POLİTİKA - 16 Nisan 2012 Pazartesi 11:39

MUSTAFA AKAYDIN`DAN CHP`LİLERE AОIR ELEŞTİRİ

A
A
A
MUSTAFA AKAYDIN`DAN CHP`LİLERE AОIR ELEŞTİRİ

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, "Ben üniversiteler kurdum. Üniversiteler yönettim, bir belediyeyi mi yönetemeyeceğim arkadaşlar" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kemer İlçe Kongresi`ne katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, eski genel başkanı Deniz Baykal, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP`lileri sert bir dille eleştirdi.
2009`da partinin listesine bir tane bile meclis üyesi yazdıramadığından yakınan Akaydın, o dönemde istifanın eşiğine geldiğini, son dönemde de belediye meclisinde engellendiğini, belediyeye otobüs aldırılmadığını ileri sürerek partideki bazı çevrelerin ayak oyunlarını partililere şikayet etti.
Yerel seçimlerde kendisini aday gösterenlerin bile seçileceğine inanmadığını söyleyen Akaydın, "buna o kadar inanıyorlardı ki, seçilemeyeceğime dair takım elbisesine iddiaya giren partililer vardı" dedi. Akaydın, 3 yıldır entrika siyasetinin sıkıntısını çektiğini söyledi.
"Benim çok gür sesle tansiyonu yükselterek biraz da hamaset vererek konuşma yeteneğim yok. Benim konuşmam biraz savunma niteliğinde bir konuşma olacak, sizlere karşı kendimi savunacağım. Kendimi partimizin neden iktidara gelemediğini anlatmak zorunda hissediyorum" diyen Akaydın, yapılan yanlışlara değindi. Salona girdiğinde Antalya eski Milletvekili Nail Kamacı arkadaşını gördüğünü anlatan Akaydın, sözlerine şöyle devam etti: "Bu, benim Antalya`da katıldığım 3. kongredir. Daha önce katıldığım Kepez
Kongresinde Nail Kamacı`nın bana bir sataşması oldu. Çok severim kendisini aramız iyidir. Ona cevap verecektim ama baktım ki yarım saat önce ayrılmış. Arkasından telefon ettim `Nail Kamacı gel sana cevap vereceğim bana sataşman konusunda` dedim. Ama maalesef Antalya`ya gidiyorlarmış"
CHP`LİLİОİMİ KİMSEYE TARTIŞTIRMAM
Hakkında bur sürü iddianın olduğunu belirten Akaydın, şunları söyledi: "Benim hakkımda bir sürü iddia var. `Partimizin jargonuyla uyuşamadı hoca`, `hoca üniversiteyi idare eder gibi belediyeyi idare ediyor`, `Belediyeyi üniversitedeki arkadaşlarıyla doldurdu` falan filan. Bunların hepsine karşı mantıklı cevaplarım var. Tek başına değil kendim gibi CHP olan bir aileden geliyorum. Annemin iki dedesi de peş peşe Çorum ilimizin CHP`li belediye başkanlığını yapmıştır. Babam CHP`nin milletvekilliğini
yapmıştır. Böyle bir aileden geliyorum. Partililiğimi kimseye tartıştırmam. Ama ben her yere gittiğimde Kuva-yi Milliye nutukları çekecek bir insan da değilim. Ruh olarak Kuva-yi Milliyeciyim ama onu da her konuşturmaya sıkıştıranlardan değilim. Tabii ki belediye başkanı olarak siyasette taraf olma hakkım var, konuşma hakkım var"
PARTİ REFERANSIYLA İŞÇİ ALDIM AMA OYLARINI BELİRLEMEDİM
Büyükşehir Belediye Başkanı olarak büyük rol alayım diye kongrelerde bir takım kişilerin destekçisi durumunda olmadığını savunan Akaydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ama belediyemin içinde mevcut sayıda partili var, işçi var. Üç yıl boyunca belediyeye yüzde 40 oranında işçi yerleştirdim ama bunlar parti referansıyla yerleşmiştir. Belediyede 220 üye var. Arkadaşlarıma dedim ki, yakın çevremde olanlara sakın karışmayın, yani danışmanlarımı kastediyorum. Partili şirket genel müdürlerimi kastediyorum.
