ÇEVRE - 17 Haziran 2025 Salı 10:36

Antalya’da deniz kaplumbağaları çip takılarak denize uğurlandı

A
A
A
Antalya’da deniz kaplumbağaları çip takılarak denize uğurlandı

Manavgat Ulualan Halk Plajı’nda yumurtlamak için sahile çıkan ve uydu takip cihazı takılan iki deniz kaplumbağası, 16 Haziran Dünya Deniz Kaplumbağaları Günü’nde, doğal yaşam alanlarına uğurlandı.


Antalya’nın Manavgat ilçesinde 16 Haziran Dünya Deniz Kaplumbağaları Günü dolayısıyla Ulualan Halk Plajı’nda gerçekleştirilen etkinlikte, yumurtlamak için karaya çıkan iki dişi deniz kaplumbağasına uydu takip cihazı takıldı. Çip takma işleminin ardından kaplumbağalar, alkışlar eşliğinde denize bırakıldı.


Etkinlik kapsamında, su altı görüntüleme uzmanı Tahsin Ceylan’ın "Akdeniz’de Tehlike Altındaki Denizel Türler - Deniz Kaplumbağaları ve Deniz Çayırları" başlıklı fotoğraf sergisi de açıldı. Sergi, deniz canlılarının karşılaştığı tehditlere dikkat çekti.



760 bini aşkın yavru denizle buluştu


Etkinlikte konuşan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı Ergül Terzioğlu, Türkiye kıyılarındaki 20 önemli yuvalama alanının titizlikle korunduğunu belirterek, "2024 yılı itibarıyla 568 bin 904’ü Caretta caretta, 19 bin 520’si Chelonia mydas olmak üzere toplam 760 bin 424 deniz kaplumbağası yavrusu denize ulaşmıştır. Bu rakamlar, yürütülen koruma çalışmalarının başarısını açıkça ortaya koymaktadır" dedi.


Terzioğlu, uydu takip cihazı takılan kaplumbağalardan elde edilecek verilerle göç ve yaşam rotalarının izleneceğini belirterek, "Bu sayede sürdürülebilir koruma stratejileri için kilit rol oynayacak bilimsel veriler elde edeceğiz. Bu çalışmalar gelecek nesiller için büyük önem taşıyor. Denizler kaplumbağalarıyla daha güzel, ekosistemde onlarla daha güçlü" diye konuştu.



"100 bine yakın kaplumbağayı denizle buluşturduk"


TÜPRAG Metal Madencilik Çevre Müdürü Jale Şakıyan Ateş, deniz kaplumbağalarının korunmasına yönelik çalışmalara katkı sunmaktan gurur duyduklarını belirterek, "Şimdiye dek 2 bin 500 yuva koruma altına alındı, 100 bine yakın kaplumbağa denizle buluştu. Projede 200’ü aşkın bilim insanı ve gönüllü görev aldı. Antalya’daki ilkokul ve ortaokullarda kaplumbağaların korunması konusunda farkındalık eğitimleri düzenledik" şeklinde konuştu.


TÜPRAG Kıdemli Çevre Mühendisi Gözde Uyar ise "Biyoçeşitlilik hem gezegenimiz hem de insanlık için hayati önemde. Bu projeye katkı sunmak benim için büyük bir onur. Benzer projelerin çoğalmasını ve diğer firmaların da benzer sorumluluklar üstlenmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.



Gönüllüler doğa için çalışıyor


Projede gönüllü olarak görev alan Eyyüp Can Bardak, "Yaklaşık 45 gönüllüyle birlikte, sahada kaplumbağa yuvalarını koruma çalışmalarının yanı sıra kamp alanımızı temiz tutmak için de çaba gösteriyoruz. Gönüllülerin 15’e yakını Avrupa Birliği ülkelerinden gelen uluslararası öğrencilerden oluşuyor. Bu süreç hem doğaya katkı sunmamızı hem de kişisel gelişimimizi sağlıyor" dedi.


Fransa’dan etkinliğe katılmak için gelen gönüllü Matthieu Faverolle ise şu ifadelere yer verdi: "Sahilde kaplumbağa yuvalarını tespit etmek, korumak ve temizlik gibi görevlerde yer alıyoruz. Burada farklı kültürlerden insanlarla bir arada olmak, iletişim becerilerimi ve yabancı dilimi geliştirmeme büyük katkı sağladı. Bu proje sayesinde çok şey öğrendim."



Etkinliğe geniş katılım sağlandı


Etkinliğe, Manavgat Kaymakamı Adil Karataş, Antalya Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı Ergül Terzioğlu, Manavgat Belediye Başkan Yardımcısı Engin Tüter, Manavgat İlçe Jandarma Komutanı J. Binbaşı Mustafa Deniz, Manavgat Sahil Güvenlik Komutanı SG Gv. Asb. Üçvş. Samet Nuri Yılmaz, EKAD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Onur Candan, Adnan Menderes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Oğuz Türkozan, TÜPRAG yetkilileri, Kızılağaç Ünal Akpınar İlköğretim Okulu öğrencileri ve çok sayıda gönüllü katıldı.



