KÜLTÜR SANAT - 21 Nisan 2025 Pazartesi 16:45

ALKÜ’de turizm haftası dolu dolu geçti

A
A
A
ALKÜ’de turizm haftası dolu dolu geçti

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) 15-21 Nisan Turizm Haftası, birbirinden güzel etkinlik ve programlarla dolu dolu geçti.


Türkiye’nin turizm cenneti şehirlerinden olan Alanya’da turizm haftası çeşitli etkinlikle kutlanırken Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) de birçok etkinlik ve konferans düzenlendi. Özellikle Turizm Fakültesi öncülüğünde yapılan etkinliklere Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Kılıç, Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, Prof. Dr. Oğuz Karahan, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burçin Cevdet Çetinsöz, Genel Sekreter Hüseyin Er, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.



Vali Yardımcısı Seyitoğlu, turizm stratejilerini anlattı


ALKÜ Turizm Fakültesi tarafından Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında ilk program, Antalya Vali Yardımcısı Dr. Suat Seyitoğlu’nun konuşmacı olduğu "Makro ve Mikro Perspektiften Antalya Turizm Stratejileri" başlıklı söyleşi oldu. Vali Yardımcısı Dr. Seyitoğlu, panelde bilgi ve tecrübelerini öğrencilerle paylaştı. Panel Vali Yardımcısı Dr. Seyitoğlu’nun öğrencilerin sorularını yanıtlamasının ardından katkılarından dolayı kendisine teşekkür plaketi takdim edilmesiyle sona erdi. Panele Antalya Vali Yardımcısı Dr. Suat Seyitoğlu, Alanya Kaymakamı Dr. Fatih Ürkmezer, ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burçin Cevdet Çetinsöz, Alanya Belediyesi Başkan Danışmanı Abdurrahman Açıkalın, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı.



Urfalı ünlü şeften çiğ köfte tarifi


Şanlıurfa’nın ünlü çiğ köfte şefi Mehmet Ferhat Yıldırım tarafından Çiğ Köfte Workshop’u düzenlendi. Aslına uygun çiğ köfteyi yoğurarak anlatan Şef Yıldırım, çiğ köfte yoğurumundaki püf noktaları da paylaştı. Yoğun ilginin olduğu etkinliğe Dekan Prof. Dr. Burçin Cevdet Çetinsöz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.



ALKÜ’de Gazipaşa turizmi konuşuldu


Gazipaşa MRB Meslek Yüksekokulunda "Torosların Eteklerinden Akdeniz’e: Gazipaşa’da Turizm" adıyla düzenlenen panelde Gazipaşa turizminin geleceği konuşuldu. Etkinliğe Gazipaşa Belediye Başkan Yardımcısı Serkan Özkurt, ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Karahan, Gazipaşa Gold Marina Müdürü Oğuzhan Demirtaş, Gazipaşa Grand Akça Otel İşletmecisi Ersin Erdoğan ve Gazipaşa Alanya Havalimanı Direktörü Ali Özgür Pehlivan katıldı. Gazipaşa MRB MYO Müdürü Doç. Dr. Mehmet Kahyaoğlu moderatörlüğünde düzenlenen programda Rektör Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan’ın video mesajı gösterildi. Gazipaşa turizminin hak ettiği yere gelmesi için üniversite olarak çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Rektör Türkdoğan, Gazipaşa’ya bir konukevi kazandıracaklarının da müjdesini verdi. Crystal Admiral Hotel İşletme Müdür Yardımcısı Gökhan Kırbaş, Operasyon Müdürü Nebi Kıncal ve Gıda Hijyen sorumlusu Büşra Demirci de öğrencilere bilgiler aktardılar. Porte Amore, Grand Akça ve Mackbear Coffee ikramlarıyla panelde yer aldı.



