ASAYİŞ - 28 Eylül 2025 Pazar 16:16

Antalya’da rüşvet operasyonunda yeni ifadeler: Poşetlerle milyonlar, tapu ve lüks araç pazarlığı iddiaları

A
A
A
Antalya’da rüşvet operasyonunda yeni ifadeler: Poşetlerle milyonlar, tapu ve lüks araç pazarlığı iddiaları

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında yeni ifadeler ve iddialar tutanaklara yansıdı. Soruşturma dosyasına giren üç itirafçı, iş adamlarından baskı ve tehditle rüşvet alındığını ileri sürerken, tutanaklara giren ifadelere göre milyonlarca lira para siyah poşetlerle taşındı, lüks araçlar ve taşınmazlar ise bürokratlar üzerine emanet edildi.


Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında yeni ifadeler ve iddialar tutanaklarda yer aldı.



"2 milyon TL’yi siyah poşetlerde verdim"


Rüşvet alışverişiyle ilgili iş adamı Emin H., ifadesinde Muhittin Böcek’in kendisini WhatsApp üzerinden arayarak belediye yerel seçimlerinde destek istediğini söyledi. "Olumlu" ya da "Olumsuz" cevap vermediğini belirten iş adamı, bir süre sonra Böcek’in oğlunun yanına gelerek seçimlerde maddi destek vermesini istediğini aktardı. Bunun üzerine Muhittin Böcek’i aradığını ve AKM’deki ofisine çağırdığını belirten Emin H., Böcek’in kendisine, "Seçim dönemindeyiz, destek olmazsanız seçilince bunun hesabını sorarım. Senin bütün işlerin büyükşehirden geçiyor. Bundan sonra Gökhan ne derse yapacaksın" dediğini anlattı. Bu görüşmenin ardından Böcek’in oğlu Gökhan Böcek, Emin H.’nin iş yerine gelerek 1 milyon TL nakit ve 1 milyon TL değerinde 150 yakıt kartı istedi. İş adamı, bu ödemeleri siyah poşetlerle elden teslim ettiğini anlattı.



Ruhsat karşılığı 1 milyon TL+Land Rover iddiası


İş adamı Emin H., Kepez’de yapmak istediği akaryakıt istasyonunun ruhsatının da rüşvet karşılığı verildiğini ileri sürdü. Emin H., "Serkan T. ve Gökhan Böcek, ruhsatı çıkarabilmek için 1 milyon TL nakit istedi. Ayrıca ’07 A ... plakalı Land Rover’ aracı Gökhan Böcek’e verilmeden sürecin ilerlemeyeceğini söylediler" dedi. Aracı finansal kiralama yöntemiyle verdiğini, mülkiyeti devretmediğini, daha sonra da icra takibi başlattığını anlatan iş adamı Serkan T.’nin çocuğunun okul masrafı için de ayrıca 1 milyon TL talep edildiğini, bu paranın 600 bin TL’sini Aralık 2024’te, kalanını birkaç gün sonra siyah poşetle elden verdiğini söyledi. Emin H., "Ödemeden bir hafta sonra 7 aydır bekleyen ruhsatım onaylandı" dedi.



"Sadece devlete güveniyorum"


İş adamı Emin H., ifadesini şu sözlerle tamamladı: "Ben herhangi bir suç işlemedim. Baskı ve tehdit altında verdim. Sadece devletime güveniyorum. Antalya’da yaşanan haksızlıkların ortaya çıkması için tüm bildiklerimi aktarıyorum."



Altınova’da yeni tehdit


İş adamı, Altınova’daki yatırımı için de baskıya maruz kaldığını aktardı. Gökhan Böcek’in kendisine, "Babamın haberi olmadan bu şehirde kimse iş yapamaz" diyerek tehdit ettiğini; kendi seçtiği plancı yerine belediyenin yönlendirdiği ekiple çalışmaya zorlandığını ileri sürdü.



Rüşvet çarkı iddiası


Belediyede 25 yıl çalışan eski başkan yardımcısı Tuncay S., rüşvet alışverişinin nasıl işlediğini anlattı. Müteahhitlerden "seçim için" poşetlerle para toplandığını, Güneş Mahallesi kentsel dönüşümünde 3 dükkanın Böcek’e, 2 dükkânın bürokratlara verildiğini, emanet isimler üzerinden daire ve dükkânların devredilerek gizlendiğini açıkladı.


Tuncay S. ifadesinde rüşveti alma düzenini ise şu şekilde anlattı:


"Belediyede işi olan müteahhitlerden ’yardım/bağış’ adıyla düzenli para istenir, paralar bazen elden başkana, bazen vakıf/dernek makbuzu ile, bazen de ’kasalık’ yaptığı belirtilen yakın çevre kişileri üzerinden yönlendirilirdi."