Öbürlerine karışamam dedim. İşçi, inanın iki sene önceki kongrelerde de, bu kongre sürecinde de bu arkadaşlardan her gurubu destekleyen de oldu. Kapım da bütün partililere açıktır. Dolayısıyla bir de dedikodu var. Hocanın odasına girdim çıktım. Hoca benim adayıma destek veriyor diye, yok böyle bir şey arkadaşlar. Bir tek belediye söyleyemez Mustafa Akaydın ona kulis yapmıştır, kulis yaptırmıştır diye. İşe alma ödülü vaat etmiştir. İşten çıkarma tehdidi vaat etmiştir"
EŞİM ÜZERİNDEN YIPRATMAYA KALKIŞTILAR
"Eşim benim hayat arkadaşım, her şeyi beraber yaptık" diyen Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mustafa Akaydın konuşmasına şöyle devam etti: "Seçimlerde gönüllüleriyle ayrı bir parti gibi çalıştı. Teşekkür ediyorum. Eşimi karıştırmaya kalktılar. Çünkü özellikle Kepez ilçesinde kalabalık bir gönüllü gurubuyla çalıştı. Bu gönüllü gurubundan bir kısım Kepez İlçe seçimlerinde, şimdi karşımızda ortada oturan arkadaşımız Alican Deveci kardeşi destekledi bir kısmı da Halil Bahar`ı destekledi. Olay bu. Şimdi Nail
Kamacı arkadaşım bundan iki ay önce yanında iki kıdemli milletvekili, bir eski belediye başkanı, bir parti kurultay delegesiyle beraber makamıma geldi. Buyurun arkadaşlar dedim. Kepez seçimlerini sordular, Alican beyin hiç şansının olmadığını söylediler. Oyları sıraladılar, iyi tamam ama bana niye söylüyorsunuz bunları dedim. Ama yinede sizin Alican beye destek verdiğiniz gibi bir şayia var dediler. Vermiyorum dedim. Ama eşimle çalışan gönüllülerin bir kısmında kesseniz Alican`dan başkasına oy vermeyiz
diyenler var. Eşine sahip ol diyorlar. Niye sahip olayım kardeşim. Eşim partili, partinin delegesi, git sen kendin konuş bana ne. Halil Bahar`ın listesinde 3 kişi belediyede çalışıyor. Sorun bakalım bir tanesine bile baskıda bulunmuş muyum?"
KEMER`DE VESAYET DENEMESİ BAŞARISIZ OLDU
Partinin neden iktidar olamayacağı konusunda da düşüncelerini açıklayan Mustafa Akaydın, sözlerine şöyle devam etti: "Niye iktidar olamayacağımıza geliyorum. Kemal Yüksel bir vesayet lafı etti. Ben de çok meraklıyımdır arkadaşlara sordum vesayetten ne kastediyor diye. Dediler ki biz iki aday kendi aramızda oturduk. Kendi seçimimizin divanını dostane bir şekilde planladık. Divan başkanlığına Zeki Durmaz ağabeyimizi uygun gördük. Fakat bize üç gündür baskı yapılıyor. Neden Zeki Durmaz Baykal`cı değildir.
Akseki`de bir konuşmasında partideki biirlerini eleştirdiği için ceza görmüş bir arkadaş. Yani vesayet altına girmemiş bir büyük ağabey tarafından cezalandırılmış kesinlikle olmaz. 50 tane telefon aldım diyor arkadaşlardan, arkadaşlar işte bu vesayettir. Bunun add hakkım var, konuşma hakkım ı vesayettir. Bunun diğer adı entrikadır arkadaşlar. Ne olmuş biliyor musunuz? Bu genç arkadaşlardan biri galiba Zeki Durmaz arkadaşımızın yanında geçmişte stajerlik yapmışmış, bunu başaramayınca öbür arkadaşa diyorlar
ki, sen bunun tuzağına gelme, bak o onun stajeriydi diyorlar. Ama arkadaş da (Durmuş Can) hayır ben dik bir adamım söz verdim, sözümün arkasındayım illa Zeki Durmaz demiş. Konu budur"
