EKONOMİ - 03 Ekim 2025 Cuma 11:39

ANTGİAD yeni döneme başlangıç yaptı

A
A
A
ANTGİAD yeni döneme başlangıç yaptı

Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), 2025-2026 çalışma döneminin ilk Genişletilmiş Üye Toplantısını 2 Ekim akşamı bir otelde gerçekleştirdi.


Toplantının ilk sunumunu ANTGİAD Genel Sekreteri Av.Neslihan Yalçın yaptı. Yalçın, yaz sezonu boyunca gerçekleştirdikleri etkinlikleri tek tek sıraladı. Yaz aylarında hem sosyalleşme, hem dinlenme hem de üyelerin kenetlenme duygusunu güçlendirici onlarca etkinlik yaptıklarını belirten Yalçın, ANTGİAD yeni sezona daha dinamik bir şekilde giriyor dedi.


Açılış konuşmasını ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş yaptı. Toplantının konuk konuşmacısı ise ekonomist Murat Muratoğlu oldu.



"Ekonomi sadece rakam değildir"


Konuşmasında dünya, Türkiye ve Antalya ekonomisini değerlendiren Yavaş, küresel risklere dikkat çekerek şunları söyledi:


"Yüksek faizler girişimcinin önüne duvar örüyor. Finansmana ulaşmak zor, finansman maliyetleri yüksek. Ama sadece faiz yetmez. Ekonomi, hukuk güvenliğiyle doğrudan bağlantılıdır.


Borsanın ibresi şirket bilançolarına bakmalı. Oysa bizde borsa, son dakika haberleriyle yönünü şaşırıyor. Küçük yatırımcılar zarar ederken, spekülatörler kazanıyor."



"Hizmet sektöründeki ölçüsüz kâr hırsı hepimizi zorluyor"


Turizm ve hizmet sektöründeki fiyat dengesizliklerini eleştiren Yavaş, "Bir feribotla Yunan adasına gidip yemek yemek, Ege’de orta halli bir restorandan ucuz hale geldiyse bir yerde yanlış var demektir. Antalya’da iki kişilik hesap, Atina’da dört kişilik sofrayla eşitse bu ölçüsüz kâr hırsıdır. Bu anlayış, hem iç hem dış turizmi baltalıyor, hep birlikte bindiğimiz dalı kesiyoruz" dedi.



"Öngörülebilirlik olmadan ekonomi olmaz"


Emlak vergilerindeki fahiş artışlara değinen Yavaş, öngörülebilirliğin önemini şu sözlerle vurguladı:


"100 bin liralık bir emlak vergisinin bir anda 1-2 milyon liraya çıkması kabul edilemez. Bu adeta bir servet vergisidir. Böyle bir uygulama sadece iş dünyasını değil, tüm toplumu yeni bir enflasyon dalgasıyla karşı karşıya bırakır. Vergi her zaman öngörülebilir olmalıdır. Bu aşırı vergi artışı mutlaka makul bir seviyeye çekilmelidir"



"Her genç 18 yaşında meslek ehliyeti almalı"


Yavaş, nitelikli eleman açığının iş dünyasının en büyük sorunlarından biri olduğunu belirtti. Sürekli değişen eğitim politikalarının gençleri çıkmaza sürüklediğini vurgulayan Yavaş şunları söyledi:


"Her gencimiz 18 yaşına geldiğinde bir meslek ehliyetine sahip olmalı. Elektrik, yazılım, aşçılık, marangozluk fark etmez. Üniversiteye gitse de gitmese de genç ‘elimde bir meslek var’ diyebilmeli. Bu model işsizliği azaltır, üretime güç katar, gençlere özgüven verir."


