EKONOMİ - 21 Nisan 2025 Pazartesi 18:11

ATB Başkanı Çandır Şubat ayı Tarım-GFE değerlendirdi

A
A
A
ATB Başkanı Çandır Şubat ayı Tarım-GFE değerlendirdi

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Şubat ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Tarım-GFE’nin Şubat ayında aylık yüzde 2,35 arttığını belirten Çandır, bu artışın endeksin ölçülmeye başlandığı 2015 yılından bu yana Şubat ayları ortalaması olan yüzde 1,77’nin oldukça üzerinde gerçekleştiğini ifade etti. Eylül ayından bu yana düşüş eğiliminde olan endeksin, son iki ayda ortalamanın üzerinde artış gösterdiğini belirten Çandır, "Tarım-GFE, Şubat ayında yıllık bazda ise yüzde 28,92 olarak ilan edilmiştir. Bu oran, son 10 yılın Şubat ayı ortalaması olan yüzde 31,12’nin iki puan altındadır. Aylıkta ortalama üstü, yıllıkta ise ortalamanın altında bir artış söz konusudur" dedi.



En yüksek artış veteriner hizmetlerinde


Tarım-GFE’nin alt kalemlerini de değerlendiren Çandır, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında Şubat ayında aylık yüzde 2,40, yıllık ise yüzde 27,49 oranında artış yaşandığını belirtti. Tohumda aylık yüzde 3,78, enerjide yüzde 1,10, gübrede yüzde 2,69, zirai ilaçta yüzde 1,88, veteriner hizmetlerinde yüzde 1,93, yem fiyatlarında yüzde 2,71 ve diğer kalemlerde yüzde 2,19 oranında artış görüldüğünü kaydetti. Yıllık bazda ise tohumda yüzde 47,57, enerjide yüzde 16,07, gübrede yüzde 26,67, ilaçta yüzde 20,65, veteriner hizmetlerinde yüzde 52,51, yem fiyatlarında yüzde 24,67 ve diğer kalemlerde yüzde 43,97 oranında artış yaşandığını ifade eden Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerde ise aylık yüzde 2,02, yıllık yüzde 37,80’lik artış görüldüğünü söyledi. Veteriner hizmetleri kalemindeki yıllık yüzde 52,51’lik artışın dikkat çekici olduğunu belirten Çandır, "Tarım-GFE alt kalemlerindeki düşüş eğilimi Ocak ayı itibarıyla yerini yükselişe bırakmıştır" dedi.



Tarım-ÜFE, aylıkta ortalamanın altında kaldı


TÜİK tarafından açıklanan Tarımsal Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) hakkında da değerlendirmelerde bulunan Çandır, Şubat ayında Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 2,70 artışla son 10 yılın ortalaması olan yüzde 3,56’nın altında kaldığını, yıllık bazda ise yüzde 29,89 artışla 10 yıllık ortalamanın (yüzde 24,71) üzerinde seyrettiğini söyledi. Çandır, "Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim, genel olarak üretici aleyhine gerçekleşmiştir. Ancak Mayıs, Haziran ve Kasım aylarında bu eğilim lehlerine dönmüş, Şubat ayında ise üretici açısından başa baş bir seyir izlenmiştir. Girdi maliyetlerindeki artış üretici fiyatlarını geçtiği için bu durum sürdürülebilirlik açısından dikkatle takip edilmelidir" ifadelerini kullandı.



Tarımda enflasyon imalat sanayinden geride kaldı


Yurt içi ve yurt dışı üretici fiyatlarının da tarımı etkilediğini dile getiren Çandır, yurt dışı üretici enflasyonunun Şubat’ta aylık yüzde 2,05, yıllık yüzde 20,08; yurt içi üretici enflasyonunun ise aylık yüzde 2,12, yıllık yüzde 25,21 olarak açıklandığını aktardı. Gıda kalemindeki üretici fiyatlarının da aylık yüzde 2,33, yıllık yüzde 32,48 arttığını belirten Çandır, "Bu rakamlar tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha yüksek seyrettiğini ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.