ÜÇ YILDIR ENTRİKA SİYASETİ YAŞIYORUM
Üç yıldır partide entrika siyaseti yaşadığını savunan Akaydın, şöyle konuştu: "Çelme takma siyaseti. Geçen hafta yaşananları görüyorsunuz vaktim olsa onun da perde arkasını anlatacağım. Ekranlara bir belediyeci arkadaş çıktı. Bütün suçu eşime yıktılar, Konyaaltı delegesi olarak nasıl kalkar da kart gösterir çarşaf listeleriyle şu bu, böyle bir anlayış var mı arkadaşlar? Partiliyiz biz. Seçimde kartımızı çıkarıp gösteremeyecek miyiz? Onun için diyor ki, nasıl bir sosyal demokrat belediyecilik anlayışı bu,
AK Parti`lilere sırtını dayayarak bu başkan artık başkanlık yapabileceğini mi zannediyor. Bir de tehdit ediyor beni basının önünde, ben hiç bir zaman basının önünde bir partilimi şikayet etmedim. İlk defa konuşuyorum. Artık sabrım tükendi bundan sonra konuşacağım. Çünkü çenem kuvvetlidir. Konuşursam bütün ayıpları ortaya koyarım, bundan çok daha iyi ortaya koyacağım"
PARTİ KÜÇÜK İNSANLARIN BÜYÜK GÖLGESİNDEN ÇOK ÇEKTİ
Konfüçyus`ün çok güzel bir lafı olduğunu anlatan Mustafa Akaydın, şunları söyledi: "Küçük insanların büyük gölgesi olursa, güneş orada batıyor demektir` diyor. Bu işte vesayettir. Küçük insanların büyük gölgesinden bu parti çok çekti. Üç sene önce ben gökten zembille geldim, davetle. Aday adaylığı sürecinde yaşananları anlatmak istemiyorum. En iyi bilenlerden biri Osman Kaptan milletvekilimizdir. Çünkü büyük ağabeyden aldığı direktiflerle seçimi o yürütüyor. Parti bir tane Büyükşehir Belediye Meclis
üyesi belirlememe izin vermedi. Halka ayıp olur diye istifanın eşiğinden döndüm. O zaman ki genel başkanıma dedim ki `genel başkanım anlıyorum sizi benim seçileceğime inanmıyorsunuz` aynen söylediklerimi söylüyorum, ben açık sözlü bir insanımdır. Hiç kimsenin yüzüne söyleyemeyeceğimi arkasından söylemem. `Ben belediye başkanı olacağım zaman davul bende, tokmak bu adamlarda olacak` Bu adamlar dediklerim 9 tane adam ve `o adamlar beni çalıştırmayacak` dedim. Dinlemedi tabii beni, hiç beklemediği şekilde
belediye başkanı seçildim. Benim seçilemeyeceğime takım elbisesine iddiaya giren çok büyük partililerim vardır."
BÜYÜK AОABEY BENİ ÇALIŞTIRMAMA TALİMATI VERMİŞ BELGELERİM VAR
Çok acıları olduğunu belirten Akaydın, konuşmasına şöyle devam etti: "Basında benim aleyhime konuşan partililerimin video görüntüleri var. Bir tanesi çantamda şu an, arabamda. Yazılı çıktıları da var. Saat saat, dakika dakika ne dedikleri belli, hepsini genel merkeze raporladım. Hiç bir şey olmadı. Niye çünkü büyük ağabey korkusundan Antalya`yı kaplanların önüne attı. Daha kötü hayvan ismi söylemeyeceğim kaplanların diyorum. Ve en son dediler ki o büyük ağabey `Sakın büyükşehir belediye başkanını bundan
sonra Antalya`da çalıştırmayacaksınız` işte hedef bu, yapılanlar bunlar. Bundan ben mi fayda edeceğim? 60 yaşındayım ben bu dünyada bir çok zevki yaşadım. Ben üniversiteler kurdum. Üniversiteler yönettim, bir belediyeyi mi yönetemeyeceğim arkadaşlar. Veya büyükşehir belediye başkanı olmak, başkan olarak kalmak bana çok şey mi kazandıracak."
