EKONOMİ - 28 Nisan 2026 Salı 10:42

Antalya’da erken rezervasyonlarda iptallere rağmen akış devam ediyor talep umudu sürüyor

A
A
A
Antalya’da erken rezervasyonlarda iptallere rağmen akış devam ediyor talep umudu sürüyor

Antalya turizmi, savaşlar ve ekonomik sorunların gölgesinde 2026 yılının ilk 4 ayında yaklaşık 1 milyon 535 bin ziyaretçi ağırladı. POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, Orta Doğu’daki savaşın etkisiyle geçen yıla göre yaklaşık yüzde 9’luk daralma yaşandığını belirterek, "Şu ana kadar erken rezervasyonlarda yaklaşık yüzde 15 seviyesinde iptal yaşansa da, rezervasyon akışının devam etmesi sektör adına umut verici bir gelişmedir" dedi.


Antalya, tarihi ve antik değerleri, doğal güzellikleri, güçlü konaklama altyapısı ve alternatif turizm imkanlarıyla dünyanın en önemli turizm destinasyonları arasında yer alıyor. Dünyada en çok yabancı turist ağırlayan ilk 10 şehir arasında gösterilen kentte, savaşlar, jeopolitik riskler ve ekonomik sorunlara rağmen turizm hareketliliği devam ediyor.


Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, Antalya turizminin 2026 yılının ilk 4 ayındaki görünümünü değerlendirerek, önümüzdeki aylarda talep artışı beklentisi içinde olduklarını söyledi.



"Geçen yıla göre yaklaşık yüzde 9’luk daralma söz konusu"


Antalya’nın yılın ilk 4 ayında yaklaşık 1 milyon 535 bin ziyaretçi ağırladığını belirten Saatçioğlu, Orta Doğu’daki savaşın turizm hareketliliği üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Saatçioğlu, "Antalya turizmi 2026 yılının ilk 4 ayında yaklaşık 1 milyon 535 bin ziyaretçi ağırladı. Orta Doğu’daki savaşın etkisiyle geçen yıla göre yaklaşık yüzde 9’luk bir daralma söz konusu. Ancak bu tabloyu değerlendirirken sadece kış dönemine değil, ileriye dönük rezervasyon akışına odaklanmak gerekiyor" dedi.


"Rezervasyon akışının devam etmesi umut verici"


Erken rezervasyonlarda iptaller yaşandığını ancak talebin tamamen kaybolmadığını vurgulayan Saatçioğlu, sektörün ileriye dönük rezervasyon akışını yakından takip ettiğini kaydetti. Saatçioğlu, "Şu ana kadar erken rezervasyonlarda yaklaşık yüzde 15 seviyesinde iptal yaşansa da, rezervasyon akışının devam etmesi sektör adına umut verici bir gelişmedir. Bu da talebin tamamen kaybolmadığını, sadece kısa vadede temkinli hareket edildiğini gösteriyor" diye konuştu.


"İlerleyen aylarda talebin güçleneceğini öngörüyoruz"


Önümüzdeki süreçte savaşın etkisinin azalması ve jeopolitik risklerin düşmesiyle birlikte Antalya’ya yönelik talebin yeniden güçlenmesini beklediklerini dile getiren Saatçioğlu, kentin turizmde güçlü bir deneyime sahip olduğuna dikkat çekti. Saatçioğlu, "Önümüzdeki süreçte savaşın azalma eğilimine girmesi ve jeopolitik risklerin düşmesiyle birlikte, ilerleyen aylarda talebin daha da güçleneceğini öngörüyoruz. Antalya, güçlü altyapısı ve deneyimiyle bu süreci yönetebilecek kapasiteye sahiptir. Şunu da belirtmek isterim; golf, futbol ve sağlık turizminde her geçen yıl kış aylarında yoğun rezervasyon artışı kaydetmekteyiz" ifadelerini kullandı.



