EĞİTİM - 29 Mayıs 2025 Perşembe 11:53

AÜ 60+ Tazelenme Üniversitesinde mezuniyet sevinci

A
A
A
AÜ 60+ Tazelenme Üniversitesinde mezuniyet sevinci

Türkiye’nin öncü sosyal sorumluluk projesi Akdeniz Üniversitesi 60+ Tazelenme Üniversitesinin 107 lisans öğrencisi mezun olurken, bu yıl ilk kez 101 yüksek lisans öğrencisi de mezuniyet sevinci yaşadı. Törende Rektör Özkan, okuldan ayrılmak istemeyen öğrencilere doktora programının sözünü verdi.



İlk yüksek lisans mezunları


Tören, Dr. Öğr. Üyesi Ikuko Murakami’nin yönettiği, Tazelenme Üniversitesinin Japonca dersi öğrencilerinden oluşan koronun Japon ezgilerini sunduğu müzik dinletisiyle başladı.Törenin açılış konuşmasını yapan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Bu yıl 60 artı Tazelenme Üniversitesi’nin dördüncü dönem mezunlarını uğurlarken bir ilk olarak 101 yüksek lisans öğrencisini de mezun etmenin gururunu yaşadıklarını söyledi. Öğrencileri azminden dolayı tebrik eden Rektör Özkan "Tazelenme Üniversitesinin kıymetli mezunları sizler yalnızca birer öğrenci değil, aynı zamanda birer öncüsünüz. Öğrenmenin hiçbir zaman sonra ermediğine yeni başlangıçta her yaşta mümkün olduğunu hepinize gösteriyorsunuz. Bu örnek tavrınız yalnızca sizin değil, gelecek kuşakların da hayatında büyük bir iz bırakıyor. Hepimizi gönülden tebrik ediyorum" dedi.



"Bizi sınıfta bırakın"


Tazelenme Üniversitesinden ayrılmak istemeyen öğrencilerin talebiyle yüksek lisans programının doğduğunu ifade eden Rektör Özkan üniversiteden kopmak istemeyen öğrencilerin ‘hocam bizi sınıfta bırakın’ talebinden doğan yüksek lisans programının sağlık okuryazarlığı, dijital okuryazarlık gibi uygulamalı eğitimlerle güçlendirildiğinden bahsederek; "Teorik bilginin yanında pratik uygulamaların saha stajlarına kadar öğrencilerimiz eğitimin gerçek anlamda hayatla buluştuğunu gösterdiler. Tüm bu emekler, gelecekte daha dinamik, verimli ve sağlıklı yaş almanın adımlarıdır." diye konuştu.



Tazelenme öğrencilerine doktora programı sözü


Törende Tazelenme Yüksek Lisans öğrencisi Gülsüm Atalay’ın dile getirdiği Doktora programı isteğine yanıt veren Rektör Özkan, "Doktora programı için elimden geleni yapacağıma söz veriyorum. Çünkü bu kadar çok öğrenme coşkusu ve azmi varken bunu yapmamak mümkün olabilir mi. Umarım rektörlük döneminde bu bana nasip olur hocalarımla. İsmail hocamla da konuştum, elimden geleni yapacağıma söz veriyorum. Diplomaya yetişemem belki 4 yılın sonunda diploma alınıyor ama inşallah başlangıcını beraber yaparız." diye konuştu.



Taze öğrencilerin coşkusu hayran bıraktı


Bugün sadece mezuniyeti değil cesareti, kararlılığı, öğrenme tutkusunu kutladıklarını ifade eden Rektör Özkan, tazelenme öğrencilerinin istiklal marşı okunurken gösterdikleri coşkuya hayran olduğunu dile getirerek; "Ben tebrik ediyorum sizi. Bayrağımıza Atatürk’ümüze ve Ülkemize olan sevdanızdan dolayı. Çünkü siz dünyanın acılarını, insanlığın duygularını çok iyi hissediyorsunuz. Ancak her geçen nesilde bunun daha çok azaldığını görmek beni üzüyor. Umuyorum o coşkuyu yakalarız. Çünkü o coşku insanın hayatında ruhunu geliştiren, insanın işini daha iyi yapmasını sağlayan bir şey. İnsanoğlu evrimleştikçe zeka olarak daha üst basamaklara çıkıyor ama duygu olarak geriye gidiyoruz. Materyalist oluyoruz. Umuyorum sizlerden alacağımız dersle bunların üstesinden geliriz." şeklinde konuştu.



