ÇEVRE - 01 Aralık 2025 Pazartesi 10:50

Akdeniz’de balıkların rekabeti: Kızıldeniz’den gelen balık türleri, yerli balıkları baskıladı

A
A
A
Akdeniz’de balıkların rekabeti: Kızıldeniz’den gelen balık türleri, yerli balıkları baskıladı

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Konyaaltı Sahili’nde son 25 yılda dikkati çeken bir ekolojik değişim yaşandığını belirterek Kızıldeniz’den geçen türlerin yerli türleri baskılamaya başladığını söyledi. Gökoğlu, dalışlarda ilk karşılaştıkları türlerin Kızıldeniz’den gelen balıklar olduğunu ifade ederek, "Suya girdiğimiz andan itibaren ilk gördüğümüz onlar oluyor" dedi.


2000 yılından bu yana Antalya Sahillerinde araştırma ve eğitim amaçlı dalışlar yapan Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökoğlu, sualtındaki yaşamın değişiklik gösterdiğini kaydetti. Küresel ısınmanın denizlerdeki yaşamı da etkilediğine dikkat çeken Gökoğlu, Kızıldeniz’den Akdeniz’e geçen balık türlerinin, yerli türleri baskıladığını aktardı.


Kızıldeniz’den geçen 4 farklı barbun türünün hızla çoğaldığını dile getiren Prof. Dr. Gökoğlu, yerli tekir barbununun gözlemlenmesinin zorlaştığını belirtti. Gökoğlu, "Bu barbun türü geldikten sonra yerli barbunları göremez olduk. Yerlerini işgal etmişler. Sürekli dibi karıştırıyor ve besinleri tüketiyorlar" ifadelerini kullandı.



"Domuz balığı, sokar, balon balığı ve diğer türler hızla artıyor"


Kızıldeniz’den geçen pek çok türde artış gözlemlediklerini vurgulayan Gökoğlu, domuz balığı, sokar, naylon balığı, balon balığı ve balıkçıların "Gümüş" olarak adlandırdığı türün de popülasyonunu artırdığını kaydetti.


"Yerli balıkların yerini Kızıldeniz türleri almaya başladı. Mırmırımız, yerli tekir barbun, Melanur balığımız kaybolmaya başladı. Dalış yaptığımızda balon balıklarının da peşimizden tavuk sürüsü gibi geldiğini görüyoruz. Kızıldeniz’den geçen mağara balıkları da hâkim olmaya başladı. Müthiş bir değişim var Akdeniz’de" diyen Gökoğlu, kıyı popülasyonunun tamamen değiştiğini söyledi.



"Çözümü yok, zamanla denge oluşacak"


Bu değişimin temel nedenini küresel ısınma ve Kızıldeniz türlerinin hızlı çoğalma kapasitesi olarak değerlendiren Prof. Dr. Gökoğlu, durumun balıkçılık faaliyetlerini olumsuz etkilediğini belirtti.


Balon balığının bilinen bir sorun olduğunu hatırlatan Gökoğlu, "Aslan balıkları değerlendirilmeye başlandı. Kardinal gibi tüketilmeyen türler de ekosistemi olumsuz etkiliyor. Çözümü yok, bu sulara giren artık Akdeniz’in balığı oldu. Türler rekabet ediyor ve zamanla denge oluşacaktır ancak şu anda oturmuş değil" dedi.



