ÇEVRE - 06 Şubat 2026 Cuma 13:06

Antalya’da sağanak yağmur Aksu’da su baskınlarına sebep oldu

A
A
A
Antalya’da sağanak yağmur Aksu’da su baskınlarına sebep oldu

Antalya’da etkili olan sağanak yağışlar Aksu ilçesi Güzelyurt Mahallesi İncikpınar mevkiinde su baskınlarına neden oldu. Son 20 gün içinde dördüncü kez yaşanan selde havalimanı yönünden gelen sular ana yolu aşarak evleri, bahçeleri ve tarım alanlarını basarken, Kardeşkentler Caddesi’nde yolu taşıyan taş ve çakıllar yerinden söküldü, yerinden sökülen taş ve çakıllardan evin bahçesi, yollar ve seralar zarar gördü. Mahalle sakinleri kalıcı altyapı çözümü talep etti.


Antalya’da gece saatlerinde etkili olan yağmur saatlerinde şiddetini artırdı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarının ardından akşam saatlerinde başlayan yağmur, sabah saatlerinde etkisini artırarak yerleşim alanlarını ve tarım arazilerini sular altında bıraktı. Yağmur suları Kardeşkentler Caddesi’nde havalimanından gelen sular ana yolun taşlarını ve çakıllarını yerinden söktü.


Son 20 gün içinde dördüncü kez sel baskını yaşadıklarını belirten mahalle sakinleri, kalıcı çözüm çağrısında bulunarak yetkililere tepki gösterdi. Havalimanı istikametinden gelen suların ana yolu aşarak evlere, bahçelere ve seralara dolduğunu ifade eden vatandaşlar, bölgede ciddi maddi zarar oluştuğunu söyledi.


Mahalle sakinlerinden Abdulkadir Düzen, sabah saatlerinde suyun gürültüsüyle uyandıklarını belirterek, "Yağmur sabah sekizde başladı. Havalimanından gelen su ana yolu, evimizi ve bahçelerimizi bastı. Yolda araçlar sular altında kaldı. 30 yıldır burada yaşıyoruz, son 20 günde dördüncü su baskını. Bir dahaki yağmurda evimizin birinci katı da su altında kalabilir. Yağmur yağdığında uyuyamıyoruz" dedi.


Sel sularının ana yolun altını oyarak taş ve çakılları sürüklediğini söyleyen Düzen, istinat duvarlarının zarar gördüğünü ve taşların evlerin bahçelerine dolduğunu ifade etti.


İncikpınar’da yaşayan üretici Mehmet Alptekin ise yaşananların artık doğal afet değil, ihmal olduğunu savundu. Son iki yıldır benzer sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını belirten Alptekin 200–300 metrelik alandaki seraların neredeyse tamamının zarar gördüğünü söyledi.


Sel nedeniyle büyük ürün kaybı yaşandığını vurgulayan Alptekin, "Akrabama ait 2 bin dekar biber serası tamamen kullanılamaz hale geldi. Şili biber, kabak, mısır seraları. Daha hasat yapılmadan bitti. Su bir anda geliyor, hiçbir önlem işe yaramıyor" ifadelerini kullandı.



Kanal Projesi çağrısı


Mahalle sakinleri, sorunun geçici müdahalelerle çözülemeyeceğini belirterek kalıcı ve bilimsel bir çözüm talep etti. Mehmet Alptekin, çözüm önerisini şu sözlerle dile getirdi:


"Su yolunu bulur. Buradan gelen suların havalimanından aşağıdaki Soğucak Suyu Deresi’ne yönlendirilmesi gerekiyor. 20 metrelik yolun ortasına bir kanal yapılmalı ve tüm sular bu kanala bağlanmalı. Bu küçük bir iş değil, valilik ve ilgili kurumların yapacağı büyük bir proje."


Yetkililerin yalnızca tespit yapmakla yetindiğini savunan mahalle halkı, "Kimse derdimizi yerinde görmüyor" diyerek tepkilerini dile getirdi.