Partinin mutluluğu için çalıştığını belirten Akaydın, şöyle konuştu: "Başka hiç bir iddiam yok. Geçen sene Berlin Fuarı`nda telefonla beni arayarak genel başkan milletvekilliği adaylığı teklif etti. Kibarca reddettim dedim ki `Antalya beni beş yıllığına belediye başkanı olarak seçti` Keyfime bakardım arkadaşlar, ömür boyu bol maaş, uçaklarda indirimli seyahat, öyle değil mi? Kabul etmedim. Sorun genel başkana. Ama bir an şüphelendim. O sıralar parti hareketli, Ankara`ya gidip çadır kuranlar var. Genel
başkana sordum. İtiraf etti, kendisine çok teşekkür ediyorum. Dedim ki `Genel başkanım durup dururken siz belediye başkanına niye milletvekiliği teklif edeceksiniz. Bunun arkasında size bunu yaptıran var mı?` dedim. `Var` dedi. İşte o büyük ağabey yaptıran"
"Ben çaylak politikacıyım ya, üniversiteden geldim anlamam ya bu entrikalardan" diye konuşmasını sürdüren Akaydın, şu ifadeleri kullandı:"Sonradan öğrendim ki parti meclis üyeleri ve genel başkan yardımcılarından bu partimizin geleneksel taktiğiymiş. Eğer belediye başkanı biraz ayağa dolanıyorsa, ona denirmiş ki, gel seni bu dönem milletvekili yapalım ayağımıza dolanmasın Antalya`da diye. Hesap bu arkadaşlar"
Akaydın, konuşmasında "Otobüs aldırmıyorlar bana, böyle bir şey olmaz. Halk benden kırmızı otobüs bekliyor. Her gittiğim yerde soruyorlar. Otobüs aldırmıyorlar, sonra diyorlar ki `Sen bizim partimizin belediye başkanlığına yakışmıyorsun`, `Hoca sıfırı tüketti`, `Bir daha seçilemez` Partinin önemli bir kişisinin böyle konuşmaya hakkı var mı? Sonra da inkar ediyorlar. Ben diyorum ki gidin gazetecilerle görüşün yüz yüze erkanlara çıkın söyleyin. Gazeteciler söylüyor bunu"
KAYBEDERSEK KENDİMİZ YÜZÜNDEN KAYBEDERİZ
Akaydın, konuşmasında "Bir belediye başkanının çıkıp yerel bir televizyonda `Akaydın bizim partimizin jargonuyla uğraşmasın` diyebilir mi arkadaşlar" ifadelerini kullandı.
"Böyle bir şey var mıdır?" diye soran Akaydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben beceriksiz bir belediye başkanı olsam bile bunu kamuoyunun önünde söylemeye hiçbir partilinin hakkı yoktur. Bu partiye ağır derecede disiplin suçudur. Bu hafta da diyorlar ki, parti grup kararına uymadı. Yahu siz 3 yıldır buna uymuyorsunuz. Bir çok kritik kararımı AKP`lilerle MHP`lilerle geçiriyoruz. Şimdi ben mi suçlu oluyorum. Arkadaşlar işte bunlar benim acılarım, dertlerimdir. Kendi topuğumuza kurşun sıkmazsak önümüzdeki
seçimlerde Antalya`nın bir çok ilçelerinde belediye başkanlığını bizden kimse alamaz. Kaybedersek AK Parti yüzünden değil kendimiz yüzünden kaybederiz."
ÜLKEN VE KAPTAN 10 DAKİKA SONRA UYANDI
Akaydın`ın konuşmasının ardından Göynük Belediye Başkanı Necati Topaloğlu konuşmasını gerçekleştirdi. Topaloğlu`nun konuşması tamamlandıktan sonra İl Başkanı Özer Ülken, PM Üyesi Osman Kaptan cevap hakkı doğduğunu ileri sürerek söz istedi. Divan Başkanı PM Üyesi Zeki Durmaz önce söz vermedi. Ülken ve Kaptan konuşmak için ısrar edince Divan Başkanı Durmaz toplantıya ara verdi.
Bu sırada Mustafa Akaydın da veda ederek salondan ayrıldı. Verilen aradan sonra Özer Ülken hararetli biçimde söz almak için ısrar ederken, Yıldıray Sapan tarafından "Basın var yapmayın, basının önünde yapmayın" diye sakinleştirilmeye çalışıldı.
Divan Başkanı Zeki Durmaz`ın, kongre delegelerinin itirazlarına rağmen söz vermesi üzerine kürsüye ilk olarak PM Üyesi Antalya Milletvekili Osman Kaptan geldi.
