GÜNDEM - 06 Kasım 2025 Perşembe 16:47

Antalya’da yükümlülerin topluma kazandırılmasında gönüllülere sertifika

A
A
A
Antalya’da yükümlülerin topluma kazandırılmasında gönüllülere sertifika

Antalya’da Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesinde gönüllü olarak görev yapan sosyal destek ekibine törenle sertifikaları verildi.


Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Antalya Adliyesi’nde gerçekleştirilen programa Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Cumhuriyet Başsavcısı Vekili Adnan Tabar ve Antalya Denetimli Serbestlik Müdürü Necmi Sultani katıldı. Programda, şüpheli, sanık ya da yükümlülerin toplum içinde iyileştirilmesi ve yeniden topluma kazandırılması sürecinde gönüllü desteğinin kritik rol taşıdığı vurgulandı. Antalya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesinde yürütülen eğitim, rehabilitasyon ve sosyal uyum faaliyetlerine gönüllü olarak destek veren sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, polis memurları, avukatlar, rehber öğretmenler, iş ve meslek danışmanları, usta öğreticiler ve psikoloji öğrencileri gibi farklı alanlardan gönüllülere teşekkür edilerek, sertifikaları Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci tarafından takdim edildi.



"600 bin kişi denetimli serbestlik altında infaz görüyor"


Başsavcı Kahveci, törende yaptığı konuşmada denetimli serbestliğin yanlış algılandığını belirterek şunları söyledi:


"Denetimli serbestlik faaliyetleri kapsamında, ülke genelinde yaklaşık 600 bin kişi denetimli serbestlik altında infaz görüyor ve bu serbestlik altında çeşitli kamu görevlerinde çalışıyor. Eğitim faaliyetlerine, rehabilitasyon faaliyetlerine katılıyorlar. Toplumumuza kişilerin faydasının dokunması, suç işleyenlerin bu suçlardan arınması veya rehabilite edilmeleri, toplumsal hayata uyum sağlamalarının sağlanması maksadıyla yoğun şekilde yürüyen faaliyetlerimiz var. Aslında bu denetimli serbestlik vatandaşlarımız tarafından yanlış algılanabilir, bu bir serbestlik hali değildir. Uzmanlarımız eşliğinde hazırlayacakları denetim planları çerçevesinde kişinin yaşam şartına, çalışma durumuna göre planlanan bir program dahilinde işleyen bir infaz sistemi."


Başsavcı Kahveci, infaz sürecinin cezaevi ile sınırlı olmadığını vurgulayarak, "Devletimizde herkesi cezaevine sokarak ıslah etme gibi bir amacın doğruya ulaştırmadığını aslında geçmiş tecrübelerden de tecrübe ettik. Denetimli Serbestlik, Avrupa’nın ve gelişmiş ülkelerin infaz rejiminde esas alan veya ıslahla ilgili çalışmaların temelinde bulunan bir sistem. Buradaki rehabilitasyon görüşmeleri, atölye çalışmaları, kamuya yararlı işte çalışmalar gibi en yoğun kullanılan sistemler üzerinden kişinin topluma karışmaya hazırlanması, ıslah olması, bir kez daha suç işlenmesinin önlenmesi amaçlanıyor. Vatandaşlarımıza belki çok doğru izahı yapılamıyor ama böyle güzel işlere de imza atıldığını bilinçlendirirsek, bu işin çok daha güzel amaçlara hizmet edeceğine inanıyoruz."



"Toplumla birlikte bir infaz sistemi"


Antalya Denetimli Serbestlik Müdürü Necmi Sultani, gönüllülerin sisteme kattığı vizyona dikkat çekerek şöyle konuştu:


"Denetimli serbestlik toplumsal bir infaz sistemi. Toplumsal bir infaz sistemi olduğu için toplum içerisinde toplumla birlikte gerçekleşmesi anlam kazandıran bir infaz sistemi olacak. Bugün bu döneme kadar belki toplum içinde bir çalışma yaptık ama toplumla birlikte yapamadık. Bu kapsamda bugüne kadar yaptığınız tüm çalışmalar için çok teşekkür ediyoruz. Bundan sonra da çok güzel çalışmalar yapacağımıza eminim."



"Gönüllü desteği, yükümlülere rehberlik sunuyor"


Cumhuriyet Başsavcısı Vekili Adnan Tabar ise, "Gönüllü vatandaşlarımızın iyilik yapmaya niyetli arkadaşlarımızın da buna katkısından memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Yükümlülerin daha iyi hazırlanması, sosyal yaşama tahliyelerinden sonra yoluna devam ederken engelle karşılaşmaması, bir nevi kendilerine abilik yapması, bazen koçluk yapması, bazen hiçbir şey yapmasa bile derdini dinlemesini amaçlıyoruz" dedi.



