ASAYİŞ - 05 Ekim 2025 Pazar 09:39

6 çocuğun üzerine benzin döküp mahalleye kabusu yaşattı, verilen karar aileleri şoke etti

A
A
A

Antalya’da 6 çocuğun üzerine benzin döküp yakmaya çalıştığı iddiasıyla yargılanan Nazmiye Ş. hakkında, akıl sağlığı yerinde olmadığı gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verildi. Mahkemenin kararı aileleri şoke ederken, "İlla çocuklardan birinin ölmesi mi gerekiyordu" diyen aileler, avukatları aracılığıyla dosyayı istinaf mahkemesine taşıyacaklarını açıkladı.

Olay, 28 Mayıs 2024 tarihinde Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi’nde meydana geldi. Apartmana olaydan bir ay önce taşınan Nazmiye Ş., mahallede oyun oynayan 6 çocuğun üzerine benzin dökerek yakmaya çalıştı. Çocukların aileleri olaya müdahale ederek faciayı önledi. Çocuklarının çığlıklarını duyan Aynur ve Alihan Ç. çifti hızla aşağı inerek Nazmiye Ş.’nin elindeki çakmağı düşürdü. Elinde bıçakla direnen kadın, ardından apartmanın çatı katına çıkarak camdan sarktı. Olay yerine gelen polis, itfaiye ve sağlık ekipleri, 4 saat süren çabaların ardından kadını bulunduğu yerden indirdi.

Apartmandan indirilen Nazmiye Ş. ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürülürken apartmanın girişinde çocukların yakınları tarafından saldırıya uğradı. Polis ekipleri kalabalığı güçlükle sakinleştirdi. Olay sırasında karın boşluğuna darbe alan Nazmiye Ş., ambulansla hastaneye kaldırıldı. Nazmiye Ş. gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde "7 kez kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanan sanığın karar duruşması 2 Ekim 2025 tarihinde görüldü.

6 çocuğun üzerine benzin döküp mahalleye kabusu yaşattı, verilen karar aileleri şoke etti

Raporda "psikotik bozukluk" tespiti

Mahkeme dosyasına giren Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporunda, sanığın "cezai sorumluluğunu ortadan kaldıracak düzeyde psikotik bozukluk" tanısı bulunduğu belirtildi. Raporda, Nazmiye Ş.’nin suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini kaybettiği ifade edildi. Mahkeme, bu rapor doğrultusunda sanığın cezai sorumluluğunun bulunmadığına hükmederek ceza verilmesine yer olmadığına hükmetti.

Sanığın, yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verildi. Kurumun belirli aralıklarla düzenleyeceği raporlarda tehlikeliliğin ortadan kalktığının bildirilmesi halinde infaz hâkimliği kararıyla serbest bırakılabileceği belirtildi.

Mahkeme ayrıca, sanık hakkında daha önce uygulanan yurt dışı çıkış yasağı ve konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına hükmetti.

"Toplum vicdanını sarsmıştır"

Mağdur ailelerin Avukatı Abbas Doğan, duruşma çıkışında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Henüz çocuk yaşta evlatların hayatına kasteden bir saldırı nedeniyle açılan davada, mağdur ailelerin aylarca süren adalet arayışı dün büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlanmıştır. Mahkeme, sanığın akıl hastalığı bulunduğu gerekçesiyle ‘ceza verilmesine yer olmadığı’ kararı vermiştir. Bu karar, yalnızca mağdurları değil, bu olaya tanıklık eden herkesi derinden yaralamıştır. Bir annenin çocuklara bıçak ve yanıcı madde ile zarar vermeye teşebbüs ettiği vahim bir saldırının ardından hiçbir cezai yaptırım uygulanmaması, toplum vicdanını sarsmıştır. Bu karara karşı istinaf yoluna başvuracağız. Adaletin yalnızca kanun maddelerine değil, vicdanlara da hitap etmesi gerektiğine inanıyoruz."

