EKONOMİ - 04 Mayıs 2025 Pazar 09:43

Antalya’da kuzugöbeği mantarı sezonu başladı

A
A
A
Antalya’da kuzugöbeği mantarı sezonu başladı

Antalya’nın Akseki ilçesinde doğada kendiliğinden yetişen ve bölgede yaşayanların "göbek" adını verdiği "kuzugöbeği mantarı" toplanmaya başlandı.


Toros Dağları’nda yetişen ve diğer türlerine göre nadir bulunan, bölgedekiler için son yıllarda iyi bir gelir kaynağı haline gelen kuzugöbeği mantarının tazesinin kilogramı bin ila bin 250 lira arasında değişin fiyatlarla alıcı buluyor.


İlçede ormanlık alanlarda yüksek kesimlerde doğal olarak yetişen mantar çeşitleri bulunurken, kuzugöbeği mantarı yörede yetişen en kıymetli mantar türü olarak öne çıkıyor.


Akseki’de kuzugöbeği mantarı toplama işi nisan ayı ortasında başlıyor ve mayıs ayı sonlarına kadar sürüyor. Kuzugöbeği mantarı sezonunun başlamasıyla vatandaşlar mantarın toplanabileceği muhtemel alanlara akın ediyor.


"Ağaçların dibini bir bir arıyoruz"


Akseki’de çocukluğundan buyana Nisan ve Mayıs aylarında Toros Dağlarına kuzugöbeği mantarı aramaya giden Mehmet Kara, "Sabah erken saatlerde Toros Dağlarına kuzugöbeği mantarı aramak için çıkıyoruz. Sedir, ardıç ve ladin ağaçlarının diplerini tek tek arıyoruz. Yağışlı olursa kuzugöbeği çok çıkar. Her ağacın dibine gidiyoruz. Yağışlı olması durumunda bundan sonra daha da güzel olacak. Allah bereket versin. Geçimimize az çok katkısı oluyor. Havalar yağmurlu giderse mayıs sonuna kadar kuzugöbeği toplamaya devam ederiz. Yağmur yağmazsa olmaz. Yağmur yağarsa ağaçların diplerinde çıkmaya devam eder. Akseki’de bu, insanların geçim kaynağıdır." diye konuştu.


"Bir hevesle gidiyoruz"


Aksekili Hasan Sağlam, kuzugöbeği mantarını zor şartlarda topladıklarını söyledi. Mantarın nisan ve mayıs aylarında toplandığını belirten Sağlam, "Biz arkadaşlar ile beraber sabahın erken saatlerinde Toros Dağları’nda kuzugöbeği mantarı toplamaya çıkıyoruz. Kuzugöbeğini toplamak oldukça zahmetli bir iştir. Sabahtan akşama kadar ağaçların dibini gezerek kuzugöbeği arıyoruz. Bazen bir kilo, bazen 2-3 kilo bulabiliyoruz. Hevesle Toros Dağlarının tepelerine çıkıp kuzugöbeğini toplamaya gidiyoruz" dedi.


"Kuzugöbeği çok değerli"


Bölgede yıllardır kuzugöbeği mantarı topladığını belirten Hüseyin Çatlı, "Kuzugöbeği mantarı çok değerli olmasının yanı sıra toplaması da oldukça zor bir mantar. Ormanlık alanlarda nisan ve mayıs aylarında yetişmekte ve bahar yağmurlarının yağması ile başlayıp hava sıcaklığının yükselmesiyle sezonu bitmektedir" dedi" dedi.


"Toplamasının zevki bir başka"


Kuzugöbeği mantarının toplamasının zevkinin bir başka olduğunu anlatan Çatlı, "Kuzugöbeğini bulunca insan aşırı mutlu oluyor. İnsan dağda gezerken başka bir şey düşünmüyor. Sadece kuzugöbeğine adapte oluyorsun. Kuzugöbeği mantarı aşırı lezzetli olması sebebiyle çok değerli bir mantardır. " diye konuştu.


"Zor şartlarda topluyoruz"


Kuzugöbeği mantarını zor şartlarda topladıklarını belirten Çatlı, "Toros Dağları’nda Nisan yağmurlarının başlamasıyla birlikte kuzugöbeği mantarı çıkmaya başladı. Kuzugöbeği mantarı her yerde çıkmaz. Güneş gören, nemli, sedir ve ladin ağacı olan bölgelerde çıkar. Kuzugöbeğini toplamak oldukça zahmetli bir iştir. Sabah erken saatlerde Toros Dağları’nın yüksek kesimlerine çıkar, akşama kadar ağaçların dibini geziyoruz. Günlük ortalama bir iki kilogram mantar topluyoruz. Bu yıl kış ayında kar yağışı fazla olmadı ve toprak kabarmadı. Ayrıca bahar yağmurları çok az yağdı. Kuzugöbeği mantarı sezonu bu sene önceki yıllara göre az olacak gibi görünüyor" dedi.