ANTGİAD’ın bu konuda somut adımlar attığını belirten Yavaş, yakın zamanda hayata geçirilen iş garantili meslek kursuyla ilgili, "ANTGİAD öncülüğünde İŞKUR, Halk Eğitim Merkezi, ATSO ve İNKAY işbirliğiyle açtığımız ön muhasebe kursunda 18 gencimizi seçtik. Üç ayın sonunda bu gençler ön muhasebe ehliyeti alacak, ANTGİAD üyelerimizin şirketlerinde iş garantisine kavuşacak. Üstelik kurs süresince asgari ücretleri Halk Eğitim Merkezi tarafından karşılanacak. Bu model, Türkiye’ye örnek olmalı. Bu başarı, siz değerli üyelerimizin desteğiyle mümkün oldu. Sizlerle gurur duyuyorum. ANTGİAD sizinle büyük, sizinle güçlü" ifadelerine yer verdi.



"Barınma sorunu gençlerin hayallerini yıkıyor"


Yavaş, gençlerin eğitim yolculuğunu doğrudan etkileyen barınma krizine de dikkat çekerek, "Hayalindeki üniversiteyi kazanacak puanı alan gencimiz artık başka şehre gidemiyor. Çünkü kira ödeyemiyor, yaşam maliyetlerini karşılayamıyor. Bunun iki sonucu var: Kent ekonomileri kan kaybedecek ve gençlerimiz hayallerinden vazgeçmek zorunda kalacak. Bu da gençlerimizde ömür boyu sürecek mesleki mutsuzluk oluşturacaktır" diye konuştu.



"Planlama devletin başucu sözcüğü olmalıdır"


Antalya’daki müze ve Atatürk Devlet Hastanesi süreçlerine değinen Yavaş, "Müzemiz yıkıldı, oysa etap etap yenilenebilirdi. Atatürk Devlet Hastanesi şehrin ortasında çok büyük bir ihtiyacı karşılıyor. Yeni bir merkezi hastane yapılmadan mevcut yapının yıkılması büyük plansızlıktır. Planlama her alanda bir ülkenin geleceğinin pusulasıdır. Planlama yoksa geriye sadece tesadüfler ve krizler kalır" dedi.


Başkan Yavaş, 28-30 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleşecek TÜRKONFED 26. İş Dünyası Zirvesi hakkında da bilgi verdi


Yavaş, "Antalya, Isparta ve Burdur iş dünyasının ortak sesi BAKSİFED’in ev sahipliğinde düzenlenecek zirvede Türkiye’nin dört bir yanından iş insanları buluşacak. ANTGİAD’ın güçlü desteği ve işbirliği ile gerçekleşecek zirve ; vizyonumuzu büyütecek, ufkumuzu genişletecek, ülkemizin geleceğine ışık tutacak tarihi bir buluşma olacak" dedi.



Murat Muratoğlu’ndan Türkiye Ekonomisinin Geleceği sunumu


Toplantının konuşmacı konuğu ekonomist Murat Muratoğlu, "Türkiye Ekonomisinin Geleceği" başlıklı sunumunda küresel ve ulusal ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Girişimcilere, iş insanlarına ve yatırımcılara çok boyutlu öngörüler sunan Muratoğlu’nun konuşması yoğun ilgiyle izlendi.



29 Ekim Cumhuriyet Balosu


Konuşmasının sonunda Ercan Yavaş, ANTGİAD’ın bir sonraki buluşmasının geleneksel 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Balosu olacağını duyurarak, "Bizler Atatürk’ün ‘en büyük eserim’ dediği Cumhuriyet’in yılmaz savunucularıyız. Cumhuriyet Bayramımızda bir kez daha haykıracağız: Biz Cumhuriyetiz, biz demokrasi, özgürlük ve adaletiz. Ve Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacağız. Ne mutlu Türküm diyene" diye konuştu.


Salondan bu sözlere coşkulu alkışlar yükseldi.


Yoğun katılımın olduğu ANTGİAD Genişletilmiş Üye Toplantısı, samimi bir atmosferde sona erdi.



