ASAYİŞ - 24 Şubat 2026 Salı 23:07

Alanya’da kayalıklardan düşen şahsı, itfaiye ve AFAD ekibi kurtardı

A
A
A
Alanya’da kayalıklardan düşen şahsı, itfaiye ve AFAD ekibi kurtardı

Antalya’nın Alanya ilçesinde yaklaşık 3 metrelik kayalıklardan düşen bir kişi, itfaiye ve AFAD görevlileri tarafından kurtarıldı.


Olay, saat 21.30 sıralarında Dinek Mahallesi Emirgan Bulvarı üzerinde bulunan sarp kayalıklarda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İ.G. isimli bir vatandaş dengesini kaybederek yaklaşık 3 metre yükseklikten kayalıklara düştü. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. Olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya birimi, AFAD, sağlık ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye ulaşan ekipler, kayalık alanda mahsur kalan İ.G.’yi bulunduğu yerden çıkararak sağlık ekiplerine teslim etti.


İlk müdahalesi olay yerinde yapılan yaralı, ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. İ.G’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.



Alanya’da kayalıklardan düşen şahsı, itfaiye ve AFAD ekibi kurtardı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Aliağa limanları 2026’nın ilk çeyreğinde net tonda liderliğini korudu İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Aliağa Şubesi nisan ayı olağan meclis toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek, Aliağa limanlarının 2026 yılının ilk çeyreğinde yaşanan düşüşlere rağmen net ton elleçlemede Türkiye genelindeki liderliğini sürdürdüğünü açıkladı. Toplantı, Meclis Başkanı İsmail Önal başkanlığında ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda 2026 yılının ilk çeyreğine ait Aliağa limanları yük ve konteyner istatistikleri hakkında bilgi veren DTO Aliağa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek, limanların performansının genel olarak istikrarlı olduğunu ancak bazı kalemlerde gerileme yaşandığını belirtti. İlk çeyrekte TEU bazında elleçlenen konteyner trafiğinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20,14 azalarak 362 bin 810 adet olarak gerçekleştiğini ifade eden Şimşek, "Limanlarımız bu performansla beşinci sırada yer almaktadır. İlk çeyrekte limanlarımıza uğrak yapan gemi sayısı ise 1.409 adet olmuştur. Bu rakamlarla gemi uğrak sayısında yüzde 8,56 oranında azalış gerçekleşmiş ve Kocaeli’nin ardından ikinci sıradaki yerimizi korumuş bulunuyoruz." dedi. Net tonda liderliğini sürdürüyor Aliağa limanlarında gross ton bazında elleçlenen yük miktarının 28 milyon 899 bin 509 ton olduğunu kaydeden Şimşek, "Bu rakamla Aliağa limanlarında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,77 oranında azalış yaşandı. Buna rağmen Aliağa limanları, gross ton elleçlemede Kocaeli’nin ardından Türkiye genelinde ikinci sıradaki yerini korudu. Aynı dönemde net ton bazında elleçlenen yük miktarı ise 21 milyon 910 bin 607 ton olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde 22 milyon 907 bin 125 ton olan net ton elleçleme miktarına kıyasla ilk çeyrekte yüzde 4,35 oranında azalış gerçekleşmiştir. Buna rağmen Aliağa limanları net tonda liderliğini sürdürmüştür." ifadelerini kullandı. Boşaltma işleminde birinci sırada Limanlarda gerçekleşen yükleme ve boşaltma oranlarına da değinen Adem Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı: "2026 yılının ilk çeyreğinde limanlarımızda gerçekleşen yükleme net ton miktarı 8 milyon 201 bin 355 ton olmuştur. Geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında yüzde 4,67 oranında düşüş yaşanmış ve Aliağa limanları bu alanda Ceyhan’dan sonra ikinci sırada yer almıştır. Öte yandan, boşaltma net ton miktarı 13 milyon 709 bin 252 ton olarak kaydedilmiştir. Bu rakamla Aliağa, en fazla boşaltma işlemi gerçekleştirilen birinci liman konumundadır. Boşaltma tonajında ise geçen yıla göre yüzde 4,15 oranında azalış yaşanmıştır."