Antalya’da erken rezervasyonlarda iptallere rağmen akış devam ediyor talep umudu sürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Bayraktar: ‘‘Türkiye’nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik mineraller var’’ Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, kritik minerallere sahip olmanın yeterli olmadığını, bunları işlemek gerektiğini belirterek, "Detaylı bir yol haritasını nihayetlendiriyoruz. Yakında Türkiye’nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini açıklayacağız." dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, OECD İstanbul Merkezi tarafından düzenlenen Kritik Mineraller Forumu’nun açılış programına katıldı. Programda konuşan Bakan Bayraktar, dünyanın yakın tarihin en büyük enerji krizlerinden birini yaşadığına dikkat çekti. Bayraktar, "Son gelişmeler bize bölgesel çatışmaların etkilerinin yalnızca o bölgelerle sınırlı kalmadığını bir kez daha göstermiştir" dedi. Bayraktar, Türkiye’nin Kritik Ham Maddeler stratejisini de yakında açıklayacaklarını belirtti. ‘‘Küresel enerji talebi yüzde 1,3, elektrik talebi ise bu hızın iki katından fazla büyüdü’’ Bakan Bayraktar, küresel enerji sahnesinde halihazırda hızlı bir değişim yaşandığını dile getirerek "Dünyanın enerji talebi artıyor ve resmi olarak Elektrik Çağı’na giriyoruz. Geçtiğimiz yıl küresel enerji talebi yüzde 1,3 oranında arttı, elektrik talebi ise bu hızın iki katından fazla büyüdü" diye konuştu. ‘‘ OECD gibi kuruluşlar, küresel piyasalarda güven inşa etmede hayati bir rol oynamaktadır’’ Ülkelerin bugünün zorluklarıyla tek başına yüzleşemeyeceğini vurgulayan Bayraktar, "Uluslararası iş birliğine, değer zinciri şeffaflığına ve ortak sorumluluğa ihtiyacımız var. OECD gibi kuruluşlar burada, küresel piyasalarda güven inşa etmede hayati bir rol oynamaktadır" değerlendirmesini yaptı. ‘‘Türkiye’nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik mineraller var’’ Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik minerallerin yer aldığını belirterek, "Bu yeni dönemde, yalnızca kaynaklara sahip olmak yeterli değildir; bunları işleyebilmeniz gerekir. Türkiye tam olarak bunu inşa etmektedir: Kaynak çıkarımını, derin işleme kapasitesi ve yüksek teknolojili endüstriyel değer üretimi ile birleştiriyoruz" açıklamasında bulundu. ‘‘Türkiye’nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini yakında açıklayacağız’’ Bu vizyonun, 2025 Kritik ve Stratejik Mineraller Raporu’nda ana hatlarıyla belirtildiğine değinen Bayraktar, "Raporun bulgularına dayanarak detaylı bir yol haritasını nihayetlendiriyoruz. Yakında Türkiye’nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini resmi olarak açıklayacağız" şeklinde konuştu. Bayraktar, Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak elementleri sahasının Kritik Ham Maddeler stratejisinin temel taşı olduğunu vurguladı. Bayraktar, ‘‘Beylikova’nın dünyadaki en büyük nadir toprak elementleri yataklarından biri olduğuna inanıyoruz. ETİ Maden, ortaklarıyla birlikte bu konu üzerinde çok yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Beylikova’daki pilot tesis halihazırda faaliyettedir ve şu anda ayırma ve işleme kabiliyetlerini içerecek endüstriyel ölçekli üretime doğru ilerliyoruz. Rüzgâr türbinleri ve elektrikli araç motorlarındaki kalıcı mıknatıslar için gerekli olan nadir toprak oksitlerini üreteceğiz’’ ifadelerini kullandı.
Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Özdemir: "Nilüfer’de gelişen bölgelere hastane planlanmalı" Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Balkan, Görükle, Kayapa, Hasanağa bölgelerine hastane ihtiyacı var. Nüfus çok hızla büyüyen bu bölgedeki insanların, hastaneye ulaşımı çok zor" dedi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, belediye olarak yapılan iki yıllık çalışmaları değerlendirilirken, yeni dönem hedefleriyle ilgili de bilgiler verdi. Son günlerde önemli konu maddesi olan hastane alanlarının satışıyla da alakalı konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Özdemir, "Hastane alanları mevzunu hepimizin duyarlılığı belli. Nilüfer’de