SAĞLIK - 25 Aralık 2022 Pazar 10:09

Amniyotik bant sendromu olan bebekler anne karnında ameliyat ile tedavi edilebiliyor

A
A
A
Amniyotik bant sendromu olan bebekler anne karnında ameliyat ile tedavi edilebiliyor

Anne karnındayken bebeğin içinde yüzdüğü amniyon sıvısı ile dolu bulunan amniyon zarının bebeğin eline, ayağına, kordonuna ya da boynuna dolanması olan “amniyotik bant sedromu”, başarılı ve gelişmiş cerrahi yöntemlerle tedavi ediliyor.

Anne karnındayken bebeğin içinde yüzdüğü amniyon sıvısı ile dolu bulunan amniyon zarının bebeğin eline, ayağına, kordonuna ya da boynuna dolanması olan “amniyotik bant sedromu”, başarılı ve gelişmiş cerrahi yöntemlerle tedavi ediliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Perinatolog Prof. Dr. Selahattin Kumru, "Yeni gelişen fetoskopik yöntemlerle amniyotik bant sendromu olan ve operasyon için uygun olan bebekleri anne karnında ameliyat edebiliyoruz” dedi.


Amniyon zarının anne karnındaki bebeğin el, ayak parmaklarına veya bebeğin baş bölgesine dolanması veya yapışması durumu olarak belirtilen amniotik bant sendromu nedeniyle bebekte el ve ayakta kopmalar veya göbek kordonunun etkilenmesi durumunda bebeğin hayatını kaybetmesi riski bulunuyor. Oysa fetoskopi adı verilen anne karnında ameliyat ile bebekler kurtulabiliyor. Vücudunun bir uzvuna dolanan bant, anne karnındaki bebekten ameliyat ile alınıyor. Uzmanlar, bu tip sorunlarda zaman zaman anne adaylarına gebeliğin sonlandırılması gerektiğinin önerildiğini ancak gelişen yöntemlerle anne karnında ameliyat ve tedavinin mümkün olduğunu bildiriyor.


Türk Jinekoloji Derneği Antalya Şubesi üyesi ve eski başkanı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Perinatolog Prof. Dr. Selahattin Kumru, bu tarz sorunu olan gebelere bilinçsizce gebeliğin sonlandırılması önerisinde bulunulduğunu, oysa anne karnında ameliyat ile bantın tedavisinin mümkün olduğunu belirtti. Kumru, hem göbek kordonu hem de kolunda etkilenme olan bir bebeği başarılı şekilde fetoskopi ile tedavi ettiklerini ve olguyu Perinatoloji Dergisi’nde yayımladıklarını belirterek, “Örneğin bu anneye bizden önce gittiği hekim tarafından gebeliği sonlandırma önerisinde bulunulmuş. Bizim yaptığımız operasyondan sonra sağlıklı olarak dünyaya geldi. Yeni gelişen fetoskopik yöntemlerle amniyotik bant sendromu olan ve operasyon için uygun olan bebekleri anne karnında ameliyat edebiliyoruz” şeklinde konuştu.



“Yanlış ilaç kullanımı, sigara ve madde bağımlılığı tetikleyebilir”


Bu sendromun 3 ile 10 binde bir görüldüğünü belirten Prof. Dr. Selahattin Kumru, amniyotik bant sendromunun neden oluştuğuna dair bugüne kadar bildirilmiş bazı risk faktörleri olduğuna, bunlardan birisinin gebeliğin ilk üç ayında kullanılan prostaglandin analogu ilaçların tehlikeli olduğuna dikkat çekti. Kumru, “Bu ilaçlar, hekim önerisi olmadan düşük yapmak isteyen kişilerin kendi kendilerine kontrolsüz kullandıkları bir üründür. Amniyotik bant sendromu riskini arttırabilir. Diğer yandan, sigara ve madde kullanımı, uterusun geçirilmiş müdahaleleri, amniyosentez, ikizden ikize transfüzyon gibi durumlarda yapılan rahim iç müdahaleler amniyotik bant sendromu için risk faktörleri olarak görülüyor” diyerek anne adaylarını uyardı.



