POLİTİKA - 25 Şubat 2012 Cumartesi 16:18

BAKAN ŞAHİN`DEN ŞEVKAT-DER`E TEPKİ

A
A
A
BAKAN ŞAHİN`DEN ŞEVKAT-DER`E TEPKİ

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, "ŞEVKAT-DER’in ’Kadınlar silahlansın’ çağrısını şiddetle kınadığını belirterek, "Bizim silahla işimiz yok. Biz sevgi ile bu işi çözeceğiz. Şiddet şiddeti doğurur. Kesinlikle bunu kabul etmiyorum" dedi.
Engelsiz Park ve Yaşam Merkezi’nin açılış töreni için Antalya’nın Alanya ilçesine gelen Bakan Şahin, AK Parti Alanya İlçe Teşkilatı’nı ziyaret etti. Burada gazetecilerin soruların cevaplandıran Bakan Şahin, "ŞEVKAT-DER tarafından ’kadınlar silahlansın’ şeklinde çağrısı vardı. Ancak bu çağrıya dizi filmler uydu. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?" şeklindeki soru üzerine, "ŞEVKAT-DER’in bu çağrısını şiddetle kınıyorum. Bizim silahla işimiz yok. Biz sevgi ile bu işi çözeceğiz. Şiddet şiddeti doğurur. Kesinlikle
bunu kabul etmiyorum" dedi.
Dizilerdeki sistemle ilgili de bir çalışma başlattıklarını belirten Şahin, "Hem farkındalığı artırmak hem de halkımızın şikayet ettiği dizilerde Radyo Televizyon Üst Kurulu’nu (RTÜK) daha hızlı bir şekilde aramak ve oradaki hukuki süreci hızlandırmak, hem de dizilerle ilgili süreci filmlerdeki gibi daha farklı yöntemlerle kaliteli hale getirmek için gayret içerisindeyiz" diye konuştu.
"Bu filmler yasaklanacak mı?" sorusuna da Bakan Şahin, "Halkın taleplerine göre hareket ediyoruz. Halk şikayet ediyor. Biz de çözüm makamıyız. Çözmeye çalışıyoruz" karşılığını verdi.
"DÜNYADAKİ EN KAPSAMLI, EN KORUYUCU BİR YASA OLARAK KARŞIMIZDA"
TBMM’ye sunulan aile içi şiddeti sonlandırmak için hazırlanan yasa tasarısına ilişkin bir soru üzerine ise Bakan Şahin, şunları söyledi:
"Koruyucu ve önleyici tedbirler. Koruyamadığımız ve önleyemediğimiz zaman nasıl müdahale edilecek. Yaşam hakkı nasıl korunacak? Burada mülki amirlerin görevi nedir? Savcılarımızın aile mahkemelerimizin görevi nedir? Bunların hepsi çok net. Detaylı bir şekilde yasal altyapıyı kuvvetlendirdik. Bakanlığımızın önemli bir koordinasyon görevi var. İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlığı hep beraber çalışan yeni bir sistem var. Biz de mali yardımdan tutun her türlü rehabilitasyon mekanizmasını koruyacak şekilde,
şiddet gören kadınlarımızın hızlı bir şekilde iş imkanı bulacak şekilde her türlü hukuki ve psikolojik desteği vereceğimiz büyük bir altyapıyı oluşturduk. Hukuk önemli ama uygulamalar da çok önemli. Sığınma evlerimizin sayısını artırırken, kapasiteleriyle birlikte kalitelerini de artırıyoruz. Yasayı incelediğiniz zaman şu ana kadar çıkmış dünyadaki en kapsamlı, en koruyucu bir yasa olarak karşımızda. İşin bütün muhataplarıyla konuşarak yasayı oluşturduk. İnşallah yaşam hakkını koruyan ve şiddetle
mücadelede önemli bir devrim olacak."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul SOCAR Türkiye, Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ticaretine başlıyor Türkiye’nin önde gelen doğrudan dış yatırımcısı ve entegre endüstri gruplarından SOCAR Türkiye, enerji sektöründe sürdürülebilirlik odaklı dönüşümü hızlandırmak ve havacılık kaynaklı karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ticaretine başlıyor. Şirket, düşük karbonlu çözümleri iş modelinin merkezine alan yaklaşımı doğrultusunda, SAF alanındaki ilk ticari operasyonunu 29 Ocak 2026 tarihinde hayata geçirdi. SOCAR Türkiye, Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ekosisteminin gelişimini destekleme yaklaşımı doğrultusunda, sektör paydaşlarıyla iş birliklerini güçlendirerek havacılıkta emisyon azaltımına yönelik dönüşüm adımlarına katkı sağlamayı hedefliyor. Bu kapsamda SOCAR Türkiye ile Türk Hava Yolları arasında 13 Ağustos 2025 tarihinde Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) alanında iş birliğini kapsayan bir "Mutabakat Zaptı" imzalandı. İki kurum enerji ve havacılık sektörlerinde sürdürülebilirlik odaklı stratejik adımlar üzerinde uzlaşmıştı. Hayata geçecek ticari operasyon, bu iş birliğinin önemli bir aşamasını oluşturuyor. SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin temel unsurlarından biri olarak görüyor; çevresel ve toplumsal etkileri gözeten bir dönüşüm anlayışıyla hareket ediyoruz. Enerji sektöründeki geniş bilgi birikimimiz ve entegre iş modelimiz, sürdürülebilir bir gelecek için somut adımlar atmamıza olanak sağlıyor. Grup şirketimiz STAR Rafineri’nin kapasitesi, Ar-Ge gücü ve dijital yetkinliği ile yürüttüğümüz Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) girişimimiz de bu vizyonun önemli bir yansıması. Jet yakıtı alanındaki çalışmalarımızın önümüzdeki dönemde daha da gelişeceğine ve yeni iş birliklerinin önünü açacağına inanıyoruz. SOCAR Türkiye olarak çevresel ve toplumsal faydayı merkeze alan çalışmalarımızı ve yatırımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." Yenilenebilir kaynaklardan üretilen SAF, emisyon azaltımına yönelik önemli bir seçenek Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) ve ICAO tarafından belirlenen sürdürülebilirlik kriterlerine uygun olarak üretilen Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF), uygun hammaddeler ve yaşam döngüsü değerlendirmesi (LCA) koşullarına bağlı olarak geleneksel jet yakıtına kıyasla önemli ölçüde daha düşük yaşam döngüsü emisyonu sağlayabiliyor. Kullanılmış kızartma yağları ve diğer biyolojik atıklar gibi uygun yenilenebilir kaynaklardan elde edilen HEFA bazlı SAF, havacılık sektöründe emisyon azaltımına yönelik uluslararası çerçevelerde tanımlanan önemli araçlardan biri olarak değerlendiriliyor.