ÇEVRE - 12 Mayıs 2025 Pazartesi 10:16

Antalya’da arı kovanlarına dadanan ayılara elektrik telli önlem

A
A
A

Antalya’da arıcılar arı kovanlarına dadanan ayılar nedeniyle arı kovanlarının etrafını elektrikli tel ile çevirerek önlem aldı.

Antalya’nın İbradı ilçesi Ürünlü Mahallesi’nde yaşayan arıcı Mesut Şanlı, kovanlarının etrafını ayılardan korumak için elektrikli tellerle çevirip ışıklandırma yaptı.

"Geçen yıl arıların verdiği zarar 400 bin lira"

Antalya’nın İbradı ilçesinde 50 yıldır arıcılık yapan Mesut Şanlı, ayıların son zamanlarda Ürünlü’nün içine kadar gelerek arı kovanlarına zarar verdiğini dikkat çekerek, "Ayılar artık köyün içine kadar iniyorlar. Geçen yıl kasım ayında benim 50, kuzenimin ise 70 kovanını paramparça ettiler. Geçtiğimiz yıl arının bize verdiği zarar ise 400 bin lira zarar verdi. Biz zaten zor şartlarda çiftçilik yapıyoruz. Ama yapacak bir şey yok. Çözümü ise elektrikli tel ile çevirmekte bulduk" dedi.

Antalya’da arı kovanlarına dadanan ayılara elektrik telli önlem

"Mahallenin içine kadar geliyorlar"

"Ayılarla başımız dertte" diyen Şanlı, "Evime 50 metre mesafede yeniden arılara ayı geldi. Kovanlarımızın 2 tanesini parçaladı. En sonunda akülü elektrikli telle çevirdik. Geçen yıl arıların etrafını çevirmemiştik. Arıları ayılara yedirdik. 74 kovanımız telef oldu. Bu yıl önlemini aldık. Bakalım nasıl olur. Tabi ki arıcılık bir şans işidir. Geçen yıl ayılar hiçbir şey bırakmadı. Sadece 7 kovan arı kaldı. Bu yıl yeniden arı aldık. 35 kovana çıkardık. Bu sezon inşallah yine 50 kovanın üzerine çıkarım" dedi.

Ayıların verdiği zararın gün geçtikçe büyüdüğünün altını çizen Şanlı, "Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’nün konuyla ilgili bir önlem almasını, ormanlık alanlara ayıların tüketebileceği yiyeceklerin bırakılmasını ya da ayı popülasyonunun kontrol altına alınmasını bekliyoruz" ifadesini kullandı.

"Bu yıl da köyün içine inerek eve 50 metre mesafeye yaklaştı"

Geçen yıl 74 tane arı kovanını arılarıyla birlikte ayıların parçaladığını söyleyen Şanlı, "Köyün içinde evime 50 metre mesafede bulunan kovanlarıma bu yıl da ayılar geldi. Bu yıl da 2 tane kovanı paramparça etti. Köpeklerin korkusuna ayılar kaçıp gitmişler. En son çözümü ise güneş panelinden elektrik üretip aküyü dolduran sistemle elektrikli tel çekerek bulduk" diye konuştu.

Antalya’da arı kovanlarına dadanan ayılara elektrik telli önlem

"Bu sistem sadece caydırıcı"

Bu yıl yeniden arılı kovan aldığını ve yeniden çoğaltmaya çalıştığını anlatan Şanlı, "Bu yaptığımız sistemde, güneş enerji panelli elektrikli çite ayılar dokununca bir daha gelmiyor. Güneş enerji paneli 12 volt elektrik üretip aküyü dolduruyor ve tele giden elektriği yükseltici ile 12 volta çıkarıyor. Ayılar tele değdiği zaman çarpılıyor. Bu öldürücü değil, sadece caydırıcı. Ayılar bundan etkilenip bir daha gelmiyor. Zaten bu yaptığımız sisteme 12 volta kadar devletimiz izin veriyor" dedi.

