ÇEVRE - 20 Temmuz 2025 Pazar 11:55

Antalya falezlerinde bazı bölgelerin koruma statüsü değiştirildi

A
A
A
Antalya falezlerinde bazı bölgelerin koruma statüsü değiştirildi

Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihat Dipova, falezlerin bir bölümünün "kesin korunacak hassas alan" statüsünden çıkarıldığını belirterek, "Bu koruma hassasiyetini azaltan ve o bölgelerde bir takım turizm uygulamalarına izin veren uygulama" dedi. Antalya falezlerinin dünya ölçeğinde nadir görülen jeolojik miras alanı olduğunu da hatırlatan Dipova, "Bu doğal yapıları korumak sürdürülebilir turizmi desteklerken, birtakım sınırlı işletmelerin kısa vadeli amaçlarla falezlere beton dökmesi, güneşlenme platformları yapması, asansör kurması ve tünel kazması bindiğimiz dalı kesmektir" dedi.


Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihat Dipova, Antalya falezleri üzerinde yapılaşmaya ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Aynı zamanda Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi tarafından kurulan Jeomiras Komisyonu’nun başkanlığını yürüten Dipova, falezlerin dünya ölçeğinde korunması gereken jeolojik miras alanları arasında yer aldığını söyledi.



"Falezler sadece doğa değil, turizm için de bir değer"


Falezlerin jeolojik süreçlerle oluşmuş, ender jeomorfolojik yapılar olduğuna dikkat çeken Dipova, bu yapıların korunmasının sadece bilimsel değil, turizm açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı. Dipova, "Jeomiras ve turizm aslında bir çelişki değildir. Tam tersine, jeoturizm kavramı bu iki alanı birleştirir. Antalya’da teknelerle falezleri izlemeye çıkanlar, bu doğal mirası deneyimlemeye geliyor. Tıpkı Kapadokya, Grand Canyon ya da Niagara Şelalesi örneğinde olduğu gibi. Bu doğal yapıları korumak sürdürülebilir turizmi desteklerken, birtakım sınırlı işletmelerin, kısa vadeli amaçları için bir yerlere gidip beton döktünüz, oraya güneşlenme platformları yaptınız, önüne bir asansör yaptınız, içine tünel kazdınız. Bu bindiğimiz dalı kesmektir" ifadelerini kullandı.



"Kaya düşmeleri doğal süreç ama yapılar risk altında"


Falezlerde zaman zaman yaşanan kaya düşmelerinin, bu doğal yapının oluşum sürecinin bir parçası olduğunu belirten Dipova, "Bu bloklar koparak dik yarlar oluşturuyor. Ancak tehlike, insanların bu süreci bilmeden falez ucuna çok yakın yapılarda uzun süre vakit geçirmesiyle başlıyor" diye konuştu. Dipova, bazı restoran ve işletmelerin hareketli kaya bloklarının üstüne inşa edildiğine dikkat çekerek, "Kışın dahi çatılı ve camlı yapılar insanlara güven veriyor ama risk altındalar. Bir kaya düşmesi onlarca insanın hayatını tehlikeye atabilir" uyarısında bulundu.



"Yapılaşmada yaklaşma sınırı şart"


Antalya’da geçmiş yıllarda yapılan bazı yapıların, mühendislik esasları göz ardı edilerek falez kenarına fazla yaklaştığını dile getiren Dipova, "Yapı yaklaşma sınırı diye bir kavram var. Bu sınırlar jeoteknik analizlerle belirlenmeli. Ancak Antalya’da ne yazık ki geçmişte bu tür hesaplamalar yapılmadan yapılaşmaya gidildi. Umarım bundan sonrası için aynı hatalar tekrarlanmaz" ifadelerini kullandı.



"Bazı falez bölgelerinin koruma dereceleri düşürüldü"


Antalyalıların büyük bölümünün falezlerin tamamının sit alanı olduğunu düşündüğünü ancak bunun doğru olmadığını ifade eden Prof. Dr. Dipova, şöyle devam etti: "Sit tanımları değişti. Bugün ’kesin korunacak hassas alan’ ve ’nitelikli doğal koruma alanı’ gibi yeni tanımlar kullanılıyor. Ne yazık ki bazı falez bölgelerinin koruma dereceleri düşürüldü. Hiç koruma altına alınmamış bazı bölgeler de var, herhangi bir koruma tanımı yapılmamış. Bazı sebeplerle de bu kesin korunacak hassas alan olan bölgelerin koruma tanımının düşürülerek ikinci dereceye karşılık gelen nitelikli koruma alanı derecesine düşürüldüğünü görüyoruz. Bu birkaç yerde oldu. Bu tabii koruma hassasiyetini azaltan ve o bölgelerde bir takım turizm uygulamalarına izin veren uygulama."



