KÜLTÜR SANAT - 28 Kasım 2025 Cuma 12:20

25. Uluslarararası Antalya Piyano Festivali konserle başladı

A
A
A
25. Uluslarararası Antalya Piyano Festivali konserle başladı

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye’nin en önemli sanat etkinliklerinden biri olan Uluslararası Antalya Piyano Festivali muhteşem bir konserle başladı. Festivalin açılış konseri Cem Adrian’ın etkileyici yorumları ve Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın güçlü performansı eşliğinde gerçekleşti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, "Antalya’mızın Akdeniz’in ışığıyla parlayan bir şehir olduğu kadar evrensel sanatın ışığını da parlatmak için barışın, kardeşliğin, özgürlüğün ve adaletin sesini müzikle buluşturmaya devam edeceğiz" dedi.


Avrupa Festivaller Birliği (EFA) üyesi "Uluslararası Antalya Piyano Festivali" bu yıl 25’inci kez sanatseverlerle buluşuyor. 13 Aralık’a kadar devam edecek festival Türk müziğinin özgün ve sıra dışı sesi Cem Adrian ve Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın unutulmaz konseri ile başladı. Atatürk Kültür Merkezi’ni dolduran Antalyalı sanatseverler Cem Adrian’ın eşsiz sesi, duygu dolu şarkıları ve sahne performansıyla çok özel bir gece yaşadı.



"Müziğin evrensel dili Akdeniz’in sıcaklığıyla buluşacak"


Konserin açılışında konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya’nın sanatla kurduğu güçlü bağın en özel yansımalarından biri olan 25’inci Uluslararası Antalya Piyano Festivali’ne ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Özdemir, "Bir festival için 25 yıl sahiplenilmiş sanat, kalıcı bir kültür ve büyük bir emek demektir. Çeyrek asrı geride bırakan festivalimizde Antalya’mız yine dünya sahnelerinde iz bırakan sanatçıları ağırlayarak müziğin evrensel dilini Akdeniz’in sıcaklığıyla buluşturacaktır. Değerli piyanistlerin genç yeteneklerin, Türkiye’nin gururu sanatçıların sahne alacağı her bir performansın sizlere unutulmaz anlar yaşatacağına inanıyorum" dedi.



"Sanatın ışığı hiç sönmeyecek"


Antalya Piyano Festivali’nin yıllar boyu sadece konserlerden ibaret bir etkinlik değil kültürlerarası bir buluşmanın, sanatın ve ortak hafızanın adı olduğunu söyleyen Özdemir, "Bizler bu bilinçle Antalya’mızın Akdeniz’in ışığıyla parlayan bir şehir olduğu kadar evrensel sanatın ışığını da parlatmak için barışın, kardeşliğin, özgürlüğün ve adaletin sesini müzikle buluşturmaya devam edeceğiz" dedi. Sanata olan duyarlılığı ve Antalya’nın sanat hayatına kattığı değer için Antalyalılara teşekkür eden Özdemir, "Sanatın ışığının hiç sönmediği bir Antalya için; Atatürk’ün gösterdiği çağdaş ve özgür Türkiye yolunda adaletle, kültürle, bilimle ve sanatla ilerlemeye devam edeceğimizin sözünü veriyoruz" diye konuştu.



Cem Adrian güçlü yorumuyla büyüledi


Ardından sahne alan Cem Adrian, festivalin açılışına özel hazırladığı repertuvarıyla dinleyicileri duygusal bir yolculuğa çıkardı. Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın usta sanatçılarının seslendirdiği eserler, izleyenler tarafından dakikalarca alkışlandı. Yaklaşık iki saat süren konserde Şef Özgür Sevinç’in yönettiği Antalya Devlet Senfoni Orkestrası da Cem Adrian’ın seslendirdiği eserlere güçlü yorumlarıyla eşlik etti. Adrian’ın seslendirdiği "Mutlu Yıllar, Derinlerde, Sarı gelin, Uzun İnce Bir Yoldayım, Kum Gibi, Öf Öf" gibi eserler sanatçının güçlü yorumuyla birleşince salonda büyüleyici bir atmosfer oluştu.



Festival 13 Aralık’a kadar devam edecek


Konser bitimi Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Uluslararası Antalya Piyano Festivali’ne katkıları için Cem Adrian ve Şef Özgür Sevinç’e çiçek ve plaket takdim etti. Uluslararası Antalya Piyano Festivali, 13 Aralık’a kadar dünya çapında tanınmış piyanistleri, genç yetenekleri ve farklı tarzlardan sanatçıları Antalyalılarla buluşturmaya devam edecek. Festivalde 19 Kasım Cumartesi günü Gökhan Aybulus, 3 Aralık Çarşamba günü Jamal Aliyev ve Ece Dağıstanlı, 5 Aralık Cuma Günü Mavi Siyah, 6 Aralık Cumartesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Genç Yetenekler, 10 Aralık Çarşamba Barış Büyükyıldırım, 13 Aralık Cumartesi ise Igudesman ve Joo Antalyalılar ile birlikte olacak.