Akdeniz’de balıkların rekabeti: Kızıldeniz’den gelen balık türleri, yerli balıkları baskıladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda basın mensupları için sahur programı düzenlendi AK Parti İstanbul İl Başkanlığı ‘Ramazan Etkinlikleri’ kapsamında İstanbul’da çalışan basın mensuplarıyla sahur etkinliğinde bir araya geldi. İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’in ev sahipliğinde AK Parti İstanbul İl Binası’nda gerçekleşen Medya Sahuru Programı’na İstanbul basınının temsilcileri yanı sıra AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar da katıldı. "Aslında biz dava arkadaşıyız" Etkinlikte açılış konuşmasını yapan İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Hamdolsun güzel bereketli bir Ramazan ayını bu sene ülkemizde idrak ediyoruz. Güzel bir gecede sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Böylesine güzide bir topluluğa ev sahipliği yapıyor olmak bizler için de büyük bir mutluluk bunu özellikle paylaşmak istiyorum. Faruk Başkanımız, İstanbullu kendisi. Biz kendisiyle İstanbul’da birçok toplantı icra ettik kendisiyle. Allah razı olsun, Genel Merkez Medya ve Tanıtım Başkanlığımızın her daim desteğini İstanbul teşkilatımız en üst ölçekte kendilerinden alıyor. Kendisi ve kıymetli ekibine hem katkıları hem de katılımları için özellikle teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bir diğer özel teşekkürü de siz kıymetli basın mensuplarımıza etmek istiyorum. Aslında biz dava arkadaşıyız. Ülkemizin geleceği adına hep birlikte farklı alanlarda mücadeleler yürütüyoruz. Siyasetçinin işi zordur, zaman ve mesai mefhumu yoktur ama gazetecinin de basın mensubunun da aynı şekilde zamansız ve mekansız bir çalışma disiplini vardır. Hatta ölümü dahi göze alan ve şehit olan birçok basın mensubumuz olmuştur. Bu vesileyle Rahmet-i Rahman’a kavuşan, görev başında şehit olan geçmiş dönem basın mensuplarımıza da yüce Allah’tan rahmet diliyorum. İnşallah daha güzel bir Türkiye için, daha güzel bir bölge için, daha güzel bir dünya ve gelecek için hep birlikte bu güzelliği daha da büyütecek bir anlayışı kol kola, gönül gönüle yürüteceğiz diyorum. Tekraren teşrifleriniz için, bu salonu şenlendirdiğiniz için ve bizleri burada yalnız bırakmadığınız için hepinize şükranlarımı sunuyorum." dedi. "Şu anda AK Parti’de 94 ruhu havası var" AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar ise, "Ben iletişimin değişik alanlarında bulunan siz değerli arkadaşlarıma, meslektaşlarıma teşrif ettiğiniz için, beraberce bu güzel havayı soluduğumuz için öncelikle teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Bu Ramazan bir gazeteci arkadaşımız beni aradı ve dedi ki, ‘94 ruhu diye bir ezber var buna tekrar dönebilir misiniz diye düşünürken, Şu anda AK Parti de bir 94 ruhu havası var. Siz ne yapıyorsunuz?’ dedi. Ben de Abdullah Başkanımın anlattıklarını ona anlattım. ‘Kadın kolları sahada, gençlik kollarımız sahada. Teşkilatımızın her bireyi ’Bu ramazanda sıkılmadık el bırakmayacağız, muhatap olacağımız tüm ilgili paydaşlarımızla bir araya gelmeye gayret göstereceğiz’ dedik. Sizin vesilenizle de bunu toplumumuzla paylaşmaya gayret gösterdik. Tabi Cumhurbaşkanımızda buna önderlik ettiği için, her akşam bir program yaptı, ilgili bir paydaşla bir araya geldi. Hepimiz de buradan aldığımız ilhamla bugün ben basından, medyadan sorumlu kişi olarak, AK Parti’nin iletişiminin sorumlusu olarak bugün ilgili paydaşlarımla bir araya geliyor olduğum gibi hepimiz bu dokunuşları yapmaya ilgili paydaşlarla bir araya gelmeye gayret gösterdik. Buraya gelmeden önce Cumhurbaşkanımız henüz İstanbul’a inmişti. Abdullah Başkanım kendisini karşıladı. Ben erken gelip iletişim fakültesi öğrencilerimizle birlikte iftar yapmıştım. Kendisi buraya da gelecekti ama ben, ‘Efendim bugün İstanbul’da bulunan arkadaşlarımla bir araya geleceğim dedim. Her birinize ayrı ayrı selam gönderdi. Ben de vekili olarak çok büyük bir selamı size iletmiş oldum. Kadir Gecesi’ni bulmaya çalıştığımız bir dönemdeyiz. Rabbim bu manevi iklimi oluşturmaya sebep olan bu duygu çerçevesinde huzurlu bir bayram geçirmemizi de nasip etsin. Bizim mekanımız belli. Ankara’da Söğütözü’nde AK Parti Genel Merkezi diye bir mekan var. Burada her birinize söylüyorum. Her bir arkadaşım AK Parti Genel Merkezi’nin 6. katındaki Tanıtım ve Medya Başkanlığı’nda bir odası olduğunu bilsin, her daim size kapımız açıktır," diye konuştu.
İstanbul Tarihçi yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı entübe edildi Sağlık sorunları sebebiyle Koç Üniversitesi Hastanesi’nde bir süredir yoğun bakımda tedavi gören 78 yaşındaki Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın, durumunun ağırlaşması üzerine entübe edildiği ve tedavisinin bu şekilde devam ettiği öğrenildi. Ortaylı’nın ailesi tarafından sağlık durumuna ilişkin sosyal medya hesabından 2 gün önce yapılan ilk açıklamada, "İlber Ortaylı’nın beş gündür yoğun bakımda tedavisi devam etmektedir. Durumu stabildir. Alanında çok iyi bir ekip tarafından büyük bir özenle takip edilmektedir. İyi dileklerinizin ve dualarınızın yardımcı olacağını umuyoruz." ifadelerine yer verilmişti. "Pazar günü entübe edildi" Ortaylı’nın ailesi tarafından sosyal medyadan yapılan son açıklamada hastane ve tedavi süreci "Prof. Dr. İlber Ortaylı, geçen ocak ayında prostat ameliyatı olmuştu. Taburcu olduktan sonra bu rahatsızlığıyla bağlantılı sorunların tedavisi için bir süreliğine daha hastaneye yattı. Ardından tekrar taburcu oldu. Diyabet hastası olan ve böbrek rahatsızlığından dolayı haftada üç gün diyalize giren Ortaylı, bağışıklık sistemiyle ilgili immün tedavisi de görüyordu. Ortaylı geçen perşembe günü rahatsızlıklarının tekrar nüksetmesinin ardından Koç Üniversitesi Hastanesi’ne yatırıldı. Bir süre bilinci açık devam eden tedavisinin ardından yoğun bakıma alındı ve pazar günü itibarıyla da entübe edildi. Tedavisi halen bu şekilde devam ediyor ve durumu da stabil." sözlerine yer verildi.