ANTGİAD yeni döneme başlangıç yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Mesleğinde 32 yılı geride bırakarak emekli olan trafik polisinin son görevinde motosikletlilerden sürpriz Hatay’da meslek hayatında 32 yılı geride bırakan ve yaş haddinden emekli olan polis memuru Abdullah Öztürk için meslektaşları tarafından veda programı düzenlendi. Veda programına katılan ve pasta üfleyen Öztürk, motosikletlilere yönelik gerçekleştirileceği söylenen uygulama geldiğindeyse kendisi için konvoy yapacak olan motosikletlilerle karşılaştı. Payas ilçesinde uzun yıllardır görev yapan trafik polisi Abdullah Öztürk, meslek hayatında 32 yılı geride bırakarak 1 Nisan tarihinde emekliliği hak etti. Polis memuru Öztürk için meslektaşları tarafından ilçe emniyet müdürlüğü binasında veda programı düzenlendi. Veda programına; Payas Kaymakamı Kürşad Karaca, İlçe Emniyet Müdürü Ertuğrul Ekici ve meslektaşları katıldı. Mesleğe veda programında pasta üfleyen Öztürk’e kaymakam Karaca tarafından onur plaketi verildi. Kaymakam Kürşad Karaca, Öztürk’e mesleğine olan bağlılığı ve emeklerinden ötürü teşekkürlerini dile getirdi. Mesleğine veda eden Öztürk’e sürpriz yapmak isteyen meslektaşlarıysa Payas sahilinde motosiklet sürücülerine yönelik uygulama yapılacağını söyleyerek bölgeye çağırdılar. Motosikletliler ve meslektaşları tarafından yapılan sürprizle karşılaşan Öztürk, düzenlenen motosiklet konvoyuyla polislik hayatına veda etti. Öztürk, 1 Nisan günü mesleğine yaş haddinden veda edeceğini söyleyerek vatandaşlara ve meslektaşlarına teşekkür etti.
Çanakkale Gökçeada’da Koordinasyon ve Değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde Kaymakam Osman Acar Başkanlığında ilçe Kurum Amirleriyle Koordinasyon ve Değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Gökçeada Kaymakamı Osman Acar, ilçe genelindeki kamu hizmetlerinin etkinliğini artırmak ve kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmek amacıyla ilçe idare şube başkanları ve kurum amirleriyle kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen toplantıda, ilçenin genel durumu ele alınırken, kamu hizmetlerinin vatandaşlara daha hızlı, etkili ve verimli bir şekilde sunulmasına yönelik yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, sahadaki uygulamaların daha koordineli yürütülmesi ve hizmet kalitesinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda konuşan Kaymakam Osman Acar, Gökçeada’da vatandaş odaklı yönetim anlayışını esas aldıklarını vurgulayarak, "İlçemizin her alanda daha ileriye taşınması için tüm kurumlarımızla birlikte var gücümüzle çalışıyoruz. Kamu hizmetlerinde etkinliği ve verimliliği artırarak, güler yüzlü ve nezaket odaklı bir kamu hizmeti anlayışını Gökçeada’mızda hâkim kılacağız" dedi. Toplantı, kurum amirlerinin talep ve önerilerinin dinlenmesinin ardından, önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasının belirlenmesiyle sona erdi.
Balıkesir Bahar geldi kuzular anneleri ile buluştu Balıkesir Üniversitesi Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Çiftliğinde yavru kuzular, baharın gelişiyle birlikte anne koyunlarla ilk kez açık havayla buluştu. Kuzuların meleyerek anne koyunlara kavuşması güzel görüntüler oluşturdu. Renkli görüntülere sahne olan anlar, çiftlikte akademik ve uygulamalı eğitim faaliyetlerine ayrı bir canlılık kattı. Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu da beraberinde Rektör Yardımcıları Fatih Satıl ve Cevdet Avcıkurt ile birlikte çiftliği ziyaret ederek Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şükrü Metin Pancarcı ve Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ziya İlhan’dan bilgi aldı. Bahar gelmesi ile birlikte kuzular bakım yapıldığı barınaklardan doğaya salındı. Doğaya salınan yavru kuzular çayırda anne koyunlarla buluştu. Kuzuların arasına karışan kedinin yavru kuzularla buluşması güzel görüntülere sebep oldu. Kuzuların ilk defa anne koyunlarla buluşması sonrası Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şükrü Metin Pancarcı Araştırma çiftliği ile bilgi verdi. Prof. Dr. Pancarcı; " Balıkesir Üniversitesi hayvancılık uygulama ve araştırma merkezi müdürüyüm. Biraz önce üniversitemiz rektörümüz ve eğitim kademesi bizi ziyaret ettiler. Burada Karacabey merinosu kuzu eti ve koyun üretimiz devam ediyor. İki atımız var. Atlarımızla daha eğitim yapıyoruz. Asıl amacımız elbette uygulama ve eğitim ve araştırma. Onun dışında ihtiyaç fazlası olan ürünlerimizi de tabii piyasaya satıyoruz, arz ediyoruz. Şu anda arkamda gördüğünüz hayvanlar Karacabey merinosu hayvanlarımız. Bu hayvan ırkı Cumhuriyet kurulduktan hemen sonra ülkemize getirilmiş ve bölgemize uyum sağlamış. Malum Balıkesir kuzu eti üretimiyle ünlü. Bölgenin gerek otu, havası, doğası hala da özel bir lezzet katıyor ve çabuk büyüyorlar. Bu hayvanlar bugün ilk defa anneleriyle arazide buluştular. 20-25 günlük kuzularımız içeride anneleri ile ilk defa araziye çıkarttık. Bu mutlu günümüzü üretim kadememizde de üniversite rektörümüz ve rektör yardımcılarımızla da paylaştık. Aralarında ikiz üçüz doğanlar da var. Bu hayvanlar bir ay öncesine kadar doğum yaptılar. Şu anda da annelerini emiyorlar. İki ay kadar annelerini emecekler. İki ay, bir buçuk, iki ay kadar annelerine gidiyorlar. 4 aylıkken 5 aylıkken de piyasaya kuzu et olarak sevk ediyoruz. O aşamada kırk, kırk beş kilogram canlı ağırlığa ulaşıyor" dedi. Ziyaret sırasında hayvan sağlığı, bakım süreçleri ve üretim faaliyetleri yerinde incelenirken, üniversitenin uygulamalı eğitim imkanlarının öğrencilerin donanımlı birer veteriner hekim olarak yetişmelerindeki önemine dikkat çekildi. Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu, Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Çiftliği’nin teorik bilginin sahada pekiştirilmesi açısından büyük bir imkan sunduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin mesleki yetkinliklerini artırmaları ve uygulama becerilerini geliştirmeleri adına bu tür altyapılar büyük önem taşıyor. Üniversite olarak nitelikli ve donanımlı veteriner hekimler yetiştirirken bölge hayvancılığına da katkı sunmaya devam ediyoruz" dedi.
Hatay İş makinasının kolona son dokunuşu 7 katlı binayı yerle bir etti Hatay’da depremde hasar gören 7 katlı binanın iş makinesiyle kontrollü olarak yıkıldığı anlar cep telefonuyla kaydedildi. Binanın kolonuna yapılan son darbeyle yerle bir olmasıysa an be an kaydedildi. Asrın felaketinde hasar alan ve mahkeme süreci devam eden binaların il genelinde yıkımları sürüyor. İskenderun ilçesi İbrahim Karaoğlan Caddesi üzerinde yer alan 7 katlı binada depremde hasar görmüştü. Mahkeme süreci sona eren 7 katlı binanın iş makinasıyla kontrollü yıkımına başlanmıştı. Binanın iş makinasının son darbesiyle yerle bir olduğu kareler an be an kaydedildi. Görüntülerde; iş makinasının kolona dokunmasıyla 7 katlı binanın yerle bir olduğu görüldü. Yıkım herhangi bir sorun yaşanmadan son bulurken moloz kaldırma çalışmaları devam ediyor. Yıkımı gerçekleştiren Ferhat Çelik,’’ Depremde ağır hasar görmüş bir binanın şu anda