Antalya’da arı kovanlarına dadanan ayılara elektrik telli önlem

"Aynı sistemi yaylaya da yapacağız"

20 gün sonra arı kovanlarını yaylaya götüreceklerini söyleyen Şanlı, "Arı kovanlarımızı yaz sezonu için polenleri bol olan yüksek rakımlı yaylalara götüreceğiz. Aynı önlemi yaylada da alacağız. Çünkü arıların başını beklemiyoruz. Bu sistemi buradan söküp aynı şekilde yaylaya da götürüp takacağız. Başka çözümümüz yok" şeklinde konuştu.

Ayşe Çatlı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Ruh ve sinir hastalarına masal ile tedavi Trabzon Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, alışılagelmiş tedavi yöntemlerinin ötesine geçen, ruhun derinliklerine hitap eden anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Başhekim Ahmet Faruk’un öncülüğünde düzenlenen programda, hikaye anlatıcısı Merve Genel, hastalar ve personelle bir araya gelerek masalların iyileştirici gücünü hastane koridorlarına taşıdı. Etkinlik, sadece bir dinleti olmanın ötesinde, katılımcıların aktif yer aldığı bir farkındalık yolculuğuna dönüştü. Anlatıcı Merve Genel’in rehberliğinde gerçekleştirilen etkinlikte elden ele gezen bir yumağın sembolize ettiği "bağ kurma" teması işlendi. Mindfulness (bilinçli farkındalık) teknikleriyle desteklenen girişte, katılımcılar o anın ve bir arada olmanın huzurunu deneyimledi. Etkinlikte modern psikiyatride sanatın ve anlatıcılığın rehabilitasyon sürecindeki önemine dikkat çekilirken, hastane yönetimi, bu tür sosyal ve kültürel faaliyetlerin hastaların motivasyonunu artırdığını ve tedavi sürecine pozitif katkı sağladığını belirtti. Etkinlik sonrası bir açıklama yapan hikaye anlatıcısı Merve Genel, "Masallar sadece çocuklar için değil, içindeki umudu tazelemek isteyen her ruh içindir. Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde kurduğumuz bu masal çemberi, bizlere kelimelerin ve paylaşılan bir hikayenin en büyük ilaç olduğunu gösterdi. Bu kıymetli buluşmaya öncülük eden hastane yönetimine teşekkür ederim" dedi.
Denizli Denizli Fatih İlkokulu zeka oyunlarında tarih yazdı DENİZLİ (İHA) – Ankara’da gerçekleştirilen 6. Türkiye Oyuncu Beyinler Turnuvasında 9 öğrencisini derece kürsüsüne taşıyan Denizli Merkezefendi Fatih İlkokulu, turnuvanın en başarılı okulu olarak dikkat çekti. Türkiye’nin dört bir yanından öğrencilerin katıldığı 6. Türkiye Oyuncu Beyinler Turnuvası, Ankara’da büyük heyecana sahne oldu. Akıl ve zekâ oyunlarına ilgi duyan öğrencilerin kıyasıya mücadele ettiği organizasyonda Denizli Merkezefendi Fatih İlkokulu, elde ettiği derecelerle adından söz ettirdi. Turnuvanın Junior kategorisinde bin 739, ilkokul kategorisinde ise 2 bin 259 öğrenci yarıştı. Ön eleme süreçlerinin ardından Ankara’da düzenlenen yüz yüze finallere Junior kategorisinde 199, ilkokul kategorisinde ise 216 öğrenci katılmaya hak kazandı. Finallerde gösterdiği üstün performansla dikkat çeken Fatih İlkokulu, tam 9 öğrencisini Türkiye derecesine taşıyarak organizasyonun en başarılı okulu unvanını elde etti. İlkokul kategorisinde yarışan öğrencilerden Semiha Sare Kaplan Türkiye 2’ncisi olurken, Azra Abay Türkiye 4’üncüsü, Yağız Şentürk Türkiye 5’incisi, Hüseyin Efe Ulukaya Türkiye 7’ncisi, Kamil Selim Özlüsöz Türkiye 8’incisi, Nevriye Elif Akdemir Türkiye 9’uncusu ve Yunus Emre Sağdıç Türkiye 10’uncusu olarak büyük gurur yaşattı. Junior kategorisinde ise Toprak Uruk Türkiye 4’üncülüğünü elde ederken, Deniz Çelik de Türkiye 7’cisi olmayı başardı. Turnuvada ilk 10’a girerek kürsüye çıkan Denizlili öğrenciler; başarı belgesi, madalya, kupa ve para ödülü kazandı. Elde edilen sonuçlar hem okul yönetimi hem de veliler tarafından büyük sevinçle karşılandı. Başarıda emeği bulunan danışman öğretmen İlyas Erel’in özverili çalışmaları da takdir topladı. Öğrencilerinin gelişimi için yoğun emek harcayan Erel, turnuva sürecinde gösterdiği rehberlikle önemli pay sahibi oldu.
Ağrı Bir çocuk gelinin sessiz çığlığı: Gazeteci-yazar Hüseyin Arslan’ın "Doğunun kızı" adlı romanı çıktı Gazeteci, yazar Hüseyin Arslan toplumun kanayan yarası olan çocuk gelinler ve yoksulluk gerçeğini iliklerine kadar hissettirecek merakla beklenen yeni romanı "Doğunun Kızı" okurlarıyla buluştu. Yıllardır bölgenin nabzını tutan, halkın sesi olan Arslan, bu kez edebiyatın gücünü kullanarak; coğrafyanın kaderine, geleneğin ağırlığına ve bir genç kızın yok edilmeye çalışılan kimliğine ışık tutuyor. Hüseyin Arslan önsözünde yer alan "Öyle fakirdi ki çocukluğum, ecel gelse götürecek bir şey bulamazdı" sözleriyle okuru daha ilk sayfadan derin bir sorgulamanın içine çeken Arslan, sadece bir hayat hikayesi anlatmıyor; aynı zamanda bir dönemin ve bir bölgenin sosyolojik röntgenini çekiyor. Ağrı’nın Karlı Köylerinden Yozgat’ın Yalnızlığına Roman, çocukluğunu Doğu’nun sert kışında, tandır dumanı ve yoksulluk içinde geçiren Sarey’in, henüz çocuk yaşta "içeri"ye (Batı’ya) gelin olarak verilmesini konu alıyor. Sarey’in isminin, dilinin ve hayallerinin elinden alınışını sarsıcı bir dille aktaran yazar; şiddet, baskı ve aidiyetsizlik içinde bir kadının nasıl "hissiz bir et ve kan parçasına" dönüştüğünü, ardından küllerinden doğuşunu lirik bir üslupla işliyor. Hem Bir Hikaye Hem Bir Toplumsal Rapor "Doğunun Kızı", edebi derinliğinin yanı sıra arka planında barındırdığı istatistiksel veriler ve toplumsal gerçekliklerle bir belge niteliği de taşıyor. Arslan, çocuk yaşta para karşılığı batı illerine verilen kız çocuklarının sadece birer sayıdan ibaret olmadığını, her birinin ardında parçalanmış hayatlar ve yarım kalmış hayaller olduğunu hatırlatıyor. Hüseyin Arslan, bu eseriyle edebiyat dünyasında kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyor. Yazarın kendi gözlemleri ve bölge gerçeklerinden süzerek kaleme aldığı "Doğunun Kızı", tüm seçkin kitapçılarda ve dijital platformlarda okurlarını bekliyor.
