ASAYİŞ - 17 Mayıs 2026 Pazar 09:35

Antalya’da çıkan tartışma cinayetle bitti: 3 ölü

A
A
A

Antalya’nın Serik ilçesinde gece saatlerinde çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu 3 kişi öldürüldü. Şüpheli şahıs olayın ardından polis merkezine giderek teslim oldu.

Olay, gece saat 02.00 sıralarında Serik ilçesi Kökez Mahallesi Cumhuriyet Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ahmet B. (25) isimli şüpheli ile Bilgin Korkut, Oğuz Avcı ve Emre Savran arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşürken, Ahmet B. yanında bulunan tabanca ile ateş ederek Bilgin Korkut, Oğuz Avcı ve Emre Savran’ı çeşitli yerlerinden vurdu.

Antalya’da çıkan tartışma cinayetle bitti: 3 ölü

3 kişi hayatını kaybetti

Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Adrese gelen sağlık ekipleri Bilgin Korkut ve Oğuz Avcı’nın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Ağır yaralanan Emre Savran ise ilk müdahalesinin ardından kaldırıldığı Serik Devlet Hastanesinde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Şüpheli Ahmet B. ise olayın ardından polis merkezine giderek teslim oldu.

Antalya’da çıkan tartışma cinayetle bitti: 3 ölü

Cenazeler Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı

Cenazeler cumhuriyet savcısının ilk incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Olayı haber alarak gelen hayatını kaybedenlerin yakınları sinir krizi geçirdi. Olayda ölen Bilgin Korkut’un Serik’te inşaat mühendisi olduğu öğrenilirken, Emre Savran’ın güvenlik görevlisi, Oğuz Avcı’nın ise inşaat ustası olduğu öğrenildi. Olayın 3 arkadaşın birlikte olduğu sırada yoldan aracı ile geçen şüpheli Ahmet B.’yi durdurdukları ve aralarında çıkan tartışma sonrasında olayın yaşandığı iddia edildi.