CHP`NİN BOYU HİÇ KISA OLMADI
Partilileri metanetli olmaya çağıran Antalya Milletvekili PM Üyesi Osman Kaptan, CHP`nin, dünyada devlet kurulmadan önce kurulan tek parti olduğunu hatırlatarak konuşmasına başladı. Her kademedeki partilinin sorumluluğunun idraki içinde olması gerektiğini belirten Kaptan, şöyle konuştu: "Bu konudaki görevimizi aksatmadan yapmak zorundayız. birbirimizi de sevmek saymak zorundayız"
Akaydın`ın Konfüçyüs`den aktardığı "Küçük insanların büyük gölgesi olursa güneş orada batıyor demektir, sözünü hangi amaçla söylediğini bilmediğini ifade eden Osman Kaptan, sözlerine şöyle devam etti: "Ama Cumhuriyet Halk Partisi`nin boyu, hiçbir zaman kısa olmamıştır. Bu devleti kuran CHP`dir, Cumhuriyeti kuran CHP`dir, CHP`nin örgütü vardır. Örgütüne de saygı göstereceğiz, belediye başkanına da saygı göstereceğiz"
BELEDİYEYE GİRECEK ÇOCUОUM YOK
CHP Antalya İl Başkanı Özer Ülken ise şunları söyledi:
"Bugüne kadar Antalya`da hiç yaşamadığımız 30 yıldır CHP`de görev yapan bir kardeşinizim. Şu kongre süreçlerimizde de hiç karşılığı olmayan ilk defa böyle bir davranışla karşılaştık. Antalya`nın sorunlarını gelip buraya taşımaya gerek yoktu. O sorunlar burada gelip konuşuluyorsa buna da bir iki cümleyle cevap vermek gerekiyordu. Ben basının önünde parti terbiyem, parti ahlakım ve derin örgüt mücadelemde bana verilen o terbiyeden dolayı burada Büyükşehir Belediye başkanımızın o sözlerinin çoğunun da gerçek
olmayan o sözlerinin hiç birisine cevap verme ihtiyacı duymuyorum. Parti terbiyem örgütüm bana bunu öğretti. Ben bunu nerelerde ne şekilde konuşacağımı gayet iyi biliyorum. Belediyeye girecek hiçbir çocuğum yok evladım yok bu parti bu kavgayı sizler için veriyor bunu unutmayın."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş’ta el emeği ürünler sergilendi Muş’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında gençlik merkezlerinde eğitim gören kursiyerlerin yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Muş’ta Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında, Muş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren gençlik merkezlerinde kursiyerler tarafından hazırlanan el emeği ürünler sergilendi. Gençlik merkezlerinde açılan kurslarda eğitim alan kursiyerlerin yıl boyunca hazırladığı el sanatları, dekoratif ürünler ve çeşitli tasarım çalışmaları düzenlenen sergide vatandaşların beğenisine sunuldu. 19 Mayıs Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında açılan sergiye vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, ziyaretçiler stantları dolaşarak ürünleri yakından inceleme fırsatı buldu. Kursiyerlerin hazırladığı çalışmaların büyük beğeni topladığı etkinlikte, gençlerin sanatsal ve kültürel faaliyetlere yönlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. Sergiyi ziyaret eden Muş Gençlik ve Spor İl Müdürü Yusuf Kılıç, gençlere yönelik sosyal, kültürel ve sanatsal faaliyetlerin devam edeceğini belirterek, benzer etkinliklerle kursiyerlerin çalışmalarını vatandaşlarla buluşturmaya devam edeceklerini kaydetti. Kılıç, "Gençlik Haftası kapsamında sadece kültürel faaliyetler değil, aynı zamanda sportif ve sanatsal faaliyetlerimiz de mevcut. Burada gördüğümüz eserlerin yanı sıra diğer merkezlerimizde ve tesislerimizde de birçok çalışmayı sergiliyor, sahalarımızda çeşitli turnuvalar düzenliyoruz. Bugün burada çok anlamlı bir sergi gerçekleştirdik. Gençlik merkezimizde bir yıl boyunca yapılan el sanatları eserlerini vatandaşlarımızın beğenisine sunduk. Gençlerimizin emek vererek hazırladığı eserleri burada sergiliyoruz. Bizim buradaki temel amacımız, gençlerimizi bağımlılıktan uzak tutmaktır. Gençlerimiz buralara gelip bu eserleri ortaya koyuyor ve zamanlarını verimli bir şekilde geçiriyor. Çünkü burada olmazlarsa kötü alışkanlıklarla karşı karşıya kalabilirler. Biz de önleyici faaliyetler kapsamında bu çalışmaları yürütüyoruz. Burada gerçekten çok değerli eserler ortaya çıkmış. Ben zaman zaman kurslarımızı gezip yerinde incelemeler