25. Uluslarararası Antalya Piyano Festivali konserle başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Erciyes’te kar voleybolu heyecanı başlıyor Türkiye’de ilk kez Erciyes Kayak Merkezi’nde hayata geçirilen kar voleybolu, yeniden sporseverlerle buluşuyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin yatırımlarıyla Tekir Kapı’da kurulan Kar Voleybolu Sahası, ücretsiz olarak hizmet verirken, 14 Mart’ta düzenlenecek turnuva heyecan dolu anlara sahne olacak. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin vizyoner yatırımlarıyla dünya standartlarında bir kış turizm merkezi haline gelen Erciyes Kayak Merkezi, spor turizmine yeni bir renk daha katıyor. Kayseri Erciyes A.Ş. tarafından Erciyes Dağı’nın 2 bin 200 metre rakımındaki Tekir Kapı bölgesinde kurulan Kar Voleybolu Sahası sporseverlerin hizmetine sunuldu. Kış sporlarına farklı bir dinamizm kazandıran kar voleybolu, son yıllarda dünya genelinde hızla yaygınlaşırken, Türkiye’de bu sporun öncülüğünü Erciyes üstlenmişti. Erciyes’te yeniden hayata geçirilen kar voleybolu etkinlikleriyle hem sporcular hem de ziyaretçiler eşsiz bir deneyim yaşayacak. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin sporun ve spor turizminin gelişmesine yönelik çalışmaları kapsamında hizmete açılan sahada, arkadaşlarıyla takım kuran sporseverler kar üzerinde voleybol oynama fırsatı bulacak. Kar voleybolu sahası, sporu doğayla buluşturan yapısıyla tüm ziyaretçilere ücretsiz olarak hizmet verecek. Öte yandan 14 Mart Cumartesi günü Erciyes’te düzenlenecek Kar Voleybolu Turnuvası’nda takımlar sahada mücadele edecek. Rekabet ve eğlencenin bir arada yaşanacağı turnuvanın, hem sporcular hem de izleyiciler için keyifli anlara sahne olması bekleniyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, tüm sporseverleri arkadaşlarıyla takım kurarak Erciyes’te bu farklı spor deneyimini yaşamaya davet ediyor.
Düzce Çocuklarda koyu burun akıntısına dikkat Uzmanlar, iyileşmeyen grip ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının ardından çocuklarda gelişebilecek sinüzit tehlikesine karşı aileleri uyarıyor. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, özellikle iyileşmeyen grip sonrası ortaya çıkan sinüzite karşı aileleri uyardı. Sinüzitin, burun çevresinde bulunan ve "sinüs" olarak adlandırılan boşlukların iltihaplanması sonucu geliştiğini belirten Yurtseven, en sık uzayan üst solunum yolu enfeksiyonlarının ardından görüldüğünü söyledi. Ailelerin bazı belirtileri dikkate alması gerektiğini vurgulayan Yurtseven, "Çocuklarda burun akıntısının koyu kıvamlı ve renk değiştiren bir hal alması, ateşin uzun sürmesi, büyük çocuklarda alın ve yüz bölgesinde dolgunluk hissi ile birlikte baş ağrısı olması durumunda sinüzitten şüpheleniriz" dedi. Bazı çocukların sinüzit açısından daha yüksek risk taşıdığına dikkat çeken Yurtseven, özellikle geniz eti bulunan, alerjik rahatsızlığı olan ve sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda daha dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. "Tedaviler değişebiliyor" Çocukların tedavisinin yapılış şekli ile de bilgiler veren Yurtseven, "Çocukların yaşına ve şikayetine göre tedaviler yapılmaktadır. Burun açma, temizleyici spreyler kullanılması bol bol sıvı alması ve uygun görülen antibiyotiğin reçete edilmesi önemlidir. Bu durumu olan çocukların çocuk hekimine başvurması gerekiyor. Tedavi edilmemiş sinüzitler olabiliyor. Düzenli bir çocuksa, kontrolleri yapılmıyorsa, burun temizliğine dikkat edilmiyorsa, kapalı alanlarda sigara dumanına çok maruz kalıyorlarsa bu insanlarda ki sinüzit tedavisinin iyileşmesi gecikir ve devam eden bir başka durum olabilir. O zaman ilgili bölümlere kulak, burun ve boğaz, çocuk doktoruna veya yetişkin doktorlarına başvurulması gerekmektedir" diye konuştu.