Antalya’da sağanak yağmur Aksu’da su baskınlarına sebep oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de kazada hayatını kaybeden keman sanatçısı Laçin Akyol unutulmadı Mersin’de 18 yaşında trafik kazasında hayatını kaybeden keman sanatçısı Laçin Akyol, ‘Müziğin Sonsuzluğunda Yarım Kalan Bir Beste’ adlı anma konserinde, eserlerin kemanla icra edilmesiyle anıldı. Anma konseri, Mersin Kültür Merkezi Şeref Salonunda yapıldı. Konserde, genç yaşta hayatını kaybeden Akyol’un anısına sanatçılar tarafından eserler icra edildi. Programda Johann Sebastian Bach’tan ’Marcello Adagio’, ’Air ve Erbarme Dich’, Heinrich Baermann’dan ’Adagio Re Maj’, Tomaso Albinoni’den ’Adagio 2’, Sergei Rachmaninoff’tan ’Vocalize’ ile Azerbaycan Halk Şarkısı ’Laçin’ kemanla çalındı. Eserler, solistler Ezgi Arman, Helin Can, Kayahan Karaca, Nilay Karakaş, Marina Kvlividze ve Çiğdem Manolya Arslan tarafından icra edildi. Mersin Devlet Opera ve Balesi Orkestrasının da eşlik ettiği anma konseri, vatandaşlar tarafından ilgiyle takip edildi. "Onun bıraktığı mirası taşımaya devam edeceğiz" Programda konuşan Laçin’in Babası Mahmut Akyol, üzerlerindeki yükün ağırlığını taşımakta zorlandıklarını ifade ederek, "Bugün bu tarz bir sanatla kızımızın anılması, buruk bir sevinç oluyor. Aslında kızımızı kaybedeli bir yıl oldu. Camiamız, dostlarımız her zaman yanımızda oldular. Tüm Türkiye, hatta tüm dünya kan ağlıyor. O kanayan yara durmayacak tabii ama Laçin’i anarak, konserlerle, böyle anma geceleriyle ve yarışma düzenledikten sonra onu anacağız ve onun bıraktığı mirası taşımaya devam edeceğiz" dedi. Olayın geçmişi Kaza, 25 Ocak 2025 tarihinde Mersin’in Yenişehir ilçesi Adnan Menderes Bulvarı’nda meydana geldi. Arkadaşıyla birlikte yolun karşısına geçmeye çalışan 18 yaşındaki keman sanatçısı Laçin Akyol, İ.H.Ç. (27) yönetimindeki otomobilin çarpması sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Akyol, yoğun bakımda tedavi altına alındı ancak 6 Şubat’ta hayatını kaybetti. Genç sanatçının organları ailesinin kararıyla bağışlandı. Kazanın ardından tutuklanan sürücü İ.H.Ç., Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı. Mahkeme heyeti, sanığı ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırarak tutukluluk halinin devamına karar verdi. (FVZ-HSK-
Giresun Giresun Özel Ada Hastanesi’ndeki sağlık skandalı Sağlık Bakanlığı raporuna yansıdı Giresun’da Özel Ada Hastanesi’nde kalp krizi şüphesiyle acil servise başvuran Salih Aydın’ın yüzeysel değerlendirme sonrası taburcu edildiği, dakikalar sonra kalbinin durduğu ve kırmızı kodla yeniden hastaneye alındığı iddia edildi. Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü raporlarında hekim kusuru tespit edildiği öne sürülürken, olay kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Giresun’da yaşayan Salih Aydın, göğüs ağrısı, sol kol uyuşması, mide bulantısı ve terleme şikayetleriyle Özel Giresun Ada Hastanesi Acil Servisi’ne başvurdu. Kalp krizi açısından tıp literatüründe "kritik uyarı belirtileri" olarak kabul edilen bu şikayetlere rağmen hasta iddiaya göre yüzeysel bir değerlendirme sonrası "kas ağrısı" denilerek taburcu edildi. Hasta yakınlarının iddialarına göre Salih Aydın taburcu edildikten yalnızca dakikalar sonra hastane çıkışında aracın içinde fenalaştı ve kalbi durdu. Aynı hastaneye bu kez "kırmızı kod" ile geri getirilen Aydın’a elektroşok ve kalp masajı uygulandı. Acil anjiyo yapılarak stent takılan hasta, yoğun bakıma alındı. Ailenin iddiasına göre, Salih Aydın’ın bugün hayatta olmasının nedeni doğru bir ilk değerlendirme değil, zamanla yarışta şans faktörü oldu. Hastane yönetiminin açıklaması tartışma konusu oldu Olayın kamuoyuna yansımasının ardından hastane yönetimi yaptığı açıklamada, "Hastanın taburcu edildikten dakikalar sonra kalp krizi geçirmesi mümkündür" ifadelerini kullandı. Ancak hasta yakınları bu açıklamanın bir savunma değil, riskin bilindiğinin kabulü anlamına geldiğini savunarak, "Risk biliniyorsa, hasta neden taburcu edildi?" diyerek tepkilerini dile getirdi. Resmî raporlarda "kusur" tespiti iddiası Ailenin paylaştığı bilgilere göre, Sağlık Bakanlığı ve Giresun İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hazırlanan resmi raporlarda acil serviste görev yapan hekimin hasta değerlendirmesinde kusurlu olduğu, tıbbi evraklarda eksiklik ve çelişkiler bulunduğu ifade edildi. Raporda, hastanın şans eseri hayatta kaldığına da yer verildiği öne sürüldü. Kamuoyunda tartışılan bir diğer önemli konu ise Özel Giresun Ada Hastanesi Acil Servisi’nin ruhsat durumu oldu. Aile, acil servisin hangi yetkiyle hizmet verdiği sorusuna hastane yönetimi, İl Sağlık Müdürlüğü ve CİMER üzerinden net bir yanıt alamadıklarını ileri sürdü. Hasta yakınları, ruhsatı tartışmalı olduğu iddia edilen bir acil serviste resmi raporlarla kusur tespiti yapılmış bir hekimin görevine devam etmesinin toplum sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu savundu. "Bu dosya bireysel değil, kamusal bir mesele" Hasta yakınları, yaşananların yalnızca kendi ailelerini ilgilendirmediğini, kamu sağlık güvenliği açısından ele alınması gerektiğini vurguladı. Aynı hastane hakkında sosyal medya ve resmi başvurular yoluyla çok sayıda benzer şikayetin bulunduğu da hatırlatıldı. Aile, hukuki mücadelelerinin devam ettiğini belirterek, "Bu dosya kapanmadı. Bu mesele bizim değil, kamunun meselesidir" açıklamasında bulundu.