SPOR - 09 Ekim 2019 Çarşamba 12:50

Antalyaspor’da hedef Avrupa

A
A
A
Antalyaspor’da hedef Avrupa

Antalyaspor Kulübü Başkanı Ali Şafak Öztürk, iyi bir takım olduklarının altını çizerek, "Ligde galibiyet sayımızı en üst seviyede tutarak bu yıl Avrupa kupalarına katılmak istiyoruz" dedi.

Antalyaspor Kulübü Başkanı Ali Şafak Öztürk, iyi bir takım olduklarının altını çizerek, "Ligde galibiyet sayımızı en üst seviyede tutarak bu yıl Avrupa kupalarına katılmak istiyoruz" dedi.


Başkan Öztürk, Antalyaspor’un son durumu ve takımın kısa ve uzun vadedeki hedefleri, kendi çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Süper Lig’de geride kalan 7 haftayı değerlendiren Ali Şafak Öztürk, “İlk hafta galibiyetle başladık, ondan sonra 4 hafta galibiyet gelmedi. Son haftada deplasmanda Fenerbahçe’yi yenmek çok güzel oldu. Baktığımız zaman başkanlık dönemimde en güvendiğim, inandığım takım bu sene mevcut olan takım. Çok doğru karakterlerden oluşan, kalite seviyesi iyi olan, birbiriyle bir bütün olan, aynı zamanda teknik kadrosuyla da bir bütün olduğumuz çok güzel bir sezon olacak. İlk başkanlık zamanımda 5. olarak en iyi sezonu geçirdiğimiz sezon da bu kimyadan gelmişti. Takımın kalitesi bir yere kadar etkiliyor ama takım kimyası iyi seviyedeydi. Bu sene de onu görüyorum, hatta daha iyisini görüyorum. İnşallah bu sene daha iyisi olacak” diye konuştu.



"Doğru karakterli oyuncular aldık"


Takıma katılan yeni oyuncuların henüz ısınma aşamasında olduğunu ifade eden Başkan Öztürk, özellikle forvet bölgesine transfer edilen Gustavo Blanco ve Gelson Dala’nın alışma devresini aştıktan sonra çok daha iyi olacaklarını dile getirdi.


Öztürk, “Sol beke transfer ettiğimiz Eren, Aatif Chahechouhe forma girmeye başladı. 2 hafta önce onun attığı golle galibiyet geldi. Fenerbahçe maçında da iki pozisyonu o getirdi. Forma giriyorlar. Yavaş yavaş olacak, bu bir süreç. Kesinlikle etkilerinin olacağını düşünüyorum. Doğru karakterde oyuncular aldığımızı düşünüyorum. Takımın kimyasını bozmayacak onu etkileyecek üstüne koyacak oyuncular aldık” şeklinde konuştu.



"Hocamızın arkasındayız"


Teknik Direktör Bülent Korkmaz ile uzun süre birlikte çalışmak istediklerini vurgulayan Ali Şafak Öztürk, söylenenlerin aksine hiçbir teknik adamla görüşmediklerini belirtti. Öztürk, “Sadece ismi geçen Mehmet Özdilek özelinde değil hiçbir teknik direktörle ne bir görüşmemiz oldu ne de aklımızdan geçti.


Çünkü biz sezon öncesi bir planlama yaptık, hocamıza da inandığımızı söyledik. Onunla da iyi bir ilişkimiz var, uzun süre çalışmak istiyoruz. Ona ve ekibine de çok güveniyoruz. Kendisiyle iletişimimiz çok iyi seviyede, kulüpçü bir insan. Kulübümüze daha çok katkı verebileceğini düşünüyoruz. 1-2 maç kötü gitmeyle hocamızı değiştirmeyi düşünmüyoruz” ifadelerine yer verdi.



Yıldız oyuncu hamlesi


İlk dönemde Menez ve Nasri gibi yıldız oyuncuları kadrolarına katmalarının Antalya’nın adının daha da duyulması için olduğunu belirten Öztürk, bu dönemki hedeflerinin ise altyapıdan çıkarabildikleri kadar genç futbolcu çıkarmak olduğuna dikkat çekti. Öztürk, “İlk dönemde daha ileri bir planlamayı önde tutacağımız bir sezondu. Dönemin büyükşehir belediye başkanıyla beraber görüşmelerimizde artık takımı belki biraz daha Avrupa’da tanıtımının önünü açabilecek yapılanmaya gitmenin ve bunun Antalya şehrinin önünü açabileceğini düşündük. Burada da belki hemen gelmeyebilirdi ama uzun süreçte hem tanıtıma hem de Avrupa’da oynayarak sportif başarıyla gelebilecek bir başarı planlaması düşünmüştük ama öyle olmadı, işler ters gitti. Bu da Antalya için yapılmış bir hamleydi. Şimdi de tekrar özümüze dönüp, gençlere ve geleceğe yatırım planlamayı daha ön planda tutarak yapılanmaya gidiyoruz. Bunun da sonuçlarını gördüğümüzü düşünüyorum. Bu sene özellikle şu an oynayan genç oyuncu sayımız gittikçe artıyor. Daha önceden Doğukan, Bahadır, Harun varken, şimdi bu sene Ufuk Akyol, Paul Maikuru eklendi. Genç oyuncular için sayı vermiyorum ama hazır oldukça A takıma sokmak istiyoruz” açıklamasını yaptı.