6 çocuğun üzerine benzin döküp mahalleye kabusu yaşattı, verilen karar aileleri şoke etti

"İlla birimizin çocuğunun ölmesi mi gerekiyordu"

Üzerine benzin dökülen çocuklardan ikisinin babası Özer D., verilen karara tepki göstererek şöyle konuştu:

"Bu kararı doğru bulmuyorum. 10 çocuğun üstüne benzin dökülüp öldürmeye teşebbüsten sadece 1 yıl içeride kalıyor, sonra davalar sürüyor, en sonunda serbest kalıyor. Çocuklarımız çok şükür sağlam ama illa birinin ölmesi mi gerekiyordu? Kadının ceza almasını istiyoruz. Olayın istinaftan dönüp yeniden yargılanmasını talep ediyoruz. Çocuklar hâlâ korkuyor, ‘baba gelecek mi’ diye soruyorlar. Ceza almasını istiyoruz ve dışarıda gezmesini istemiyoruz."

"Korku içinde yaşıyoruz"

Çocuklardan birinin annesi Semra K. ise "Ceza almasını istiyoruz, hâlâ çocuklarımız ve biz korkuyoruz. Dışarıda rahat değiliz" dedi.

Olayda 3 çocuğu zarar gören Aynur Ç. de, "Bu kararı kabul etmiyoruz, adalet istiyoruz. Korku içinde yaşamak istemiyoruz, çocuklarım hâlâ korkuyor. Mahkemenin kararından sonra psikolojim daha da bozuldu. Bir an önce tekrar cezaevine girmesini istiyorum" ifadelerini kullandı.

6 çocuğun üzerine benzin döküp mahalleye kabusu yaşattı, verilen karar aileleri şoke etti

Karar istinafa taşınıyor

Mağdur ailelerin avukatı Abbas Doğan, karara karşı Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvurusu yapacaklarını belirterek, ailelerle birlikte karara itiraz ettiklerini ve hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Doğan, "Amacımız yalnızca müvekkillerimizin değil, tüm toplumun adalet duygusunu korumaktır. Bu kararın istinaf sürecinde yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Begüm Aksoy - İbrahim Sönmez

