ÇEVRE - 21 Nisan 2025 Pazartesi 14:12

Antalya’da yavru köpek balığı teknenin çapasına saldırdı, balıkçı hayatının şokunu yaşadı

A
A
A

Antalya’da Konyaaltı Sahili açıklarında bir köpek balığının amatör balıkçı teknesinin çapasına saldırdığı anlar cep telefonu ile kaydedildi. Balıkçı Savaş Güzel, "Biraz korktuk, biraz heyecanlandık, ama güzel anlar yaşadık" diye konuşurken, Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, görüntülerdeki köpek balığının yavru bir balık olduğunu belirterek, denize girecek olan vatandaşların tedirgin olmaması ve korkmaması gerektiğini söyledi.

Antalya’da Mako cinsi bir köpek balığının balıkçı teknesinin sanal çapasına saldırdığı anlar cep telefonu görüntülerine yansıdı. Görüntülerde kılavuz balıklar eşliğinde teknenin etrafından dolanan köpek balığının bir anda tekneye saldırdığı ve sonrasında yaşanan panik anları görüldü. Görüntüleri çeken ve amatör balıkçılık ile uğraşan Savaş Güzel’in çektiği görüntüler sosyal medyada da büyük ilgi gördü. Amatör olarak büyük balık avları yaptığını ve hafta sonu tatili nedeniyle oğlu ile birlikte balığa çıktığını belirten Güzel, "Oğlumu hafta sonunda eğlendirmek için balığa çıkmıştık. Yaklaşık 30 metre derinliğe gelmiştik. O esnada büyük bir yüzgeç gördük su yüzeyinde, merak edip biraz yaklaştık. O anda da teknemizin sanal çapası sudaydı. Köpek balığını gördük. Önce bir hamle yaptı, biz ön tarafa geçtiğini sardık ama teknenin sanal çapasına saldırmış" dedi.

"Akdeniz’de gördüğüm en büyük Makoydu"

Birkaç dakika uğraşıp Mako cinsi köpek balığını sanal çapadan kurtarmaya çalıştıklarını belirten Savaş Güzel, "Yaklaşık bir 15-20 dakika daha teknenin yakınlarında bize kendini göstererek yüzdü. Sonradan da uzaklaşıp gitti, her hangi bir sorun yaşamadık ama çapamız baya bir zarar gördü. Bu Mako cinsi köpek balıkları çok meraklı bir cins ve Akdeniz’de gördüğüm en büyük Makolardan birisiydi. Bizim için bam başka bir deneyimde, yaklaşık 18-20 yıldır su ile iç içeyiz. Aktif olarak her zaman balığa çıkıyoruz. Akdeniz’de böyle büyük bir Mako balığı hiç görmemiştim. İlk defa gördüm ve çok şaşırdım. Oğlumda hatta teknede bir panik yaşadı. Biraz korktuk, biraz heyecanlandık, ama güzel anlar yaşadık. Makoyu suda canlı gözle görmek bizim için harikaydı" şeklinde konuştu. Köpek balığının tekne çapasına saldırdığı anlarda Güzel’in yanında bulunan oğlu Arda Güzel’de, "Köpek balığını gördüğümde tekneye atlayacak sandım. Biraz panikledim teknenin içinde korktum" ifadelerini kullandı.

"Görüntüdeki yavru bir Mako"

Köpekbalığının yavru bir Mako cinsi köpek balığını olduğunu belirten Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu’da "Vatandaşın çektiği görüntü iki önemli yanı var. Birinci yanı önemli olan kısmı Mako köpek balığı açıkta özellikle Orkinoslarla ve Palamut türleriyle gezer. Ve onların içerisinde olduğu için balıkçımız buna Palamut Köpek balığı ismini verir. Aynı familyadan olduğu için onlarla birlikte hareket ediyor, onlarla avlanıyor. Dolayısıyla yakalanan görüntülerdeki Mako köpek balığı yetişkin bir birey değil. Yavru, daha çocuk. Dolayısıyla avlanmayı bilmiyor. Muhtemelen oradaki balıkçılarımız da onu cezbettiler. Yem attılar ona. Dolayısıyla teknenin etrafında dolaşıyor. Onlar da sanki adeta dalga geçer gibi onların sanal çapasına gelip onu yem zannediyor. O görüntüler ona ait görüntüler" dedi.