"Her sene 2-3 genç oyuncu"


Şu an kadrolarında olan oyunculara olmuş gözüyle baktıklarını dile getiren Öztürk, "Duyulmayan genç oyuncular Bünyamin, Halil İbrahim, Mustafa Erdilman’dan çok şey bekliyoruz. Uzun dönem bakıyoruz, gittikçe takımın yaş ortalaması düşecek. Şu an ligde en fazla genç oyuncu oynatan takımlardan birisiyiz. Her sene A takıma 2-3 genç oyuncu katarak yolumuza devam etmek istiyoruz” diye konuştu.



"Galibiyet sayısını yüksek tutacağız"


Türkiye’de takımların hedeflerinin konuşulmasının sevildiğini kaydeden Öztürk, “Hedefimiz tüm maçlarımızı kazanmak. Fenerbahçe maçında da hedefimiz çıkıp kazanmaktı ve kazandık. Bütün maçlarımızı kazanırsak ya da bu sayıyı en üstte tutarsak ya Avrupa ya şampiyonluk gelir, hedefimiz bu. Ligde kalma ya da düşme gibi bir durum yok. Her sene hedefimiz ligi en iyi yerde bitirmek. Son iki sezonda Avrupa’yı kıl payı kaçırdık, inşallah bu sene olur ve Avrupa’ya gideriz” dedi.



"Avrupa’ya gideceğiz"


Denizlispor ve Kayserispor maçını kazanabilselerdi ligde daha yerde olabileceklerini dile getiren Öztürk, "Bu iki maçı kazansaydık lider bizdik. Pozitif bakmak lazım. Taraftarımız da bazen daha büyük beklentiye girebiliyor. Başkan olarak söylüyorum bu takım iyi yere gelecek, telaşa ve strese gerek yok. Antalyaspor’da doğru insanlar var, onlara destek olunması gerekir. Antalyaspor olarak Avrupa’ya gideceğiz” şeklinde konuştu.



"Amacımız geliri maksimum seviyeye çıkarmak"


Stadyuma 2 yıl önce sahibi olduğu akaryakıt firmasının isminin verilmesinin gündeme gelmesi ve isim sponsoru olarak verilmemesine açıklık getiren Başkan Öztürk, “O dönem isim hakkı için olan bedeli aile olarak Antalyaspor’a verdik. Antalyaspor o bedeli kazandı ama biz isim sponsorluk hakkını kullanmadık ismimizi. Bu sene de bir istasyon yatırımımız oldu ve orada da bir bedel verildi. İstasyonun bedeli için verilen bir bedelde de aynısını yaptık. Sponsorluklarda bizim düşüncemiz, forma göğüs sponsorluğumuz var ama keşke orada da bizimkinden daha iyi bir teklif gelse de başkalarına verebilsek. Bizim zaten desteğimiz var ve devam edecek. Şirketlerimizin zaten getirisi çok fazla, o yüzden inşallah doğru sponsorluk imkanları gelsin. Bizim amacımız şirketlerimiz değil, bizim amacımız Antalyaspor’un gelirlerini maksimum seviyelere çıkarmak” dedi.



"Antalyaspor için yardımlaşma gecesi"


Aralık ayında bir yardım kampanyası yapacaklarına dikkat çeken Antalyaspor Başkanı Ali Şafak Öztürk, şunları söyledi:


