EKONOMİ - 05 Aralık 2025 Cuma 16:26

Başkan Güngör, başkan Hisarcıklıoğlu’na dosya sundu

A
A
A
Başkan Güngör, başkan Hisarcıklıoğlu’na dosya sundu

MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nu makamında ziyaret ederek üyelerden gelen talep ve sorunları içeren dosya sundu.


Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nu makamında ziyaret ederek Manavgat iş dünyasının taleplerini içeren kapsamlı dosyayı takdim etti. Gerçekleştirilen görüşmede Manavgat ekonomisinin mevcut durumu, sektörlerde yaşanan güncel gelişmeler, işletmelerin karşı karşıya kaldığı finansal sıkıntılar ile MATSO tarafından hazırlanan çözüm önerileri detaylı şekilde ele alındı. Başkan Güngör, Manavgat iş dünyasının sahadaki taleplerini doğrudan TOBB nezdinde dile getirdi. MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, özellikle küresel ekonomik yavaşlama, artan girdi maliyetleri, piyasalardaki fiyat dengesizliklerinin işletmelerin gelir–gider dengelerini bozduğunu, bunun da sektördeki hizmet kapasitesini olumsuz etkilediğini ifade etti. Turizm sektöründeki son gelişmelere de dikkat çeken GÜNGÖR, 2025 sezonunda turizm gelirlerinin öngörülen seviyenin altında seyretmesinin Manavgat ekonomisinin temel taşı olan turizm sektöründeki işletmelerin ayakta kalabilmesi ve istihdamın korunabilmesi için destek mekanizmalarına olan ihtiyacın arttığını vurguladı.



Manavgat iş dünyası turizm gelirlerindeki düşüş nedeniyle destek talep ediyor


Oda tarafından hazırlanan talep dosyasını TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na sunan Başkan Güngör, yaptığı değerlendirmede, "2025 yılı turizm gelirlerinin beklentilerin altında seyretmesi, şehir ekonomisinin temel dinamiğini oluşturan işletmelerimizi ciddi şekilde zorlamaktadır. Bu sürecin en az hasarla atlatılabilmesi için destek ihtiyacı her zamankinden daha fazla hissedilmektedir. MATSO olarak bizlere her şartta güçlü destek sağlayan ve Manavgat iş dünyasının taleplerine daima yakın ilgi gösteren Başkanımıza, Manavgat İş Dünyası adına teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.



Başkan Güngör, başkan Hisarcıklıoğlu’na dosya sundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.