"Tahribat geri döndürülebilir, restorasyon şart"


Dipova, falezlerin bazı bölümlerinde yapılan güneşlenme platformu, beton dökümü ve çelik yapı gibi insan müdahalelerinin zamanla doğal yapıyı tahrip ettiğini belirterek, şu çağrıyı yaptı: "Bu müdahaleler kalıcı değil. Küçük tahribatları kaldırdığınızda falezler beş yıl içinde eski doğal haline dönebilir. Doğal yapılar için de restorasyon yapılabilir. Antalya falezlerinin tamamı için böyle bir proje başlatılmalı ve tüm bölge yeniden ’kesin korunacak hassas alan’ ilan edilmelidir."



Antalya falezlerinde bazı bölgelerin koruma statüsü değiştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beykoz’daki orman yangını 9 saatte kontrol alındı İstanbul’un Beykoz ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın, ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu yaklaşık 9 saat sonra kontrol altına alındı. Beykoz Kılıçlı Mahallesi’nde saat 15.50 sıralarında başlayan yangın, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. Beykoz-Şile sınırındaki yangına ulaşımın kısıtlı olması, ekiplerin müdahalesini zorlaştırdı. Yangın ilk olarak saat 18.30 sıralarında kontrol altına alınırken, rüzgarın da etkisiyle yeniden alevlendi. Orman Bölge Müdürlüğü, itfaiye ve AFAD ekiplerinin yoğun çalışması sonucu yangın, saat 01.00 sıralarında tekrar kontrol altına alındı. Yangına 3 helikopter, 51 araç ve 146 personel ile müdahale edilirken, yaklaşık 14 hektarlık ağaçlandırma sahası ile makilik alan zarar gördü. Valilikten açıklama Yangının son durumuna ilişkin açıklama yapan İstanbul Valiliği, "Beykoz İlçesi Kılıçlı Mahallesi’nde ormanlık alanda çıkan ve saat 18.30 sıralarında kontrol altına alınan orman yangını, rüzgarın etkisiyle tekrar etkili olmuştur. Orman Bölge Müdürlüğü, İtfaiye ve AFAD ekiplerinin müdahale ettiği yangın, saat 01.00 sıralarında yeniden kontrol altına alınmış olup, bölgede soğutma çalışmaları devam etmektedir. Yangına 3 helikopter, 51 araç ve 146 personel müdahale etmiş olup, yangında 14 hektarlık ağaçlandırma sahası ve makilik alan zarar görmüştür" ifadelerine yer verdi.
Kayseri Köpek saldırısında yaralanan 3 yaşındaki bebek 34 gün sonra evine kavuştu Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde bir köpeğin saldırısına uğraması sonucu ağır yaralanan ve Ankara’da tedavi edilen 3 yaşındaki bebek geçirdiği 5 operasyonun ardından 34 gün sonra evine döndü. 34 gün boyunca bebeğinin evine dönmesini bekleyen baba bebeğine kavuşmanın mutluluğunu yaşadı. Öte yandan, köpeğin resmi olmayan sahibinin babaya şikayetini çekmesi için para teklif ettiği öğrenildi. Anbar Mahallesi Beydağ Sokak’ta 20 Mart günü yaşanan olayda, başıboş köpek, sokakta oynayan 3 yaşındaki yabancı uyruklu A.D.’ye saldırdı. Olayda A.D. ağır yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye polis, sağlık ve belediye ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından talihsiz çocuk ambulansla Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Başıboş köpek belediye ekipleri tarafından uyuşturucu iğne ile bayıltılarak barınağa götürüldü. Köpek saldırısı sonucu başından ağır yaralanan çocuk, Kayseri Şehir Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından tedavi için Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne nakledildi. Köpeğin resmi olmayan sahibi ortaya çıktı Ayrıca, olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında A.D.’ye saldırarak ağır yaralayan köpeğin Ö.Y. tarafından kayıt altına alınmadan sahiplenildiği tespit edildi. Ö.Y.’ye Tarım İl Müdürlüğü ekipleri tarafından ’hayvanın kayıt altına alınmadan beslenmesi’, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından da ’önlem alınmadan köpek beslemek’ suçundan ceza yazıldığı öğrenildi. Bebeğine kavuşmanın mutluluğunu yaşadı Köpek saldırısına uğrayan 3 yaşındaki A.D. geçirdiği 5 operasyonun ardından 34 gün sonra evine döndü. Kafasındaki ağır yaranın dışından bacaklarında da yaralanan A.D.’nin tedavisi Kayseri’de devam edecek. Bebeğinin eve dönmesiyle büyük mutluluk yaşadığını dile getiren baba Salih D., "Bebeğim Ankara’da 5 tane operasyon geçirdi. 34 gün sonra evine döndü. Evine dönmesine mutlu oldum. Geldiğine inanamadım. Allah’a şükürler olsun. Çocuğumun hastanede tedavisi sürecek. Çünkü hala yaraları mevcut" diye konuştu. Aileye şikayetçi olmamaları için para teklif etmişler Kendilerine mahalle bakkalı aracılığıyla para teklif edildiğini dile getiren Salih D., "Mahallemizdeki bakkalı aracı tutarak şikayetçi olmamamız için para teklif etmişler. Ben oğlumun hakkını istiyorum. Her yeri yara içerisinde Ben çocuğum için varım. Onun için yaşıyorum. Şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.