"Antalya Körfezi yavrulama alanı"

Yaklaşan turizm sezonu öncesi Konyaaltı Sahili’nde denize girecek olan vatandaşların tedirgin olmaması ve korkmaması gerektiğinin altını çizen Gökoğlu, "Diğer bir sakıncalı yanı da tam turizm sezonu başlıyor. Vatandaşlarımızı tedirgin eder bu şekildeki görüntüler. Bu açıdan yapmamaları gerekiyor. Bunu sosyal medyada paylaşmamaları gerekiyor. Zararsız bunlar, kendi yavru daha. Balıklar her zaman nesillerini devam ettirecek yerlere bırakırlar yavrularını. Çünkü orada yaşama şansı bulur onlar. Kıyılara doğru yaklaşırlar, orada yavrularlar. Körfezlere girip yavruyu bırakır çekilir. Ebeveynler derin sulara doğru giderler yine. Dolayısıyla yavru sığ sularda besin bulur ve yaşama şansını arttırır bu şekilde. Bu açıdan baktığınızda Antalya Körfezi daha önce bana gelen görüntüler de var. Elimizdeki örneklere baktığımızda bunların hepsinin yavru olduğunu görüyoruz. Yavru bireyler olduğunu görüyoruz" şeklinde konuştu.

"Koruma altındaki türlerden"

Mako cinsi köpek balıklarının kırmızı listede olduğunu ve avlanmasının yasak olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, "Kırmızı listede bunlar. Mako avlanması, avcılığı yasaklı türlerin kırmızı listede olan türler. Dolayısıyla Antalya körfezi Makolar için önemli bir üreme alanı oluşturuyor. Bu bizim için değerli bir şey. Korkmamamız gerekiyor. İnsanlar yüzdüğü alanlara kadar gelmiyorlar. Gelseler de bizden korkarlar. Zaten dikkat ederseniz yaklaşık 1 metre civarında yavrular bunlar. Makolar 4 ile 14 arasında yavru verir. Annenin karnındaki gebelik süresi de 1.5 seneye yaklaşır, daha sonra yavru doğar. Yavrular 60-70 cm civarındadır. Zaten görüntüye bakarsanız yaklaşık 1 metre, 1,5 metre olabilir. Orada gördüğünü yiyecek zanneden bir küçük yavru daha. Balıkçılara uyarı da bulunabiliriz. Şimdi bundan dünyada nesilleri hızla azalan türler ve Akdeniz’de av baskısının en çok olduğu denizlerden biri. Çünkü Akdeniz’in kenarında çok değişik farklı ülkeler var. Dolayısıyla herkes Akdeniz’i sömürüyor. Aşırı bir şekilde Akdeniz’den pay almaya çalışıyor. Av baskısı bu türleri aşırı derecede popülasyonlarını düşürüyor" dedi.

Sayıları hızla azalan türler arasında

Köpek balıkların dünyada hızla azalan türler arasında bulunduğunun altını çizen Gökoğlu, "Dolayısıyla bu azalan türler içerisinde Dünya Koruma Birliği de kırmızı listeye aldı bu türleri. Avcılığı yasak. Balıkçılarımıza söyleyeceğimiz yakaladıkları an hemen bunları doğaya geri iade etmeleri gerekiyor. Bunların hemen geriye iade edilmesi gerekiyor ki yaşasınlar. Akdeniz ekosistemi açısından bunların önemli görevleri var. Dengeleri korur bu balıklar. Dolayısıyla insanlara zararı yok. Şu ana kadar Akdeniz’de yahut da Türkiye kıyılarında bir köpek balığı saldırısı şu ana kadar duydunuz mu? Duymadık. Yaşamımın çok büyük bir kısmı suyun altında geçiyor benim. Vatandaşımız korkmasın. Dün de suyun altındaydım, bugünde bir yerde de dün dalış yaptım ben. Tehlike yok, korku yok. Vatandaşlarımız rahatlıkla girsin. Denizlerimiz temiz. Güvenle denize girebilirler" şeklinde konuştu.