Sivas Sivas’ta dağ keçileri muhtarın cep telefonu kamerasına yakalandı Sivas’ta köylüler tarafından yaz kış sık sık görülen yaban keçileri muhtar tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Sivas’ın Koyulhisar ilçesine bağlı Güzelyurt köyünde doğal yaşamın dikkat çeken misafirleri dağ keçileri, köy muhtarı Bayram Şirinyurt tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Genellikle köyün belirli bölgelerinde yaz kış dolaşan dağ keçileri, köy sakinlerine de uzun yıllardır komşuluk ediyorlar. Özellikle köyün dağlık alanlara yakın noktalarda gezen keçiler, zaman zaman köyün üst kesimlerine kadar iniyor. Köy halkının yaban hayatına karşı duyarlı davrandığını belirten muhtar Şirinyurt, dağ keçilerine zarar verilmediğini ve köylülerinde onların doğal yaşam alanlarının korunmasına özen gösterdiklerini ifade etti. Doğal yaşamın önemli bir parçası olan dağ keçilerinin varlığı, bölgenin biyolojik çeşitliliğini gözler önüne sererken, köy halkının gösterdiği hassasiyet de takdir topluyor. "Yaban keçilerinin burada daha rahat hareket ettiklerini görüyoruz" Köylülerin yaban keçilerini korudukların belirten Muhtar Şirinyurt, "Bu bölgemiz genellikle yaban keçilerini mesken tuttuğu kayalık araziler. Yaban keçileri için burası biraz daha elverişli. Bu bölgenin halkı da onları içten sevdikleri ve ilgilendikleri için genellikle bu bölgede yaşıyorlar. Kış yaz burada rastladığımız yaban keçilerinin burada daha rahat hareket ettiklerini görüyoruz. Bu bölgeden başka bir yere gitmiyorlar. Bölge halkımız da sağ olsunlar dışarıdan onlara gelebilecek zararlı bir etkiye karşı oldukça duyarlılar" dedi.
Aksaray Küçük barakada 62 yıllık emekle 4 çocuğunu evlendirip, evini, arabasını aldı Aksaray’da çocukken başladığı ve 62 yıldır sürdürdüğü ayakkabı tamirciliğiyle 4 çocuğu yetiştiren, okutan ve evlendiren, sonra da ev ile arabasını alan 77 yaşındaki ayakkabı tamircisi Ahmet Kaş, küçük barakasında halen ilk günkü azmiyle çalışmaya devam ediyor. Aksaray’ın Yenikent beldesinde 15 yaşında ayakkabı tamirciliği mesleğine başlayan Ahmet Kaş, kendi kendine öğrendiği mesleğiyle 62 yıldır geçimini sağlıyor. 77 yaşında olmasına rağmen ilk günkü azminden hiçbir şey kaybetmeyen Ahmet Kaş, 20 yıl süreyle Yenikent beldesinde, daha sonra da taşındığı Aksaray merkezdeki küçük barakasında çalışmasını sürdürüyor. Ahmet Kaş, evlendikten sonra ayakkabı tamirciliğiyle 4 çocuğunu yetiştirip okutan ve ardından da evlendiren Ahmet Kaş, mesleğinden kazandığı parayla evini ve arabasını da alarak yaşına rağmen çalışma azminden hiçbir şey kaybetmedi. Halen küçük barakasında çalışarak geçimini sağlayan Ahmet Kaş’ın azmi örnek oluyor. "Mesleğim çok güzel bir meslek" Çocukluğundan bugüne yaşadıklarını anlatan Ahmet Kaş, "Bu mesleğe başlayalı 62 sene oldu. İlk önce köyde başladım. Kerpeten, çekiç aldık. Kendi kendime bir şeyler yapmaya başladım, sonra öyle devam ettim. Köyde benim tarlam falan da yoktu. 20 sene boyunca köyde bu işi devam ettirdim. 20 sene sonra Aksaray’a geldik ve 42 senedir de buradayım. Mesleğim çok güzel bir meslek. Şimdi çalışana iş çok. Dürüst çalış, sabah gel akşam git kafanı kaldıramazsın. Parası da iyi işi de iyi. Ama bazıları bilmiyor. Şimdi ayakkabıcılığı yanlış görüyor. Ben 4 çocuğu büyüttüm, everdim. Evim de var arabam da var, her şeyim var. Sadece bu işi yaptım. Başka en ufak bir gelirim yok" dedi. Ayakkabı tamirine olan ilginin arttığından bahseden Ahmet Kaş, eskiden tamir işinin daha az olduğunu, şimdilerde ise hemen herkesin ayakkabıyı tamir ettirmeye getirdiğini belirterek, "Hayat pahalılığından şimdi ayakkabı tamir ettiren, ufakları kalıba koyup da genişleten çoğaldı. Eskiden atarlardı, şimdi tamir ediyorlar. Altını üstünü tamir edip giyiyorlar" dedi.