Antalya’da deniz kaplumbağaları çip takılarak denize uğurlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Genel Müdür Çay, "Gazetecilik mesleğinde iş kaybı riskinin söz konusu" Anadolu Üniversitesi’nde öğrencilerle bir araya gelen Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, gazetecilik mesleğinde iş kaybı riskinin söz konusu olduğunu belirterek, "Birçok medya kuruluşu kendi haber doğrulama araçlarını yazıp kullanmaya başladı. Kitlelere özel haber deneyimi ve kişiselleştirme imkânı yine fırsatlar başlığı altında sunabileceğimiz başlıklardan bir tanesidir" dedi. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi tarafından "İletişim Buluşmaları" kapsamında düzenlenen "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik" başlıklı etkinliğe, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay katıldı. Öğrecilere sektördeki gelişmeler hakkında bilgi veren Çay, yapay zekanını gazetecilik dalına olan etkilerinden söz etti. "Sektörle akademiyi birbirine yaklaştırmaya çalışıyoruz" Etkinlikte ilk olarak kürsüye çıkan Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, yaptığı konuşmada, "İletişim Buluşmalarında amacımız akademide ürettiğimiz bilgiyle sektördeki tecrübenin, sektördeki işin olabildiğince birbirine yakın olması ve yaklaştırılmasıdır. Bu sadece Türkiye’de değil dünyada da böyledir; akademi genellikle, sektörün biraz gerisinde kalır. Sektör çok hızlı gider, biz onu öğretmeye biraz daha geç başlarız. Ama biz yaptığımız bu tür sektör akademi buluşmalarıyla olabildiğince sektörle akademiyi birbirine yaklaştırmaya çalışıyoruz. Buradaki akademisyen arkadaşlarımızın gençlere, üniversite öğrencilerine öğrettiği bilgilerin mezun olduktan sonra sektörde ne kadar işe yarayabileceği, ne kadar işe yaraması gerektiği en büyük amaçlarımızdan bir tanesidir. Olabildiğince buradaki öğrettiğimiz bilgilerin mezun olduktan sonra iş hayatında öğrencilerimizin kullanabileceği bilgiler olmasını istiyoruz" dedi. "Gazetecilik mesleğinde iş kaybı riski söz konusu" Daha sonra konuşan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, öğrecilere sektördeki gelişmeler hakkında bilgi verdi, yapay zekanını gazetecilik dalına olan etkilerinden söz etti. Abdulkadir Çay, "Gazetecilik mesleğinde iş kaybı riski söz konusu. Algoritmaların taraflı olarak hazırlanması, editöryal bağımsızlığın kaybı, veri gizliliğinde sorunların artışı, telif hakkı ve etik içerik kullanımı tartışmaları da tehditler başlığı altında gördüğümüz konulardır. Burada telif hakkı meselesine ayrı bir parantez açmak gerektiğini düşünüyorum. Zira yapay zekâ neticede bir içerik ile var olabilen bir platformdur. Burada içeriği üreten insanlar, bizleriz. Bu içeriğin üretilmesi konusu gündeme geldiğinde telif hakları söz konusu oluyor. Bu telif hakları meselesi de tüm dünyada aslında regülasyonlar ve yasal düzenlemeler anlamında devletlerin ayak uydurmakta zorlandığı başlıklardan bir tanesidir. Şu anda Meclis’te Dijital Mecralar Komisyonu olarak kurulan komisyon bu konuyu çalışıyor. Biz de bu konuyu yakından takip ediyoruz. Zira basınımızın, gazetecilerimizin, basın mensuplarımızın ürettiği içeriklerin birtakım global markalar tarafından ticarileştirilmesi ve sonucunda bu markaların bu ticarileştirilen içerikler üzerinden ciddi gelirler elde etmesi, ancak bu gelirleri bir türlü içeriği üretenlerle paylaşmaması gibi bir durum söz konusudur" ifadelerine yer verdi. Konuşmasının ardından Çay, öğrencilere Basın İlan Kurumu hakkında bilgilendirici sunumunu yaptı. Son olarak Rektör Yusuf Adıgüzel, Abdulkadir Çay’a adına Yunus Emre Ormanı’na dikildiğine dair bilgi içeren belgeyi verdi. Prof. Dr. Barış Kılınç ise Çay’a teşekkür belgesi taktim etti. Şener Şen Kültür Salonu gerçekleşen etkinliğe, Anadolu Üniversitesi Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı.
