SAĞLIK - 26 Haziran 2025 Perşembe 10:32

Anne sütü sayesinde bebeğin biyolojik saati ayarlanıyor

A
A
A
Anne sütü sayesinde bebeğin biyolojik saati ayarlanıyor

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aşkın Güra Bayık, gece emzirmenin sadece süt üretimini artırmakla kalmayıp, bebeğin uyku düzeni ve bağışıklığı üzerinde de olumlu etkileri olduğunu vurguluyor. Bayık, gece sütü, melatonin ve triptofan içeriğiyle daha besleyici hale geldiğini belirtiyor.


Memorial Antalya Hastanesi Yenidoğan, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aşkın Güra Bayık, gece emzirmenin hem anne hem de bebek açısından sağladığı faydalar hakkında önemli bilgiler verdi.



"Annenin yeterli uyku alması da süt kalitesini etkiler"


Gece saatlerinde annelerin istirahat etmesiyle süt üretiminde rol oynayan prolaktin hormonunun daha aktif çalıştığını belirten Dr. Bayık, "Meme, uyarıya bağlı olarak süt üretir. Bu nedenle gece saatlerinde de emzirme ya da sağım yapılması, süt üretimini artırmak açısından önemlidir. Aynı zamanda annenin yeterli uyku alması da süt kalitesine doğrudan etki eder" dedi. Gece emzirme sırasında salgılanan oksitosin ve prolaktin hormonlarının annenin mutluluk düzeyini artırdığını belirten Bayık, bu hormonların serotonin üretimini tetikleyerek annenin daha rahat ve kaliteli uyumasını da sağladığını ifade etti.



Gece sütü daha besleyici


Doğum sonrası ilk üç ayda bebeklerin melatonin seviyesinin yetersiz olduğunu ve bu hormonun anne sütüyle alındığını vurgulayan Dr. Bayık, "Anne sütü gece saatlerinde melatonin ve triptofan açısından daha zengindir. Bu sayede bebek, geceyle gündüzü ayırt etmeye başlar. Gece sütü bebeğin uyku düzenine yardımcı olurken bağışıklığını da güçlendirir. Ayrıca gece salgılanan süt, içerdiği yağ oranı ile daha besleyici hale gelir" diye konuştu.



Gündüz sağılmış süt geceye uygun değil


Anne sütünün gün içinde değişen içeriğine dikkat çeken Bayık, "Sabah saatlerinde salgılanan süt enerji verirken, akşam saatlerinde rahatlatıcı etkiye sahiptir. Bu nedenle gündüz sağılan süt gece verilmemeli, gece sağılan süt de gündüz içirilmemelidir. Eğer sütler dondurulmuşsa, sağıldığı saat dilimine uygun şekilde kullanılmalıdır" dedi.



Emzirme aralığı 3 saatten uzun olmamalı


Yenidoğanların ilk haftalarında fazla kilo kaybı, sarılık ya da hipoglisemi gibi durumlarla karşılaşılmaması için emzirme sıklığının önemli olduğunu söyleyen Dr. Bayık, "İlk haftada bebek 3 saatte bir mutlaka emzirilmeli. Bu süreçten sonra kilo alımı normalse, bebek gece kendi ihtiyacına göre uyanabilir. Ancak yine de bu dönemde hekim kontrolleri aksatılmamalıdır" ifadelerini kullandı.



Annenin beslenmesi süt kalitesini etkiliyor


Anne sütünün kalitesinin, annenin ruhsal durumu ve beslenme şekliyle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Dr. Bayık, "Anneler üç ana ve üç ara öğünle dengeli beslenmeli, yeterli sıvı almalı. Gün içinde yoğun efor sarf eden anneler mutlaka diyetisyen kontrolünde beslenmeli. Tadını sevmediği ya da zorla yediği yiyeceklerin süte bir katkısı olmaz. Ayrıca çok şekerli yiyecek ve içeceklerin süt üretimine faydası yoktur" diye konuştu.



Ön Süt-Son Süt dengesine dikkat


Anne sütünün besleyici gücünün ön ve son sütle bağlantılı olduğunu söyleyen Bayık, "Bebek bir memeyi ortalama 20 dakika emmeli. Sadece ön süt alan bebek doygun görünse de yeterli kilo alamayabilir. Bu da annenin sütü yetersiz zannetmesine yol açar. Bu nedenle emzirme süresi ve sıklığı, annenin motivasyonu açısından da önem taşır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.