GÜNDEM - 06 Şubat 2026 Cuma 15:37

Asrın felaketinin 3’üncü yılında Alanya’da yürekler aynı duada buluştu

A
A
A
Asrın felaketinin 3’üncü yılında Alanya’da yürekler aynı duada buluştu

Antalya’nın Alanya ilçesinde 50 binin üzerinde vatandaşın hayatını kaybettiği depremin 3. yıl dönümünde dualar ve mevlitler okutuldu.


6 Şubat depreminin yıl dönümü dolayısıyla Alış Camii’nde cuma namazında bir araya gelen vatandaşlar, depremde hayatını kaybedenler için dualar etti. Mevlit ve Kur’an-ı Kerim tilaveti sonrası camiyi dolduran cemaat, deprem şehitleri için ellerini semaya açtı. Duygu dolu anların yaşandığı anma programında, depremde yaşamını yitiren vatandaşlar rahmetle anılırken, geride kalan yakınları da unutulmadı. Yapılan dualarda, bir daha böyle acıların yaşanmaması temennisinde bulunuldu. Program sonunda Alanya Kahramanmaraşlılar Derneği’nce hayatını kaybedenler için yemek ikramında bulunuldu.


Programa katılan Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, "6 Şubat depremlerinin 3. yılını idrak ediyoruz. Ben tekrar bu vesile ile 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden tüm hemşehrilerimize, vatandaşlarımıza rahmet diliyorum. İnşallah bir daha ülkemiz böyle afetlere maruz kalmasın" dedi.


Mevlit programına Öztürk’ün yanı sıra Alanya İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Hüseyin Direk, Alanya İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Hilmi Özgönül, İlçe Müftüsü Mehmet Seven ve çok sayıda vatandaş katıldı.



