ASAYİŞ - 18 Mart 2026 Çarşamba 13:26

Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü

A
A
A
Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada üçüncü duruşma günü başladı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, önceki celselerde tutuklu ve tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarının alınmasının ardından, bugün de tutuksuz yargılanan sanıkların ifade işlemlerine devam ediliyor. Duruşmanın öğleden sonraki kısmında savcının mütalaa vereceği bekleniliyor.


Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda görülen duruşmada, soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor.



İfade işlemleri üçüncü günde de sürüyor


Davanın ilk gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınırken, ikinci gün itibarıyla tutuksuz yargılanan sanıkların ifadelerine geçilmişti. Mahkeme heyeti, üçüncü duruşma gününde de tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam ediyor. Sanıkların, haklarındaki suçlamalara ilişkin savunmalarının alındığı duruşmada, dosyada yer alan para transferleri, taşınmazlar, ruhsat ve iskan süreçleri ile çeşitli mali işlemlere ilişkin iddialar değerlendirilmeyi sürdürüyor.



41 sanık yargılanıyor


Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamalarına yer veriliyor.


Kapsamlı dosyada, belediyedeki bazı işlemler ve mali ilişkiler çerçevesinde, iskan ve ruhsat süreçlerinden seçim dönemine uzanan çeşitli iddialar da yer alıyor.


Duruşma sürüyor


Mahkeme heyetinin gün boyunca tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam etmesi beklenirken, yargılamanın ilerleyen aşamalarında dosyadaki deliller ve tanık beyanlarının da ele alınacağı öğrenildi



"Çorbada tuzun bulunsun" dedi zorlama olmadı


2024 Yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında reklam firmasının yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve Serkan Temuçin aracılığıyla kendisinden fatura ödeme talebi bulunması eylemine ilişkin savunma yapan ve aylık 40 milyon TL aylık geliri olduğunu bildiren Tacir A.Y.: "Belli sektörlerde çeşitli iş kollarında iş yapıyoruz, bir kısmı ortaklıdır. Özellikle ortaklı olan şirketlerde icra kurulunda değilim. Özellikle bahsi geçen Finike dövizin kurucusuyum, 25 yıl önce icra kurulundan ayrıldım, 15 yıl önce yönetim kurulundan ayrıldım. Yaptığı işleri avukatlarıma devrettim, kendileri yapıyorlar. Dosyada adı geçenlerin çoğunu tanımam, adı geçenlerden Muhittin Böcek başkanı uzun yıllardır tanırım, oğlunu da lise çağlarından tanırım. Tanışıklığım vardır ama samimiyetim yok. Zeynep hanımın öz babasını gençlik yıllarından tanırım. Zeynep hanım ve Zuhal hanımı ilk kez burada gördüm. Bana isnat edilen suçların hiçbirini kabul etmiyorum. Burada yargılanıyorum, delil yok, şahit yok, yönetim kurulunda değilim, detaylara dair bilgim yok. Reklam firmasına yapılan ödeme, sadece seçimlerde yapılır, seçimlerde genelde HDP dışında tüm siyasi partilere yapabildiğim ölçüde destekte bulunurum. Seçim yardımıdır herhangi bir zorlama olmadı, ricada bulunuldu, ben de yardım ettim. Muhittin başkan aradı, "Çorbada tuzun bulunsun" dedi, bundan ibarettir Gökhan böceğin bizzat benden gelip yardım istediğini sanmıyorum, Muhittin başkan vasıtasıyla yardımda bulunmuşumdur ancak. Hiçbir zorlama yok, mağduriyetim ya da beklentim yoktur, her siyasiye yardım ederiz" dedi.


Zeynep Kerimoğlu’na 80 milyon ödeme yapılmasına ilişkin eylem nedeniyle de savunma yan A.Y., "Finike dövizde yapılan işlemlerden benim haberim olmaz, Zeynep hanıma sorulsun benim hiçbir iletişimim olmamıştır, ortaklarım M.A. ve E.A. bilir. Ben büyük hissedarım, şirketin kurucusuyum" şeklinde konuştu.