Yeni projeler hazırlanıyor


Yaşlanan nüfusun her geçen gün arttığına dikkat çeken Rektör Özkan, "2050 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık 2 milyarının 60 yaş üzerinde olması bekleniyor. Bu tablo bir fırsat ancak toplumda bu algı oturursa, devlet politikası haline gelirse, biz gerçekten yaşlılarımıza her anlamda maddi manevi destek olabilirsek eğer biz bu nesli kazanırız. Ve o bilgelik, o olgunluk ve o coşku çok kıymetli. Bu anlamda dün Vali beyle bir toplantı yaptık. Uyuşturucuyla ilgili çok ciddi bir sorunumuz var maalesef. Daha Amerika, Avrupa kadar kötü durumda değiliz ancak hızla ilerliyoruz. Bu konuda bir şey yapmamız gerekiyor. Yaşlılık konusunda da böyle. Bunun için de bazı projelerimiz var. Umuyorum bunu da hep beraber hayata geçiririz." şeklinde konuştu.



Akdeniz Üniversitesinden doğdu Türkiye’ye yayılıyor


Akdeniz Üniversitesinden doğan ve Türkiye’de 25 üniversiteye yayılan Tazelenme Üniversitesinin devlet politikası haline gelmesi gerektiğine vurgu yapan Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Galip Sökmen "Şu anda Antalya Huzurevi 150 kişilik kapasiteli. 100 kişilik kapasitesi bakım yaşları için, 50 kişilik kapasitesi de sağlıklı yaşlarımız için hizmet vermektedir. Ama maalesef sırada bekleyen 300’ün üzerinde yaşlımız var. Alanya Huzurevimiz 88 kapasiteli sağlıklı yaşlılar için hizmet veren bir kuruluşumuz. 150’nin üzerinde de orada bekleyen yaşlılarımız var. Bu yüzden tazelenme üniversiteleri artık devlet politikası haline gelmeli ve bakım sigortası bir an önce başlatılmalı" dedi.


Üniversiteyle hayata geçirdikleri bir protokol ile Türkiye’de yine bir ilke imza atacaklarını belirten İl Müdürü Galip Sökmen "Biz yine Türkiye’de bir ilki yaptık. Rektör hocamıza madde kullanan çocuklarımız olduğunu arz ettim. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi ile bir protokol yaptık. Protokolü imzaladık henüz sahada çalışmaya başlayamadık. O da çok güzel olacak. Üniversitemizdeki hocalarımız bizim kuruluşumuzdaki çocuklara müsait oldukları zaman gelip orada almış oldukları maddeden kurtulma yollarını anlatacak. Türkiye’de iddia ediyorum bu proje de dalga dalga yayılacak. Bakanlıktan çok olumlu dönüşler geldi. Ben bu vesileyle Rektörümüze bir kez daha şükranlarıma arz ediyorum" diye konuştu.



Tazelenme kampüslerine yenilerini eklemek zorundayız


Bugün Türkiye’de her on kişiden birinin 65 yaş ve üstü grubunun üyesi olduğunu söyleyen Tazelenme Üniversitesi Kurucusu Prof. Dr. İsmail Tufan ise, "Ülkemizde son günlerde özellikle TÜİK rakamlarının açıklanmasından sonra yaşlanma ve yaşlılık olgusu çok önemli ve üstünde durulması gereken bir durum olarak algılanıyor. 25 yıldan bugüne kadar Akdeniz Üniversitesinin Gerontoloji bölümünün ortaya koyduğu çabalar hiç şüphesiz ki bu sürece büyük katkı sağladı. Bugün ülkemizde her 10 kişiden birinin 65 yaş ve üstü grubunun üyesi olduğu bir toplumunuz ortaya çıktı. Ancak kaygılanmamıza gerek yok. Hep birlikte bu sorunu aşacağımıza inanıyorum ve Tazelenme Üniversitesi de aslında ülkemizde ortaya konulan çok önemli örneklerden biridir. Ülkemizin batısından doğusuna kadar birçok Tazelenme Üniversitesi kampüsleri var. Ancak yaşlanan toplum için gerekli ama yeterli olmayan bu girişimlere yenilerini eklemek zorundayız." diye konuştu.



Bakım sigortası hayata geçmeli


15 Haziran Yaşlılara Yönelik Şiddet ve Yaşlı İhmali Farkındalık Gününe de dikkat çeken Prof. Dr. Tufan "Yaşlılığı yaşamın anlamlı bir evresine dönüştürebileceğimizi ve buna olan inancımızı yineleyebiliriz ama 4 duvar arasına sıkışmış ağır hasta bakıma muhtaç yaşların durumunu göz ardı edemeyiz. Hepimizin bu konuda bilinç sahibi olması gerekiyor. Hiç şüphesiz ki burada sosyal güvenlik sistemimize çok büyük iş düşüyor. Özellikle gelişmiş ülkelerin hayata geçirdikleri ki bunun içerisinde Japonya’da var bakım sigortasının ülkemizde gelecek yıllarda hayata geçeceğini biliyoruz ve bununla ilgili de çok mutluyuz." dedi.



"Bilimsel bilgi üreten bir platform"


Bilimsel temellere dayanan gönüllülük esasıyla gelişen ve insan merkezli bir yaklaşımı temsil eden 60 artı Tazelenme Üniversitesinin ilk kez Akdeniz Üniversitesi çatısı altında hayata geçirildiğini buradan Türkiye’nin dört bir yanına umut ve ilham taşıyarak yaygınlaştığını ifade eden Yaşlılık Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü (YAÇUMER) Prof. Dr. Gülüşan Özgün Başıbüyük de bugün Tazelenme Üniversitesinin ülke genelinde 25 üniversitede yer aldığını söyledi. Bu oluşumun yalnızca bir sosyal sorumluluk projesi olarak değerlendirmenin yetersiz olacağını belirten Prof. Dr. Gülüşan Özgün Başıbüyük "Tazelenme Üniversitesi aynı anda üniversitemizin Araştırma Üniversitesi olma hedefi doğrultusunda özgün ve somut bir adımını temsil etmektedir. Bu yapı yalnızca eğitim değil, aynı zamanda bilimsel bilgi üreten bir platforma dönüşmüştür." şeklinde konuştu.



Öğrencilerden doktora programı talebi


Törende Tazelenme Üniversitesinin en yaş almış lisans öğrencisi 84 yaşındaki Fizik Yüksek Mühendisi Ahmet Lütfu Gökalp ve Yüksek Lisans öğrencisi emekli sınıf öğretmeni Gülsüm Atalay da birer konuşma yaptı. Üniversite ortamında olmanın kuşaklararası etkileşimin önemini öğrettiği bu sürecin kendilerine çok şey kattığını söyleyen Yüksek Lisans öğrencisi Gülsüm Atalay, konuşmasının sonunda "Sayın Rektörümüzden tüm arkadaşlarım adına doktora yapmamız için de bizlere imkân sağlayacağını umuyoruz." ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından mezun olan öğrencilere belge takdimi gerçekleştirildi.


Akdeniz Üniversitesi 60+ Tazelenme Üniversitesinde dördüncü dönem mezuniyet töreni geniş katılımla gerçekleştirildi. Atatürk Konferans Salonunda düzenlenen mezuniyet törenine Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Prof. Dr. Cengiz Toker, Prof. Dr. Şükrü Özen, Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Galip Sökmen, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aygen Yılmaz, Tazelenme Üniversitesi Kurucusu Prof. Dr. İsmail Tufan, Yaşlılık Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü (YAÇUMER) Prof. Dr. Gülüşan Özgün Başıbüyük, öğretim üyeleri, çok sayıda öğrenci ile yakınları katıldı.



