SAĞLIK - 04 Mayıs 2025 Pazar 10:49

Astım mevsim geçişlerinde artıyor: Tedaviyi bırakmayın uyarısı

A
A
A
Astım mevsim geçişlerinde artıyor: Tedaviyi bırakmayın uyarısı

Uzm. Dr. Arif Keleşoğlu, "Astım iş gücü kaybına, yaşam kalitesinde bozulmaya neden olur. Bu nedenle ilaçların düzenli kullanılması ve hekime başvuruların aksatılmaması şart" uyarısında bulundu.


Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü doktorlarından Uzm. Dr. Arif Keleşoğlu, 6 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada astımın dünya genelinde ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekerek, tedavinin bırakılmaması gerektiği uyarısında bulundu. Dünyada toplumun yaklaşık yüzde 10’unun astımdan etkilendiğini belirten Keleşoğlu, "Astım geri dönüşebilir, kontrol altına alınabilir, havayolu darlığı ve inflamasyon dediğimiz hafif iltihapla seyreden, nefes darlığı, öksürük gibi şikayetlerle kendini gösteren bir hastalıktır. Genetik geçişli olan türleri çoğunlukta olsa da sonradan ortaya çıkan vakalar da mevcut" dedi.


Toplumun yüzde 5 ila 10’luk kesimini etkileyen astımın sadece bireyi değil, ailesini de etkilediğini ifade eden Keleşoğlu, "Astımlı bir çocuğun yetiştirilmesi, şikayetlerinin takip edilip, tedavi edilmesi aileleri de epeyce etkiliyor. Aynı zamanda iş gücü kaybına da yol açabiliyor. Ataklar ya da astım nedeniyle işten uzak kalma, işini layıkıyla yapamama gibi sonuçlar kişiyi olumsuz etkiliyor" diye konuştu.



"Tedaviyle kontrol altına alınabilir"


Astımın kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Keleşoğlu, "Yeterince oksijen alamamak, yeterince nefes alamamak hem psikolojik hem bedensel olarak kişiyi yıpratıyor. Fonksiyonlarını tam anlamıyla yerine getirememesine neden oluyor. Ev hanımıysa ev işlerini, çalışan bireyse işini yeterince yapamıyor. Öğrenciler için de aynı durum geçerli" ifadelerini kullandı.


Astım tedavisinde kullanılan ilaçların bazı olumsuz etkileri olabileceğini belirten Keleşoğlu, buna rağmen tedaviyle sağlanan rahatlamanın ve hastalığın kontrol altına alınmasının öncelik taşıdığını ifade etti. Keleşoğlu, astım hastalarının aktif bir yaşam sürebilmesi için düzenli takip ve hekimin önerdiği tedaviye uyumun önemine dikkat çekti.



Bahar ve sonbahar aylarında şikayetler artıyor


Astım hastalığının genellikle mevsim geçişlerinde daha sık görüldüğünü aktaran Keleşoğlu, "Hafif seyirli astımlar, genellikle ilkbahar ve sonbaharda şikayetlerinin arttığını bildiriyorlar. İlkbaharda çiçek ve ağaç polenleri, sonbaharda ise mantarlar ve yabani ot polenleri bu duruma neden oluyor. Bu dönemlerde hastaneye başvurular artıyor, acil servise başvuru gerektiren astım tabloları daha sık görülüyor" dedi.


Bazı hastaların kendilerini iyi hissettiklerinde tedaviyi bırakabildiğini, bazı durumlarda ise hekimlerin süreci kontrol altında gördüklerinde geçici olarak ara vermeyi önerebildiğini belirten Uzm. Dr. Arif Keleşoğlu, şu uyarıda bulundu:


"Özellikle alerji sezonunun geldiği bu ilkbahar ve sonbahar ayları öncesi hastaların tekrar hekimleriyle irtibata geçip, şikayetlerinin artmış olması ya da olmaması durumunda bile tedaviyi bundan sonra nasıl sürdürecekleri ya da tedavisiz devam edip etmeyeceklerini hekimlerinden öğrenmelerinde fayda var."