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu’da geleceğin diyetisyenleri beyaz önlüklerini giydi Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü tarafından düzenlenen "3. Kastamonu Diyetisyenler Günü" etkinliklerinde beyaz önlük giyme töreni yoğun ilgi gördü. Ahmet Yesevi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından açılış konuşmalarıyla başladı. Gün boyunca düzenlenen oturumlarda diyetisyenlik mesleğinin farklı alanları ele alındı. Etkinliğin ikinci oturumunda Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Müzikoloji Bölümü akademisyenleri ve öğrencileri tarafından müzik şöleni sunuldu. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulkadir Tuna, yaptığı konuşmada obezite, diyabet ve kalp damar hastalıkları gibi önemli sağlık sorunlarının önlenmesinde doğru ve dengeli beslenmenin öneminin her geçen gün daha da arttığını belirtti. Diyetisyenlerin bilimsel bilgiye dayalı yaklaşımlarıyla bireylerin ve toplumun sağlıklı yaşama alışkanlıkları kazanmasında kritik bir rol ve görev üstlendiğini ifade eden Prof. Dr. Tuna, bölümün başarısına dikkat çekti. Tuna, "Sağlık Bilimleri Fakültesi olarak bizler de bu bilinçle nitelikli ve donanımlı diyetisyenler yetiştirmeyi temel hedeflerimiz arasında görmekteyiz. Bu vesileyle gurur verici bir gelişmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Beslenme ve diyetetik bölümümüz bu yıl akreditasyon sürecini başarıyla tamamlayarak kalite mühendisliğini tescillemiştir. Bu önemli başarı bölümümüzün eğitim kalitesinin, akademik kadrosunun yetkinliğini ve öğrencilerimize sunduğumuz imkanların güçlü bir göstergesidir. Akreditasyon sadece bir sonuç değil aynı zamanda daha iyisini hedefleyen sürekli gelişim yolculuğunda bir parçasıdır. Diyetisyenlik insanı bütüncül olarak ele almayı gerektiren, bilimsel olduğu kadar da iletişim becerisini isteyen bir meslektir. Bu nedenle alan bilginizi güçlü tutarken insan ilişkileri, empati ve etkili iletişim bilgilerinizi de mutlaka geliştirmelisiniz" dedi. Türkiye Diyetisyenler Derneği Başkanı Prof. Dr. Hülya Gökmen Özel ise, diyetisyenlik bölümünün tarihi sürecine ve kontenjan sorunlarına değindi. 1998 yılına kadar başka bölüm olmadığını, 1988 yılında ilk Erciyes Üniversitesi’nin öğrenci almaya başladığını belirten Prof. Dr. Özel, "1999’da Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi olarak kurulan ilk üniversite. 2007 yılından itibaren de diğer üniversiteler sürece katılıyoruz. 2023’den 2024’e bakın orada 11 üniversitede kontenjan azalırken, 11 yeni üniversite de öğrenci almaya başlıyor. Dolayısıyla biz aslında program olarak yeni programları, yeni açılacak programların kriterlerini ağırlaştırmadığımız sürece ve var olan programları, çekirdek eğitim programlarına uyumlu hale getirmediğimiz sürece kontenjan hiçbir zaman 10’a, 20’ye düşmeyecek. Çünkü her üniversite belli miktar almak zorunda. Şu an bütün devlet üniversiteleri 27’ye düştü. 27’yi ben öğrenciliğimde bile hatırlamıyorum. Ne kadar kontenjan azaltılması yapılırsa yapılsın programlar bu şekilde fazla olmaya devam ettiği sürece benzer sorunları yaşıyor olacağız" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Özel, serbest çalışan diyetisyenlerin hakları için Sağlık Bakanlığı ile görüşme sürecinde olduklarını belirterek, "Biz önce yönetmeliği bir anladık, sonra sahadan arkadaşlarımızdan görüş topladık. Bayağı sahayla görüşmeler yaptık. Tabii bu arada bize çok fazla sorun. Biz oturduk o sorunları tek tek çözdük. Çünkü her belirtilen sorun, bazen objektif olarak iletilen sorun olmuyor. O kişinin şahsi sorunu oluyor ya da bazen kötü değil, kendi kazancı düşmesin diye iletilen sorunlar oluyor. Biz bunları oturduk çalıştık. Sonra en önemli yaptığımız şey biliyorsunuz hekimler var sürecin içerisinde. Bakanlık tarafından denetlenen muayenehane hekimleri. Onların bir yönetmeliği var, Ayaktan Tanı Tedavi Yönetmeliği diye. Oturduk o yönetmelikleri açtık. Bizim yönetmelikleri açtık. Serbest çalışan hekimlere hangi haklar verilmiş, neler yasaklanmış, bizimkinde hangi haklar var? Tabii ki hekimle haklarımız bir değil. Ama eğer fiziksel mekanla ilgili bir sorun doğurduğu bir hak verebilirse öbür tarafta o hakkı tabii talep edebilir. Sonuçta gün sonunda bakanlık, bir sağlık aracılığıyla da bunları denetleyecek. Orada birtakım sıkıntılar tespit ettik ve onları bakanlıkla görüşmeye başladık" diye konuştu. Öğrenci ailelerinin de katıldığı beyaz önlük giyme töreninde duygusal anlar yaşanırken, alanda sergilenen ve her yaşa hitap edecek şekilde hazırlanan beslenme eğitimi materyalleri de yoğun ilgi gördü. İki oturum halinde gerçekleştirilen program, etkinliğe katkı sunan