AÜ 60+ Tazelenme Üniversitesinde mezuniyet sevinci

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Etkin pişmanlık ifadesi veren Özkan Yalım: "Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım" Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, "Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" dedi. Görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Yalım ifadesinde, "Ben etkin pişmanlık kapsamında samimi bir şekilde ikrarda bulunmak istiyorum. İfademi özel müdafilerim eşliğinde vereceğim. Detaylı şekilde anlatacağım üzere kamu zararı oluşturacak şekilde belediye kaynaklarını şahsi iş ve ilişkilerimde kullandığım için pişmanım, oluşan zararı gidereceğime söz veriyorum" diye konuştu. "2 futbolcunun eşini belediyede kadrolu personel olarak göstererek ödeme yapılmasına yardımcı oldum" Uşakspor’da oynayan 10 futbolcunun belli dönemlerde belediye kadrosunda işçi gösterildiğini söyleyen Yalım, şunları kaydetti: "Uşakspor kadrosuna dahil futbolcuların ödemelerine yardımcı olmak maksadıyla hatırladığım kadarıyla 24 futbolcudan 10 tanesini belli dönemlerde belediyede işçi kadrosunda göstererek buradan maaş almalarını ve alınan bu maaşın kendilerine ödenmesi gereken maaştan eksik kalan kısmına mahsup edilmesini sağladım. Yine hatırladığım kadarıyla 2 futbolcunun eşini de aynı şekilde belediyede kadrolu personel olarak göstererek ödeme yapılmasına yardımcı oldum. Bunlardan bir tanesi fiilen belediyede bir süre çalıştı ancak diğeri herhangi bir şekilde fiilen çalışmadı. Uşak’ta bulunan amatör basketbol takımı ‘İlkler Şehri’ isimli basketbol takımına destek olarak belediyenin bütçesinden yaklaşık 3-4 ay boyunca her ay 1 milyon 400 lira olacak şekilde para yardımında bulunuldu. Bu aylık ödenen 1milyon 400 bin liranın, 400 bin lirası basketbol takımı için kullanıldı ancak aylık ödenen paranın yaklaşık 1 milyon lirası Uşakspor futbolcularına kalan ödemelerine mahsup olacak şekilde ödendi. Uşakspor bir anonim şirket yapılanmasına sahiptir, yönetim kurulunda Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, o dönemde sonrasında özel kalem müdürü görevine getirilen Hasan Doğukan Kurnaz, Meclis Üyesi Özhan Özgöbek, Necati Köksal, Meclis Üyesi Akif Şanlı ve yine Meclis Üyesi Yüksel Doğan isimli şahıslar bulunmaktadır." Uşakspor’da oynayan futbolcuların maaşlarını şahsi olarak ödediği için Uşakspor’dan bağış olarak toplanan paraları alarak kendi şirketindeki çalışanlarına maaş olarak ödediğini ifade eden Yalım, "Bu paralar Uşakspor’a bağış adı altında gelen nakit paralardır. Ancak daha önce şahsi hesabımdan çekerek elden nakit olarak yapmış olduğum ödemelerden kalan alacağımı gelen bu bağışlar arasından bir bölümünü alıyordum. Bunları da yine kendi şirketim olan Yalım Garden çalışanlarına ödenmek üzere kullanmış olabilirim. Bazı dönemlerde şahsi şirketim olan Yalımlar şirketine ait SGK ödemelerinde param olmadığı için sıkıştığım durumlarda bunları Uşakspor’a bağış olarak gelen paralar içerisinde daha önceden olan alacaklarıma mahsup olacak şekilde alarak kendi hesaplarıma yatırttığım ve bununla şirketime ait sigorta borçlarını ödediğim de olmuştur" şeklinde konuştu. Belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerden bahseden Yalım, "Metin Çekçek isimli şahıs Uşak’ta tekstil alanında faaliyet gösteren varlıklı bir iş adamıdır ve daha öncesinde de Uşak Belediyesine birçok