de baktığınızda her zaman, mitinglerimizi yaptığımız, aynı zamanda deprem toplanma alanı olan hastane alanıyla birlikte yine 6 ayrı noktadaki hastane alanının satışının hedeflenmesi son derece yanlış bir şey. Yıldırım ilçemizi düşünün, zaten alanı yok. Sokakları bile zor var. Orada yalnızca Eski Tıp Fakültesinin alanın var boş olarak. Bir de Devlet Su İşleri’nin alanı. Şimdi burayı satmaya kalkmak demek Yıldırım’a ihanettir. Ben inanıyorum ki Yıldırım Belediye Başkanı da orayı kurtarmak için mücadele ediyordur. Hastane alanı hiçbir AK Partili arkadaşımızın da buranın satılmasından yana olacağı kanaatinde değilim. Ama bu kararlar merkezden alınıyor ve hepimiz buna direnmeliyiz" dedi. Başkan Özdemir Nilüfer ilçesindeki hastane alanıyla da ilgili şu ifadelere yer verdi: "Eski devlet hastanesini de bu kapsama aldılar. Yani gerçekten sağlığa erişilebilirliği ortadan kaldıracak noktaya gidiyor bu. Bizim devlet hastanelerine, kamu hastanelerine ihtiyacımız var. Hasta olmayan hasta bile yapabilir. O nedenle karşı olmamız lazım. Bizim hastane alanı diye açtığımız alan aslında etrafında 150 bin nüfusun yaşadığı bir alan ve bizim başka bir alanımız yok. Dolayısıyla burada hastane alanı diye planlandığı dönemde orada hastane de yok. Bugün hem Şevket Yılmaz Hastanemiz var orada, hem bir kilometre çap içinde belki 20 tane özel hastane var. Şehir hastanemiz var. Bence Nilüfer’e hastane alanlarına ihtiyaç var. Devlet hastanelerine ihtiyaç var. Ama şehrin ortasında ve batısında ihtiyaç var. Buradaki alanın aslında bir toplumun hizmetine açıp Balkan’da, Görükle’de ya da o oraların etrafında uygun bir alan geliştirip hastaneyi de orada yapmak lazım diye düşünüyorum." "Yeni projeler trafiği daha da artırır" Nilüfer’de devlet hastanesine ihtiyaç olduğunu dile getiren Başkan Özdemir, "Balkan, Görükle, Kayapa, Hasanağa bölgelerini düşünürseniz nüfus çok hızla büyüyor. Bu insanların hastaneye ulaşımı çok zor. Birkaç vasıta ile ulaşmak durumunda kalıyor. Zaten sorunlar var. Dolayısıyla orada hastane yapıp burayı hastane alanı dışına taşımak lazım ve belediyeye burasını bence tahsis etmesi lazım. İster Büyükşehir’e ister bize" diye konuştu.
Trabzon Akçaabat Belediyesi yüzme kursu ilk kursiyerlerini uğurladı Trabzon’un Akçaabat ilçesinde belediye tarafından 17 Şubat tarihinde başlatılan yüzme kursu ilk kursiyerlerini uğurladı. Akçaabat Belediyesi Yarı Olimpik Yüzme Havuzu’nda gerçekleştirilen kursun sonunda ilk kursiyerler eğitimlerini tamamlayarak uğurlandı. Kurs süresince öğrenciler, alanında uzman eğitmenler eşliğinde temel yüzme tekniklerini öğrenerek önemli kazanımlar elde etti. Çocukların suyla güvenli bir şekilde tanışmaları sağlanırken, doğru nefes alma, su üstünde kalma ve temel yüzme teknikleri gibi birçok beceri uygulamalı olarak öğretildi. Kursun tamamlanmasının ardından düzenlenen programda kursiyerler, eğitmenleri ve velileriyle birlikte bir araya geldi. Eğitim süreci boyunca çocukların gösterdiği gelişim ve özgüven artışı veliler tarafından memnuniyetle karşılanırken, veliler çocuklarının kısa sürede yüzme öğrenmesinden duydukları mutluluğu dile getirerek Akçaabat Belediyesi’ne ve eğitmenlere teşekkür etti. Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, çocukların sporla iç içe büyümesinin önemine dikkat çekti. Ekim "Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren sporla tanışması bizim için son derece kıymetlidir. Yüzme kurslarımız sayesinde çocuklarımız hem yüzme öğreniyor hem de disiplinli bir spor alışkanlığı kazanıyor. Sporla büyüyen çocuklarımızın hem fiziksel hem de zihinsel olarak daha güçlü bireyler olacağına inanıyoruz. Belediyemiz olarak çocuklarımızın sağlıklı, özgüvenli ve başarılı bireyler olarak yetişmesi için spor yatırımlarımıza ve eğitim programlarımıza aralıksız devam ediyoruz. Yarı Olimpik Yüzme Havuzumuzda düzenlediğimiz kurslarla çocuklarımızı sporla buluşturmaya devam edecek, her çocuğumuzun sporla tanışmasına imkân sağlamayı sürdüreceğiz. İlk kursiyerlerimizi başarıyla uğurlamanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi.