın ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Teorik bilgilerin uygulama ile desteklenmesi açısından bu tür iş birliklerinin öğrencilerimiz için son derece faydalı ve yol gösterici olduğuna inanıyoruz. Ziyaretimiz süresince bizlere gösterdiğiniz ilgi, sabır ve içten yaklaşımınız için tüm hocalarımız ve öğrencilerimiz adına teşekkürlerimizi sunarız." Eğitimde uygulamalı dönem Gezi sırasında heyecanlarını gizleyemeyen öğrenciler, derslerde gördükleri tekniklerin endüstriyel boyutta nasıl karşılık bulduğunu görmenin kariyer planlamaları için dönüm noktası olduğunu belirtti. Uzmanlar ise nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamada saha deneyiminin hayati önem taşıdığını vurguladı. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa öğrencilerinin; ziyaret sonunda sadece birer gözlemci olarak değil, geleceğin ayak giyim dünyasını şekillendirecek vizyoner adaylar olarak tesisten ayrıldığı aktarıldı. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ve öğrencilerin merak ettiği soruların yanıtlandığı bir soru-cevap paneli ile sona erdi.