“Tanısı son derece kolay”


Amniyotik bant sendromu tanısının genellikle bebeğin ultrasonografi ile değerlendirilmesi sırasında konulduğunu belirten Kumru, bant bebeğin hangi kısmını etkiliyor ise o kısımdan başlayarak rahim duvarına doğru uzanan bantın görülmesinin uyarı işareti olacağını söyledi. Kumru, “Ultrasonografi sırasında kan akım renkli doppler ultrasonografi ile değerlendirilirse etkilenen kısmın uç tarafında kan akımı paterni değişiklikleri ve hatta kan akımı kayıpları görülebilir. Manyetik rezonans (MR) amniyotik bant sendromu olgularında ilave sorunlar hakkında bilgi verebilir” dedi.



“Ameliyat ile tedavi edilmesi mümkün”


Bebeğin herhangi bir organına dolanan bantın erkenden teşhis edilmesinin tedavinin önemli bir parçası olduğunu belirten Kumru, hasarın daha fazla büyümeden bebeğin anne karnında ameliyat edilmesi kararı verilmesinin gerektiğinin altını çizdi. Kumru, gebeliğin sonlandırılması yerine fetoskopik tedavi ile bebeklerin önemli bir kısmının sağlığına kavuşabileceğini belirterek, “Kullanılan fetoskoplar yaklaşık 3 milimetre çapında bir sistem olup, içerisinde kameranın yanında 1 milimetrelik lazer fiber giriş kanalı ve ayrıca bir de başka 1 mm disektör ya da makas giriş kanalı bulunmaktadır. Bu işlem sırasında genellikle anneye bölgesel anestezi (spinal anestezi) veriyoruz. Anne karnındaki bebek için de işlem sırasında hareket etmesini engellemek için kas gevşetici ve ayrıca anestezi veriyoruz. Bebeği etkilemiş olan banttan kurtarıyoruz” dedi.