Asrın felaketinin 3’üncü yılında Alanya’da yürekler aynı duada buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Atatürk’ün Balıkesir’e gelişinin 103. yılı kutlandı Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Balıkesir’e gelişinin 103’üncü yıl dönümü törenle kutlandı. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Balıkesir arasında koparılmaz bir bağ olduğunu söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Balıkesir, düşman işgalinin tüm ağır şartları altında milli emellerin ve milli iradenin ortaya konulduğu vatanperver ve milliyetperver bir şehirdir" dedi. Cumhuriyet’in kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Balıkesir’imize gelişinin Kuvayımilliyeciler için çok büyük bir anlam taşıdığını söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Ulu Önder’imiz tam 103 yıl önce bugün, Balıkesir’imizi ilk kez ziyaret etti. Ali Hikmet Paşa, Mehmet Vehbi Bolak gibi 50 binden fazla Kuvayımilliyeci, onu burada, büyük bir coşkuyla karşılamıştı. Bizler de anma töreni vesilesiyle bu anlamlı günü ölümsüzleştiriyor, Ata’mıza ve onun değerlerine sonsuz saygımızı sunuyoruz. Hem İstiklal Madalyalı bir dedenin torunu hem de Balıkesir’imin öz evladı olarak şunu gururla ifade etmek istiyorum: Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Balıkesir arasında koparılmaz bağlar vardır. Çünkü Balıkesir’imiz; İzmir’in işgalinin hemen ardından Alaca Mescit’te ve Okuma Yurdu’nda toplanan Kuvayımilliyecilerle Anadolu’daki ilk örgütlü direnişi başlatan şehirdir. Balıkesir’imiz, Milli Mücadelemizin beş büyük kongresine ev sahipliği yapmıştır. Düşmana karşı ilk kurşun da son kurşun da bu topraklarda atıldı. İşte bu yüzden dün olduğu gibi bugün de, kalbi Kuvayımilliye diye atan her bir Balıkesirli, Ulu Önder’imiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izindedir ve onun yolunda ilerlemektedir" diye konuştu. "Balıkesir, Vatansever ve milliyetsever bir şehirdi" Akın, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Zağnos Paşa Camii’nde verdiği hutbede söylediği "Millî emeller, millî irade yalnız bir şahsın düşünmesinden değil; millet fertlerinin tamamının arzularının, emellerinin birleşmesinden ibarettir" sözünü hatırlatarak konuşmasını şöyle sürdürdü; "Milli birlik ve beraberlik ruhu taşıyan bu sözlerin, Kuvayımilliye’nin başkenti Balıkesir’imizde söylenmesi bir tesadüf değildir. Çünkü Balıkesir, düşman işgalinin tüm ağır şartları altında milli emellerin ve milli iradenin ortaya konulduğu vatanperver ve milliyetperver bir şehirdir. Balıkesir’imiz Atatürk’ümüz için değerliydi, bu nedenle Ulu Önder’imiz şehrimizi tam yedi kez ziyaret etti. Ulu Önder’imiz, mücadelenin yalnızca topla, tüfekle sona ermediğini de çok iyi biliyordu. Bu bakımdan onun, Balıkesir’i de kapsayan yurt gezileri; Cumhuriyet’in, halk egemenliğinin ve Anadolu aydınlanmasının bir parçasıydı. Balıkesir’imiz de bu amaçların hayata geçirildiği en önde gelen şehirlerdendir. Bizler bugün, Ata’mızın o günlerde işaret ettiği Anadolu aydınlanmasının ve Türkiye Cumhuriyet’in neferleriyiz. Bizler Kuvayımilliye’nin devamı olan Balıkesir Takımı’nın birer ferdiyiz. Şehrimizin insanları için, doğası için kaygı duyan; Balıkesir ruhuyla Balıkesir’in güçlenmesi için çalışan ve tabii ki Kuvayımilliyeci olmaktan gurur duyan herkese bu takımda yer vardır. En önemli sorumluluklarımızın başında bu birliği ve beraberliği, büyütmek ve güçlendirmek geliyor. Bugünkü birlikteliğimiz de bunun çok değerli bir ifadesidir. Kuvayımilliye ittifakımızı güçlendiren her bir Kuvayımilliyeciye sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Başta Ulu Önder’imiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Kuvayımilliyeci atalarımızı ve vatan uğruna can veren tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Yaşasın Gazi Mustafa Kemal Atatürk! Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Kuvayımilliye ruhu!"
Van Dr. Akgül: "Kanser erken tanıyla kontrol altına alınabilen bir hastalık" Lokman Hekim Van Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Uzman Dr. Ömer Faruk Akgül, kanserin artık korkulan değil, erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilen bir hastalık haline geldiğini söyledi. Lokman Hekim Van Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzman Dr. Faruk Şaylık ile Tıbbi Onkoloji Bölümü Uzman Dr. Ömer Faruk Akgül, Kanser Haftası dolayısıyla hastane bünyesinde hizmet veren 10 koltuklu modern kemoterapi ünitesinde tedavi gören hastaları ziyaret etti. Kemoterapi ünitesinde tedavileri süren hastalarla bir süre sohbet eden Başhekim Yardımcısı Şaylık ve Uzman Dr. Akgül, hastalara moral verirken tedavi süreçleri hakkında da bilgi aldı. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Tıbbi Onkoloji Bölümü Uzman Dr. Ömer Faruk Akgül, kanserle mücadelede farkındalığın ve erken tanının önemine dikkat çekti. Çeşitli kanser türleri adına düzenlenen farkındalık haftaları ve etkinliklerin ortak bir amacı olduğunu ifade eden Uzman Dr. Akgül, "Amaç, insanları korkutmak değil, bilgilendirmek, bilinçlendirmek ve erken tanı almalarını sağlamak. Çünkü artık biliyoruz ki erken tanı alan hastalarda tedavi ve şifa şansı oldukça yüksek. Bu nedenle sosyal medya, televizyon programları ve afişler aracılığıyla halkı bilgilendirmeyi ve bu konudaki farkındalığı artırmayı hedefliyoruz. Bu çerçevede özellikle bölgemizde görülen özofagus (yemek borusu) ve mide kanserlerine dikkat çekmek istiyorum. Genellikle ileri yaşlarda görülen özofagus ve mide kanserleri, günümüzde genç yaşlarda da karşımıza çıkabiliyor. Bu noktada beslenme alışkanlıkları büyük önem