Tekirdağ Diplomasi değil, vefa: 136 yıl geçti Japonlar unutmadı Japonya İstanbul Başkonsolosu Iwama Ryoji, Tekirdağ’da gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında hem resmi temaslarda bulundu hem de Ertuğrul Fırkateyni şehitlerini anarak Türk-Japon dostluğuna dikkat çekti. Japonya İstanbul Başkonsolosu Iwama Ryoji, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk’ü makamında ziyaret etti. Ziyaretin ardından Başkonsolos Ryoji, İl Müdürü Ömer Faruk Karaküçük refakatinde Osmanlı Devleti döneminde Japonya’dan dönüş yolunda batan Ertuğrul Fırkateyni Faciası şehitlerini anmak amacıyla inşa edilen Yarbay Ali Bey Anıtı’nı ziyaret etti. Anıtta düzenlenen programda, Ertuğrul Fırkateyni’nde hayatını kaybeden asker ve mürettebat adına çelenk sunan Başkonsolos Ryoji, saygı duruşunda bulundu. Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid Han 1889 yılında Japon İmparatoru Meiji’ye iade-i ziyaret ve dostluk mesajlarını iletmek üzere Ertuğrul Fırkateyni’ni Japonya’ya göndermişti. Japonya’da üç ay kalan fırkateyn, 15 Eylül 1890’da dönüş yoluna çıktı. Ancak gemi, Japonya açıklarında şiddetli bir kasırgaya yakalanarak 16 Eylül 1890 gecesi kayalıklara çarpıp ikiye bölündü ve battı. Kazada 527 mürettebat şehit olurken, 69 kişi Japon balıkçılar tarafından kurtarıldı. Facianın ardından Japon halkının Osmanlı denizcilerine gösterdiği yardım ve ilgi, Türk-Japon dostluğunun en önemli sembollerinden biri olarak tarihe geçti. Japonya’da şehitler için anıtlar dikilirken, her yıl düzenlenen törenlerle anma programları sürdürülüyor. Tekirdağlı Ertuğrul Fırkateyni süvarisi Yarbay Ali Bey ve diğer şehit denizciler anısına da kentte anıt yapılırken, bir mahalleye de fırkateynin adı verildi.