Prof. Dr. Selahattin Kumru, amniyotik bantın anne karnındaki bebeklerin herhangi bir organına ya da göbek kordonuna yapışarak bebekte organ kaybı, sakatlık ya da göbek kordonunu etkileyen olgularda anne karnında bebeğin ölümüne neden olma potansiyeli olan bir sorun olduğuna dikkat çekerek, anne karnında fetoskopik yolla tedavinin bu sorunlara karşı işe yaradığının altını çizdi. Kumru, anne karnında ameliyat planlanırken genel kavramlardan ve bilgilerden daha çok sürecin hastaların bireyselleştirilerek yönetilmesinin en doğru yaklaşım olacağını sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Başkan Seçer: "Bir kenti tanıtmak için bazı enstrümanları kullanmanız lazım" Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin mayıs ayı ikinci birleşiminde konuşan Başkan Vahap Seçer, Mersin’in tanıtımına yönelik çalışmalara dikkat çekerek, "Bir kenti tanıtmak için bazı enstrümanları kullanmanız lazım" dedi. Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin 2026 Yılı Mayıs Ayı Olağan Toplantısı 2. Birleşimi, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında gerçekleştirildi. Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salonda gerçekleştirilen toplantında, birimlerden gelen 14 ve komisyonlara havale edilen 26 madde olmak üzere toplam 40 madde görüşüldü. "Bir kenti tanıtmak için bazı enstrümanları kullanmanız lazım" Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Mersin Sinema Ofisinden iki görevlinin, İspanya’nın Valladolid kentinde düzenlenecek olan ‘Valladolid Shooting Locations Marketplace’ etkinliğine gitmesine ilişkin ayrılan bütçenin görüşüldüğü maddeye şerh koyan meclis üyesine yanıt veren Seçer, "Sinema Ofisinin görevi, kendine has özellikleri olan Mersin’i, bir plato görevi yapabilmesi adına hem ulusal hem de uluslararası arenada anlatabilmek. Bir kenti tanıtmak için bazı enstrümanları kullanmanız lazım. Bunun yanı sıra da kentte sanat, spor, bilim ve siyaset dünyası gibi farklı alanlardan çok değerli isimler çıkartmanız lazım" dedi. Mersin’in bir sinema platosu haline gelmesi durumunda kentin gerek ekonomi olarak gerek tanınırlık olarak öne çıkacağını belirten Seçer, "Türkiye’nin tanıtım geliri olan dizilerin burada çekilmesi, Mersin’in tanıtımına da çok büyük katkı sunar. ‘Türkiye’nin izdüşümü’ olarak nitelendirdiğimiz Mersin’de, hangi içerikte film çekerseniz çekin o içeriğe uygun bir mekan bulabilirsiniz. Mersin’de her şey var" ifadelerine yer verdi. "32 milyar TL’den fazla bütçesi olan bir belediyenin Mersin için harcayacağı bütçeyi mesele edeceksek, ortaya vizyon koyamayız" Mersin’de düzenlenen Kültür Yolu Festivaline ilişkin değerlendirmeler yapan Seçer, belediyenin yapmış olduğu konserler ve kültür etkinliklerinin tartışıldığı kadar merkezi iktidarın yapmış olduğu festival ve benzeri etkinliklerin bütçesinin konuşulmamasını eleştirdi. Kültür Yolu Festivalinin Mersin’de ses getirmediğine dikkat çeken ve kentte yapılan konserlerin, etkinliklerin ve festivallerin kente katkı sunması gerektiğine işaret eden Seçer, "32 milyar TL’den fazla bütçesi olan bir belediyenin, Türkiye’nin parlayan yıldızı dediğimiz Mersin için harcayacağı birkaç bin euroyu eğer mesele edeceksek biz ortaya bir vizyon koyamayız. Bu kenti kalkındıramayız ve geliştiremeyiz. Bu konulara daha vizyoner bakmak lazım. Konunun karar verme yetkisi bendeydi, ilgili daire benden ‘olur’ istedi ben de verdim. Gitsinler, İspanya’da Mersin’i tanıtsınlar. Dünyanın her tarafından gelen film şirketleri olacak, bu fırsat bulunmaz. Bir film şirketinin ilgisini çeksek deseler ki, ‘Biz bir ay sonra Mersin’e geleceğiz, bir keşif yapacağız. Siz de madem buraya kadar gelmişsiniz belediye olarak bize mihmandar olun.’ Her türlü desteği sunarım. Yeter ki buraya film endüstrisi gelsin, ilgi duysun, film çeksin" ifadelerine yer verdi. Seçer, Kültür Yolu Festivalinin programından haberleri olmadığı için 19 Mayıs’a konser koyduklarını ve bu programla çakışmaması adına konseri farklı bir tarihe çekmek istediklerini ancak sanatçının uygun olmamasından kaynaklı bunu yapamadıklarını belirtti. Tüm bunları hassasiyetle düşündüklerini aktaran Seçer, kentteki etkinliklerin ve kentin diğer ülkelere tanıtılmasının hem elzem hem lazım olduğunun altını çizdi. Meclis Toplantısı, ilgili maddelerin oylanmasının ardından sona erdi.
Konya Konyaspor, kupa finalinin ilan edildiği gibi Antalya’da oynanmasını istiyor Konyaspor, Ziraat Türkiye Kupası’nda Trabzonspor ile oynayacakları final maçının daha önce ilan edildiği gibi Antalya’da oynanmasını istiyor. Son günlerde Ziraat Türkiye Kupası finalinin Antalya’dan alınmasına ilişkin kamuoyundaki tartışmalar nedeniyle Konyaspor Genel Sekreteri ve Basın Sözcüsü Cengiz Yönet imzasıyla kulübün sosyal medya organlarından açıklama yapıldı. Açıklamada, finalde Antalya’da oynanacağının, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından haftalar öncesinden açıklandığı ve tüm planlamaların bu doğrultuda yapıldığı hatırlatılarak, "Son günlerde final müsabakasının oynanacağı şehrin değiştirilmesine yönelik çeşitli değerlendirmeler gündeme gelmektedir. Konyaspor olarak, daha önce ilan edildiği şekilde finalin Antalya’da oynanmasının doğru olacağını saygıyla ifade etmek isteriz. Trabzonspor Kulübü ile her zaman karşılıklı saygı ve dostluk çerçevesinde ilişkiler yürüttük, bugün de aynı anlayış devam etmektedir. Aynı şekilde Türkiye Futbol Federasyonu ile ilişkilerimiz de kurumsallık ve karşılıklı saygı temelindedir. Antalya; tesisleri, organizasyon gücü, ulaşım imkanları ve futbol atmosferiyle böyle büyük bir finale en uygun şehirlerden biridir. Final yerinin değiştirilmesini gerektirecek herhangi bir neden olmadığını düşünüyoruz. Temennimiz; fair-play ruhunun ön planda olduğu, dostluğun ve futbolun kazandığı örnek bir final atmosferinin yaşanmasıdır" denildi.