ASAYİŞ - 26 Ocak 2026 Pazartesi 11:33

Antalya’da SGK denetiminde rüşvet iddiası: Eski il müdürü ve iki başmüfettiş ağır cezada yargılanacak

A
A
A
Antalya’da SGK denetiminde rüşvet iddiası: Eski il müdürü ve iki başmüfettiş ağır cezada yargılanacak

Antalya’da denetlemeye gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla suçüstü yakalanan eski Antalya SGK İl Müdürü ile iki SGK İş Başmüfettişi hakkında dava açıldı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, Antalya Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.


Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonla suçüstü yapılırken, şüphelilerin denetimleri baskı unsuru haline getirerek özel hastanelerden rüşvet talep ettikleri iddia edildi.


İddianameye göre, İş Başmüfettişleri Erdoğan Ö. ile Murat Ayhan B., 2025 yılı "Sağlık Sektörüne Yönelik Programlı Teftiş" kapsamında Antalya’da görevlendirildi. İki müfettişe, kentte faaliyet gösteren üç özel hastanenin denetim ve teftiş görevi verildi.



"Hazırlıklı olun" mesajı ve zımni anlaşma iddiası


Soruşturma kapsamında, müfettişler 9 Mayıs 2025’te daha önceden tanıdıkları, aynı zamanda sağlık alanında danışmanlık şirketi bulunan eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E. ile irtibata geçti. Müfettişlerin denetleyecekleri hastanelerin isimlerini Selim E.’ye ileterek "hazırlıklı olmalarını" istedikleri, bu aşamada taraflar arasında zımni bir anlaşma yapıldığı değerlendirmesine yer verildi.


İddianameye göre bu anlaşmayla, müfettişlerin denetim ve teftişi bilinçli şekilde zorlaştırarak "ölümü gösterecekleri", Selim E.’nin ise hastaneleri "hastalığa razı edeceği", yani kişisel menfaat karşılığında denetimleri sorunsuz şekilde sonuçlandıracağı öne sürüldü.



Görevde olmayan iki hastaneye "yanlışlıkla" denetim


İddianamede yer alan tespitlere göre, İş Başmüfettişi Erdoğan Ö., görev emirlerinde yer almayan ancak Selim E.’nin danışmanlığını yaptığı Özel Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Özel Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gitti. Şüpheli müfettişin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nı arayarak bu iki hastaneye "yanlışlıkla" girdiklerini ve teftişe başladıklarını bildirdiği, ardından bu hastanelerin de resmi olarak görev kapsamına alındığı iddianamede yer aldı.



"45-50 milyon TL ceza" baskısı iddiası


İddianameye göre müfettişler, denetim yaptıkları hastanelerde resmi tutanak düzenlemeden, sözlü beyanlarla işverenleri baskı altına aldı, hastane yöneticilerine, eksikliklerin giderilmemesi halinde 45-50 milyon TL’ye varan idari para cezaları, SGK teşviklerinin iptali ve faaliyet durdurma riski bulunduğunun söylendiği iddia edildi.



"40-40-40" pazarlığı


Müfettişler adına hastane sahipleriyle pazarlık yapan Selim E., "40-40-40 olmak üzere toplamda 120 bin istiyorlar. 40 bin müfettişin biri, 40 bin müfettişin biri ve 40 bin de komisyon için" ifadelerini kullandı. Hastane sahiplerinin şikâyeti üzerine Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından teknik ve fiziki takip başlatıldı.


3 Temmuz 2025’te Selim E.’nin gittiği Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gizli kamera yerleştirildi. Aynı gün Selim E.’nin, hastane sahibinin odasında 90 bin euroyu poşet içerisinde teslim aldığı görüntülere yansıdı. Görüntülerde, işletme müdürü V.D.’nin, seri numaraları önceden alınmış parayı teslim ederken, "Şu 30 bin komisyon, şu 30 bin, her biri 30 bin Murat" dediği yer aldı.



"Şüphelinin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı"


Paranın teslim edilmesinin ardından Selim E.’nin, aynı hastane içerisinde bulunan İş Başmüfettişi Murat Ayhan B.’yi arayarak, "Üstadım şimdi Hidayet Bey’in yanına geldim, emanetinizi aldım. Ben ofise doğru geçiyorum" dediği görüşme de iddianamede delil olarak yer aldı. Hastaneden ayrılan Selim E., aracına binmek üzereyken KOM ekipleri tarafından suçüstü yakalandı. Şüphelinin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı.


