GÜNDEM - 03 Mayıs 2025 Cumartesi 09:08

Acı biber yarışında 3 dakikada 398 gram acı biber yedi

A
A
A
Acı biber yarışında 3 dakikada 398 gram acı biber yedi

Antalya’nın Kumluca ilçesinde düzenlenen Tarım ve Seracılık Festivali, geleneksel acı biber yeme yarışmasıyla renkli görüntülere sahne oldu. Celal Derin adlı yarışmacı, 3 dakikada 398 gram acı biber yiyerek rakiplerini geride bırakırken, katılımcılar domates, ayran ve suyla acının etkisini hafifletmeye çalıştı.


Kumluca ilçesinde bu yıl 27’ncisi düzenlenen Tarım ve Seracılık Festivali kapsamında gerçekleştirilen acı biber yeme yarışması büyük ilgi gördü. Kumluca Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen yarışmada, 3 dakikada 398 gram acı biber yiyen Celal Derin birinci oldu. Geçtiğimiz yıl ikinci olan Derin, bu yıl şampiyonluk hedefiyle katıldığını söyledi.


Domates ve ayranla destek aradılar


Yarışmacılar, karton kutularda teslim aldıkları biberleri jüri gözetiminde tartarak yarışma stantlarına geçti. Başlama düdüğüyle birlikte 3 dakikalık yarış başladı. Acı biberin etkisiyle zorlanan yarışmacılar, domates yiyerek ve ayran ya da su içerek acıyı hafifletmeye çalıştı.


Yarışma sonunda 398 gram biber yiyen Celal Derin birinci, 378 gramla Yetkin Tuncer ikinci, 316 gramla Hüseyin Akşit üçüncü oldu.


Birinciye yarım altın, ikinciye çeyrek altın, üçüncüye ise gram altın hediye edildi. Birinci olan Celal Derin, "Benim için zor olmadı. Bu yıl şampiyonluk hedefiyle katıldım, çok mutluyum" diyerek duygularını paylaştı.


30 yarışmacı kıyasıya mücadele etti


Yarışmaya Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu, siyasi parti temsilcileri, kamu kurum amirleri, STK temsilcileri ve mahalle muhtarlarının yanı sıra çok sayıda vatandaş da katıldı. Toplam 30 yarışmacının yer aldığı etkinlikte yarışmacılara protokol üyeleri tarafından katılım madalyaları takdim edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."