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Turizm gelirlerimiz güçlü performansını sürdürüyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,2 artan turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Turizm gelirlerimiz güçlü performansını sürdürüyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,2 artan turizm gelirlerimizin yıllıklandırılmış değeri 65,6 milyar dolara ulaştı. Ziyaretçi sayısındaki artış ve kişi başı harcamadaki yükseliş bu performansı destekledi. Bölgemizde artan jeopolitik gerilimlere rağmen ekonomik aktivite üzerindeki etkileri sınırlamak ve dayanıklılığımızı güçlendirmek için adımlarımızı kararlılıkla atıyoruz. Bu çerçevede, döviz kazandırıcı hizmet ihracatımızın önemli bir bileşeni olan turizm sektörünü desteklemek amacıyla Turizm Destek Paketi’ni devreye aldık ve böylece sektöre 60 milyar lira ilave teminat ve kredi imkanı sağlamış olduk. Cari açığın azaltılmasına, istihdamın güçlendirilmesine ve büyümeye katkı sunan sektörlerimizi desteklemeyi sürdürecek; artan bölgesel risklere rağmen programımızın temel önceliklerinden taviz vermeden ekonomimizin dayanıklılığını güçlendirmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
İstanbul İstanbul’un kentsel dönüşümüne küresel sermaye Türkiye’nin inşaat ve gayrimenkul sektörü, sadece yerel dinamiklerle değil, uluslararası yatırım ağlarıyla entegre bir büyüme sürecine giriyor. Bu sürecin merkezinde yer alan İstanbul 2020 A.Ş., "Selvi" markası çatısı altında geliştirdiği projelerle hem kentin çehresini değiştiriyor hem de yabancı sermayenin Türkiye’ye gelişinde önemli bir rol üstleniyor. İstanbul 2020 A.Ş., Selvi Park Evleri, Selvi Comfort ve Selvi Konakları ile başladığı yolculuğuna, Selvi markası adı altında hayata geçireceği çok sayıda yeni projeyi eklemeyi planlıyor. Yapılan açıklamaya göre, şirketin belirlediği pusula; sadece modern konutlar inşa etmek değil, toplu konut hamleleriyle İstanbul’un en kritik ihtiyacı olan kentsel dönüşüm sürecine kalıcı çözümler sunuyor. Bu vizyon doğrultusunda planlanan yeni projeler, deprem dirençli ve modern şehircilik anlayışına uygun yapısıyla İstanbul’un geleceğine dair somut bir vizyon çiziyor. Şirketin bu genişleme stratejisi; Mehmet Şerif Kızılgüney, Faruk Aydın, Ömer Faruk Kızılgüney, Mustafa Konukız, Abdullah Kızılgüney, Fatih Kızılgüney, Ahmet Kızılgüney, Gülsevim Gür, Mehmet Işık, Bilge Kocaoğlu ve Hüseyin Bisky’den oluşan kadronun koordinasyonuyla sahaya yansıtılıyor. Yabancı sermaye Türkiye’nin kentsel dönüşümüne kaynak oluyor Kurumsal yapılanma sürecini tamamlayan Kurum Company Group adına Dubai’den süreci yöneten Ahmet Hüsrev Kurum, kentsel dönüşümün finansmanında yabancı sermayenin önemine dikkat çekti. Dubai’deki çalışma ve gözlemlerini aktaran Kurum, şu değerlendirmelerde bulundu: "Dubai şu an ekonomik anlamda bir ’koza süreci’ yaşıyor; bu dönemin ardından çok daha güçlü bir şekilde sahalara dönecektir. Ancak bu 1-2 yıllık geçiş döneminde bizim önceliğimiz, Türkiye ile Orta Doğu arasındaki yatırım köprüsünü daha sarsılmaz bir hale getirmektir. İstanbul 2020 A.Ş. ile çizdiğimiz gelecek vizyonunda kaynağımızı sadece yurt içi sermaye ile sınırlı tutmuyoruz. Yabancı yatırımcıların güvenle Türkiye’ye gelmesi ve bu sermayenin İstanbul’un kentsel dönüşüm ihtiyacını karşılayacak büyük toplu konut projelerine aktarılması için yoğun bir çalışma yürütüyoruz." Genç iş insanı Ömer Faruk Kızılgüney ile yürütülen iş birliğinin profesyonel bir yöneticilik anlayışına dayandığını belirten Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ömer Faruk Kızılgüney’in sahadaki tecrübesi ve ’Selvi’ markasının oluşturduğu güven, uluslararası sermayenin rotasını Türkiye’ye çevirmesinde en büyük etkenlerden biridir. Gelen bu yatırımları Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) ve Portföy Yönetim Şirketleri aracılığıyla, şeffaf ve denetlenebilir bir sistemle yöneterek hem yabancı yatırımcıya güvenli liman sağlıyor hem de ülkemizin kentsel dönüşüm hedeflerine küresel bir finansman desteği oluşturuyoruz. Hedefimiz, ticari hacmi güçlendirirken iki taraf arasındaki bu bağı profesyonel bir yöneticilikle korumaktır."