Ankara Tarihi Çerkeş Sokağı eski günlerini arıyor Ankara’da alışverişin kalbi Ulus semtinde bulunan tarihi ticaret merkezi Çerkeş Sokak esnafı, eski günlerini mumla arıyor. Ankara’nın köklü ticaret noktalarından biri olan ve Altındağ ilçesi Hacı Bayram Mahallesinde bulunan Çerkeş Sokak, geçmişteki yoğun olan ticari önemini kaybetti. Zaman içerisinde işlek ticari hareketliliğini durgunluğa bırakan sokakta esnaf sayısı da bu oranda azaldı. Ucuz tekstil ürünlerinden, tuhafiye ürünlerine, manav ürünlerinden zücaciyecilere kadar pek çok ürünün merkezi olan sokak esnafı, azalan müşteri potansiyeli nedeniyle zor günler geçiriyor. Sokakta 50 yıldır esnaflık yapan Menderes Benlier, Sokağın tarihi değerine dikkati çekerek, Çerkeş Sokağı’nın bir dönem Ankara’nın en önemli alışveriş merkezlerinden biri olduğunu belirtti. Benlier, "Bütün Ankara’nın boncuk, Mevlüt şekeri, gelinlik, damatlık ve sünnet eşyaları burada satılırdı. Burası orta direk pazarıydı. 1990 ve 2001 krizlerinde herkes buraya gelirdi" dedi. Günümüzde tüketim alışkanlıklarının değiştiğini belirten Benlier, "Şimdi insanlar lükse yöneliyor. Burada eşofman 100-150 liraya satılan bir ürün, Kızılay’da 300-400 liraya olsa bile orayı tercih ediyorlar" diye konuştu. Mahallenin geçmişte farklı kültürlere ev sahipliği yaptığını ifade eden Benlier, eski yapıların da büyük ölçüde ortadan kalktığını dile getirdi. "En ucuz yerlerden biri" Bir dönem Suriyeli müşterilerin bölgeye hareketlilik kattığını belirten Benlier, "Onlar gidince işler yine düştü ama şükür çalışıyoruz. Vatandaş buranın ucuz olduğunu biliyor. Giyimden gıdaya kadar Ankara’nın en uygun yerlerinden biri burası" ifadelerini kullandı. Bayram dönemlerinde yoğunluğun arttığını da sözlerine ekleyen Benlier, "Bayramlarda bütün Ankara buraya iner, her şey ucuz burada ayakkabıcısı da ucuz, giyimde de ucuz, gıdada da ucuz. Yani burada geçemezsin bayramlarda" diye konuştu. Sokakta 1998 yılından bu yana bölgede esnaflık yaptığını söyleyen İsmail Sülün ise Çerkeş Sokağı’nda sektör değişiminin yaşandığını belirterek "Aşağı yukarı 17 tane kasap vardı burada. 100 tane manav vardı. Bakkal desem 30 taneydi. Elbiseci azınlıktaydı burada. Ama şimdi tamamı elbiseye döndü. Bizim gıda sektörü bitti" dedi. Satışların düştüğünü vurgulayan Sülün, sokağın yeterince tanıtılmadığını, terk edildiğini ve gençlerin de bölgeye ilgisinin az olduğunu söyleyerek, "Gençler buraya sıcak bakmıyor, ancak elbiseye geliyor" diye konuştu. "Düzenleme şart" Sokağın yeniden canlanması için düzenleme yapılması gerektiğini ifade eden Sülün, "Çadırların kalkması, esnafların düzelmesi bunlar çok önemli. Müşteri onun için gelmiyor, sadece şahıs meselesi konuşmuyorum. Aşağı girişten başlayacak, yukarı merdivenlerden çatılar ve esnafların güzel bir düzenli olması için aynı haldeki gibi ve çıkışlar yokuştaki gibi, Bentderesi gibi olmasını istiyoruz" ifadelerine yer verdi. Ankara da oturan, alışveriş ve hanları gezmek için zaman zaman Çerkeş Sokağa giden Hakan Deniz, "Daha çok tabii etraftaki hanları ziyaret etmeyi çok seviyorum. Anafartalar çarşısından tutun işte yukarıya kaleye kadar. Doğrusu bu çarşı unutulan bir çarşı. Gençler pek bilmiyor burayı. Keşke herkes bir ziyaret etse. Hem uygun alışveriş yapma yeri anlamında hem de geleneksel alışveriş yapma anlamında Gerçekten çok güzel bir çarşı. Gezmesi çok keyifli" diye konuştu. Aile üyelerinin tavsiyesi üzerine Çerkeş Sokağı öğrendiğini belirten Deniz, "Ankara’ya göç ettim 30 yıl önce, o şekilde öğrendim. Uzun yıllardan beri de biliyorum burayı. Gençlerin buraya gelmesini tavsiye ederim. Unutulmamasını dilerim buraların. Gerçekten hal ve arka tarafındaki çarşılar çok değerli" şeklinde konuştu.