"Biz yemek için topluyoruz"


Kuzugöbeği mantarını satmak amacıyla değil, yemek amacıyla topladığını da ifade eden Çatlı, "Biz kuzugöbeği mantarını yemek için topluyoruz. Kuzugöbeği ilk çıktığında bin 500 liraya satılıyordu. Şu anda ise kilogramı bin ila bin 250 liradan satıyor. Biz kuzugöbeğini satmak için toplamıyoruz. Kendimiz yemek için topluyoruz. Havalar yağmurlu giderse Mayıs sonuna kadar kuzugöbeği toplamaya devam ederiz. Yağmur yağmazsa olmaz. Yağmur yağarsa ağaçların ve otların diplerinde çıkmaya devam eder. Akseki’de bu, insanların geçim kaynağıdır" diye konuştu.


"Doğal ve organik"


Akseki’de esnaflık yapan Bayram Erdoğan, Akseki’de Toros Dağlarında yetişen kuzugöbeği mantarının lezzetinin ve kalorisinin oldukça yüksek olduğunu söyledi. Akseki’de kuzugöbeğinin sedir ve ladin ağaçlarının diplerinde çokça çıktığını dikkat çeken Erdoğan, "Buranın kuzugöbeği lezzetli ve kalorisi yüksek bir mantar türüdür. Beyaz ve siyahı aynıdır. Halk sedir ve ladin ağaçlarının göbeklerini tercih ediyorlar. Buranın halkı kuzugöbeğini genellikle kendisi tüketiyor. Herkes topladıkları kuzugöbeğini satmazlar. Doğal organik olduğu için kurutup kışın kendileri tüketiyor. Eskiden satan çoktu ama şimdi eskisi gibi satan yok. Dağa gitmeyenler ise gelip benden alıyorlar" diye konuştu.