“Bu durum bir süredir görüşülüyordu. Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu ve Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Ersoy ile beraber aralık ayında bir gece düzenlemeyi planlıyoruz. Burada insanların bütün olması lazım. Açıkçası bazen başka şehirleri kıskanabiliyorum. Oralarda iş yapan, iş adamları çok ciddi seviyelerde yardım yapabiliyorlar ve çok ciddi kenetlenme oluyor. Hem politikacısıyla hem iş adamlarıyla, taraftarıyla bir bütünlük sağlayıp, daha iyiye götürebiliyor. Bunu biz Antalya’da yaparak daha iyiye götürmek istiyoruz. Çünkü şehir olarak baktığımız zaman ciddi gelir getiren Türkiye’deki şehirlerden bir tanesiyiz. Turizmin başkenti olmuşuz, spor kulüplerinin turizme katkısı bu kadar belli. Antalyaspor olarak, Antalya olarak bütünleşip kulübe maksimum desteği vermemiz lazım. Burada çalışan, para kazanan bütün iş insanları ve buradan gelir elde eden vatandaşlarımızın asli görevlerinden bir tanesi budur. O bütünleşmeyi bizim de sağlamamız lazım. Maalesef bu biraz eksik ama bunu maksimum seviyeye çekmek istiyoruz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta ’Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü’ dolayısıyla etkinler düzenlendi Her yıl 26 Nisan’da kutlanan ’Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri’ günü dolayısıyla Bayburt’ta da çeşitli etkinlikler yapıldı, alanında uzman isimler ve öğrenciler Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü’nü düzenledikleri programla kutladılar. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri öğrencileri tarafından ’Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü’ münasebetiyle panel, tiyatro, söyleşi ve stanttan oluşan etkinlikler organize edildi. Düzenlenen program, panelle başladı. ’Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp: Fitoterapi’ paneline konuşmacı olarak katılan Karadeniz Teknik Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ufuk Özgen ve Akademisyen/Yazar Doç. Dr. Kenan Taştan, bitkilerin tedavi süreçlerindeki temel ve yardımcı fonksiyonlarını anlatan çok yönlü sunumlarını katılımcılarla paylaştılar. Doç. Dr. Kenan Taştan konuşmasında Geleneksel tedavi yöntemlerinin önemine vurgu yaptı. Halk arasında çok fazla bilinen ve kullanılan hacamat yöntemine özellikle ayrı bir parantez açan Taştan, “Hacamat mutlaka işin uzamanı bir hekim tarafından ve gerekli tahliller yapıldıktan sonra uygulanmalıdır. Aksi halde özellikle kan hastalıkları olan bireylerde ya da enfeksiyondan kaynaklanan problemler ciddi rahatsızlıklara yol açması söz konusu olabilir” diyerek konuştu. Prof. Dr. Ufuk Özgen ise konuşmasında birçok ilacın hammaddesini oluşturan bitkilerin şifalı özelliklerine değindi. Ancak ilaçlarla birlikte kullanılan bitkisel çayların ya da bilinçsizce kullanılan bitkisel ürünlerin çok ciddi yan etkileri olabileceğine vurgu yaptı. Etkinliğin ikinci ayağında Eczane Hizmetleri öğrencileri Şehit Recep Eşiyok Ortaokulunda öğrencilerle bir araya geldiler. Öğrenci Ecem Şahin’in kaleme aldığı tiyatro oyunu ile ortaokul öğrencilerine akıllı ilaç kullanımının önemine ve gerekliliğine dikkat çektiler. Ardından Eczane Hizmetleri öğretim elemanlarından Dr. Öğr. Üyesi Ümit Karakaş, öğrencilere ilaçlar ve akılcı ilaç kullanımı konulu söyleşisini gerçekleştirdi. Etkinlik Bayburt şehir merkezinde Yakutiye Camisi önünde kurulan stant ile son buldu. Stantta ’Doğru İlaç Kullanımı’ konusunda vatandaşla buluşan gençler, konu ile ilgili el broşürü, ilaç zamanlama ve taşıma kutusu dağıttılar. Öğrenciler, vatandaşlara ilaç ile ilgili sorular sorarak, doğru ilaç kullanımına yönelik farkındalık kazandırmaya çalıştılar. Konu ile ilgili olarak düzenleme komitesi başkanı öğrenci Nazım Onur Bulut, akıllı ilaç kullanımı hakkında bilgiler vererek, "Akıllı ilaç kullanımı konusunda toplumun bilgilendirilmesi için oldukça önemli nedenler bulunmaktadır. Bu gerekçelerin ilki modern sağlık bakımındaki kimyasal ajanların önemli rolünün olmasıdır. İkincisi bireylerin sağlıkları ile ilgili sorumluluk alabilmelerini ve uygun tedavi edici stratejilerin belirlenmesini sağlamaktır. Üçüncüsü, bireylerin tedavi edici kararlarında rol almaları ve sonraki dozlar ve süreç ile ilgili bilgilendirilme haklarının olmasıdır. Dördüncüsü ise bireylerin akılcı ve güvenli ilaç teminini ve etik olmayan ticari tanıtımdan zarar görmemelerini sağlamaktır" dedi.