İstanbul Sadettin Saran: "Galatasaray’ın kollandığına inanıyorum" Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, şampiyonluk yarışındaki rakipleri Galatasaray’ın kollandığına inandığını söyledi. Başkan Saran, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’na da güvendiğini belirtti. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, sarı-lacivertli kulübü takip eden basın mensuplarıyla bir araya geldi. Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde düzenlenen yemekte Saran’ın yanı sıra yöneticiler Ali Gürbüz, Burçin Gözlüklü ve Gürhan Taşkaya da yer aldı. Burada açıklamada bulunan Başkan Saran, "Şu anda Fenerbahçe’den başka hiçbir şey düşünmüyorum. Ne şirketlerim ne de işim. Birinci önceliğim ailem, ikinci önceliğim Fenerbahçe. Tamamen takıma odaklıyız. O yüzden seçim konuşmanın bir faydası yok. Mayısa kadar konuşmayı düşünmüyorum" şeklinde konuştu. Sadettin Saran, Samandıra’da futbolcularla bir araya geldiklerini ve yemeğin çok sıcak bir havada geçtiğini de aktardı. "Torreira’ya sarı kart verilmemesi olacak şey değil" Özellikle son haftalardaki hakem performansları hakkında konuşan Saran, "Daha önce hakemlerle ilgili konuşmadığım için pişman değilim. Benim tarzım farklı. Bağırıp çağırmanın bugüne kadar bir işe yaradığını görmedim. Yapmamaya özen gösterdim. Hoşgörü, birlik ve beraberlik istedim. Konuşmamaya çalıştım ama 2 hafta çok garip şeyler oldu. Torreira’ya sarı kart verilmemesi olacak şey değil. Merkez Hakem Kurulunda (MHK) ciddi bir sorun var. Bence Ferhat Bey çok kötü yönetiyor. Torreira tellere tırmanıyor bir şey yok. Guendouzi de bu karşılaştırmayı yaptı, bize de söyledi. Puanlarımız haksız yere gitti. Buna isyan etmemiz gayet normal" ifadelerini kullandı. "Kulüplerin yüzde 90’ı MHK’den rahatsız" Fenerbahçe Başkanı, MHK yönetiminden kulüplerin büyük bölümünün memnun olmadığını vurgulayarak, "Kulüplerin yüzde 90’ı MHK’den rahatsız. Ferhat Bey’in orada durması bizim için muamma. Bence bu durum federasyona da zarar veriyor. Biz bunları federasyona Taner Bey (Sönmezer) aracılığıyla dile getiriyoruz. Biz diyaloglarımızı basın önünde değil orada dile getiriyoruz. Biz bir dosya hazırladık. Seçimi kazanmadan önce başladık bu çalışmalara. Tekerleği yeniden icat etmeye gerek yok, bunu yapanlar yapıyor. Avrupa’da hakemlerle ilgili bu kadar sıkıntı yok. Bu yönetilebilir bir şey. Yine gelmesi gereken noktada değil ama önerilerimiz var. Dünyadaki benzerlerini gündeme getirdik. Ferhat Bey konusunda kendisine ciddi bir destek var ve biz bunu anlayamıyoruz. Bu kadar net hataların olduğu yerde bence bu durum kalandan çok onu tutana zarar verir" diye konuştu. "Kadıköy, genç oyunculara ciddi baskı oluyor" Sadettin Saran, futbol takımının taraftarı önünde oynadığı karşılaşmalarda genç oyuncuların etkilendiğini ve bu konuya dair psikolojik destek ekiplerinin bulunduğunu anlatarak, şöyle devam etti: "Genç oyuncularda Kadıköy’de ciddi baskı oluşuyor. Skor bulunamayınca oluşan o uğultu psikolojilerini bozmuyor dersem yalan olur. Konuyla ilgili uzmanlardan da destek alıyoruz. 11 senenin birikmiş bir hayal kırıklığı ve travması var. Beklenti çok büyük. Biz geldiğimizde kimse şampiyonluk beklemiyordu. Biz ’Bu sene yok önümüzdeki sene’ diyerek baskıyı azaltabilirdik ama benim doğamda bu yok. Biz şampiyonluğa oynuyoruz. Bu beklenti olunca sahaya maalesef hatalar hoşgörüyle yansımıyor." "Federasyon başkanına güveniyorum" Transferlerin para yüzünden gerçekleşmediği haberlerinin gerçeği yansıtmadığına değinen Saran, "Federasyon başkanına güveniyor musunuz?" sorusuna ise, "Federasyon başkanına güveniyorum. Yanlış bulduğum şeyler var ama özünde iyi insan olduğunu düşünüyorum. Gizli ajandası olduğunu düşünmüyorum, açık olduğunu