Ramazan Bozca - Begüm Aksoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da doğa dondu, Girlevik Şelalesi buz kesti Girlevik Şelalesi buz tuttu, 2 metrelik buz sarkıtları oluştu. Erzincan’da etkili olan dondurucu soğuklar, kentin önemli doğal güzelliklerinden Girlevik Şelalesi’ni adeta buzdan bir tabloya dönüştürdü. Gece saatlerinde hava sıcaklığının sıfırın altında 20 dereceye kadar düştüğü kentte, merkezden yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Çağlayan beldesindeki Girlevik Şelalesi tamamen buz tuttu. Soğuk havanın etkisiyle şelaleden dökülen sular donarken, yer yer uzunluğu 2 metreyi bulan buz sarkıtları oluştu. Kayalıklar ve şelale çevresinde meydana gelen buz tabakaları, ziyaretçilere kartpostallık manzaralar sundu. Kış aylarında "beyaz gelinliğini" giyen Girlevik Şelalesi, bu yıl da soğuk havayla birlikte görsel bir şölen oluşturdu. Bölgeyi gezmeye gelen vatandaşlar, ortaya çıkan eşsiz kış manzarasını hayranlıkla izledi. Bazı vatandaşlar ise Girlevik Şelalesi’nin her mevsim ayrı bir güzelliğe sahip olduğunu belirterek, kış aylarında oluşan buz sarkıtlarının şelaleye farklı bir atmosfer kattığını ifade etti. Yetkililer, soğuk havanın önümüzdeki günlerde de etkisini sürdüreceğini belirterek, vatandaşları buzlanma ve don olaylarına karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. Girlevik Şelalesi’nde oluşan buzlanma nedeniyle ziyaretçilerin özellikle kaygan zeminlere karşı tedbirli olmaları istendi. Dört mevsim yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken Girlevik Şelalesi, kış aylarında oluşan buz sarkıtlarıyla Erzincan’ın doğal güzellikleri arasında yine ön plana çıktı. Türkiye’nin en soğuk yerleşim yerleri belli oldu Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne (MGM) bağlı Otomatik Meteoroloji Gözlem İstasyonlarından alınan verilere göre, gece saatlerinde Türkiye genelinde etkili olan dondurucu soğuklar birçok yerleşim yerinde rekor seviyelere ulaştı. Ölçümlerde, Türkiye’nin en soğuk yerleşim yeri Sivas’ın Altınyayla ilçesi oldu. Verilere göre Sivas Altınyayla’da hava sıcaklığı eksi 25,2 dereceye kadar düştü. Altınyayla’yı, Rize’nin İkizdere ilçesine bağlı Ovit mevkisi eksi 24,9 derece ile takip etti. Kastamonu’nun Seydiler ilçesinde eksi 24 derece ölçülürken, Bolu’nun Dörtdivan ilçesinde sıcaklık eksi 23,8 derece olarak kaydedildi. Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde termometreler eksi 23,6 dereceyi gösterirken, Ankara’nın Çamlıdere ilçesine bağlı Çamkoru mevkisi ile Bolu’nun Gerede ilçesine bağlı Samat köyünde sıcaklık eksi 23,2 dereceye kadar düştü. Aksaray’ın Gülağaç ilçesinde eksi 22,7, Nevşehir’in Derinkuyu ilçesinde ise eksi 22,6 derece ölçüldü. Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu’da da soğuk hava etkisini sürdürdü. Ardahan’ın Göle ilçesinde hava sıcaklığı eksi 22 derece olurken, Çorum’un Alaca ilçesi ile Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde eksi 21,7 derece kaydedildi. Çankırı’nın Çerkeş ilçesinde eksi 21,4 derece ölçülürken, Erzurum Palandöken’de bulunan Doğu Anadolu Gözlemevi’nde sıcaklık eksi 20,6 dereceye düştü. Listede Kayseri’nin Tomarza ilçesi eksi 20,4, Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesi eksi 20,2, Konya’nın Karapınar ilçesi eksi 19,8 ve Erzincan’ın Refahiye ilçesine bağlı Kayı köyü eksi 19,6 derece ile yer aldı. Meteoroloji yetkilileri, soğuk havanın özellikle gece ve sabah saatlerinde etkisini artırdığını belirterek, don, buzlanma ve ulaşımda yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyarıda bulundu.
Samsun Samsun’da gece yarısı korku dolu anlar: Kırsal mahallede iki ev alevlere teslim oldu Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Kızılkese Mahallesi’nde gece saatlerinde çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek iki ahşap evi küle çevirdi. Yangın, mahalle sakinlerinin ve itfaiye ekiplerinin yoğun çabasıyla çevredeki evlere sıçramadan kontrol altına alındı. Vezirköprü’ye yaklaşık 59 kilometre uzaklıktaki Kızılkese Mahallesi’nde, henüz belirlenemeyen nedenle bir evde yangın çıktı. Gece geç saatlerde başlayan yangın, hızla büyüyerek çevresinde bulunan ve kullanılmayan başka bir eve sıçradı. Ahşap evleri saran yangında alevler göğe yükseldi, geceyi aydınlattı. Alevleri fark eden vatandaşlar, tankerlerle yangına müdahale ederek büyümesini önlemeye çalıştı. Yangın vanası yardımıyla yapılan ilk müdahale sayesinde alevlerin diğer evlere yayılması engellendi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek söndürme ve soğutma çalışması gerçekleştirdi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın saat 03.00 sıralarında kontrol altına alındı. Kızılkese Mahallesi Muhtarı Ramazan Karataş, yangının İsmail Ay’a ait evde başladığını, oturulmayan ve Ahmet Öztürk’e ait olan eve sıçradığını belirtti. Karataş, vatandaşların tankerlerle müdahalesinin ardından itfaiye ekiplerinin olay yerine gelerek yangını tamamen söndürdüğünü ve çevredeki evlerin zarar görmesinin önüne geçildiğini ifade etti. Yangın sonucu iki ahşap ev tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.