yardımda bulunmuştur. Soruşturmaya konu belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerin yakınlarında bulunan arazileri öncesinde satın alan Osman Nuri Vardı ve Adem Tuğrul Kaya isimli şahıslar bana ulaşarak ihale gerçekleşmediği için arazileri aldıkları fiyattan geri satmak istediklerini ilettiler. Ben bu arazileri şahsım adına satın almaya karar verdim ancak o dönemde yeteri kadar param olmadığı için Metin Çekçek isimli şahıstan 2025 yılı Eylül aylarında 130.000 dolar borç para aldım. Bu parayı Metin Çekçek’in kardeşi olan Çetin Çekçek’e ait Uşak’ta bulunan iş yerinde battaniyeye sarılı şekilde dolar olarak aldım. Çetin Çekçek bana yanlış anlaşılma ihtimaline binaen parayı battaniye içerisine sararak, sıfır bir battaniye poşetinin içerisine sıkıştırarak teslim etti. Ben de kendisine kendi düzenlediğim, imzalı ve borç olarak aldığıma dair beyanımı içeren kağıdı teslim ettim. Bu evrak Çetin Çekçek isimli şahıstadır" ifadelerini kullandı. "Ebru Yurtuluğ isimli şahısla yaklaşık 2-3 ay süren bir gönül ilişkim oldu" Ebru Yurtuluğ ile olan ilişkisini anlatan Yalım, "Ebru Yurtuluğ isimli şahısla yaklaşık 2-3 ay süren bir gönül ilişkim oldu. Kendisi Uşak Belediyesinde yaklaşık 3 ay çalıştı. Ben Ankara’dan Uşak’a dönerek belediye başkanı olduktan sonra Ebru Yurtuluğ belediyede işe başladı ve özel kalemde sekreter olarak çalışıyordu. Gönül ilişkimiz olduğu dönemde kendisiyle ortak kalma niyetiyle Safir Sitesinde bir daire satın aldım ve bu dairenin yüzde 50 hissesi bana, yüzde 50 hissesi Ebru Yurtuluğ adına tapuda kayıtlı olacak şekilde düzenlendi. Ancak bu dairede ikimiz de hiç yaşamadık. Dairenin parasını ben şahsi hesabımdan ödedim" dedi. Belediye parası ile eve aldığı halılardan pişman olduğunu ve karşılamak istediğini söyleyen Yalım, "Uşak’ta bulunan ve belediye iştiraki olan ‘Dokur Evi’ isimli şirketten bu daireye 4 adet halı gönderilmesi talimatı verdim. Şoförüm Murat Altınkaya’yı Dokur Evi’ne göndererek halıları teslim almasını ve Safir Sitesindeki eve götürmesini söyledim. Murat Altınkaya halıları alarak eve götürdü ve halılar bu eve serildi. Bu halıların teslim alındığına dair hatırladığım kadarıyla herhangi bir evrak imzalamadım. Belediyeye ait Dokur Evi’nde dokunan halılar el dokuması olup Uşak’a özgü halılardır ve metrekaresinin yaklaşık 5 bin lira civarında olduğunu hatırlıyorum. Bundan dolayı pişmanım ve meydana gelen zararı ödemek isterim" diye konuştu. Şahsi işleri için kullandığı kamu kaynaklarından bahseden ve pişman olduğunu ifade eden Yalım, şunları kaydetti: "Şahsıma ait Ankara Celal Bayar Plaza’da çocuklarım adına kayıtlı bir ofis bulunmakta ve bu ofiste bazı beyaz eşyalar ile mobilyalar yer almaktaydı. Ofis kiralandıktan sonra bu eşyaların kullanılmayacağı için Uşak’a getirilmesi gerekiyordu. Uşak Belediyesi adına Devlet Malzeme Ofisi’nden 4 adet araç satın alındı ve bu araçlar Ankara’da teslim alındı. Araçların Uşak’a getirilmesi süreci ile eşyaların taşınma sürecini aynı döneme denk getirerek araçların boş gelmemesi için bu şekilde bir düzenleme yaptık. Eşyaların yükleme ve indirme işlemlerini şoförüm Murat Altınkaya ve yanında bulunan belediye personelleri yaptı. Bu eşyalar hatırladığım kadarıyla 2 seferde Uşak’taki otelime taşındı. Yine İzmir’de bulunan ve oğlumun öğrencilik döneminde kullandığı evdeki eşyalar boşta olduğu için Uşakspor teknik direktörü Ergün