"Yıllık bilançomuz 1 milyar doların üzerindedir"


Gökhan Böcek’in kurucusu olduğu döviz bürosunda gerçekleştirdiği işlemlere dair açıklamalarda bulunan A.Y., "Olaydan haberim yok, ne olduğunu bilmem. Gözaltından sonra araştırdım, bilgim yok., Benim bu olayda aracı olduğumu sanmıyorum. Avukatlarımı ararım, x kişiye yardımcı olun, beni mahcup etmeyin derim. Gökhan beyin beni aradığını sanmıyorum, ne işleri varsa beni tanıdıkları için döviz bürosuna gidip işlerini görebilirler. Bu süreçlerden önce de bu süreçte de büyükşehir belediyesinin işlerimde zorluk çıkardığı kanuna göre iş yaptıkları için doğrudur. B.Ç. ve M.Y.’yi tanımam, telefonları da yoktur, talimat verdiğim bilgisi doğru değildir. Finike dövizin yıllık bilançosu 1 milyar doların üzerindedir. S.E. ile gözaltında tanıştım, irtibatım yoktur. Türkiye’de Kapalıçarşı başta olmak üzere birçok kuyumcu ve döviz bürosunun altın işi yaptığı söylenir ama Finike Döviz çok kurumsal bir yerdir, altın işi yaptıklarını sanmıyorum. Bırakın kara parayı kayıt dışı bir işe tenezzül etmemiş bir kurumuz" ifadelerini kullandı.



"Biz kullanılmışız"


Tacir E.A. ise Finike Döviz’de gerçekleşen para transferleri eylemine yönelik şu ifadelere yer verdi: "Antalya’nın önde gelen firmalarındanız, işlem hacmimiz baya yüksektir. Bu olaydan anlaşılıyor ki, biz kullanılmışız. B.Ç. bizden döviz almak için Gökhan Böcek ile geldi, bizim hesabımızda işlem yapmak istediklerini söyledi. İmzaları aldık, paraları teslim ettik. Gökhan, M.Y.’nin Antalya’da iş yapacağını söyledi ve parayı verdik, gönderdik. M.Y.’yi ilk kez gördüğüm için daha sonra biz bu işlemi MASAK a bildirdik. Bu işlemin şüpheli olduğunu bilme şansımız yok, bu olaydan 15-20 gün sonra Gökhan Böcek eşinin döviz işlemi olacağını söyledi. Bankada o kadar müsaitliğimiz yoktu, 70 milyon TL‘lik işlemdi, döviz S.E.’nin iş yerine götürüldü, parayı Zeynep Kerimoğlu’nun hesabına ilettik. Bizim elemanlar ya da S.E.’nin elemanları göndermiş olabilir, hatırlamıyorum."



"B.Ç., ‘parayı Gökhan’ın hesabına aktarın’ dedi"


Yine döviz bürosu üzerinden Gökhan Böcek’in hesabına gönderilen transfere ilişkin savunmada bulunan E.A., "B.Ç.’nin Aralık ayında 55 milyon TL’lik işlemi vardı, bankadan geçeceklerini söylediler, tamam yardımcı oluruz dedik, imzalarını aldık, elden nakit aldım şeklinde yazdı. B.Ç. bir gün sonra gelemeyeceğim, parayı Gökhan’ın hesabına aktarın dedi, Gökhan’ın hesabına aktardık. Telefondan rica etti. 55 milyonluk işlemi ilk defa işlem yaptığımız için MASAK’a bildirdik. Bir gün sonraki olan işlemlerde yoktum, yurt dışındaydım" diye konuştu.


Mustafa Gökhan Böcek’in kendisine getirmiş olduğu fiziki dövizin altın bozdurma pusulası düzenlenerek babası Muhittin Böcek’e gönderilmesine ilişkin talebi doğrultusunda gider pusulası düzenlediği eylemine ilişkin savunmasını sürdüren E.A., "İfade verirken başka unuttuğunuz olay var mı dediler, Muhitin Böcek olduğundan dolayı hatırladım. Çok zaman önceydi, U.K.Y.’ye yönlendirmiştim. Büyük ihtimal Gökhan Böcek geldi, Muhittin Böceğe ait olduğunu biliyorum, 700 bin TL gibi bir paraydı. Başka bir kuyumculuk firmasına yönlendirdim, işlemi tam olarak hatırlamıyorum. Altın bozdurma ya da döviz bozdurma işlemi olabilir, biz de bu yüzden altınla ilişkilendirilmiş olabiliriz" dedi.



"Nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin"


Finike Döviz Bürosu yetkilisi tutuksuz yargılanan sanık M.A. ise para transferlerini belediye başkanının oğluna duydukları güven nedeniyle gerçekleştirdiklerini, akıllarına şüpheli bir durum gelmediğini belirterek, şöyle konuştu: "Tüm işlemler E.A. ve ben tarafından yapılmakta. Döviz bürosunda yetkiler bizdedir. İşlem hacmimiz çok yüksek değil aslında, 1 milyar dolar bir ciromuz oluyor. Kara para yada aksi durumlar için büromuzda bir kişiyi görevlendiririz, şüpheli işlemleri yapıldığında sistemimiz bize uyarı verir. Suçlamaları kabul etmiyorum. M.Y. ve B.Ç. isimli kişileri ilk kez gördük. Para banka üzerinden geldi. Bu paranın suç ya da rüşvet parası olduğunu bilmiyorduk. Şehrimizin belediye başkanının oğlu Gökhan Böcek, M.Y. ve B.Ç.’yi getirdi. M.Y., 80 milyon liralık döviz alımı istedi. Yatırım yapmak için Antalya’ya gelen bir iş adamı zannettik. Gökhan Böcek getirdiği için de güvendik. Biz bu işlemleri M.Y.’ye yaptık ve parasını teslim ettik. Halen bu paranın rüşvet parası olduğunu idrak edemiyorum, nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin. Daha sonra Zeynep ve Gökhan geldiler. 70 milyon liralık bir döviz istediler. Bizim o gün hesabımızda 6-7 milyon lira vardı. S.E.’ye yönlendirdik. Bir iki gün içinde bu işlemi yapabileceklerini söylediler. Zeynep Kerimoğlu bizden altın faturası istemedi, dövizi banka hesabına istedi. Paradan şüphede duymadık".


M.A. da verdiği ifadesinde M.Y. adlı şahsın parayı Gökhan Böcek’in hesabına aktarılmasını istediğini öne sürerek, "M.Y.’nin ortağı olarak Gökhan Böcek’le iş yerimize gelen B.Ç., 55 milyonluk döviz alacağını söyledi, yardım edebileceğimizi söyledik. 1 gün sonra hesabımıza para gönderdi, ‘Ben gelemiyorum, Gökhan’a verir misin’ dedi. Gökhan, iş yerine korumasıyla gelip parayı alarak gitti, 1 gün sonra Gökhan bey ve O.M iş yerimize geldi, 600 bin Euro döviz var, ev almak istiyoruz, yurt dışından getirirken beyan etmedikleri için altın olarak hesabına yatırılmasını istediler. Kara para olduğunu düşünmeden K.A.’yı arayarak, ‘Bu işi yapabilir misin’ dedik, K.A. ‘Yapabilirim’ dedi. Parayı kendisine attık, o da onların hesabına altın bozdurma işlemi olarak gönderdi. Biz tüm işlemleri belediye başkanının oğlu ve ailesi olduğu için güven duygusuyla yaptık. Bu yüksek miktardaki tüm işlemleri MASAK’a zaten şüpheli olarak bildirdik. Biz kullanılmış bir esnafmışız" dedi.



"Bize gelen altınların hepsi fiziki"


Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama eylemine ilişkin bir süre tutuklu kaldıktan sonra yargılanmasına tutuksuz olarak devam edilen sanık S.E. ise altın ithalatı ve ihracatı işlemleri yaptığını belirterek, "". TL karşılığı döviz yapmıyoruz. Kesinlikle döviz alımı yapılmadı. Yanımda çalışan T. Adlı şahıs beni aradı. Finike Döviz’in yönlendirdiğini söyleyerek altın işlemi olduğunu söyledi. Zeynep Kerimoğlu’nun hesabına 70 milyon liralık işlem yaptık. Bize döviz gelmedi, altın geldi. Bu işlemi de 2 gün de gerçekleştirdik. Biz esnaf arasında borç altın ya da nakit alırız. Ben Finike Döviz’den de aldım. T.A. ile cezaevinde tanıştık. 550 gram civarında bir altın götürdüğünü söyledi. Biz aldık parayı, M.K.’nın hesabına gönderdim. 5 Temmuz günü evdeydim. Muhittin Böcek’in gözaltına alındığını biliyorum. Finike Döviz’in sahipleri KOM’dan çıkınca beni aradılar. ‘Kusura bakma sizi de bu işe dahil ettik’ dedi. Ali Yılmaz’ın yapılan işlemlerden haberinin olmadığını düşünüyorum" dedi.



Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Burdur Eski karısını bacağından pompalı tüfekle yaralayan şahıs ve iş yeri sahibi tutuklandı Burdur’un Gölhisar ilçesinde eski eşini bacağından pompalı tüfekle yaralayan şahıs ve kadının gönül ilişkisi olduğu iddia edilen iş yeri sahibi çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, 3 Mart günü Pazar Mahallesi’ndeki bir otelin altında bulunan iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Fatih K. (45) eski eşi Nuray E.’nin (41) çalıştığı iş yerine geldi. Burada ikili arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Fatih K., yanında getirdiği pompalı tüfekle Nuray E.’yi bacağından vurarak yaraladı. Nuray E.’nin gönül ilişkisi olduğu iddia edilen iş yeri sahibi İlyas B. (55) de Fatih K.’yi tüfekle kolundan yaraladı. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından Gölhisar Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, ekipler tarafından yapılan incelemenin ardından İlyas B. gözaltına alındı. Her iki şahıs da tutuklandı Olay sonrasında ilk etapta adli kontrol şartıyla serbest bırakılan iş yeri sahibi, yapılan itiraz sonrası tutuklanarak cezaevine gönderildi. Eski eşini bacağından vurarak yaralayan Fatih K. ise hastanedeki tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Antalya Çandır, Ocak ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni değerlendirdi Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ocak 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Çandır, Tarım-GFE’nin Ocak ayında aylık yüzde 3,86 ilan edildiğini belirtirken, "Bu rakam, endeksin ölçülmeye başlandığı 2015 yılından itibaren ocak ayları ortalamasının (4,18) yüzde 15 altında ilan edilmiştir. Ortalama altı bir yükseliş olmakla birlikte bu rakam, son 10 yılın en yüksek 4. Ocak ayı artışı olmuştur" dedi. Tarım-GFE’nin Ocak ayında yıllık yüzde 30,59 açıklandığını belirten Çandır, "Bu yıllık rakam, son 10 yılın ocak ayları ortalamasının (30,54) üzerine çıkmıştır. Ortalama üstü ilan edilen bu rakam, son 10 yılın en yüksek 4. ocak ayı artışı olmuştur. Ocak ayı için açıklanan tarımsal maliyetleri enflasyonu, bir önceki aya göre aylıkta yükseliş ve yıllıkta ise düşüş göstermiştir. Ancak 10 yıllık ocak ayı ortalamalarına göre bakıldığında aylıkta ortalama altı ve yıllıkta ise ortalama üstü artış göstermiştir" değerlendirmesinde bulundu. En çok artış veteriner hizmetlerinde Ocak ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerini değerlendiren Ali Çandır, tohumda aylık yüzde 1,14, enerjide yüzde 1,72, gübrede yüzde 1,60, ilaçta yüzde 1,96, veteriner hizmetlerinde yüzde 10,54, yemde yüzde 4,30, diğer kalemlerde ise yüzde 13,28 artış olduğunu kaydederken, yıllıkta ise tohumda yüzde 34,94, enerjide yüzde 18,47, gübrede yüzde 37,90, ilaçta yüzde 18,07, veteriner hizmetlerinde yüzde 43,74, yemde yüzde 36,35 ve diğer kalemlerde ise yüzde 32,75’lik artışa dikkat çekti. Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 2,58, yıllık yüzde 22,01’lik artış olduğunu belirtti. Ocak ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylıkta yüzde 4,07, yıllık ise yüzde 32,09 artış ilan edildiğine dikkat çeken Çandır, "Ocak ayları itibariyle bu rakamlar, aylıkta ve yıllıkta 2021 yılından sonraki en yüksek 3. rakamlar olmuştur" dedi. TÜİK’in Ocak ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 8,46 arttığını, bu artışın 10 yıllık ocak ortalamasının (4,15) üzerinde olduğuna dikkat çeken Başkan Çandır, yıllık yüzde 43,58’lik artışın 10 yıllık ortalamanın (25,17) üzerinde olduğunu belirtti. Çandır, "Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim, genel olarak üretici aleyhine seyretmiştir. Ancak mayıs, haziran ve eylül aylarından sonra ocak ayında da lehte bir durum ilan edilmiştir" dedi. Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonları da tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini belirten Çandır, yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Ocak’ta aylık yüzde 4,06 ve yıllık yüzde 35,12 arttığını, yurtiçi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin aylık olarak yüzde 2,67, yıllık yüzde 27,17 arttığını kaydetti. Çandır, "Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 4,24 ve yıllık ise yüzde 32,68 artmıştı. Bu durum, Ocak ayında tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha düşük seyrettiğini göstermektedir" değerlendirmesinde bulundu. Tüketici enflasyonunda durum Ocak ayında üretici kesimdeki bu enflasyonlara karşılık tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 4,84, yıllık yüzde 30,65 arttığını belirten Çandır, "Son 20 yıllık ocak ayı ortalamalarının aylıkta yüzde 2,37 ve yıllıkta ise yüzde 18,13 olduğu hatırlanırsa yıllık manşet enflasyonun hala ne kadar yüksek seyrettiği daha iyi anlaşılır" dedi. Tüketici taraftaki gıda enflasyonunun Ocak ayında aylık yüzde 6,59, yıllık yüzde 31,69 açıklandığına dikkat çeken Çandır, "İşlenmemiş gıda enflasyonu ise Ocak’ta aylık yüzde 11,79, yıllık yüzde 32,35 ilan edilmişti. Yaş meyve sebze enflasyonu ise aylık yüzde 22,03 ve yıllık yüzde 29,47 arttı" dedi.
Kocaeli Kocaeli’nin 8 ilçesinde 18 Mart törenleri düzenlendi Başiskele, Çayırova, Darıca, Dilovası, Gebze, Gölcük, Kartepe ve Körfez’de 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla tören düzenlendi. Başiskele Kent Meydanı’nda gerçekleştirilen törene Başiskele Kaymakamı Soner Şenel, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, Garnizon Komutanı Deniz Albay Tolga Çelebioğlu, muhtarlar, birim müdürleri, belediye personelleri, şehit yakınları, gaziler ve vatandaşlar katıldı. Programda Atatürk Anıtı’na sırasıyla Başiskele Kaymakamı Dr. Soner Şenel, Garnizon Komutanı Deniz Albay Tolga Çelebioğlu ve Belediye Başkanı Yasin Özlü sırasıyla çelenk sunumu yaptı. Günün anlam ve önemine binaen yapılan konuşmalarda ise Çanakkale ruhunun milletimizin birlik ve beraberliğinin en güçlü sembollerinden biri olduğu vurgulandı. "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır" Çayırova’da Şekerpınar Şehitliği’nde gerçekleştirilen programa, Çayırova Kaymakamı Ahmet Önal, Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Çayırova İlçe Emniyet Müdürü Şenol Toklu, Çayırova İlçe Gençlik ve Spor Müdürü İbrahim Şahin, İlçe Milli Eğitim Müdürü Recep Demir, Çayırova Müftüsü Hüseyin Baş, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, gaziler, kent protokolü, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, şehitlerimizin anısına çelenk takdimi yapıldı. Günün anlam ve önemine ilişkin yapılan konuşmanın ardından, Kaymakam Önal, Başkan Çiftçi ve beraberindeki protokol üyeleri şehitlerimizin kabrine karanfil bıraktı, edilen duaların ardından program sona erdi. Başkan Çiftçi, yaptığı açıklamada, "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır. 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla düzenlenen çelenk sunma töreninde aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ettik. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bizlere mukaddes bir vatan kılan aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun" dedi. Darıca, Dilovası ve Gebze’de de hüzünlü tören Darıca’da düzenlenen tören; Kaymakam Yaşar Dönmez, Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, protokol üyeleri ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Protokol üyeleri tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan anma programı, daha sonra şehitlikte devam etti. Şehitlerimiz için Kur’an-ı Kerim okunup dualar edilmesinin ardından, Başkan Bıyık ve beraberindeki katılımcılar şehit kabirlerine tek tek karanfil bıraktı. Dilovası’nda 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi dolayısıyla düzenlenen programa; Kaymakam Dr. Metin Kubilay, Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, protokol üyeleri, gaziler ile şehit ve gazi aileleri katıldı. Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan anlamlı törenin ardından ilçe şehitliğine geçildi. Şehitlik ziyaretinde, vatan uğruna canlarını feda eden kahramanlar için Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi.Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldui ardından şehitlik ziyaret edildi. Gebze Şehitliği’nde düzenlenen anma töreninde de kahraman şehitler rahmet ve minnetle yad edildi. Programa; Kaymakam Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, protokol üyeleri, gaziler ve şehit yakınları katıldı. Şehit kabirlerine karanfil bırakılıp duaların edildiği törende Başkan Büyükgöz, "Bu toprakları bizlere vatan kılan kahraman ecdadımızın emaneti, omuzlarımızdaki en büyük sorumluluktur. Aynı inanç ve kararlılıkla, onların mirasına sahip çıkmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Gölcük’te öğrencilerin performansı duygulandırdı Gölcük’te gerçekleştirilen program, Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreniyle başladı. Törene; Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Deniz Ana Üs ve Garnizon Komutanı Mehmet Özgür Özömek, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Gölcük Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Sarı ve Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği Gölcük Temsilcisi Mehmet Uğur, askerler, muhtarlar, gazilerimiz, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Törenin ardından protokol üyeleri, Gölcük Şehitliği’ni ziyaret ederek şehit kabirlerine karanfil bıraktı ve dualar etti. Program kapsamında ayrıca Değirmendere Atatürk Ortaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan anma etkinliği de büyük beğeni topladı. Öğrencilerin sahnelediği program, günün anlam ve önemini duygusal anlarla yansıttı. Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer yaptığı açıklamada, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Çanakkale’de destan yazan tüm kahramanları andı. Sezer, "Çanakkale Geçilmez dedirterek milletimize bu eşsiz zaferin gururunu yaşatan, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmetle yad ediyorum" ifadelerini kullandı. "Bu aziz vatanın her karışı, bir kahramanın fedakarlığıyla yoğrulmuş bir emanettir" Kartepe’de de 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi dolayısıyla çelenk sunma töreni düzenlendi. Anma programına; Kartepe Kaymakamı Hasan Öztürk, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, ilçe protokolü ve vatandaşlar katıldı. Kaymakam Öztürk ve Başkan Kocaman’ın Atatürk Anıtı’na çelenk sunmasıyla başlayan törende günün anlam ve önemine ilişkin açıklama yapan Başkan Kocaman, "Bu aziz vatanın her karışı, bir kahramanın fedakarlığıyla yoğrulmuş bir emanettir. Çanakkale’de yazılan destan; inancın, cesaretin ve vatan sevgisinin en yüce nişanesidir. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve sonsuz saygıyla anıyoruz" ifadelerini kullandı. Şehit kabirlerine karanfil bırakıldı Körfez Şehitliği’nde gerçekleştirilen anma programına ise Körfez Kaymakamı Uğur Kalkar, Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, Garnizon Komutanı Ali Uysal ve Cumhuriyet Başsavcısı İsa Büyük’ün yanı sıra kamu kurum müdürleri, şehit aileleri, gaziler ile sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, askerler tarafından saygı atışı yapıldı. Ardından protokol üyeleri tarafından şehitlik anıtına çelenk sunuldu. Günün anlam ve önemini belirten konuşmaların yapıldığı ve protokol üyelerince şehitlik şeref defterinin imzalandığı programda, şehit aileleriyle yakından ilgilenildi. Protokol üyeleri, şehit kabirlerini tek tek ziyaret ederek karanfil bıraktı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Körfez İlçe Müftüsü Muhammed Aydın’ın okuduğu duayla sona eren anma programında duygu dolu anlar yaşandı.