Sigara, enfeksiyonlar ve hava kirliliği tetikleyici


Astımın genetik yapının yanı sıra dış ortam etkileriyle de şekillendiğini dile getiren Keleşoğlu, şunları söyledi:


"Psikolojik gerginlikler bile atağa sebep olabiliyor. Ancak en önemli engellenebilir faktör sigara kullanımıdır. Ayrıca enfeksiyonlardan korunmak büyük önem taşıyor. İnfluenza, VSV virüsü, adenovirüs gibi solunum yolu enfeksiyonları astım ataklarını tetikliyor. Grip aşısı ve zatürre aşısı yaptırmak bu açıdan faydalı."


Toplu alanlarda bulunmaktan kaçınılması, bulunuluyorsa da maske kullanılmasının koruyucu olduğunu ifade eden Keleşoğlu, ev içi ve dış ortamdaki kirleticilerin de astım hastalarını olumsuz etkilediğini belirterek, havanın kirli olduğu günlerde açık alanlardan uzak durulmasının faydalı olacağını aktardı.



"Kontrolsüz astım ölümcül sonuçlara yol açabilir"


İlaçların düzenli ve hekimin belirlediği dozda kullanılması gerektiğini vurgulayan Keleşoğlu, "Süregiden astım doğrudan ölüme yol açmaz. Ancak kontrol altında olmayan bir astım, atakla birlikte ciddi solunum yetmezliğine neden olabilir. Bu da oksijen, kortizon, solunum desteği gerektirir. Tüm bu tedavilere rağmen hayatını kaybeden hastalar da oluyor. Ölümcül olmaktan çok, sosyal yaşamı ve hastanın konforunu ciddi anlamda azaltan bir hastalıktır. Bu nedenle astım ciddiye alınmalıdır" dedi.