konuşmacılar ve katılımcılara teşekkür belgesi takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Elazığ Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Başkan Alan’a Hizmet Şeref Belgesi Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, Hizmet Şeref Belgesini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından düzenlenen 2026 Yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni, Ankara’daki TOBB İkiz Kuleler’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldı. İş dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren törende, uzun yıllar TOBB camiasına hizmet eden delegeler ile oda ve Borsa Genel Sekreterlerine Hizmet Şeref Belgeleri ve plaketleri takdim edildi. Törende, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, hizmet şeref belgesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, TOBB çatısı altında uzun yıllar hizmet eden isimlerin böylesine anlamlı bir organizasyonla onurlandırılmasının son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Başkan Alan, "TOBB çatısı altında uzun yıllar hizmet etmiş delegelerin takdir görmesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ediyorum. Ülkemizin ve şehirlerimizin ekonomik kalkınmasına katkı sunan iş dünyamızın değerli temsilcilerine de ayrıca teşekkür ediyorum. Türkiye’nin güçlenmesi ve kalkınması için birlik ve beraberlik içerisinde çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
Nevşehir 10 yıllık çifte cinayet JASAT tarafından aydınlatıldı Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mazı köyünde 10 yıl önce yaşlı bir çiftin öldürüldüğü olay, Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı bünyesindeki JASAT dedektiflerinin yürüttüğü titiz çalışma sonucu aydınlatıldı. Olayla ilgili gözaltına alınan 7 şüpheliden 1’i tutuklandı. Olay, 6 Ocak 2016 tarihinde Ürgüp ilçesine bağlı Mazı köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İ.T. (74) ile eşi F.T. (79), tek katlı bahçeli evlerinde av tüfeğiyle vurularak öldürülmüş halde bulundu. Yapılan incelemede cinayetin aslında 5 Ocak 2016 günü saat 20.00 sıralarında işlendiği, ancak o gece bölgede etkili olan şiddetli fırtına ve olumsuz hava koşulları nedeniyle silah seslerinin çevrede duyulmadığı değerlendirildi. Cinayetin ardından jandarma ekipleri olay yerinde geniş çaplı inceleme yaptı. Bölgedeki güvenlik kameraları incelendi, aile bireyleri ve olayla bağlantılı olabilecek kişilerin ifadeleri alındı, çok sayıda adreste arama gerçekleştirildi. Olay yerine ilk ulaşan isimlerden biri olan maktullerin torunu E.T.’nin kıyafetlerinde yapılan kriminal incelemede mont kolunda barut izi tespit edilmesi üzerine şüpheli gözaltına alınarak tutuklandı. Ancak E.T., 14 ay tutuklu kaldıktan sonra delil yetersizliği nedeniyle Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde beraat etti. Böylece dosya yıllarca faili meçhul olarak kaldı. Kamuoyunda uzun süre tartışılan ve televizyon programlarına da konu olan dosya, faili meçhul olayların yeniden ele alınması kapsamında tekrar açıldı. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JASAT dedektifleri tarafından dosyanın tüm detayları yeniden incelendi. Yapılan teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda aile içindeki çelişkili ifadeler dikkat çekti. Öldürülen yaşlı çiftin bir başka torunları olan Ö.T.’nin olay sonrası psikolojik çöküntü yaşadığı, kabuslar gördüğü ve çevresine tedirgin tavırlar sergilediği belirlendi. Derinleştirilen soruşturmada Ö.T.’nin bağlantıları ve görüşmeleri takibe alındı. Elde edilen yeni deliller doğrultusunda düzenlenen eş zamanlı operasyonla Ö.T., F.T., N.T., R.Ç., E.P., M.G. ve S.T. isimli toplam 7 şüpheli gözaltına alındı. 16 Mayıs’ta cumhuriyet başsavcısının da katıldığı çapraz sorgulamalarda Ö.T. ile annesi N.T., cinayeti aile içi husumet nedeniyle gerçekleştirdiklerini itiraf etti. Şüpheliler ifadelerinde cinayeti Ö.T.’nin işlediğini, anne N.T.’nin olaya tanıklık ettiğini ve olay sonrası birlikte hareket ederek delil ile izleri yok etmek amacıyla detaylı temizlik yaptıklarını belirtti. Ayrıca olayda kullanılan ruhsatsız av tüfeğinin Ö.T. tarafından Kızılırmak Nehri’ne atıldığı öğrenildi. Jandarma ekipleri nehre atılan silahı bulmak için arama çalışması başlattı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden anne N.T. adli kontrol şartıyla ev hapsine alınırken, oğlu Ö.T. tutuklanarak Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi. Yaklaşık 10 yıldır çözülemeyen çifte cinayet, Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı JASAT ekiplerinin sabırlı ve çok yönlü çalışmaları sonucu aydınlatılırken, olay kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.