yıkımını gerçekleştiriyoruz. Bina zaten çok ağır hasarlı bir binaydı, kontrolü bir şekilde yaptık. Sizin de arkamda görmüş olduğunuz 34 metre uzunluğunda kesme makinemizle aynı şekilde kesimini yaptık. İskenderun’da, Hatay’da bu bölgede bu binayı yıkacak olan 4-5 tane firma gelip de bu binayı üstelenmediler, yıkamadılar. Biz İstanbul’dan gelip bu binanın yıkımını gerçekleştirdik. Yıkmış olduğumuz binanın tam yapıştığı, yani sıfır noktasında öğrencilerin okul bir özel kurs var, bir okul var. Öğrencilerin mağdur olmaması için bu bina zaten tehlike, risk arz ediyordu zaten. O yüzden biz bu binanın yıkımını gerçekleştirdik. Öğrenciler de şu anda rahat bir şekilde okullarına dönebilir, derslerine çalışabilirler. Devletimiz için, milletimiz için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz. Daha modern, daha sağlıklı evler yerine yapılsın, daha güzel, kaliteli evler olsun diyoruz" dedi.
Hatay Aşırı yağışla birlikte derenin artan debisi köprüyü yıktı, yolda çökmeye neden oldu Hatay’da gece saatlerinde etkili olan yağışla birlikte debisi artan derede sel yaşandı, köprü yıkıldı ve yolda da çökme yaşandı. Meteorolojinin yağışlı hava uyarısında bulunduğu Hatay’da gece saatlerinde yağmur etkili olmuştu. Defne ilçesi Harbiye Mahallesi’nde gece saatlerinde etkili olan yağışlar sele neden oldu ve derelerin debilerinde artma yaşandı. Harbiye Mahallesi’nde bulunan derenin debisi artınca üzerindeki köprüyü yıktı ve yolda çökmelere nedne oldu. Yıkılan köprü ve yol nedeniyle Dekuk Şelalesi’ne araç yolu trafiğe kapandı. Her gün Dekuk Şelalesi’ne yürüyüş yaptığını ifade eden vatandaş Ahmet Mansuroğlu, köprünün dün akşam saatlerinde sapasağlam olduğunu ama gece saatlerinde etkili olan selle birlikte hem köprünün hem de yolun zarar gördüğünü söyledi. "Bu köprü dün akşam saatlerinde sapasağlamdı ve üstünden insanlar geçebiliyordu, ama maalesef ki gece şiddetli yağışlarla, köprümüzü şu anki duruma getirdi" Gece saatlerinde etkili olan yağışların neden olduğu selin köprüye ve yola zarar verdiğini ifade eden Ahmet Mansuroğlu, "Köprü, dün akşam şiddetli yağışlardan dolayı selle birlikte maalesef ki yıkıldı. Burası insanların; uğrak yeri, yürüyüş yaptığı, gezmeye geldiği ve piknik yapmaya geldiği yer. Şu anda buranın yıkılması, maalesef ki bu insanların burada piknik gelip gezmesine, görmesine olanak sağlamayacak. Bizim şu anda istediğimiz yetkililerden kim varsa burayı en kısa sürede daha güzel bir yere dönüştürmelerini istiyoruz. Biz doğayı seven insanlar olarak buranın el birliğiyle daha güzel bir yere dönüşmesini istiyoruz. Sel buraya geliş yolumuzu etkiledi. Bazı insanlar araçlarıyla, motorlarıyla, bisikletleriyle bazıları da yürüyerek koşarak geliyor. Burada 7’den 70’e bütün insanları görmeniz mümkün. Doğayı seven her insan buraya akın akın geliyor. Buraları tatil günlerinde dolup taşıyor. Herkes yürüyüş yapmaya, gezmeye ve görmeye geliyor. O yolların mümkün olduğunca hızlı yapılmasını ve sağlam yapılmasını istiyoruz. Bu yol biz buralardayken de çökebilirdi, biz üstündeyken de çökebilirdi. Biz istiyoruz ki daha sağlıklı bir yol olsun ama doğallığı da bozulmasın. Bu köprü her gün buraya bir veya iki defa yürüyüş yaparak ya da motorumla gelip burada gezmeye gelen birisiyim. Bu köprü dün akşam saatlerinde sapasağlamdı ve üstünden insanlar geçebiliyordu. Ama maalesef ki gece şiddetli yağışlarla, köprümüzü şu anki duruma getirdi. Biz burada en kısa sürede burayı eski halinden daha sağlam bir hale gelmesini mutlaka istiyoruz" ifadelerini kullandı.