TÜFE hala çok yüksek


Tüketici fiyatları tarafına da değinen Çandır, Şubat ayında TÜFE’nin aylık yüzde 2,27, yıllık yüzde 39,05 arttığını hatırlatarak, "Son 20 yılın Şubat ayı ortalaması aylıkta yüzde 1,06, yıllıkta ise yüzde 17,23’tür. Bu da manşet enflasyonun hala oldukça yüksek seyrettiğini göstermektedir" dedi. Gıda enflasyonunun Şubat ayında tüketicide aylık yüzde 3,17, yıllık yüzde 35,11 olarak açıklandığını belirten Çandır, işlenmemiş gıdada bu oranların aylık yüzde 1,40, yıllık yüzde 33,75 olduğunu; yaş meyve ve sebze enflasyonunun ise aylık yüzde 1,21 azalış, yıllık yüzde 40,82 artış gösterdiğini aktardı. Çandır, "Bu veriler, üreticilerin maruz kaldığı enflasyonun üzerinde bir tüketici enflasyonu olduğunu göstermeye devam etmektedir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Nilüfer’de Kardeş Kentler Turnuvası heyecanı başladı Nilüfer Belediyesi’nin bu yıl 24’üncüsünü düzenlediği Nilüfer Uluslararası Spor Şenlikleri kapsamında düzenlediği Kardeş Kentler Turnuvası, Yüzüncüyıl Spor ve Gençlik Merkezi’ndeki ilk maçlarla başladı. Yurt içi ve yurt dışından 8 takımın katıldığı turnuvanın şampiyonu 19 Mayıs’ta belli olacak. Nilüfer Belediyesi tarafından bu yıl 24’üncüsü gerçekleştirilen Nilüfer Uluslararası Spor Şenlikleri, "Kardeş Kentler Turnuvası" ile devam ediyor. Nilüfer’in yurt içi ve yurt dışındaki kardeş kentlerini sporda buluşturan voleybol turnuvasının açılış maçları, Yüzüncüyıl Spor ve Gençlik Merkezi’nde oynandı. Dostluk ve rekabetin bir arada yaşandığı turnuvanın açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de katıldı. Maçları izleyerek sporculara destek veren Başkan Şadi Özdemir, sahaya çıkan takımlara başarılar diledi. İki grup halinde toplam 8 takımın mücadele edeceği turnuvada; ev sahibi Nilüfer Belediyesi’nin yanı sıra Türkiye’den Dinar, Bayramiç ve Hatay belediyelerinin takımları yer alıyor. Yurt dışından ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kosova, Ukraynave Romanya’daki kardeş kentlerden gelen voleybol takımları parkeye çıkıyor. Kardeş Kentler Turnuvası’nda final heyecanı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda yaşanacak. Turnuvanın şampiyonu, Cengiz Göllü Voleybol Salonu’nda oynanacak final maçıyla kupasına kavuşacak.
Bursa Avrupa fırsatları üniversite öğrencileriyle buluştu Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren Bursa AB Bilgi Merkezi, Avrupa Günü kapsamında gençleri Avrupa fırsatlarıyla buluşturdu. Gürsu Belediyesi iş birliğinde Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen "Kampüsten Avrupa’ya: Proje Yolculuğunuz Başlıyor" etkinliğine Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Mudanya Üniversitesi Erasmus Koordinatörü Dr. Fatih Yavuz, Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir ile çok sayıda öğrenci katıldı. Programda Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı başta olmak üzere gençlere yönelik Avrupa fırsatları, proje başvuru süreçleri, proje yazımı, fikir geliştirme ve uluslararası hareketlilik imkanları hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Etkinlikte ayrıca üniversite öğrencisi Furkan Emir de AB projelerine ilişkin deneyimlerini paylaştı. Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Erasmus+ programının öğrenciler ve eğitim kurumları için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, programların daha aktif kullanılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Kesik, "Erasmus+ gerçekten çok kıymetli ve etkisi yüksek bir program. Öğrencilerimizin eğitim hayatları boyunca en az bir kez bu programlardan yararlanmaya çalışmalarını tavsiye ediyorum. Kısa ya da uzun dönemli her deneyim; farklı kültürleri tanıma, yeni insanlarla iletişim kurma ve dünyaya daha geniş bir perspektiften bakma imkanı sağlıyor. Bu noktada üniversitelerin, STK’ların, BTSO gibi güçlü kurumların ve paydaşlarımızın da sunduğu imkanların gençlerimizin uluslararası fırsatlara erişiminde önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum" dedi. Mudanya Üniversitesi Erasmus+ Koordinatörü Fatih Yavuz, etkinliğin hem öğrenciler hem de kurumlar için önemini değerlendirerek, "Üniversite eğitimi tamamlanmadan önce öğrencilerimizin mutlaka Avrupa Birliği projelerinden yararlanmasının, yurt dışı deneyimi kazanmasının ve uluslararası bir bakış açısı geliştirmesinin çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu tür programlar, gençlerimizin yalnızca akademik gelişimine değil aynı zamanda kişisel gelişimine, özgüvenine ve uluslararası network oluşturmasına önemli katkılar sağlıyor. Bu program kapsamında yalnızca öğrencilerimize yönelik hareketlilik imkanlarını değil; aynı zamanda kurumlarımızın farklı faaliyet alanlarında yararlanabiliyor. Proje süreçlerinin tüm öğrencilerimiz için verimli ve ilham verici bir rehber olmasını temenni ediyorum" dedi. Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir, "Gençlik Fırsatları" başlıklı sunumunda öğrencilere Erasmus+, Avrupa Dayanışma Programı, gençlik değişimleri ve staj imkanları gibi Avrupa fırsatları hakkında bilgiler aktardı. Gençlerin Avrupa projelerine hangi yollarla dahil olabilecekleri, proje fikirlerini nasıl geliştirebilecekleri ve başvuru süreçlerinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konularına değinen Demir, "Avrupa Birliği programları, gençlere uluslararası hareketlilik imkanı sunmanın dışında onları günümüz dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren proje fikirleri geliştirmeye de teşvik ediyor. Proje süreçlerine erken dönemde dahil olan gençler hem kişisel gelişimleri hem de kariyer yolculukları açısından büyük kazanım sağlıyor. diye konuştu. 2021-2027 döneminde Avrupa Birliği proje programlarının dört temel önceliğinin öne çıktığını belirten Demir, "Bugün Avrupa Birliği projelerinde dijital kapsayıcılık ve dijital dönüşüm, dahil etme ve çeşitlilik, çevre ve sürdürülebilirlik ile demokratik yaşama katılım başlıkları önemli bir çerçeve oluşturuyor. Bu alanlarda doğru kurgulanmış her proje fikri, gençler için yeni bir deneyim, güçlü bir iş ağı ve Avrupa ile daha yakın temas kurma konusunda öncelik anlamına geliyor" ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği projelerine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşan üniversite öğrencisi Furkan Emir, bugüne kadar çeşitli projeler hazırladıklarını, hibe desteği aldıklarını ve bu desteklerle farklı çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Emir, özellikle yeşil gelecek, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm odağında projeler geliştirdiklerini belirterek, "Okul öncesi dönemden lise çağına kadar farklı yaş gruplarındaki çocuk ve gençlere yönelik eğitimler düzenledik. Çeşitli firmalarla ve fabrikalarla görüşmeler gerçekleştirdik. Fabrikalardan çıkan atıkların nasıl değerlendirilebileceği, bu ürünlerin nasıl geri dönüştürülebileceği ve yeniden kullanılabileceği konusunda çocuklarla birlikte uygulamalı çalışmalar yaptık. Bu süreçte uluslararası anlamda hem güçlü bir iletişim ağı oluşturduk hem de yeni fırsatların kapısını araladık" dedi.
Bilecik İstasyon ve Orhangazi mahallelerine iki güzel proje Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Orhangazi Mahallesi Park ve Mesire Alanı ile Karasu Yürüyüş Yolu adında iki önemli projeyi kazandırmaya çalıştıklarını söyledi. Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı İstasyon Mahallesi ve Orhangazi Mahallesi’nde yapım çalışmaları devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Beraberinde başkan yardımcıları ve ilgili birim çalışanlarının olduğu incelemelerde Başkan Subaşı, çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldı. Bölgeye Orhangazi Mahallesi Park ve Mesire Alanı ile Karasu Yürüyüş Yolu adında iki önemli projeyi kazandırmaya çalıştıklarını kaydeden Başkan Subaşı, "Buradaki yıllarca atıl halde bulunan alanın maalesef kimseye faydası yoktu. Bizler de burada kapsamlı bir çalışma başlattık. Buradaki çalışmalar tamamlandığında bu bölge cıvıl cıvıl olacak. Ayrıca Bileciklileri niçin buradaki güzelliklerden faydalandırmayalım diye düşündük. Çalışmamız tamamlanınca burası çok güzel olacak" dedi. "Karasu yürüyüş alanını en güzel şekilde hizmete açacağız" İncelemeleri kapsamında İstasyon Mahallesi’nde yürütülen Karasu Yürüyüş Alanı çalışmasındaki son durumu da kontrol eden Başkan Subaşı, "Soğuksu Parkı’ndan başlıyoruz. Orada bir duraklama alanı. İnsanların ailesiyle birlikte vakit geçirebilecekleri bir alan. Bunun yanında çayını, kahvesini ve diğer ikramlarını içebileceği bir alanı yeniden oluşturuyoruz. Vatandaşlarımızı bu proje kapsamında 1.5 kilometrelik bir yürüyüş alanı sunuyoruz. Suyun sesi eşliğinde ara ara da oturma bankları koyacağız. Bu çalışmayla burasını da hareketlendirmiş olacağız" ifadelerini kullandı.