Pembe’nin kullanması amacıyla Uşak’taki evime getirilmesi talimatını verdim. Şoförüm Murat Altınkaya ve belediye personelleri Uşak Belediyesine ait 2 araçla İzmir’e giderek eşyaları alıp Uşak’taki eve yerleştirdiler. Ancak Ergün Pembe bu evi fiilen hiç kullanmadı. Her iki olayda da belediye araçları ve personelleri kullanıldığı için oluşan kamu zararını gidermek isterim." "Belediyeye ait araçların eşimin şahsi işlerinde kullanıldığı doğrudur" Belediyeye ait araçların eşinin şahsi işlerinde kullandığını belirten Yalım, "Uşak’ta bulunan Bayram Reklam isimli firma belediye adına daha önce farklı tarihlerde ihaleler almış bir firmadır. 2025 yılı içerisinde ‘satarız.com’ isimli firmanın yüzde 30 hissesini oğlum Özhan Yalım adına satın aldım. Şahsıma ait bilboardlarda Bayram Reklam aracılığıyla bu firmanın reklamlarının yapıldığı doğrudur ancak bu reklamların ödemeleri şahsi şirketim tarafından yapılmıştır. Uşak Belediyesi adına kayıtlı çeşitli araçların eşim ve küçük oğlum Anıl’ın şahsi kullanımlarına tahsis edildiği doğrudur. Ayrıca 18 yaşından küçük oğlum Anıl Yiğithan belediyeye ait Vito marka araçla şahsıma ait Çeşme’de bulunan yazlığa götürülüp getirilmiştir. Belediyeye ait araçların eşimin şahsi işlerinde kullanıldığı da doğrudur. Bu durumlardan doğan kamu zararını ödemek isterim" sözlerini söyledi. "Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın dönüşüm işlemlerinin bedellerinin Uşak Belediyesi tarafından ödendiğini açıklayan Özkan Yalım, şunları kaydetti: "Uşak Belediyesi bünyesinde şahsım adına kullanılmak üzere Ankara’dan satın alınan V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri İstanbul’da Dizayn Oto tarafından yapılmıştır. Aynı şekilde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri de aynı firma tarafından yapılmış ve her iki aracın dönüşüm bedelleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir. Bu süreçte her iki aracın VIP dönüşüm faturalarının tek fatura olarak düzenlenerek Uşak Belediyesi Sosyal Tesisleri Şirketi tarafından ödendiğini biliyorum. Uşak Belediyesine ait araç için yaklaşık 25 bin Euro + KDV, Özgür Özel’in kullanımına tahsisli araç için ise yaklaşık 170 bin Euro + KDV ödeme yapıldığını hatırlıyorum. Bu işlemlerden dolayı pişmanım ve oluşan kamu zararını gidermek istiyorum. Benim Uşak’ta bulunan Yalım Garden Otelimde CHP milletvekilleri ve genel başkan yardımcıları zaman zaman konaklamaktadır ancak bu kişilerden ücret alınmadığı için otel kaydı açılmamakta ve emniyete bildirim yapılmamaktadır. Gelen misafirler bazen konaklamakta, bazen kısa süreli kullanım için odaları kullanmaktadır. Özgür Özel de geçmişten gelen tanışıklığımız nedeniyle yaklaşık 7-8 kez otelde konaklamıştır." "CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim" 2023 CHP Kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılması için Özel’e 1 milyon 200 bin lira nakit para verdiğini söyleyen Yalım, "Eski Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ile Özgür Özel’in geçmişte otelin restoranında birlikte yemek yedikleri doğrudur ancak aralarında bir ilişki olup olmadığına dair kesin bir bilgim yoktur. Ayrıca pandemi döneminde Özgür Özel’in talebi üzerine Volkswagen bayisiyle görüşerek Taigo model bir aracı babası adına ayırttım ve fiyat farkı olan yaklaşık 180 bin lirayı kendi hesabımdan ödedim. Ayrıca 2022 yılında Özgür Özel’in ailesine hediye çantalar gönderdim ve kendisine de bir saat hediye ettim. 