(AÇ-SM-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Narin Güran davasında Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıllık cezaya temyiz başvurusu Diyarbakır’da Narin Güran cinayetine ilişkin davada, Nevzat Bahtiyar’a ’Nitelikli kasten öldürmeye yardım’ suçundan verilen 17 yıl hapis cezasına karşı Yargıtay’a temyiz başvurusu yapıldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı adına duruşma savcısı Özge Nida Polat tarafından Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere yargılamanın yapıldığı 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ne temyiz dilekçesi sunuldu. Dilekçede, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 Nisan 2026’da görülen karar duruşmasında, Narin Güran’ın cansız bedenini dereye sakladığını itiraf eden komşusu Nevzat Bahtiyar hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan dava açıldığı hatırlatılarak, "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan 17 yıl hapis cezası verildiği kaydedildi. Verilen cezaya karşı olunduğu aktarılan dilekçede, "Narin Güran’a ait cansız bedenin bulunmasından sonra yapılan araştırmada, Tavşantepe Mahallesi’nin karşı kısmında bulunan çiftliğe ait kamera açısına, 21 Ağustos 2024 günü saat 15.41’de şüpheli bir aracın girdiği tespit edilmiştir. Yapılan araştırmada aracın 15.44 sıralarında Eğertutmaz Deresi’nin yakınında bulunan toprak yolda durduğu, kamera saatine göre 38 dakika 11 saniye sonra dere civarından ayrıldığı, söz konusu aracın fiilen Bahtiyar’ın kullanımında olduğu tespit edilmiştir. Bunun üzerine Bahtiyar tutuklanmıştır. Salim Güran ve Bahtiyar’ın kullandığı araçlar üzerinde yapılan detaylı incelemelerde alınan toprak numunelerinin karşılaştırılmasında Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı raporunda, her iki araç içerisinden alınan toprak numunelerinin benzer olduklarının tespit edildiği görülmüştür. Daraltılmış baz raporu, analiz raporu ve ek bilirkişi raporunun Bahtiyar’ın anlatımıyla uyumlu olduğu, Salim Güran’ın, Arif’in evi ve çevresinde bulunduktan sonra eve girdiği, ev ve ahır arasında gidiş gelişlerinin olduğu, Bahtiyar ile birlikte evde bulunduğu, bu sırada evde Yüksel Güran ve Enes Güran’ın bulunduğu hususlarının raporlar ile tespit edildiği belirtilmiştir" ifadeleri yer aldı.
Kocaeli 6 Şubat’ın hafızası "Sarsıldık Sarıldık" ile gözler önüne serildi 6 Şubat depremlerinin ardından sahada verilen mücadele ve dayanışma ruhunu konu alan ‘Sarsıldık Sarıldık’ hatıratının tanıtım programı, Gebze’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda duygusal anlar yaşanırken, deprem sürecinde görev yapan ekiplerin fedakarlıkları bir kez daha hafızalara kazındı. Gebze Belediyesi, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan acıları, dayanışmayı ve sahada verilen insanüstü mücadeleyi kayıt altına alan "Sarsıldık Sarıldık" hatıratının takdim programını Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Duygu dolu anların yaşandığı programda, deprem bölgesinde görev yapan Gebze Belediyesi personelinin fedakarlıkları ve milletçe ortaya konulan dayanışma ruhu bir kez daha hafızalarda canlandı. Programa; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Hasan Soba, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Program öncesinde fotoğraf sergisi incelendi Program öncesinde, Gebze Belediyesi ekiplerinin 6 Şubat depremlerinin ardından sahada yürütülen çalışmaların gerçek yüzünü gösteren fotoğraf sergisi davetlilerin ziyaretine açıldı. Sergide; deprem bölgesindeki arama kurtarma faaliyetleri, temizlik çalışmaları, kurulan yaşam alanları ve vatandaşlarla kurulan dayanışma anlarına ait kareler yer aldı. Duygusal anların yaşandığı sergide, Gebze Belediyesi personelinin sahadaki özverili mücadelesi katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi. Özellikle deprem bölgesinde görev yapan ekiplerin zorlu şartlar altında yürüttüğü çalışmalar, fotoğraf kareleri aracılığıyla bir kez daha hafızalarda canlandı. "Başkan Büyükgöz: "430 personelimiz hiç düşünmeden Hatay’a geldi" Program; katılımcıların, depremde hayatını kaybedenler adına saygı duruşunda bulunmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlar rahmetle anılırken, salonda duygusal atmosfer hakim oldu. Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, deprem sürecinde belediye personelinin ortaya koyduğu fedakarlığın unutulmayacağını ifade etti. Başkan Büyükgöz, "430 personelimiz ‘Ne zaman döneceğiz, ne yapacağız?’ demeden Hatay’a geldi. O günleri tarihe not düşmek adına bu çalışmayı yaptık. Emeğini esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Tedbir almak zorundayız" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Hasan Soba ise konuşmasında afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekti. Soba, "Şehirlerimizi dirençli hale getirmek, kurumlarımız arasındaki koordinasyonu güçlendirmek ve toplumda afet bilincini artırmak hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı. "Zinnur Başkan ile sahada iki buçuk ay beraber çalıştık" Hatay Valisi Mustafa Masatlı da yaptığı konuşmada, deprem sonrası süreçte Gebze Belediyesi’nin Hatay’da üstlendiği görevlere değindi. Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ile sahada birebir çalıştıklarını ifade eden Vali Masatlı, özellikle çevre ve temizlik hizmetlerinin şehir yaşamının yeniden normale dönmesinde kritik rol oynadığını söyledi. Vali Masatlı, "Depremin ardından hayatın yeniden başlayabilmesi için sahada büyük mücadele verildi. Başkan Zinnur Büyükgöz ve Gebze Belediyesi ekipleri Hatay’da çok önemli sorumluluk üstlendi. Şehrin çöp ve atık yönetiminde büyük emek verdiler. Kendileriyle sahada iki buçuk ay birlikte çalıştık. Gösterdikleri gayret ve fedakarlık için kendilerine ve ekibine teşekkür ediyorum" dedi. Afet bilinci ve dayanışma vurgusu Program kapsamında Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Deprem ve Afet Yönetim Uzmanı Prof. Dr. Şerif Barış tarafından "Afet Bilinci ve Toplumsal Dayanışma" konulu sunum gerçekleştirildi. Sunumda afetlere hazırlıklı olmanın önemi ve toplumsal dayanışmanın kriz anlarındaki hayati rolü ele alındı. Yoğun katılımla gerçekleşen anlamlı program, ev sahibi Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz tarafından Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve Prof Dr. Şerif Barış’a "Sarsıldık Sarıldık" hatırat takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.