Antalya’da çıkan tartışma cinayetle bitti: 3 ölü

Mehmet Demirci

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Terazide hile yapana hapis şoku Günlük alışverişlerde kasap, manav veya pazardan alınan ürünlerin eve gelindiğinde eksik çıkması durumu, genellikle "Birkaç gram için şikayetçi olmayayım" denilerek geçiştiriliyor. Oysa hukukçular eksik tartı ve terazide hile yapmanın hapis cezasıyla sonuçlanabileceğine dikkat çekiyor. Çarşı pazardan alınan 3 kilo meyve ya da sebze evde daha az çıkabiliyor. Genellikle ‘Allah’ından bulsun’ denilerek hak aramadan genellikle vazgeçilebiliyor. Günlük hayatta çok kez eksik tartının gündeme gelmesine rağmen göz ardı edildiğini belirten Avukat Sami Işılak, "Günlük alışverişlerimizde kasap, manav veya pazar esnafından aldığımız ürünlerin eve geldiğimizde eksik çıkması durumu, genellikle ‘Birkaç gram için şikayetçi olmayayım’ denilerek geçiştirilmektedir. Oysa hukuken bu basit bir ayıplı mal durumu değil, çok ağır bir ceza davası konusudur. Mesleki güveni kötüye kullanmak: nitelikli dolandırıcılıktır. Türk Ceza Kanunu’na göre, ticari faaliyetleri sırasında ölçü ve tartı aletlerinde hile yapan kişi basit dolandırıcılıktan değil, TCK Madde 158/1-h bendi gereğince ‘Nitelikli Dolandırıcılık’ suçundan yargılanır" DEDİ. Çünkü kanun, müşterinin esnafa duyduğu mesleki güvenin istismar edilmesini çok daha ağır bir suç kabul ettiğini belirten Işılak, "Bu suçun cezası 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezasıdır. Suç şikayete tabi değildir, resen soruşturulur. Fail, soruşturma aşamasında zararı giderirse ceza indirimi (etkin pişmanlık) hükümleri uygulanabilir. Eğer satın aldığınız ürünün gramajından şüphe ediyorsanız ve tartıda hile (mıknatıs, dara düşmeme, eksik kalibrasyon) yapıldığını tespit ederseniz; esnafla tartışmak yerine derhal Alo 153 Zabıta, Alo 175 Tüketici Danışma Hattı veya CİMER’i arayın.. Ekiplerin o teraziye el koyup mühürlemesini sağlayın. Ardından tutulan tutanakla Savcılığa suç duyurusunda bulunun. Hakkınızı ve emeğinizi gram gram da olsa kimseye yedirmeyin" dedi.
Düzce Tarihi kentte tulum sesi yükseldi Düzce Belediyesi’nin yürüttüğü kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkan Konuralp Antik Kenti, bu kez tarihin içinden yükselen tulum ezgilerine ev sahipliği yaptı. 8 yaşındaki Ahmet Semih Toraman, tarihi atmosferde tulum çaldı, geleceğe dair en büyük hayalini paylaştı. Yakın zamanda restorasyon çalışmalarının başlayacağı Konuralp Antik Kenti bir yandan yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekerken, diğer yandan da sanatla ilgilenenlerin uğrak noktası haline geldi. Konuralp İlkokulu öğrencisi 8 yaşındaki Ahmet Semih Toraman da babası ile birlikte tulum provalarını Konuralp Antik Kenti’nde yapıyor. Enstrümana ilgisinin babası sayesinde başladığını söyleyen Toraman; "Tulum çalmayı babamdan öğrendim, sonra kendi kendime geliştirdim. İleride de bu işi yapmayı düşünüyorum" dedi. Provalar; arabada, tarlada ve Konuralp sokaklarında Oğlunun müziğe olan ilgisini büyük bir gururla destekleyen baba Nedim Toraman ise tulum serüveninin küçük bir hediye ile başladığını anlattı. Tulum sanatçısı bir arkadaşının hediye ettiği küçük tulumun ardından Ahmet Semih’in kendini geliştirdiğini ifade eden Toraman, oğlunun her fırsatta prova yaptığını söyledi. Kendisi de kemençe çaldığını belirten Toraman, "Akşamları arabada çalıyoruz, Konuralp’in sokaklarında ve bazen hafta sonu tarlaya gittiğimizde prova yapıyoruz. Kültürünü yaşatıp geliştirmesi çok kıymetli. Başka enstrüman çalarsa da yardımcı olacağım" diye konuştu. Konuralp’in tarihi dokusunun kendileri için çok özel olduğunu vurgulayan Toraman, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından antik kentte oğluyla birlikte konser verme hayali kurduklarını belirterek, "Burada yürümek, burada çalmak, burayı hissetmek farklı bir duygu. İnşallah restorasyon bittikten sonra bu atmosfer içerisinde baba oğul bir konser vermek istiyoruz. Çocuğumla birlikte aynı sahneyi paylaşmayı hayal ediyoruz" ifadelerini kullandı. Düzce Belediyesi’nin çalışmalarıyla tarihi mirası yeniden ayağa kaldırılan Konuralp Antik Kenti, kültür ve sanatın buluştuğu özel anlara ev sahipliği yapmaya devam ediyor.