Selim E. ile İş Başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B., gözaltına alındıktan sonra 4 Temmuz 2025’te tutuklandı.



Şüpheliler suçlamaları kabul etmedi


İddianamede yer alan savunmalarda, sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri görüldü. Eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E., alınan paranın daha önceki danışmanlık alacağına karşılık olduğunu, rüşvet amacıyla alınmadığını savundu. İş Başmüfettişi Murat Ayhan B. ise, para talebiyle ilgisinin bulunmadığını, Selim E.’nin kendi adını kullanarak menfaat temin etmiş olabileceğini öne sürdü. İş Başmüfettişi Erdoğan Ö. de, söz konusu paradan bilgisinin olmadığını, adının bilgisi dışında kullanılmış olabileceğini ifade etti.


Sanıklar, Antalya Ağır Ceza Mahkemesi’nde rüşvet almaya teşebbüs suçlamasıyla yargılanacak.



Antalya’da SGK denetiminde rüşvet iddiası: Eski il müdürü ve iki başmüfettiş ağır cezada yargılanacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu yöresinin kültürünü yansıtan biblo bebekler tescillendi Kastamonu’da akademik çalışmayla tasarlanan yöresel kadın kıyafetli minyatür bebekler, tescillenerek koruma altına alındı. Bebekler, Azerbaycan başta olmak üzere birçok ülkeden rağbet görmeye başladı. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Seyhan Yılmaz ile öğrencisi olan Kastamonu Bilim ve Sanat Merkezi Görsel Sanatlar Başöğretmeni Alime Belleyici tarafından tasarlanan Kastamonu yöresi biblo bebeği, Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan tasarım tescil belgesi almaya hak kazandı. Kastamonu’nun geleneksel kadın kıyafetlerinden ilham alınarak el işçiliğiyle üretilen biblo bebekler özgünlüğüyle dikkat çekiyor. Tescil süreciyle birlikte bu özel tasarım, hem estetik hem de kültürel bir değer olarak fikri mülkiyet haklarıyla güvence altına alındı. Yaklaşık 28 santimetre boyutundaki biblo, Kastamonu’nun Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerine özgü yöresel kadın giysilerini minyatür ölçekte başarılı bir şekilde yansıtıyor. Biblo tasarımında şal desenli başörtüsü, işlemeli cepken, entari ve geleneksel önlük gibi unsurlar ön plana çıkarken, figür, seramik formunda bir kaide üzerinde ayakta duran kadın figürü olarak tasarlandı. El ve kalıpta biçimlendirme teknikleriyle üretilen biblo, sır altı dekor tekniğiyle hazırlanarak bin 50 derecede sırlı pişirime tabi tutuluyor. Ardından sır üzerine 750 derecede altın yaldız dekor uygulanarak son hali veriliyor. Sanatsal detayların titizlikle işlendiği bebekler hem dekoratif obje hem de kültürel temsil aracı olarak öne çıkıyor. Prof. Seyhan Yılmaz’ın akademik rehberliğinde geliştirilen çalışma, öğrencisi Alime Belleyici’nin sanatsal katkılarıyla somutlaşarak Kastamonu’nun kültürel tanıtımına önemli katkılar sunan, geleneksel el sanatlarının çağdaş formlarla yaşatılmasına yönelik örnek bir uygulama niteliği kazandı. Hediyelik olarak hazırlanan biblo bebekler, başta Azerbaycan olmak üzere birçok ülkeden rağbet görüyor. "Kastamonu’nun tanıtımı açısından oldukça önemli" Kastamonu’nun küresel bir mirasının koruma altına alındığını ifade eden Prof. Seyhan Yılmaz, "Kastamonu’nun geleneksel kadın kıyafetlerinden esinlenerek ortaya çıkarılmış olan biblo bebeğin tescillenerek özgünlüğü belgelendi ve fikri mülkiyet hakları koruma altına alındı. Bu tasarım sadece estetik bir objeyi değil, aynı zamanda Kastamonu’nun kültürel miras öğesini güvence altına alan anlamlı bir adım oldu. Kastamonu’nun geleneksel kadın kıyafetlerinden esinlenerek ortaya çıkarılmış olan bir biblonun