yapıyor, gençlerimizle sohbet ediyorum. Çok güzel çalışmalar var. İnşallah ileride büyük sanatçılar olur ve kendi sergilerinizi açarsınız diye onları teşvik ediyoruz. İmkânı ve boş vakti olan tüm gençlerimizi ve vatandaşlarımızı gençlik merkezlerimize bekliyoruz" dedi. Gençlik merkezinde çalışmalarını yürüten usta öğretici Tülay Işık, "Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen sergimizin bugün açılışını gerçekleştirdik. Yıl boyunca ortaya koyduğumuz çalışmaları sergileme imkanı bulduk. Bu süreçte bizlere destek veren gençlik merkezi yönetimine ve kursiyerlerimize teşekkür ediyoruz. Yıl boyunca yaklaşık 150 kursiyere ulaştık. Burada amacımız sadece hobi kazandırmak değil, aynı zamanda gençlerimizi sanatla buluşturarak terapi niteliğinde bir ortam oluşturmak. Faydalı olabiliyorsak ne mutlu bize. Kurslarımızda ahşap işlemeciliği başta olmak üzere su kabağı ve çini işleme gibi çeşitli alanlarda eğitimler veriyoruz. Sanat terapisi kapsamında yürüttüğümüz çalışmalarla gençlerimizin gelişimine katkı sunmaya devam edeceğiz. Bu faaliyetlerin sürdürülebilmesi için elimizden gelen desteği vermeyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Düzce "DÜFest 2026" renkli görüntülere sahne oldu DÜZCE (İHA) – Düzce Üniversitesinin her yıl geleneksel olarak düzenlediği öğrenci festivali DÜFest 2026, ikinci gününde spor turnuvaları, sergiler, halk oyunları gösterileri ve konserlerle öğrencileri bilim, sanat ve eğlenceyle buluşturdu. Kampüs alanında gerçekleştirilen festivalin ikinci günü, Sporfest Satranç Turnuvası ile başladı. Gün boyu süren etkinliklerde öğrenciler; oryantiring ve yüzme yarışmalarında rekabetin ve sporun birleştirici gücünün tadını çıkardı. Etkinlikler kapsamında açılan Bilim ve Teknoloji Sergisi ile "Temas: İnsan, Mekan, Zaman" Fotoğraf Sergisi öğrencilerden ilgi gördü. Mezunlar yıllar sonra kampüste buluştu Festival programında yer alan "Mezuniyet Bir Son Değil, Bir Bağdır; Bağlarımızı Tazelemeye Hazır mısınız?" etkinliğiyle DÜ mezunları kampüste yeniden bir araya gelerek hasret giderdi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği DÜFest Panayırı’nda ise kulüp ve topluluklar stant açarak faaliyetlerini tanıttı. Kültür, Sanat ve Dans Topluluğu ile Spor Bilimleri Topluluğunun halk oyunları gösterileri izleyicilerden alkış aldı. Sporfest Geleneksel Okçuluk Turnuvası ile devam eden etkinlikler, akşam saatlerinde yerini müziğe bıraktı. Berkan Uz, Mert Yıldırım ve DJ Ali Hakan Eren’in performanslarıyla hareketlenen festival alanı, günün finalinde sahne alan "Maço Band" grubunun konseriyle renklendi.
Aydın Didim’de atık piller geri dönüşüme kazandırılıyor Didim Belediyesi tarafından geri dönüşüm bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla ilçe genelindeki birçok noktaya atık pil kutuları yerleştirildi. Çalışma kapsamında çevreye zarar verebilecek atık pillerin kontrollü şekilde toplanması hedefleniyor. Didim Belediyesi tarafından yürütülen çalışma kapsamında, vatandaşların kolay ulaşabileceği birçok noktaya atık pil kutuları yerleştirildi. İlçe genelinde sürdürülen uygulamayla birlikte atık pillerin ayrı toplanarak geri dönüşüm sürecine kazandırılması amaçlanıyor. Doğaya bırakıldığında toprak ve su kaynakları üzerinde ciddi çevresel riskler oluşturabilen atık pillerin kontrollü şekilde toplanmasıyla birlikte çevre kirliliğinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Didim Belediyesi tarafından sürdürülen çevre çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen uygulamayla, geri dönüşüm alışkanlığının günlük yaşamın bir parçası haline gelmesi amaçlanıyor. Atık pil kutuları sayesinde vatandaşların geri dönüşüm süreçlerine daha aktif katılım sağlaması hedeflenirken, çevre dostu uygulamaların ilçe genelinde yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi. Didim Belediyesi, çevre dostu uygulamalar ve sürdürülebilir kent anlayışı doğrultusunda geri dönüşüm ve sıfır atık çalışmalarını ilçe genelinde sürdürmeye devam ediyor.