Astım mevsim geçişlerinde artıyor: Tedaviyi bırakmayın uyarısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Narin Güran davasında Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıllık cezaya temyiz başvurusu Diyarbakır’da Narin Güran cinayetine ilişkin davada, Nevzat Bahtiyar’a ’Nitelikli kasten öldürmeye yardım’ suçundan verilen 17 yıl hapis cezasına karşı Yargıtay’a temyiz başvurusu yapıldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı adına duruşma savcısı Özge Nida Polat tarafından Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere yargılamanın yapıldığı 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ne temyiz dilekçesi sunuldu. Dilekçede, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 Nisan 2026’da görülen karar duruşmasında, Narin Güran’ın cansız bedenini dereye sakladığını itiraf eden komşusu Nevzat Bahtiyar hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan dava açıldığı hatırlatılarak, "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan 17 yıl hapis cezası verildiği kaydedildi. Verilen cezaya karşı olunduğu aktarılan dilekçede, "Narin Güran’a ait cansız bedenin bulunmasından sonra yapılan araştırmada, Tavşantepe Mahallesi’nin karşı kısmında bulunan çiftliğe ait kamera açısına, 21 Ağustos 2024 günü saat 15.41’de şüpheli bir aracın girdiği tespit edilmiştir. Yapılan araştırmada aracın 15.44 sıralarında Eğertutmaz Deresi’nin yakınında bulunan toprak yolda durduğu, kamera saatine göre 38 dakika 11 saniye sonra dere civarından ayrıldığı, söz konusu aracın fiilen Bahtiyar’ın kullanımında olduğu tespit edilmiştir. Bunun üzerine Bahtiyar tutuklanmıştır. Salim Güran ve Bahtiyar’ın kullandığı araçlar üzerinde yapılan detaylı incelemelerde alınan toprak numunelerinin karşılaştırılmasında Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı raporunda, her iki araç içerisinden alınan toprak numunelerinin benzer olduklarının tespit edildiği görülmüştür. Daraltılmış baz raporu, analiz raporu ve ek bilirkişi raporunun Bahtiyar’ın anlatımıyla uyumlu olduğu, Salim Güran’ın, Arif’in evi ve çevresinde bulunduktan sonra eve girdiği, ev ve ahır arasında gidiş gelişlerinin olduğu, Bahtiyar ile birlikte evde bulunduğu, bu sırada evde Yüksel Güran ve Enes Güran’ın bulunduğu hususlarının raporlar ile tespit edildiği belirtilmiştir" ifadeleri yer aldı.
Kocaeli 6 Şubat’ın hafızası "Sarsıldık Sarıldık" ile gözler önüne serildi 6 Şubat depremlerinin ardından sahada verilen mücadele ve dayanışma ruhunu konu alan ‘Sarsıldık Sarıldık’ hatıratının tanıtım programı, Gebze’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda duygusal anlar yaşanırken, deprem sürecinde görev yapan ekiplerin fedakarlıkları bir kez daha hafızalara kazındı. Gebze Belediyesi, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan acıları, dayanışmayı ve sahada verilen insanüstü mücadeleyi kayıt altına alan "Sarsıldık Sarıldık" hatıratının takdim programını Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Duygu dolu anların yaşandığı programda, deprem bölgesinde görev yapan Gebze Belediyesi personelinin fedakarlıkları ve milletçe ortaya konulan dayanışma ruhu bir kez daha hafızalarda canlandı. Programa; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Hasan Soba, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Program öncesinde fotoğraf sergisi incelendi Program öncesinde, Gebze Belediyesi ekiplerinin 6 Şubat depremlerinin ardından sahada yürütülen çalışmaların gerçek yüzünü gösteren fotoğraf sergisi davetlilerin ziyaretine açıldı. Sergide; deprem bölgesindeki arama kurtarma faaliyetleri, temizlik çalışmaları, kurulan yaşam alanları ve vatandaşlarla kurulan dayanışma anlarına ait kareler yer aldı. Duygusal anların yaşandığı sergide, Gebze Belediyesi personelinin sahadaki özverili mücadelesi katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi. Özellikle deprem bölgesinde görev yapan ekiplerin zorlu şartlar altında yürüttüğü çalışmalar, fotoğraf kareleri aracılığıyla bir kez daha hafızalarda canlandı. "Başkan Büyükgöz: "430 personelimiz hiç düşünmeden Hatay’a geldi" Program; katılımcıların, depremde hayatını kaybedenler adına saygı duruşunda bulunmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlar rahmetle anılırken, salonda duygusal atmosfer hakim oldu. Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, deprem sürecinde belediye personelinin ortaya koyduğu fedakarlığın unutulmayacağını ifade etti. Başkan Büyükgöz, "430 personelimiz ‘Ne zaman döneceğiz, ne yapacağız?’ demeden Hatay’a geldi. O günleri tarihe not düşmek adına bu çalışmayı yaptık. Emeğini esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Tedbir almak zorundayız" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Hasan Soba ise konuşmasında afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekti. Soba, "Şehirlerimizi dirençli hale getirmek, kurumlarımız arasındaki koordinasyonu güçlendirmek ve toplumda afet bilincini artırmak hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı. "Zinnur Başkan ile sahada iki buçuk ay beraber çalıştık" Hatay Valisi Mustafa Masatlı da yaptığı konuşmada, deprem sonrası süreçte Gebze Belediyesi’nin Hatay’da üstlendiği görevlere değindi. Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ile sahada birebir çalıştıklarını ifade eden Vali Masatlı, özellikle çevre ve temizlik hizmetlerinin şehir yaşamının yeniden normale dönmesinde kritik rol oynadığını söyledi. Vali Masatlı, "Depremin ardından hayatın yeniden başlayabilmesi için sahada büyük mücadele verildi. Başkan Zinnur Büyükgöz ve Gebze Belediyesi ekipleri Hatay’da çok önemli sorumluluk üstlendi. Şehrin çöp ve atık yönetiminde büyük emek verdiler. Kendileriyle sahada iki buçuk ay birlikte çalıştık. Gösterdikleri gayret ve fedakarlık için kendilerine ve ekibine teşekkür ediyorum" dedi. Afet bilinci ve dayanışma vurgusu Program kapsamında Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Deprem ve Afet Yönetim Uzmanı Prof. Dr. Şerif Barış tarafından "Afet Bilinci ve Toplumsal Dayanışma" konulu sunum gerçekleştirildi. Sunumda afetlere hazırlıklı olmanın önemi ve toplumsal dayanışmanın kriz anlarındaki hayati rolü ele alındı. Yoğun katılımla gerçekleşen anlamlı program, ev sahibi Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz tarafından Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve Prof Dr. Şerif Barış’a "Sarsıldık Sarıldık" hatırat takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.