en dikkat çekici yönü özellikle Kastamonu’nun Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerinde kadınların hala günümüzde de giydikleri işlemeli cepkeni, renkli entarisi, önlüğü, belindeki kuşağa ve başındaki fesi ile bu geleneksel unsurları minyatür ölçekte başarıyla yansıtmasıdır. Biblonun yerel ve geleneksel unsurları taşıması, altındaki kaidesiyle sergilemesinin kolay olması aynı zamanda bir kültür temsil aracı ve hediyelik obje niteliği taşıması Kastamonu’nun tanıtımı açısından oldukça önemli bir gelişmedir. Bu tescil aynı zamanda bir tasarım tescilini yaparken aynı zamanda Kastamonu’nun kültürel miras öğesini de güvence altına almıştır ve bu tasarım aynı zamanda Kastamonu’nun tarihi belleğini, kültürel kimliğini ve geleneksel unsurlara atıfta bulunmaktadır. Somut kültürel miras ögesi olarak hem sanatsal hem de hukuki anlamda bir biblonun tescillenmiş olması Kastamonu için önemli bir adımdır. Bu ve bunun gibi çalışmaları daha sonraki yapılacak olan çalışmalara örnek teşkil edeceğini düşünüyorum" dedi. "7 coğrafi bölgeden folklorik giysileri bu biblolar üzerinde yansıttık" Ele aldıkları 15 figürü ilk etapta çalıştıklarını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, "Turistik gezi amacıyla tarihi, kültürel mekanları gezdiğimiz illerde, çeşitli coğrafyalara gittiğimizde oraya dair bir ana hediye alma aslında düşüncesini ortaya çıktı. Ziyaretlerimiz sırasında çoğu zaman o yöreye özgü hediye oluşturulabilecek çok fazla eser ya da hediyelik obje olarak alacak bazen bir şey bulamıyoruz. O nedenle ’hiç değilse kendi kültürümüze özgü bazı unsurları taşıyan hediyelik obje yapabilir miyiz’ acaba diye düşündük. Fikir böyle çıktı. Bunun üzerine Alime hocama bu tez konusunu verdik. Başarılı bir çalışma yürüttü. 2018 yılında tezini başarıyla bitirdi. 15 figür ele aldık, 7 coğrafi bölgeden folklorik giysileri bu biblolar üzerinde yansıttık" diye konuştu. "Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerinin kıyafetinin daha gösterişli olması sebebiyle bunu seramik lüle olarak yorumlamaya çalıştık" Projeyle ilgili konuşan Alime Belleyici ise, "Kültürel mirasımızı yaşatabilmek için incelemiş olduğunuz 7 bölgemizden yola çıkarak elde bulunan, yapılmış olan çubuk bebekleri inceleyerek gelecek nesillere aktarmak sebebiyle böyle bir fikirden yola çıkarak ürünümüzü oluşturmaya çalıştırdık. Kastamonu’nun önde gelen yöresel kıyafetiyle dikkat çeken Azdavay ile Pınarbaşı ilçelerini inceledik. Buradaki bebeğin kıyafetinin daha gösterişli ve anlamının öne çıkması sebebiyle bunu irdeleyerek seramik lüle olarak yorumlamaya çalıştık. Aslına uyarak birebir şekillendirme yapıldı, boyama da aynı şekilde devam etti. Bu şekilde ürünümüzü ortaya çıkardık. Çalışma zamanımız biraz zahmetli ve uzun bir zaman alıyor. Haliyle yapılan kalıplar üzerinden yola çıkarak ürünü ilk etapta oluşturmaya çalıştık. Daha sonra elde şekillendirdik. Elle şekillendirme eğer bir gün boyunca sabit durursak başında 10 saatimizi alıyor. Eğer bekleyip de bibloyu yaparsak 1,5 günü bulmaktadır, sonra bunu pişirme aşamaları var. Bin 50 dereceyle bisküvi pişirimi yaptık. Daha sonra renklendirmeye sırlı pişirim dediğiniz 950 dereceyle pişirimi gerçekleştirdik. Üzerine yapılan çalışma motifleri sıra altı dekor ile işledik" şeklinde konuştu. Biblo bebeklerin rağbet gördüğünü söyleyen Belleyici, "Biblo bebeklerin tanıtılması en önemlisiydi ve bunu bir koruma altına alınması isteniyordu. Bunu da tasarımla gerçekleştirdik. Piyasaya sürüldüğü zaman yoğun talep oldu. Özellikle hediye olarak düşünüldü. Bunu da Azerbaycan’da yaklaşık 30 ürün ile gerçekleştirdik. Önemli kişilere hediye edilmek üzere Azerbaycan’a gönderildi. Kısaca ürünlerimizin kimliğiyle bu şekilde gerçekleştirerek tanıtmayı düşünüyoruz. Zaman ayırabilirsek güzel bir bütün illerimizi de katarak folklorik kıyafetleri eşliğinde bütün illerimizi de katarak bunları bir duyurmaya, bir tanıtmaya hedeflemekteyiz" ifadelerini kullandı.