İstanbul Sultangazi kurban pazarında hareketlilik başladı Sultangazi’de her yıl kurulan ve İstanbul’un birçok kesiminden vatandaşların uğrak noktası olan kurbanlık satış alanı, bu yıl da Sultangazi Belediyesi tarafından kurularak hizmet vermeye başladı. Türkiye’nin farklı bölgelerinden getirilen büyükbaş ve küçükbaş kurbanlıklar kurulan çadırlarda yerini alırken, ilk günden satış yaptıklarını belirten satıcılar ise müşterilerin ilgisinin yoğun olduğunu belirtti. Bu yıl da Sultangazi Belediyesi tarafından kurulan kurban satış noktası, vatandaşlara hizmet vermeye başladı. Geniş bir alana kurulan ve içinde kafeteryasından sosyal donatı alanlarına her türlü imkanın bulunduğu ve ücretsiz internet ağı hizmetinin verildiği pazar, ilk günden yoğun ilgi gördü. Türkiye’nin farklı bölgelerinden getirilen kurbanlıklar satışa sunulurken, satıcılarsa ilgiden dolayı memnun olduklarını söylediler. Kurbanlık satışı yapan Veysel Günal, "Sultangazi Belediyesi’nin açmış olduğu kurban pazarına geldik. Sinop’tan getirdik. Bu sene 200 ile 400, 500 kilo üzerinde hayvanlarımız var. Aşağı yukarı geçen sene ile bu sene arasında fiyatlarda yüzde 25 gibi bir fiyat farkı var. 200 bin TL’den 450 bin TL’ye kadar hayvanımız var. Şu anda 1-2 tane sattık. İnşallah bu hafta istediğimiz emeğimizi alırız" dedi. Bir diğer kurbanlık satıcısı Şükrü Toklu, "Samsun Alaçam’dan geldim. Kurbanlık hayvanlarımızı getirdik, yerine yerleştirdik. Müşteri ufak tefek gelmeye başladı. Fiyatlarımız 200 ile 400 bin arasında. Beklentimiz bu sene iyi olacak gibi" ifadelerini kullandı. Soner Özgenç ise, "Kurbanlıklarımızı getirdik, satmayı bekliyoruz. Fiyatlarımız 250’den başlıyor, 500’e kadar kurbanlıklar mevcut. Canlı kilo 600, 700, 1 tona yakın danalarımız var. Hareketlilik var, gelen giden oluyor şu anda. İlk günden böyle olduğu için biraz beklentimiz var, iyi olmasını bekliyoruz" diye konuştu. Pazara kurbanlık almak için gelen Zeki Koroğlu ise, "İşler güzel. Bu sene hayvanlar ucuz. Bir bakmaya geldik. Bu sene geçen seneye göre iyi. Geçen sene 200’dü, bu sene de 225-250 civarında" dedi. Küçükbaş hayvan satışı yapan Serhat Nemli, "Doğal ve organik hayvan almak isteyen buraya gelebilir. Hayvanlarımız kesinlikle meradan olup doğaldır, katkı içermemektedir. Müşterilerimizi bekleriz. Fiyatlarımız 20 binden başlar, 35-40 bine kadar çıkıyor" dedi. Serdar Demirbaş ise, "Hayvanlarımızı bugün Iğdır’dan getirdik. Satışlarımız bugünden itibaren başlayacak inşallah. 25 binden 40 bine kadar hayvanımız var. Yayla hayvanı, besi yemi yemedi, sadece yaylada beslendi" ifadelerini kullandı. Öte yandan Sultangazi Belediyesi’nin kurduğu kurban satış alanı havadan dron kamerası ile görüntülendi.
Siirt Komşu illerde aşırı yağışlar nedeniyle Siirt fıstığında rekolte ve talebin artması bekleniyor Fıstık üretimi olan illerde aşırı yağışların mahsule zarar vermesiyle, Siirt fıstığında rekolte ve talebin artması bekleniyor. Türkiye’nin en önemli fıstık üretim merkezlerinden biri olan Siirt’te, bu yıl fıstıkta ’var yılı’ yaşanıyor. Üreticiler, komşu illerde yaşanan olumsuz hava şartlarının Siirt fıstığına olan talebi artırmasını bekliyor. Son iki yıldır bölge genelinde etkili olan aşırı sıcaklar ve kuraklık nedeniyle zor günler geçiren fıstık üreticileri, bu sezondan umutlu. Geçtiğimiz yıllarda kuraklığa bağlı kuruma ve artan hastalıklarla mücadele eden ağaçlar, bu sene yüksek verim sinyalleri veriyor. Fıstık üreticisi Mehmet Karataş, bu yılın fıstıkta ’var yılı’ olduğunu belirterek, iklim şartlarının üretimde belirleyici rol oynadığını söyledi. Karataş, "Bu sene fıstıklarımız var yılı olarak görünmektedir. Son iki yıldır aşırı sıcaklardan dolayı kuraklıkla ilgili ciddi sıkıntılar yaşadık. Fıstıklarımızın çoğu kurumaya maruz kaldı. Hatta aşırı sıcaklardan dolayı hastalıkların da yaygınlaştığını gözlemledik" dedi. Siirt’te bu yıl verimin artmasını beklediklerini değerlendiren Karataş, "Eğer iklimsel bir sorun olmazsa, bu sene verimin daha da artacağını görebiliyoruz. Şanlıurfa ve Antep’te yaşanan aşırı sel ve yağışlardan dolayı Siirt fıstığına rağbetin artacağına inanıyoruz" diye konuştu Üreticilerin bilinçli hareket etmesi gerektiğini dile getiren Karataş, "Herkesin fıstık konusunda daha iyi bilinçlenip erken müdahale ile haşere ve hastalık kontrolünü yapması halinde, bölgemizde daha kaliteli ürün elde edip daha iyi verim alacağımızı umuyorum. Herkese bol ve bereketli bir sezon diliyorum" ifadelerini kullandı.