Tuncay S., bazı isimlerin bu akışlarda aracı/kanal olarak kullanıldığını da belirtti. Ayrıca ifadesinde, büyükşehir döneminde "olağan dışı rant sebebi olan imar planı tadilatları" ve "erken/yüklü hakediş ödemeleri"nin incelenmesi hâlinde rüşvet kaynaklarına ulaşılabileceğini söyledi. Tuncay S., "Yıllarca başkanın talimatıyla rüşvet paralarını topladım, siyah poşetlerle doğrudan kendisine teslim ettim" dedi.



Muharrem İnce detayı


Tuncay S.’nin ifadesindeki en dikkat çekici kısım ise, 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin oldu. İddiasına göre, Muhittin Böcek kendisini çağırarak CHP’nin adayı Muharrem İnce’ye yardım yapılacağını, bu nedenle belediye ile işi olan müteahhitlerden 200 bin TL toplamasını istedi. Tuncay S., parayı topladıktan sonra Böcek’in makamına götürdüğünü; burada genç bir kişiyle karşılaştığını, sonradan bunun Muharrem İnce’nin oğlu Salih A. İ. olduğunu öğrendiğini anlattı.


Parayı dosya çantasıyla Salih A. İ.’ye verdiğini, onun da yanında bulunan sırt çantasına koyduğunu iddia eden Tuncay S., bu olayın kendisine özellikle gösterildiğini, Böcek’in gözleriyle görmesini istediğini düşündüğünü söyledi. Ayrıca, bu paranın gerçekten seçim yardımı mı yoksa başka bir siyasi vaat karşılığı mı olduğunu bilmediğini; fakat kesinlikle müteahhitlerden toplanan para olduğunu vurguladı.



"Tapu benim üzerime, mallar Böcek’in"