"İnsanları doğru yola sevk etmek için çalışıyoruz"


Bedensel engelli milli yüzücü ve gönüllü destekçi Sefa Yurtkölesi, süreçte edindiği deneyimi şu ifadelerle aktardı:


"Bu noktada da gönüllü olmak istedim. Ve bu gerçekten çok olumlu karşılandı. Şu anda da toplumun her bireyini pozitif anlamda alanlarımızda, milletimize daha duyarlı bir şekilde kapsamak duyarlılığında onları almak istedik. Denetimli serbestlikte olan vatandaşlarımıza sosyal proje kapsamında konferanslar verdik. Bu noktada da insanlarımızı elimizden geldiğince doğru yola sevk etmeye çalıştık."



Antalya’da yükümlülerin topluma kazandırılmasında gönüllülere sertifika

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bayram öncesi gebelere kritik uyarı: "Seyahat ve beslenme planınızı doktorunuza danışın" Ramazan Bayramı öncesinde uzmanlardan gebeler için uyarılar geldi. Uzmanlar özellikle bu dönemde genellikle artan seyahat trafiği öncesinde yola çıkacak gebelerin mutlaka doktorlarının görüşünü alması gerektiğini belirtti. Ramazan Bayramı nedeniyle artması beklenen seyahat trafiği ve bayram ikramları öncesinde uzmanlar, gebeleri uyardı. Medicana Ataköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Varujan Mağar, gebelerin özellikle uzun yolculuklarda ve beslenme konusunda dikkat etmesi gereken hayati noktaları paylaştı. İlk ve son 3 aya dikkat Bayram tatili gibi seyahatlerin sıklaştığı dönemlerde gebelerin yolculuklarını titizlikle organize etmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Varujan Mağar, "Seyahat ve beslenme planınızı doktorunuza danışın. Çok zorunlu olmadıkça gebeliğin ilk 3 ayı ve son 3 ayında seyahat edilmesini önermiyoruz. Eğer mecbur bir durum varsa, seyahat edecek gebelerimizin yanlarına bolca sıvı ve yedek kıyafet almalarını tavsiye ediyoruz" dedi. "Dolaşım sıkıntısı riski olan gebelerin varis çorabı gibi ekstra önlemler alması gerekmekte" Gebelikte toplar damar tıkanıklığı konusuna ilişkin konuşan Dr. Mağar, uzun yolculuk yapacak anne adaylarına tavsiyelerde bulunarak, "Seyahat sırasında mümkünse 2 saatte bir mola verilmeli, her molada 10’ar dakikalık yürüyüşler ve bacak açma, germe hareketleri yapılmalıdır. Dolaşım sıkıntısı riski olan gebelerin varis çorabı gibi ekstra önlemler alması gerekmektedir. Yolun durumuna göre araç tercihi büyük önem taşıyor. Tren ve gemi gibi hareket özgürlüğü sunan araçlar daha konforlu olabilir. Uçak yolculuklarında ise özellikle 26. haftadan sonra bazı prosedürler değişebileceği için mutlaka doktor kontrolü şart" dedi. Emniyet kemeri hayat kurtarır: "Üstten bağlayın" Araç içi güvenliğin önemine değinen Mağar, emniyet kemeri kullanımıyla ilgili: "Seyahat ederken emniyet kemeri kullanımı son derece önemlidir. Gebe kişilerin kemeri göbeğin tam üzerinden değil, altından ve üstünden geçecek şekilde (bebeği sıkıştırmayacak formda) ancak mutlaka takmaları gerekmektedir" diye konuştu. İkramlarda "ısrar" tehlikesi: "Hastanelik edecek boyutta hazımsızlık problemlerine yol açabilir" Bayramlarda gebelere yapılan ikramların dozunun kaçabildiğine değinen Op. Dr. Mağar, beslenme konusunda uyardı: "Çevrenin ısrarına dayanamayarak tüketilen yiyecekler sizi zora sokabilir. Karnın gereksiz yere doldurulması, hastanelik edecek boyutta hazımsızlık problemlerine yol açabilir. Bu nedenle ölçülü, sık ve hazmı kolay yiyecekler tercih edilmelidir. Yolculuk esnasında ise ishal riski oluşturabilecek, açıkta satılan veya riskli gıdalardan kaçınılmalıdır" dedi. "Şekerin fazlasının gebelik gibi durumlarda erken doğumu tetikleme riski bulunmakta" Tatlı tüketiminin sadece kilo sorunu değil, ciddi sağlık risklerini de barındırdığını ifade eden Mağar, sözlerini şöyle tamamladı: "Eğer gebede şeker hastalığı veya tıbbi bir kilo sorunu varsa, tatlı tüketimi zaten yasaktır. Ancak sağlıklı bir gebelikte de ölçü bizim için esastır. Gece yatmadan önce yenen tatlı, aşırı kilo alımına neden olur. Üstelik şekerin fazlasının gebelik gibi durumlarda erken doğumu tetikleme riski bulunmaktadır. Gebeler tatlıyı mutlaka doktorlarına danışarak ve ölçülü bir biçimde tüketmelidir"