Malatya Battalgazi’de Engelliler Haftası’na özel program Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, belediye bünyesinde hizmet veren Engelsiz Yaşam Merkezi’nin düzenlediği Engelliler Haftası programına katıldı. Battalgazi Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Engelsiz Yaşam Merkezi’nde 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında bir program düzenlendi. Programa Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, AK Parti Malatya Kadın Kolları Başkanı Esin Yılmaz, aileler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Merkezdeki öğrencilerin hazırladığı çeşitli gösterilerin sahnelendiği ve şarkıların söylendiği etkinlikte, yüz boyama aktiviteleriyle çocuklar gönüllerince eğlendi. Ailelerin de çocuklarıyla birlikte vakit geçirdiği programda konuşan Başkan Taşkın, merkezin engelli vatandaşlar için taşıdığı öneme dikkat çekti. "Bu yavrularımız bize emanet" Programda konuşan Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Engelsiz Yaşam Merkezi’nin yalnızca bir eğitim alanı değil, aynı zamanda özel bireylerin sosyal hayata adapte olabildiği önemli bir yaşam merkezi olduğunu ifade etti. Başkan Taşkın, "Özel bir okul, özel öğrenciler ve özel ailelerimiz var. Ailelerimizi sabırlarından dolayı ayrıca kıymetli görüyorum. Rabbim herkesi farklı şekillerde imtihan ediyor. Bu yavrularımız sadece sizlerin değil, bizim de emanetimizdir. Bizler de kendi çocuklarımız gibi görerek burada onlara nasıl daha iyi imkân sunabiliriz, eğitim kalitesini nasıl daha ileri taşıyabiliriz diye gayret ediyoruz" dedi. Merkezde sunulan hizmetlerin geliştirilmesi için çalışmalar yürüttüklerini belirten Taşkın, "Çocuklarımız servislerle alınıp bırakılıyor. Uzman eğitmenler eşliğinde hem sosyal hayata adaptasyonları hem de günlük yaşam becerilerinin gelişmesi için çalışmalar yapılıyor. Elbette eksikler olabilir ancak bunları en aza indirmek için yoğun bir gayret içerisindeyiz." ifadelerini kullandı. "Aktiviteleri daha da artıracağız" Merkezin fiziki imkânlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yaptıklarını belirten Başkan Taşkın, "Burada basit ama etkili dokunuşlarla çocuklarımızın sosyal yönlerini geliştirecek alanlar oluşturmaya çalışıyoruz. Bahçe düzenlemeleri, küçük hayvan alanları ve çocuklarımızın doğayla temas kurabileceği bölümler oluşturuyoruz. Bu merkez, Malatya’da kendi alanında önemli bir donanıma sahip. Yüzme havuzundan fiziksel rehabilitasyon alanlarına kadar birçok hizmet burada sunuluyor. İnşallah bu anlamdaki aktiviteleri daha da artıracağız" diye konuştu. "Burasını bir ev gibi görüyorum" AK Parti Malatya Kadın Kolları Başkanı Esin Yılmaz ise Engelsiz Yaşam Merkezi’nin sosyal belediyecilik anlayışının önemli örneklerinden biri olduğunu belirtti. Yılmaz, "Burasını belediyenin merkezi dışında bir ev gibi görüyorum. Mümkün oldukça buradaki etkinliklere katılmaya çalışıyorum. İnsan için evine gelmek çok kıymetli bir şey. Başkanımız göreve geldiği günden bu yana burada yapılan hizmetlerin ve çalışmaların arttığını görüyoruz. Bu merkez, gönül belediyeciliğinin en güzel örneklerinden biridir. Engelsiz Yaşam Merkezi’ndeki özel bireylerimize gösterilen destek ve hizmetlerden dolayı Belediye Başkanımız Bayram Taşkın’a teşekkür ediyorum" diye konuştu.