Denizli İncilipınar Ortaokulu, Dünya şampiyonu oldu Denizli İncilipınar Şehit Burhan Acar İmam Hatip Ortaokulunun çevre ve su bilinci üzerine hazırladığı "Shore Blue Guards" projesi uluslararası arenada büyük başarı elde ederek dünya birincisi seçildi. Okul, bu başarısıyla "Ocean & Water Ambassador" unvanını kazanırken, çevre duyarlılığı alanında örnek gösterilen eğitim kurumları arasına adını yazdırdı. Denizli’de eğitim alanında önemli projelere imza atan İncilipınar Şehit Burhan Acar İmam Hatip Ortaokulu, uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi. Öğrenci ve öğretmenlerin yoğun emekleriyle hazırlanan "Shore Blue Guards" projesi, dünya genelinde gerçekleştirilen değerlendirmelerde birincilik elde ederek büyük gurur yaşattı. Doğayı, su kaynaklarını ve çevre bilincini merkeze alan proje sayesinde okul, "Ocean & Water Ambassador" yani "Okyanus ve Su Elçisi" unvanını almaya hak kazandı. Elde edilen başarı, hem okul camiasında hem de Denizli’de büyük sevinçle karşılandı. Okul Müdürü Hüseyin Karademir, öğrencilerin çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmesinin önemine dikkat çekerek, bu başarının uzun soluklu bir emeğin sonucu olduğunu ifade etti. Karademir, "Öğrencilerimizin doğaya ve su kaynaklarına karşı bilinçli bireyler olarak yetişmesi için yürüttüğümüz çalışmaların dünya çapında karşılık bulması bizleri son derece mutlu etti. Bu başarı sadece okulumuzun değil, aynı zamanda çevreye duyarlı nesiller yetiştirme hedefimizin de bir göstergesidir" dedi. Uluslararası platformda elde edilen dünya birinciliğiyle birlikte okul önemli kazanımlar da elde etti. Proje kapsamında okula özel ödül belgesi verilirken, uluslararası alanda kullanılan "Ocean & Water Ambassador" logosunu kullanma hakkı da kazanıldı. Bunun yanı sıra okul yönetimi ve proje ekibiyle yapılacak özel röportajın SHORE’un resmi YouTube kanalında yayınlanacağı belirtildi. Böylece okulun başarı hikâyesi dünya genelinde geniş kitlelere ulaştırılacak. Projeyle ilgili detaylı bir haber makalesinin Shore’nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yayımlanacak olması da okulun uluslararası görünürlüğünü artıracak önemli gelişmeler arasında yer aldı. Dünya birinciliği ödülü kapsamında okula sağlanacak destekler ise dikkat çekti. SHORE tarafından okul bünyesinde bir "Okyanus ve Su Okuryazarlığı Laboratuvarı" kurulması için sponsorluk desteği verileceği açıklandı. Ayrıca çevre bilincini artırmak amacıyla dikime hazır 300 zeytin fidanı okul yönetimine teslim edilecek. Okul öğrencileri ayrıca okyanus okuryazarlığı konusunda özel mentorluk ve atölye çalışmalarına katılma fırsatı da elde edecek. Eğitim uzmanları tarafından gerçekleştirilecek bu çalışmalar sayesinde öğrencilerin çevre farkındalığı ve sürdürülebilir yaşam konularındaki bilgi düzeylerinin artırılması hedefleniyor. Okul Müdürü Hüseyin Karademir, başarıda emeği geçen tüm öğretmenlere, öğrencilere ve velilere teşekkür ederek, "Bu başarı ekip ruhunun, inancın ve özverili çalışmanın eseridir. Öğrencilerimizin dünya çapında ses getiren projelere imza atması bizler için büyük gurur kaynağıdır" dedi.