düşünüyorum. Daha önceki federasyon başkanlarından daha samimi olduğunu düşünüyorum" diye cevap verdi. "Bir sürü projemiz var" Yaz döneminde de transferlerin devam edeceğini belirten Başkan Saran, "Bir sürü projemiz var. Samandıra ile ilgili de var. Yeni arsalar da bakıyoruz. Yakında gelir getiren bir proje açıklayacağız Emlak Konut ile çalışıyoruz. Türkiye’nin değişik yerlerinde arsalarımız var. Gelmeden önce başladık çalışmaya, şimdi de gece gündüz çalışıyoruz. Öylesine başlatılmış bir sürü proje vardı, birçoğunu durdurduk. Sportif başarı olunca senin nakit sıkıntın da azalıyor, o yüzden birinci önceliğimiz sportif başarı" açıklamasında bulundu. "Galatasaray’ın kollandığına inanıyorum" Sadettin Saran, şampiyonluk yarışındaki rakipleri Galatasaray’ın kollandığını düşündüğünü sözlerine ekledi. Adil rekabet isteklerini yineleyen Saran, "Skriniar sakatlanmasa, Alvarez ameliyat olmasa biz yine 3 puan öndeydik o yüzden bunu sadece hakemlere bağlamak benim tarzım değil. Ben bahanelere sığınan bir insan değilim ama bu demek değil ki bir haksızlık yok. Evet, ben Galatasaray’ın kollandığına inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu. Şu an için seçim konusunu düşünmediklerini ama hazırlıkları da yaptıklarını vurgulayan sarı-lacivertlilerin başkanı, "Her ihtimali düşünüyor ona göre çalışıyoruz. Ben hayatım boyunca şunu söyledim, kızıma da şunu dedim; ’Yapacağının en iyisini yap, en iyisini ümit et ama en kötüye de hazırlıklı ol.’ Ben genelde tünel sonunda ışığı görmeye çalışırım. Dolayısıyla ileriye doğru ümitle bakıyoruz" dedi. "En-Nesyri bize sürpriz oldu" Başkan Saran, kış transfer döneminde yaşananlara da açıklık getirdi. Sadettin Saran, "Afrika Kupasında dönünce En-Nesyri bize sürpriz oldu. Duran, Sidiki devam ederiz dedik. Fakat Duran, Bükreş maçında öyle bir şey yapınca eyvah dedik. Bir sürü insanla konuştuk. Devre arasında transfer yapmak çok zor. Varsa bir hata benim hatam, alınamadıysa ben alamadım. Kimsenin bir eksiği yok. Ben geldiğimiz noktadan memnunum. Bizim birinci önceliğimiz orta sahaydı. Ben kendim Lookman’ı istedim ama olmadı. Sörloth ile görüşüldü, başka isimler vardı ama onlar ’Mayısta geliriz şimdi gelemeyiz’ dediler. Darwin Nunez de görüştüklerimizden bir tanesiydi" açıklamasını yaptı. Saran, ayrıca transferler konusunda ekip olarak görüştüklerini ve Domenico Tedesco’nun kararıyla hareket ettiklerini de dile getirdi. "Dzeko ve Tadic geçen sene buruk gittiler" Sakat oyunculardan Nelson Semedo dışındaki isimlerin milli arada takıma dönmesini planladıklarını söyleyen Sadettin Saran, taraftara kalan 9 hafta ile alakalı da mesaj vererek, "9 hafta rica ediyoruz. En-Nesyri’de yaşadığımız gibi. Dzeko ve Tadic geçen sene buruk gitti. Olan oldu ama şu 9 haftada takıma destek istiyoruz. Eğer şampiyon olacaksak bu sadece oyuncularla değil taraftarımızın da desteğiyle. Beni eleştirebilirsiniz, tüm eleştirilere açığım ama bu takıma 9 hafta hep birlikte inanıp, destek olmalıyız" şeklinde konuştu. "Maalesef Türkiye’nin bir pazarı var" Başkan Saran, ekonomik anlamda Türk kulüplerinin kurtuluş reçetesini de şöyle anlattı: "Bizde yapılanmamızı Bodo/Glimt gibi isteriz, aklın yolu bir. Müthiş potansiyelli futbolcular var. Türkiye öyle bir noktaya geldi ki ben o denilen oyuncuyu bulurum ama onunla Türkiye konuşmaya başladığımız zaman menajerler Türkiye’deki ortamı bildiğinden o paralara oyuncuları alamıyorsun. Maalesef Türkiye’nin bir pazarı var. Diyelim adamı ikna ettin anlaştın geliyor 2-3 ay sona diyor ki, ’Ben bu adamdan iyi oynuyorum onun aldığına bak’ diyor. 18 kulüp bir araya gelir, skala belirler, prensip anlaşması yapılır anca maaşlar böyle düşer. Bunu da yakın zamanda yapmak çok zor. Bunu Türkiye’de yakın zamanda yapmak çok zor ama kurtuluş bu."