Turizmde yapay zeka destekli veri analizi anlatıldı


Turizm Haftası etkinlikleri, İstar Araştırma ve Eğitim Danışmanlık firması kurucu ortağı MAXQDA Eğitmeni Fırat Yılmaz’ın konferansıyla devam etti. MAXQDA ile Yapay Zekâ Destekli Nitel Veri Analiz Eğitimi isimli konferansta, turizmde kullanılacak veri analizlerinin önemi anlatıldı.



"ALKÜ turizme her zaman destek olacak"


ALKÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burçin Cevdet Çetinsöz, Turizm Haftası’nın Alanya için çok önemli bir hafta olduğunun altını çizdi. Dekan Çetinsöz, ALKÜ olarak turizme her zaman destek olduklarını söyleyerek "Üniversite olarak turizme bilimsel katkıların yanında proje bazlı katkılar da sunuyoruz. Bunun yanında Fakültemiz ve ALTSO Turizm MYO ile bölgemize eleman yetişmesi konusunda lokomotif bir görev üstleniyoruz. Turizme yaptığımız bu katkılar her yıl artarak devam edecek. Sadece turizm haftasında değil; yıl boyu okulumuzda yapılan etkinlik, konferans ve seminerlerle turizmin nabzını tutmayı, bilimsel olarak turizme destek sunmayı sürdürüyoruz. Yapılan programlarda başta Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan olmak üzere destek veren sektör temsilcilerine teşekkür ederim" dedi.



ALKÜ’de turizm haftası dolu dolu geçti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Geri dönüşümlü ambalajlar tercih edilerek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanıyor Diyarbakırlı iş adamı Volkan Beşenk, ambalaj sektöründe geri dönüşümlü ambalaj üreterek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanmasına vesile oluyor. Dünyanın birçok ülkesine doğa dostu ürünler ile hitap eden Worldpack ambalaj firması, Türkiye’de de farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Doğada çözülebilen geri dönüşümlü ürünler ile Türkiye piyasasında kısa sürede doğa dostu ürünleriyle farkındalık oluşturdu. Worldpack Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Beşenk, 2010 yılında ambalaj üreterek başladıklarını, daha sonra odak noktalarını gıda ambalajlarına yönelttiklerini söyledi. Gıdayla temas edebilen ambalajlar üretmeye başladıklarını belirten Beşenk, üretimlerinin şu anda bu alanda devam ettiğini ifade etti. Ayrıca ham madde imalatını da yaptıklarını aktaran Beşenk, "Yurt dışında fabrikalarla anlaşmamız mevcut. Ürettiğimiz ambalajlar yüzde 100 selülozdan imal edilmekte. Bu vesile ile direkt gıda ile temas edebilme özelliğine sahip. Ürünlerimiz tek kullanımlık. Kullanım yapıldıktan sonra geri dönüştürülüp gıda harici farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Örneğin tekstil, taşıma çantaları, elektronik eşya kutuları gibi ürünlerde geri dönüştürülmüş şekilde kullanılabiliyor" dedi. Ürünlerin, doğada birebir çözülebilen ürünler olduğunu kaydeden Beşenk, "Türkiye’de geri dönüşüm fabrikaları kuruldu. Ürünün niteliği değiştirilerek farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Aynı üründen böylece daha fazla katma değer oluşturabiliyoruz. Geri dönüşüm yapan insanların çevre duyarlılığı biraz daha fazla oluyor. Ürünlerimiz ormanlardan elde edilen selülozla elde ediliyor. Geri dönüşüm yaptığınız zaman bu ormanlara dokunmuyorsunuz. Su, ağaç, enerji tasarrufları sağlıyorsunuz. Halkımızın ambalaj konusunda biraz daha bilinçlenmesini istiyorum" diye konuştu.
Kayseri Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor" dedi. Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, "Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120’ye 80’in altında kabul edilir. 140/90’ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz. Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30’unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir" dedi. Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, "Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, "Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120’ye 80’in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın, kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır" dedi.