ÇEVRE - 28 Eylül 2025 Pazar 09:57

Bahçeyi kurarken alay konusu oldular, şimdi 10 ton ürünün tamamını yurt dışına veriyorlar

A
A
A
Bahçeyi kurarken alay konusu oldular, şimdi 10 ton ürünün tamamını yurt dışına veriyorlar

Tarımda sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği üzerine çalışan girişimci Esra Hurmeydan, kuraklığa dayanıklı ve bakım istemeyen dikenli incirle Türkiye’nin ilk tescilli dikenli incir bahçesini kurdu. Hurmeydan, "İlk bahçeyi kurduğumuz dönemlerde çevremizdeki insanlar, eşimiz dostumuz ’o kadar düz araziye neden bunu dikiyorsunuz’ diye bize serzenişte bulundular. Hatta bazen de alay konusu olduk. Halbuki işin rengi öyle değil. Gerçekten tatlı su kaynaklarımız tükeniyor ve bitki beslemenin yüksek olduğu bir dönemde gerçekten böyle bir bitki yetiştirmenin ne kadar faydalı ve kıymetli olduğunu sonradan gördükçe anladılar. Bu sene 10 tona yakın ürün aldık, hepsini ihraç ettik" dedi.


Girişimci Esra Hurmeydan, uzun bir araştırma ve seleksiyon sürecinin ardından Türkiye’nin ilk düzenli dikenli incir bahçesini kurduklarını vurgulayarak, "3 yıl boyunca çeşitlerini inceledik, Doğu ve Batı Akdeniz’den örnekler topladık. Yaklaşık 6-7 yıl önce bahçeyi kurduk ve 28 Şubat’ta Türkiye’nin ilk tescilli dikenli incir ‘Alfa’sının tescilini aldık. Bu süreç 3 yıl sürdü. İlk bahçeyi kurduğumuz dönemlerde çevremizdeki insanlar, eşimiz dostumuz bu bölgedeki insanlar, o kadar düz araziye neden bunu dikiyorsunuz diye bize serzenişte bulundular. Hatta bazen de alay konusu olduk. Halbuki işin rengi öyle değil. Gerçekten tatlı su kaynaklarımız tükeniyor ve bitki beslemenin yüksek olduğu bir dönemde gerçekten böyle bir bitki yetiştirmenin ne kadar faydalı ve kıymetli olduğunu sonradan gördükçe anladılar. Benim bahçem şuanda bir bölümü 7 yaşında bir bölümü 6 yaşında diğerleri 4 yaşında. Şuan da biz bu sene 10 tona yakın ürün aldık. Hepsini ihraç ettik. Şimdi diyeceksiniz ki bu doğada da yetişiyor. Evet doğada da yetişiyor. Doğada yetiştiği için biz bunu aldık ve seleksiyon çalışması yaptık. Düzgün bahçe yapıldığında düzenli bahçe kurulduğunda ki bu Türkiye’nin ilk düzenli bahçesidir. Böyle bir bahçe yok zaten. Çünkü meyve kalitesi aynı olması gerekiyor, ihraç yaparken işlenirken devamlılığının ve sürekliliğinin olması gerekiyor. O yüzden toplama işlemenin kolay olması gerekiyor. Bakımı olurken daha kolay olması gerekiyor. İçerde hareket ederken meyve toplandığında petleri keserken hareket kabiliyetinin araçların daha olması gerektiği için düzenli bahçe olması gerekiyor" dedi.



"10 tona yakın ürün aldık, hepsini ihraç ettik"


Bahçenin bir bölümünün 7, bir bölümünün 6, diğerlerinin ise 4 yaşında olduğunu belirten Hurmeydan, bu yılki hasat hakkında, "Bu sene 10 tona yakın ürün aldık ve hepsini ihraç ettik. İhracata verdiğimiz firmalar meyvelerin biriks değerinin ve kalitesinin çok iyi olduğunu söyledi. Hiçbir kimyasal ilaç kullanmaya gerek duymadık" şeklinde konuştu.



"Dikenli incir yurt dışında çok değerli"


Dikenli incirin dünya genelinde farklı şekillerde değerlendirildiğine dikkat çeken Hurmeydan, "Yurt dışında sadece meyvesi değil, yaprakları da tüketiliyor. Marmelat, reçel yapılıyor; yaprakları kızartılıp et yemeklerinin yanında garnitür olarak sunuluyor. Jeli sağlık açısından kıymetli, çekirdekleri antioksidan. Meksika, yapraklarından organik deri üretiyor. Etna Yanardağı çevresinde lavları durdurmak için dikenli incir dikilmiş. Hayvan yemi olarak da dünya literatüründe yer alıyor. Kurak ülkeler yeşil ot bulamayınca yapraklarını doğrayarak hayvanlara veriyor" diye konuştu.