Adana Bıçak ustasından acemi kasaplara ’kendinizi kesmeyin’ uyarısı Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Adana’da kurban kesecek vatandaşlar hazırlıklarını hızlandırırken, bıçak bileme ustalarının da yoğun mesaisi başladı. Bıçak ustası, acemi kasaplara seslenerek, "Tek isteğim herkes bıçağını güzel kullansın, kendilerini kesmesin" dedi. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde el yapımı bıçaklar tezgahlardaki yerini aldı. Geleneksel el işçiliğiyle üretilen dövme çelik bıçaklar, kurban kesim hazırlıkları kapsamında satışa sunuluyor. Bayram öncesi, tarihi Büyük Saat ve çarşı civarındaki bıçak bileme ustalarının üretim ve bileme mesaisinde artış yaşanıyor. "Tek isteğim kendilerini kesmesinler" Kentteki bıçak ustalarından Murat Gerçir, bayramdan önceki son 3 günün yoğun geçtiğini anlatarak, "Genellikle son 3 gün çok yoğun oluyor. Vatandaşların biraz daha erken davranmaları iyi olur kendileri için. Bu bayram yoğunluğunu atlatacağız, başka çaresi yok. İnşallah kazasız belasız bir Kurban Bayramı geçer" dedi. Her Kurban Bayramı’nda yaşanan acemi kasap vakalarına da değinen Gerçir, "Bizim kasaplarımız çok, kendisini kesen de çok. Bizler her şeyin fazla aşırısını biliyoruz bazen ondan böyle oluyor. Tek isteğim bizler mükemmel yapıyoruz, herkes de bıçağını güzel kullansın, kendilerini kesmesin" diye konuştu. "Sokak arası bileyici ve tamircilere bıçak vermeyin" Bölgedeki bıçak ustalarından Levent Bayırlı ise, sokak aralarındaki işin ehli olmayan kişilere bıçak biletilmemesi gerektiğini anlatarak şunları söyledi: "Kurban Bayramı’nın yaklaşması sebebiyle yoğunluk tabii ki artıyor. Bıçakların şimdiden getirilmesi iyi oluyor. Son güne kaldığı zaman çok kalabalık oluyor. Vatandaşlar bıçaklarını doğru düzgün yerlere götürsünler. Yazık, işi bilmeyen ayakaltı bileyicilere götürüyorlar. Bayrama 1 hafta kala yol üzerine tezgah kuruyorlar, vatandaş da bıçağı onlara veriyor. Ertesi gün getiriyorlar ama hiçbir işlem yapılmamış oluyor, sadece üstünü parlatıp veriyorlar. Bunlardan kaçınılması lazım. Vatandaşların bileyici seçerken dikkat etmesi gerekiyor. Bıçaklarını, işin ehli orijinal bıçak bileyicilerine götürsünler. Sokak arası bileyici ve tamircilere vermesinler, hayvanı mundar etmesinler."
Zonguldak Sinsi ilerleyen hastalığa ’Sessiz Katil’ uyarısı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktoru Dr. Öğr. Üyesi Pelin Aladağ, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü’nde hastalığın sinsi ilerleyişine dikkat çekerek hayati uyarılarda bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Pelin Aladağ, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, günümüzde çok sık görülen ancak bir o kadar da sık atlanan bu önemli hastalık hakkında değerlendirmelerde bulundu. Hipertansiyonun toplumda yaygınlığına dikkat çeken Aladağ, günümüzde her üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu belirtti. Aladağ, hastalığın semptom vermeden ilerleyebildiğini söyleyerek "Günümüzde çok sık görülmekte. Her üç erişkinden biri hipertansiyon hastası ve bunların yarısı da tansiyon hastalığının farkında değil ne yazık ki. Çünkü hipertansiyon hastalığının en önemli özelliği hastalığın sinsi, gizli olması ve hiçbir semptom vermeden ilerleyebilmesidir. Bu nedenle hastaların çoğu ‘Ben kendimi iyi hissediyorum ama herhangi bir sıkıntım yok’ derken aslında tansiyon hastası olarak dolaşmaktadırlar. Ya verilen tedavileri tam