Erzurum Erzurum oto sanayisinden örnek dayanışma: Başkan Emre Akdoğan gönüllere dokundu Erzurum Oto Tamir ve İmalatçıları Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Emre Akdoğan, sergilediği duyarlı liderlik anlayışı ve esnafına sahip çıkan tavrıyla gönülleri fethetti. İstanbul’da tedavi gören Mahmut Usta’yı yalnız bırakmayan Başkan Akdoğan, hem yardım kampanyasına öncülük etti hem de hastanede ziyaret gerçekleştirerek örnek bir vefa ve dayanışma tablosu ortaya koydu. Erzurum’da oto sanayi esnafı, birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birine imza attı. Oto Tamir ve İmalatçıları Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Emre Akdoğan öncülüğünde başlatılan destek kampanyasıyla, İstanbul’da tedavi süreci devam eden Mahmut Usta için adeta seferberlik ilan edildi. Yönetim kurulu üyeleriyle beraber kısa sürede büyük bir dayanışma örneği sergileyen oto sanayi esnafı, Mahmut Usta’nın tedavi masraflarını karşılamak adına tek yürek oldu. Esnafın ortaya koyduğu bu anlamlı destek, Erzurum’un kadim ahilik kültürünü ve paylaşma ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi. Dayanışma sürecini yalnızca uzaktan takip etmekle yetinmeyen Başkan Emre Akdoğan, İstanbul’a giderek tedavi süreci devam eden Mahmut Usta’yı hastanede ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette Mahmut Usta’ya geçmiş olsun dileklerini ileten Akdoğan, ailesiyle de bir araya gelerek moral ve destek mesajı verdi. Başkan Akdoğan’ın bu anlamlı ziyareti, oto sanayi esnafı arasında büyük memnuniyet oluştururken, "Esnafın gerçek temsilcisi zor günde belli olur." yorumlarına neden oldu. Samimi yaklaşımı ve insan odaklı yönetim anlayışıyla dikkat çeken Başkan Akdoğan’ın, sürecin başından itibaren aileyle yakından ilgilendiği öğrenildi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Oto Tamir ve İmalatçıları Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Emre Akdoğan, sadece bir oda başkanı değil, aynı zamanda esnafın her zor gününde yanında duran güçlü bir lider profili ortaya koydu. Başkan Akdoğan yaptığı açıklamada, esnaflığın yalnızca ticaret yapmak olmadığını vurgulayarak; "Biz büyük bir aileyiz. Zor zamanda ustamızın elinden tutmak, derdiyle dertlenmek bizim kültürümüzün temelidir. Mahmut Ustamızın bu süreçte yalnız olmadığını göstermek istedik. Erzurum Oto Tamir ve İmalatçıları Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Emre Akdoğan olarak bugün Erzurum oto sanayi esnafının ne kadar büyük bir aile olduğunu görmenin gururunu yaşıyorum. İstanbul’da tedavi gören kıymetli ustamız Mahmut abimiz için oto sanayi esnafımızın destekleriyle başlattığımız yardım çalışması, çok kısa sürede büyük bir dayanışmaya dönüşmüştür. Yönetim kurulu üyelerimiz ve esnaf kardeşlerimizin katkılarıyla toplanan yardımları ulaştırmak üzere İstanbul’a gelerek hastanede Mahmut Ustamızı ziyaret ettik. Onun moralinin yüksek olduğunu görmek bizleri mutlu etti. Bu süreçte en büyük gücün, insanın yanında hissettiği destek ve dayanışma olduğunu bir kez daha gördük. Erzurum oto sanayi esnafı, yalnızca aynı çarşıda çalışan insanlar değil, iyi günde de zor günde de birbirine sahip çıkan büyük bir ailedir." dedi. Başkan Emre Akdoğan’ın öncülüğünde organize edilen kampanya, Erzurum oto sanayi camiasının ne kadar güçlü bir dayanışma ruhuna sahip olduğunu da kanıtladı. Esnafın kısa sürede gösterdiği destek, sadece Mahmut Usta’ya değil, tüm topluma örnek olacak nitelikte takdir topladı.