taşıyor. Özellikle tütsülenmiş ve tuzlanmış gıdalar, obezite, reflü hastalığı, sigara ve alkol kullanımı ile meyve-sebze tüketiminin az olması bu iki kanser türü için önemli risk faktörleri arasında yer alıyor" dedi. "Erken evrede yakalanan vakalarda tedavi başarısı oldukça yüksek" Yutma güçlüğü, yutkunma sırasında takılma hissi, uzun süren mide şikâyetleri, kansızlık, siyah renkli dışkılama ve istemsiz kilo kaybı gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini dile getiren Akgül, "Erken tanı bu noktada hayati önem taşıyor. Günümüzde endoskopi yöntemiyle hem yemek borusu hem de mide detaylı bir şekilde görüntülenebiliyor, yeni oluşan lezyonlar erken aşamada tespit edilebiliyor. Erken evrede yakalanan vakalarda ise tedavi başarısı oldukça yüksek. Kemoterapi tedavileri de artık geçmişe kıyasla çok daha kişiye özel planlanıyor. Hastaların boyu, kilosu, yaşı ve ek hastalıkları göz önünde bulundurularak doz ayarlamaları yapılıyor. Her hasta standart bir tedavi almıyor. Yan etkilere karşı daha hazırlıklıyız ve bu süreç, eskiye oranla çok daha konforlu bir şekilde geçirilebiliyor" diye konuştu. "Bitkisel ürün ve takviyelerin mutlaka doktor önerisiyle kullanılması önemli" Kanser tanısı almış hastalara özellikle protein ağırlıklı beslenmelerini önerdiklerini ifade eden Akgül, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yumurta, yoğurt, beyaz et ve kırmızı et gibi besinler bu açıdan önemli. Bunun yanı sıra meyve ve sebze tüketimi artırılmalı, az ve sık beslenme tercih edilmeli. İşlenmiş gıdalar ile nitrat ve nitrit içeren ürünlerin ise mümkün olduğunca azaltılması gerekiyor. Bitkisel ürün ve takviyelerin mutlaka doktor önerisiyle kullanılması önemli. Kontrolsüz kullanılan bitkisel ürünler, uygulanan tedavilerle etkileşime girerek tedavinin etkinliğini azaltabilir ya da yan etkilerin artmasına neden olabilir. Bu nedenle ‘mucize bitki’ veya ‘mucize ilaç’ söylemlerine itibar edilmemeli." Erken teşhisin önemini her fırsatta vurguladıklarının altını çizen Akgül, "Bu özel günler de bir hatırlatma vesilesi oluyor. Belirtileri olan hastaların gecikmeden doktora başvurması büyük önem taşıyor. Erken tanı ve doğru tedavi yönetimiyle kanser, günümüzde kontrol altına alınabilen bir hastalık haline gelmiştir. Bu vesileyle herkese sağlıklı günler diliyorum" şeklinde konuştu. "Tedavimden olumlu sonuçlar alıyorum" Yemek borusu kanseri tanısı alan 52 yaşındaki Orhan Erip de, yaşadığı süreci anlattı. Şikâyetlerinin yemek yerken göğsünde hissettiği hafif ağrıyla başladığını belirten Erip, yapılan tetkikler sonucu özofagus kanseri tanısı aldığını söyledi. Tedavi sürecinin başında endişe yaşadığını dile getiren Erip, "İlk kürden sonra sürece alıştım. Tedavimden olumlu sonuçlar alıyorum. Doktorlarımdan, hemşirelerden ve hastanenin ilgisinden çok memnunum. Ailemin desteğiyle şu ana kadar dört kür kemoterapiyi tamamladım" dedi.
Diyarbakır Diyarbakır’da eğitimlerini tamamlayan arama-kurtarma ekiplerine ‘peç’ takıldı Diyarbakır İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde (AFAD) Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybedenler anılırken, eğitimleri tamamlanan kurumların arama-kurtarma ekiplerine "peç" takıldı. AFAD yerleşkesinde düzenlenen programda depremde hayatını kaybedenler anıldı. Daha sonra Vali Murat Zorluoğlu, arama-kurtarma çalışmalarında kullanılan ağır tonajlı kurtarma aracı, K-9 (eğitimli arama köpeği) tim aracı ve su altı arama-kurtarma araçlarını inceleyerek AFAD İl Müdürü İlami Çakmak’tan bilgi aldı. Vali Zorluoğlu, burada yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023 tarihinde peş peşe gerçekleşen iki büyük depremin üçüncü yıl dönümü olduğunu, millet olarak o büyük felaketin acısını derinden hissedildiğine değindi. 53 binin üzerinde vatandaşın o depremlerde enkaz altında kalarak can verdiğini hatırlatan Zorluoğlu, Diyarbakır’da da 412 kişinin hayatını kaybettiğini anımsattı. Vali Zorluoğlu, vefat eden vatandaşlara Allah’tan rahmet dileğinde bulunarak, "Bugün, özel maksatla da bir araya geldik. Hem depremin üçüncü yılında vefat eden kardeşlerimizi analım, deprem ve afetlerle ilgili bir bilinç oluşturalım. Hem de arama kurtarma noktasındaki gönüllülük çok önemli. Burada akredite olmuş kurumlarımız var. Onlara da peçlerini takıyoruz. Afetlerde, afet sırası ve sonrası müdahaleler çok çok önemli. Bilinçlendirme çok önemli. Esas olan afat öncesi kısımdır" dedi. Şehirlerin direnci artırılmasına vurgu yapan Zorluoğlu, "Son dönemde dirençli şehirler kavramı bu yüzden ön plana çıkıyor. Şehirlerin karşılaşabileceği sorunlara, tehditlere, doğal afetlere, insandan kaynaklı doğal felaketlere iyi cevap verebilecek şekilde dizayn edilmesi. Böyle bir kapasiteye şehirlerin kavuşturulması, dirençli şehirler kavramı ortaya çıkıyor. Bu manada Diyarbakır’da da, Türkiye’nin genelinde de çok önemli çalışmalar yapılıyor. Karayolları, Büyükşehir Belediyesi, Kulp Belediyesi ve başka kurumlarımız var. Hepsine teşekkür ediyorum. Çünkü bu farkındalığı oluşturdular. Afet zamanında kendi kurumlarında faydalı olan çok çok faydalı olan ekipleri yetiştirdiler. AFAD Başkanlığımızda gereken onayı, akreditasyonu verdi. Allah, memleketimizi, tüm insanlığı afetlerden muhafaza etsin diyorum" diye konuştu. Programa; Vali Murat Zorluoğlu’nun yanı sıra 7. Kolordu ve Garnizon Komutan Vekili, 8. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Burak Özan, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Tarık Hekimoğlu, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, kurum müdürleri, AFAD personeli ile gönüllü arama-kurtarma görevlileri katıldı.