ANTEPE eski yöneticisi İsmail E., taşınmaz devirleri üzerinden kurulan düzeni anlattı. İsmail E. 2004’te Kemer’deki 3,5 dönümlük arazinin kendi üzerine geçirildiğini, aslında Böcek’e ait olduğunu, 2016’da Konyaaltı’ndaki Oriza Park Sitesi’nde bir dairenin tapuda kendi adına geçtiğini ama gerçek sahibinin Böcek olduğunu, 2020’de 650 bin TL ödeyerek aldığı evin yine Böcek’e ait olduğunu, 2023’te bir inşaat firmasından alınan 5 dükkânın seçim harcamaları için Böcek ve Serkan T.’ye verildiğini söyledi. İsmail E., "Ben sadece paravanım, tapuda adım var ama mülkler Böcek’e ait" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır İran’daki savaş Zengezur Koridoru’nun stratejik önemini artırdı ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları nedeniyle bölgede yaşanan güvenlik kaygıları, Türkiye ile Türk dünyasını birbirine bağlayacak Zengezur Koridoru’nu yeniden gündeme taşıdı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası artan güvenlik riskleri, Güney Kafkasya’daki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Bu süreçte Azerbaycan ile Nahçıvan arasında doğrudan bağlantı kurmayı hedefleyen Zengezur Koridoru’nun önemi daha da belirgin hale geldi. Türkiye’nin Orta Asya ile kesintisiz ulaşımını sağlayacak proje, sadece ulaşım değil enerji ve ticaret açısından da kritik bir rol üstleniyor. Zengezur Koridoru’nun hayata geçirilmesiyle birlikte bölgesel ticaretin canlanması ve ekonomik entegrasyonun hız kazanması bekleniyor. Gelişmelerin yakından takip edildiği bölgede, Zengezur Koridoru’nun geleceği yalnızca iki ülkeyi değil, geniş bir coğrafyadaki siyasi ve ekonomik dengeleri etkileyecek kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Türkiye’yi Nahçıvan ve Azerbaycan’a bağlayacak Zengezur Koridoru’nun önemli bir parçası olan 224 kilometre uzunluğundaki Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demir yolu hattında da çalışmalar sürüyor. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve başkan adayı iş insanı Abdullah Atalar, bölgedeki ihracatçıların çok cesur olduğunu ve alternatif bölgeler bulabildiğini söyleyerek, "İran’daki gerilim gerçekten ihracatçımızı zor durumda bırakıyor. Buradaki ticaret yapan arkadaşlarımızı, bölgedeki arkadaşlarımızı da zor durumda bırakıyor. Gümrük kapılarımızdan Dilucu Gümrük Kapımız şu anda yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyor. İran’daki gerilimden dolayı burada bir yoğunluk var. Orada bir rahatlatmayla ilgili girişimlerimiz olacak. Gürbulak Kapısı ise bu gerilimden dolayı şu anda sıkıntılı. Iğdır’daki Dilucu’nda da bir yoğunluk söz konusu. Zaman içerisinde belki bu durum, Iğdır esnafımızın ve ihracatçımızın ticaretini artırabilmesi açısından daha iyi sonuçlar doğurabilir. Sınır kapımızda yığılmalar olabilir. Bütün doğuya açılan kapımızın burası olduğunu biliyorsunuz. Bu nedenle Zengezur Koridoru’nun ehemmiyeti de İran’daki bu gerilimden dolayı biraz daha önemli hale geldi. Gerek demir yolu hatlarımızın gerekse kara yolu hattımızın hızlı bir şekilde tamamlanması çok çok önemli hale geldi. Bizim ihracatçımız gerçekten çok cesur ve alternatif bölgeler bulabiliyor. Burada Iğdır’daki sahayı gezdim, baktım. Iğdır’daki arkadaşlarımız ve bölgede Doğubayazıt’taki arkadaşlarımız dünyanın her tarafına ihracat yapıyorlar. Ancak özellikle Dilucu Gümrük Kapısı’ndaki ve sınır ticaretindeki ihracatımızın İran’daki gerilimden sonra çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Ama tüccarımız, esnafımız, ihracatçımız her zaman kendisine bir çıkış yolu buluyor. Çok cesur bir tüccarımız ve ihracatçımız var" dedi. Iğdırlı iş insanı Selahattin Çaylı ise, Zengezur Koridoru’nun Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturduğunu söyleyerek, "Zengezur Koridoru, biliyorsunuz Türkiye ile Azerbaycan’ı birbirine bağlayacak ve Ermenistan topraklarından geçen bir koridoru ifade ediyor. Ermenistan’dan geçerken de hiçbir kontrol noktasına takılmadan, Türkiye’den veya dünyanın neresinden olursa olsun geçiş güzergahı olarak kullanılan bir hattır. Bu hatla ilgili çalışmalar devam etmektedir. Gerekli görüşmeler de iyi ilerlemektedir. Kısa zamanda bu hattın açılması, Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturacak bir hat olarak ülkemiz açısından, şehrimiz açısından son derece önemli bir güzergah olacaktır. Biliyorsunuz Zengezur Koridoru son dönemde gelişen savaş olaylarından sonra son derece önemli hale gelmiştir. Bu tarafta oluşabilecek bir tıkanıklığın açılması, sadece Zengezur üzerinden olacaktır. Bu açıdan da Zengezur, bölge dinamikleri açısından, bölge ticareti açısından, ihracat açısından, tacir, tüccar ve turizmci açısından önemli bir noktadır. Bunun açılması artık elzem olarak karşımızda durmaktadır. İran’daki sınır kapılarımızdan geçişler, ticari faaliyetler açısından neredeyse durma noktasına gelmiştir. İnsanlar güven duymuyor. Güvenin olmadığı yerde ticaret olmaz. Ticaret, tacir ve tüccar esasen güveni tercih eder. Güven olmadığı için ticaret de durma noktasına gelmiştir. Bu sadece buradaki sınır kapımızı değil, dünya ticaretini etkileyen bir noktaya gelmek üzeredir. Kısa sürede inşallah bu savaşın da sulh yoluyla çözüleceğini bekliyoruz" dedi.
Kırşehir Kırşehir’de belde belediye başkanının şizofreni hastasını darbettiği iddiası KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’in Özbağ Belde Belediye Başkanı İsmail Çanakçı’nın bir şizofreni hastasını darbettiği iddiasıyla hakkında şikayette bulunuldu. İddiaya göre, Özbağ beldesi Yeni Mahalle’de ikamet eden S.B., sosyal medya paylaşımları nedeniyle kardeşinin belediye başkanı tarafından darbedildiğini öne sürdü. S.B. ifadesinde, bir araca bindiklerini ve evlerine gittiklerini, belediye başkanının da araçta bulunduğunu belirtti. S.B., evlerine vardıklarında belediye başkanının şizofreni hastası olan kardeşi B.B.’ye kafa attığını ve silah çektiğini iddia etti. Olayla ilgili konuşan Gülay Gündüz, Özbağ kasabasında oturan dayısı B.B.’nin şizofreni hastası olduğunu ve belediye başkanı tarafından darbedildiğini öne sürdü. Olayla ilgili darp raporu alındığını ve şikayetçi olunduğunu ifade eden Gündüz, "Özbağ kasabasında ikamet eden şizofren hastası dayım, Belediye Başkanı İsmail Çanakçı tarafından darbedilmiş. Şizofren hastası dayımla konuşurken kafa atıp, alnına silah dayamış. Olayın peşini bırakmayacağım. Ben belediye başkanından yardımcı olmasını beklerdim" dedi. Özbağ Belediye Başkanı İsmail Çanakçı ise, iddialarla ilgili yaptığı açıklamada, son günlerde sosyal medyada yer alan paylaşımlar üzerine kendilerinin de suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Çanakçı, kasabada vatandaşlarla birlik ve beraberlik içerisinde olduklarını ifade ederek, kimseyle husumetlerinin olmadığını ve olamayacağını, vatandaşların can ve mal güvenliğinin kendilerine emanet olduğunu söyledi. Olayla ilgili adli sürecin devam ettiği öğrenildi.