YEREL HABERLER - 19 Ekim 2013 Cumartesi 14:54

(ÖZEL HABER) SURİYELİ AİLENİN 'BURUK' BAYRAMI SURİYE’DE DEVAM EDEN İÇ SAVAŞTAN KAÇARAK ANTALYA’YA GELEN SURİYELİ AİLE, ZOR ŞARTLAR ALTINDA YAŞAMAYA ÇALIŞIYOR ÜÇ ODALI GECEKONDUDA 17 KİŞİ YAŞAYAN SURİYELİ AİLE, KURBAN BAYRAMI'NI MEMLEKETLERİNDEN VE SE

A
A
A
(ÖZEL HABER) SURİYELİ AİLENİN 'BURUK' BAYRAMI
SURİYE’DE DEVAM EDEN İÇ SAVAŞTAN KAÇARAK ANTALYA’YA GELEN SURİYELİ AİLE, ZOR ŞARTLAR ALTINDA YAŞAMAYA ÇALIŞIYOR
ÜÇ ODALI GECEKONDUDA 17 KİŞİ YAŞAYAN SURİYELİ AİLE, KURBAN BAYRAMI'NI MEMLEKETLERİNDEN VE SE

Suriye’de devam eden iç savaştan kaçarak Antalya’ya gelen Muhiddin Mesdo ve Ammune Mesdo çifti, oğulları, gelinleri ve torunları ile bir gecekonduda yaşam mücadelesi veriyor. Üç odalı gecekonduda zor şartlar altında yaşayan 17 kişilik Suriyeli aile, memleketlerinden ve sevdiklerinden uzak bayram geçirmenin hüznünü yaşıyor.
Suriye'deki iç savaştan kaçarak iki ay önce Antalya’ya sığınan 17 kişilik Suriyeli ailenin dramı yürekleri burkuyor. Zeytin ve ekmekle karınlarını doyuran aile kendilerine uzanacak bir yardım elini bekliyor.
ARALARINDA HAMİLE DE VAR
İkisi hamile kadın, 6 çocuk, 2 yaşlı ve gençlerden oluşan 17 kişilik aile, otobüsle iki ay önce geldikleri Antalya’nın Kepez ilçesinde parkta yaşamaya başlarken, aileye parkın bakım işlerini yapan Kepez Belediyesi’nde bir taşeron firma işçisi Yavuz Koşapınar yardım elini uzattı.Aileye Baraj Mahallesi'nde 200 liraya bir ev kiralayan
Koşapınar, kendi eşyalarından da getirerek, Suriyeli ailenin barınma sorununa çözüm getirdi. Koşapınar, "Parkta aileyi görünce öğle yemeğimizi onlarla paylaştık. Bu insanların yardıma ihtiyacı olduğunu anladım. Elimden ne gelir diye düşünmeye başladım. Akşam iş çıkışı onları aldım komşumun evine yerleştirdim. Sonuçta onlar Suriyeli de olsa insandı. Ben onları o parkta bırakıp arkamı dönüp gidemezdim" dedi. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü ile görüştüklerini ve belediyeden yatak, tüpgaz ve erzak yardımı aldıklarını anlatan Koşapınar, "İki tane hamile kadın vardı. Çıplak ayakla geziyorlardı. Komşum halı battaniye işi yapıyor ondan, halı ve battaniyeler aldım. Kursaklarında ekmek yok. Kendime aldığım ekmeğin aynısı aileye de alıyorum" diye konuştu.
HAMİLE KADINLARDAN BİRİ BEBEĞİNİ KAYBETTİ
17 kişinin 3 odalı evde yaşamaya çalıştığını belirten Koşapınar, "Hamile kadınlardan biri iki gün önce kanama nedeniyle Atatürk Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Tedavisi yapıldı eve geldi Ama ertesi gün kanama nedeniyle çocuğu kaybetti. Hastane bizden para aldı. 6 aylık hamile bir kadın daha var. Şartlar hiç iyi değil. Bu şartlarda ceplerinde paraları yok. Küçük çocuklar var. Hepsinin ayağı çıplak betonda geziyorlar" diye konuştu. Asgari ücretle çalıştığını belirten Koşapınar, "Başbakandan, yerel yönetimlerden, iş adamlarından destek bekliyorlar. Çalışacak iş olsa çalışacaklar" şeklinde konuştu.
KURBAN BAYRAMI'NDA ET YEMEDİLER
Kurban Bayramı'nda bu insanların bir lokma et yemediğini dile getiren Koşapınar, şunları söyledi:
"Benim gözümden yaş değil, kan akıyor. Benim kalbim kan ağlıyor. Zengin bir insan olsam her şeyimi vereceğim. Hayırseverlerden ve yöneticilerden yardım bekliyoruz” diye konuştu. Ailenin yaşadığı evin mutfağının bomboş olduğunu söyleyen Koşapınar, üç öğün kuru ekmek ve zeytin yediklerini anlattı.
Beş erkek ve 2 kız çocuk babası 63 yaşındaki Muhiddin Mesdo, savaştan kaçıp Antalya’ya geldiklerini ve kendilerine yardım eden Türk halkına teşekkür etti. Mesdo, savaşta her şeylerini kaybettiklerini ve Antalya’da zor bir hayat sürdüklerini kaydetti.
Evde bir odada yaşayan kadınlar ise, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esed’in korkusundan sırtlarını döndü. Ayaklarında terlik olmayan bir kadın beton zemine basarak bulaşık yıkaması dikkat çekti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu’nun müşteki olduğu davanın görülmesine başlandı Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, müşteki olduğu davada kendisine şantaj yapıldığını savunurken, tanık C.S., "Şantaj yapacak olsam Işıksu’yu kendi annemin değil başka kız arkadaşlarıyla olan yazışmalarıyla tehdit ederdim. Belediye binasında bilgisayarlar var, annem orada bir bilgisayarda açık kalmış WhatsApp uygulamasına girince Işıksu’nun başka kadınlarla olan mesajlarını görüp fotoğrafladı" dedi. Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işık’nun müşteki olduğu, avukatın "görevi kötüye kullanma" ve "şantaj" suçlarıyla yargılandığı davanın görülmesine başlandı. Sakarya 7. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davanın duruşmasına taraflar ve avukatları katıldı. Savcılık makamında teknik sorunlardan dolayı ifade veremediğini beyan eden sanık avukat E.G., kardeşi H.S.’nin, eşi E.S.’nin hareketlerinden şüphelendiğini ve kendisini aldattığını düşündüğünü öne sürerek, yeğeni C.S.’nin konuyu aktardığını belirtti. C.S.’nin annesi ile Işıksu arasındaki yazışmaları gördüğünü ve kayıtları kendisine sunduğunu öne süren E.G., "H.S. ile görüşüp durumu anlattım, olay çıkmaması için kayıtları kendisine vermedim. Daha sonra eşi E.S. ile görüşüp meseleyi konuştum. E.S., kızının şizofren olduğunu ve tedavi aldığını söyleyerek inkar etti. Bunu babasına sordum, fakat kızının böyle bir tedavi almadığını söyledi" dedi. "Bunların çok ağır ithamlar olduğunu söyledim" E.S.’nin 2013 yılından bu yana özel kalem ekibinde çalıştığını belirten müşteki Işıksu, "E.S. bana 2 kişinin görüşmek istediğini söyledi, bizim kapımız herkese açıktır. Makamıma geldiklerinde E.G. ve E.S.’nin avukatı E.T. olduklarını öğrendim. Görüşmeye başladık, bir müddet sonra bana ’Bir konu var’ diyerek 2 dosya uzattılar, ben de okumaya başladım. Dosyalarda benim E.S. ile yazışmalarımın olduğu şeklinde birtakım belgeler gördüm, bunların çok ağır ithamlar olduğunu söyledim. Bunların dayanağını sorduğumda E.G., C.S.’nin annesi E.S.’nin telefonunu karıştırarak sosyal medya hesabı üzerinden yazışmaları ele geçirdiğini anlattı. Benim böyle bir sosyal medya hesabım olmadığına eminim. Hesapları belediyenin sosyal medya ekibi de kullanıyor, yakın çalışma ekibime de telefonumu programlarda emanet ediyorum, yazışmaları almak için dosyayı incelemek istedim" diye konuştu. "Şantaja uğradığımı anladım" Yapılan görüşmelerde şantaja uğradığını aktaran Işıksu, "’Bu dava size sirayet edebilir’ dediler, ben de ’Siz niye açmadınız’ dedim. Bana ’Züccaciye dükkanına giren fil olmak istemedik’ dediler. Bana bu cümleleri sarf ettikleri an bir şantaja uğradığımı anladım. Dosyayı incelediğimde 20 milyon ve 40 milyon lira sayılarını gördüm, kendilerine benden bir talepleri mi olduğunu sordum. Gümüş de bana ’Mutlaka’ diye cevap verdi. Taleplerinin ne olduğunu sorduğumda bana ısrarla dosyayı işaret ettiler. Ben de görüşmeyi sonlandırmaya karar verdim, Ensar T. de bu konuşmaya şahittir" şeklinde konuştu. "Şantaj yapacak olsam Işıksu ile annemin değil başka kız arkadaşlarıyla olan yazışmalarıyla tehdit ederdim" Duruşmada tanık olarak dinlenilen H.S., eşi E.S.’nin kendisini aldattığından şüphelendiği için ağabeyi E.G.’ye Işıksu ile görüşmesi için yönlendirdiğini, fakat bir para talebinin olmadığını ileri sürdü. Tanık olarak dinlenen C.S. ise annesi E.S.’nin Işıksu ile ilişkisini öğrendikten sonra zor bir süreç yaşadığını ve tehditler aldığını iddia etti. Işıksu’nun başka kadınlarla da görüştüğünü iddia eden C.S., "Amcam bana ’Böyle bir dava açarsak sonuçları olur, karşı tarafın kim olduğundan emin olmamız gerekiyor, bu yüzden Işıksu ile görüşmemiz lazım’ dedi. Amcama annemin telefonunda yakaladığım mesajları şantaj amacıyla vermedim, şantaj yapacak olsam Işıksu’nun kendi annemin değil, başka kız arkadaşlarıyla olan yazışmalarıyla tehdit ederdim. Belediye binasında bilgisayarlar var, annem orada bir bilgisayarda açık kalmış WhatsApp uygulamasına girince Işıksu’nun başka kadınlarla olan mesajlarını görüp fotoğrafladı" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, avukat E.T.’nin tanık sıfatıyla zorla getirme kararı uygulanmasına ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.