"Türkiye’de yaygınlaşmalı"


Türkiye’de dikenli incirin yeterince tanınmadığını vurgulayan Hurmeydan, bu bitkinin önemine dikkat çekerek, "Kaynanadili, Hint inciri, Hint yemişi, Trenk yemişi olarak biliniyor ama kıymeti bilinmiyor. Tarım Bakanlığı’nın verilerine göre Akdeniz’de tatlı su kaynakları çekiliyor, çöl sıcakları yaşanıyor. Biz su vermiyoruz, kendi öz suyuyla bu halde. Bu yüzden Türkiye genelinde yaygınlaşmasını istiyorum" dedi.



"Devletten destek bekliyoruz"


Dikenli incirin hayvancılığa da büyük katkı sağlayacağını belirten Hurmeydan, "Ekilmeyen araziler için devletin kiralama politikası var. İnsanlar su kıtlığı ve maliyetler nedeniyle ekim yapamıyor. Bu bitkinin maliyeti yok. Düzenli bahçeler kurulursa insanlar emek harcamadan gelir elde edebilir. Geleceğin meyvesi ve bitkisi olduğuna inanıyorum. Devletten bu konuda destek bekliyoruz. Türkiye’nin ilk düzenli bahçesini kuran ve ilk tescilini alan kişi olarak herkesin gelip bahçemizi görmesini ve bilgi almasını rica ediyorum" ifadelerini kullandı.



Bahçeyi kurarken alay konusu oldular, şimdi 10 ton ürünün tamamını yurt dışına veriyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri 3 yaşındaki çocuğuna köpek saldıran baba: "Köpeğin çocuğumuzu bırakması için çok uğraştık" Kayseri’de Ramazan Bayramı’nın ilk günü sokakta oynadığı sırada başıboş bir köpeğin saldırısına uğrayan ve ağır yaralanan 3 yaşındaki yabancı uyruklu çocuğun tedavisi Ankara’da sürüyor. 12 gündür tedavi altında olan çocuğun 3 kez ameliyat olduğu öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, Melikgazi Belediyesi sınırları içerisinde bulunan Anbar Mahallesi Beydağ Sokak’ta 20 Mart’ta Ramazan Bayramı’nın ilk günü yaşanan olayda, başıboş köpek sokakta oynayan yabancı uyruklu A. D.‘ye (3) saldırdı. Olayda A.D. ağır yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye polis, sağlık ve belediye ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından talihsiz çocuk ambulansla Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Başıboş köpek belediye ekipleri tarafından uyuşturucu iğne ile bayıltılarak, barınağa götürüldü. Öte yandan, köpek saldırısı sonucu başından ağır yaralanan A.D. Kayseri Şehir Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından tedavi için Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne nakledildi. Burada 12 gündür tedavi altında olan çocuğun 3 kez ameliyat olduğu ve ailenin çocuklarının yaşadığı olayla alakalı ilgililerden şikayetçi olacağı öğrenildi. "Köpeğin çocuğumuzu bırakması için çok uğraştık" Olay anını ve çocuğun tedavi sürecini anlatan baba Salih D., "Çocuğum bahçede oynamaya çıktı. Baktığımda ‘anne’ ve ‘baba’ diye bağırmaya başladı. Köpek çocuğu ısırmış ve bırakmıyordu. Annesi yanına koştu ve köpeği tutmaya çalıştı. Ancak köpeği ayıramadı, gücü yetmedi. Sonra ben gittim. Annesi vurduğu halde köpek çocuğumu bırakmadı. Sonra ben vurmaya başlayınca çocuğumu bıraktı. Çocuğumuzu bırakması için çok uğraştık. Köpek bırakınca ambulansı aradık. Sonra çocuğumu hastaneye götürdüler. Hastanedeki ilk müdahaleden sora aynı gün gece Ankara’ya gönderdiler. Çocuğum 3 tane ameliyat oldu. 12 gündür hastanede tedavi görüyor. Çocuğuma bir şey olursa diye korkuyorum. Mahallemizde başıboş bir tane bile köpek kalmamalı. Sokakta oynayan her çocuk için tehlike arz ediyor. Çocuklarımız sokakta rahatça oynasın" dedi.