Gaziantep Köpekleriyle birlikte mutluluğa "evet" dediler Gaziantep’te hayatlarını birleştirerek dünya evine giren Dilek Öztürk ile Hakan Özbek, gelinlik ve damatlık giydirdikleri köpekleriyle birlikte mutluluğa "evet" dedi. Hayatlarını birleştiren Dilek Öztürk ile Hakan Özbek, bugüne kadar benzerine rastlanmamış bir nikah töreni gerçekleştirdi. Nikah için Şahinbey Belediyesi Evlendirme Memurluğuna başvuran Dilek Öztürk ile Hakan Özbek, nikah salonuna gelinlik ve damatlık giydirdikleri Yorkshire teriyeri cinsi köpekleri ile geldi. Gelin ve damadın kucağında gelinlik ve damatlık giyen köpekleri gören davetliler, uzun süre şaşkınlıklarını gizleyemedi. "Barney" ve "Betty" ismini verdikleri köpekleri ile nikah masasına oturan Dilek ve Hakan çiftinin nikah akdi Şahinbey Belediyesi tarafından yapıldı. Üzerlerindeki gelinlik ve damatlıkla davetlilerin ilgi odağı olan köpekler, nikah bitimine kadar gelin ve damadın kucağından ayrılmadı. Nikah memuru Dilek Öztürk ile Hakan Özbek’in nikahını kıydıktan sonra gelinlik giyen "Betty" isimli köpeğe, damatlık giyen "Barney" isimli köpekle evlenmek istediğini sorunca "Betty" ve "Barney" birlikte havlayarak mutluluğa "evet" dedi. Köpekler, uzun süre havlayınca nikah memuru esprili bir şekilde "nikahınızı kıymam" dedikten sonra köpekler havlamayı bıraktı. Köpekler, davetliler tarafından büyük ilgi gördü. "Betty" ve "Barney" isimli köpekler, kıyılan nikahla sahipleri ile birlikte dünya evine girdi. Öte yandan, nikahlar kıyıldıktan sonra damat Hakan Özbek, gelin Dilek Öztürk’ten önce davranarak gelinin ayağına basınca renkli görüntüler ortaya çıktı.
Bursa Karacabey Belediyespor play-off’un kapısından döndü TVF Erkekler 2. Lig 2. Grup’ta Karacabey Belediyespor, sezonu 5. sırada tamamlayarak play-off’un kıyısından döndü. Son haftaya kadar ilk 4 iddiasını sürdüren mavi-siyahlılar, lider Sultanbeyli Belediyespor karşısında aldığı mağlubiyete rağmen genç kadrosu ve mücadeleci oyunuyla dikkat çekti. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, takımı tebrik ederek, "Play-pff oynayamamış olabilirsiniz ama sizler gönlümüzün şampiyonusunuz" sözleriyle sporculara moral verdi. Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Erkekler 2. Lig 2. Grup’ta play-off hedefiyle sezona başlayan Karacabey Belediyespor, sezonu 5. sırada tamamladı. Son haftaya kadar ilk 4 takım iddiasını sürdüren mavi-siyahlı ekip, ligin son maçında grubun lideri Sultanbeyli Belediyespor’a 3-1 mağlup olarak play-off’un kıyısından döndü. Antrenör Mustafa Cengiz yönetiminde gelişim gösteren Karacabey Belediyespor, özellikle kritik maçlarda ortaya koyduğu mücadeleyle play-off yarışının içinde kaldı. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı da sezonun ardından takımı tebrik ederek sporculara ve teknik ekibe moral verdi. Başkan Karabatı, yaptığı açıklamada, "Sezon boyunca büyük bir özveriyle mücadele eden, Karacabey’i en iyi şekilde temsil eden voleybol takımımızla gurur duyuyorum. Play-off oynayamamış olabilirsiniz ama sizler bizim gönlümüzün şampiyonusunuz. İnancınız, emeğiniz ve mücadeleniz her türlü takdirin üzerindedir" ifadelerini kullandı.