uygulamamakta ya da önerilen yaşam tarzı değişikliklerini uygulamamaktadırlar" dedi. "Telafisi zor durumlara sebep olabiliyor" Göz ardı edilen tedavilerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin gelecekte ağır bedeller ödeteceğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Aladağ, bu durumun ilerleyen dönemde telafisi çok zor durumlara sebep olabildiğini kaydetti. Hipertansiyonun kalp ve dolaşım sistemi başta olmak üzere beyin ve böbrek gibi çok önemli organları doğrudan etkilediğini hatırlatan Aladağ sözlerini şöyle sürdürdü: "İlerleyen dönemde telafisi çok zor durumlara sebep olabilmekte. Çünkü biliyoruz ki hipertansiyon kalp ve dolaşım sistemi başta olmak üzere beyin, böbrek gibi çok önemli organları etkilemekte. Kalp krizi, kalp yetersizliği, aritmiler, felç, inme, beyin kanaması, böbrek yetersizliği gibi telafisi çok zor durumlara sebep olmakta. Bu nedenle de dünyada sessiz katil olarak tanımlanmaktadır." Basit yaşam tarzı değişiklikleri ile korunmak mümkün Erken tanı ve tedavi ile hastalığın kontrol altına alınmasının mümkün olduğunu belirten Aladağ, mevcut hastaların tansiyonunu kontrol altında tutmasının, hasta olmayanların ise hastalıktan kaçınmasının basit yaşam tarzı değişiklikleriyle sağlanabileceğini ifade etti. Bu önlemlerden kısaca bahseden Aladağ, öncelikle toplum olarak aşırı tuz tüketildiğine vurgu yaparak, aşırı tuz tüketiminin önüne geçilmesinin çok önemli olduğunu bildirdi. Aladağ sözlerini şöyle tamamladı: "Erken tanı ve tedaviyle kontrol altına alınması mümkündür. Hipertansiyon hastasıysanız hipertansiyonu kontrol altına almak veya hipertansiyon hastası değilseniz de bunlardan kaçınmak mümkün basit yaşam tarzı değişiklikleriyle. Bunlardan kısaca bahsetmek istiyorum. Bir kere toplum olarak aşırı tuz tüketiyoruz. Aşırı tuz tüketiminin önüne geçilmesi çok önemli. Bununla birlikte düzenli egzersiz yapmak, düzenli spor yapmak, obeziteden kaçınmak, özellikle en azından mevcut kilomuzu korumak veya kilo almamaya özen göstermek çok önemli. Yine stresten kaçınmak, düzenli uyumak, düzenli bir şekilde uyumak veya uyku hijyenine dikkat etmek de çok kritik tansiyonu kontrol altına almak için. Bugün 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Farkındalık Günü vesilesiyle herkes bence bir kere kan basıncını ölçebilir. Çünkü biliyoruz ki erken tanı ve tedavi hayat kurtarıyor."
Erzurum Mükerren Kemertaş’a memleketi Erzurum’da vefa gecesi Türk halk müziğinin unutulmaz sesi Mükerrem Kemertaş, Erzurum’da düzenlenen anlamlı bir vefa konseriyle türkülerle yâd edildi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile Şehir ve Kültür Araştırmaları Derneği (ŞEHİRDER) iş birliğiyle İbrahim Erkal Dadaş Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen "Mükerrem Kemertaş Anma Konseri", sanatseverleri bir araya getirdi "Huma Kuşu" başta olmak üzere özellikle icra ettiği uzun havalarla gök kubbede derin izler bırakan usta sanatçının anısına düzenlenen gecede, Türk halk müziğinin dev isimleri Mehmet Çalmaşur, Aysun Gültekin ve merhum sanatçının TRT sanatçısı olan oğlu Tuncay Kemertaş sahne aldı. Erzurumluların yoğun ilgi gösterdiği bu özel vefa gecesinde, Mükerrem Kemertaş’ın hafızalardan silinmeyen eserleri bir kez daha Erzurum semalarında yankılandı. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, program sonrası yaptığı konuşmada, "Kadim şehrimiz Erzurum’un kültür ve sanat dünyasında iz bırakmış kıymetli isimlerinden Mükerrem Kemertaş ağabeyimizi, düzenlenen anlamlı anma konseri programında dualarla yâd ettik. Vefa, bu kadim toprakların en güçlü hasletlerinden biridir. Şehrimizin kültürel değerlerini yaşatmayı sürdüreceğiz. Bu anlamlı programda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, merhum Mükerrem Kemertaş ağabeyimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun" dedi.