2023 yılı sonunda CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özgür Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim. Bu paranın 200 bin lirasını Manisa’daki evine bıraktım, 1 milyon lirayı ise Denizli’de yakın arkadaşı Demirkan isimli şahsa teslim ettim" sözlerini söyledi. Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahiplerinin Uşakspor’a bağış yapmak istediğini ifade eden Yalım, "Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahipleri Uşakspor’a bağış yapmak istediklerini ilettiler. Bu süreçte bazı kişilerden araç alımı için borç aldım ve işletme sahiplerinin Uşakspor’a düzenli bağış yapacaklarını öğrendim. Bu konuların ifadelerde geçen hususlarla ilgili olduğunu düşünüyorum. Gözaltına alındığım gün Seher Akay’ın üzerinde bulunan telefon bana aittir. Telefonu belediyeye götürmesi için kendisine vermiştim ve kendisinin herhangi bir suç kastı yoktur. Ali Rıza Demir isimli şahsın belediyeye verdiği 1 milyon 500 bin lira tutarındaki çekin futbolcu tarafından kabul edilmemesi üzerine bu çeki bozdurarak parasını şahsi işlerimde kullanmış olabilirim" dedi. "Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım" Etkin pişmanlık kapsamında bildiği her şeyi anlattığını ifade eden Yalım, "Ebru Yurtuluğ’un evinde ele geçirilen belediyeye ait bilgisayarı kendisine hediye etmedim. Görevden ayrıldıktan sonra iade etmemiş olabileceğini düşünüyorum. Cezaevinde tarafıma CHP genel merkezinden gelen mektup sonrası savunma süresi verilmeden partiden ihraç edildiğimi öğrendim. Daha önce istifa dilekçesi verdiğim halde dikkate alınmadığını düşünüyorum. Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" diye konuştu. Yalım’ın avukatları ise, "Müvekkilimizin beyanlarına aynen katılıyoruz. Müvekkil tüm bildiklerini açık ve doğru şekilde anlatmıştır, deliller toplanmıştır, karartılacak delil yoktur. Tutuklama gerektiren bir durum bulunmamaktadır, öncelikle tahliyesini, aksi halde adli kontrol uygulanmasını talep ediyoruz" dedi.
İstanbul Interpol-Europol’ün ‘en çok arananlar’ listesinde bulunan şüpheli yakalandı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Antalya Emniyet Müdürlüğü ve MİT ile ortaklaşa düzenlediği operasyonda, ‘Difüzyon Mesajı ile Cinayet’ suçundan Interpol-Europol en çok arananlar listesinde bulunan şüpheli Antalya’nın Alanya ilçesinde yakalandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesiyle Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Antalya Emniyet Müdürlüğü, İnterpol-Europol tarafından ‘en çok aranan’lar listesinde bulunan Tunahan Çetkin (29) isimli şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Çalışmada, Europol tarafından hakkında "Difüzyon Mesajı ile Cinayet" suçundan aranma kaydı bulunan Çetkin’in bulunduğu adres tespit edildi. Şüphelinin Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunduğu adrese operasyon düzenlendi. Yapılan operasyonda şüpheli Tunahan Çetkin yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliye yönelik yapılan sorgulamada, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından kaydı olduğu tespit edildi. Ayrıca şahsa yönelik yapılan araştırmalarda, bir mesajlaşma uygulaması üzerinden eylem hazırlıkları yaptığı ortaya çıktı. Şüphelinin, Interpol-Europol tarafından yayınlanan en çok arananlar listesinin başında yer aldığı tespit edildi.