EKONOMİ - 08 Temmuz 2023 Cumartesi 11:43

BEE’O Propolis Ar-Ge ve Üretim Tesisi’ne FDA onayı

A
A
A
BEE’O Propolis Ar-Ge ve Üretim Tesisi’ne FDA onayı

Türkiye’nin patentli yerli propolis üreticisi BEE’O Propolis, Amerika Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından yaptırımları açısından oldukça sıkı ve titizlikle yürütülen bir kalite denetimi sonunda “FDA Onaylı Tesis” belgesini aldı.


Türkiye’de BEE’O ve BEE’O UP, yurt dışında ise BEE&YOU markasıyla, doğal besin içeriği ve biyolojik aktiviteleri korunmuş propolis, arı sütü, polen, arı ekmeği ve ham bal; ayrıca arı ürünleri içeren yüzde 100 doğal karışımlar, tabletler, damlalar, spreyler, shotlar, şuruplar, kapsüller, tıbbi cihaz ve cilt bakım ürünlerinin üretimini kendi tesisinde gerçekleştiren BEE’O Propolis, Amerika Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından yaptırımları açısından oldukça sıkı ve titizlikle yürütülen bir kalite denetimi sonunda “FDA Onaylı Tesis” belgesini aldı. Beş gün boyunca süren sıkı denetime Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri de eşlik etti. Türkiye’den bu yıl yalnızca beş gıda işletmesinin katıldığı FDA denetimini, sıra dışı bir başarı ile tamamlayan firma, bu onayı alarak Ar-Ge ve üretim tesisinin uluslararası standartlara uygunluğunu tescillemiş oldu.



"30 ülkeye ihraç"


Amerika, Hollanda, İtalya, Fransa, Kore dahil olmak üzere 30 farklı ülkeye Anadolu arı ürünlerinin ihracatını gerçekleştiren firma, doğal ve organik gıda, gıda takviyesi ve dermo-kozmetik ürünleriyle Amerikalıların beğenisini kazanan firma, Amerika’nın tek patentli propolis markası olma özelliğini taşıyor.


Firmanın kurucusu ve Genel Müdürü Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı’nın yoğun Ar-Ge çalışmaları çerçevesinde geliştirilen patentli propolis özütleme teknolojisi ile üretilen “Anadolu Propolisi (A.P.E.)” Amerika’nın tek patentli propolisi olma özelliğini taşıyor. Arı ürünleri üretiminde Anadolu coğrafyasının eşsiz bitki örtüsü, firmanın uzman kadrosu ile bir araya geldiğinde en az 15 farklı fenolik ve flavonoid içeriğine sahip patentli saf Anadolu propolisi ortaya çıkıyor.



"Anadolu propolisini dünyaya tanıtıyor"


Kazandıkları belge hakkında değerlendirmede bulunan Aslı Elif Tanuğur Samancı, “FDA onayı, ABD pazarına gıda, ilaç ve medikal cihaz gibi ürünler ihraç eden firmaların alması gereken çok kritik bir belge. Üstelik yaptırımları açısından oldukça sıkı ve titizlikle yürütülen bir kalite denetimi sonunda veriliyor. Uluslararası pazarlarda Anadolu arı ürünlerinin konumunu güçlendirmede belirleyici bir kalite standardı olan FDA denetimini başarı ile tamamlamış bulunuyoruz. Gıda, takviye edici gıda, kozmetik ve tıbbi cihaz çerçevesinde ürünler üreten tesisimiz bu onayı almak suretiyle kalitesini bir kez daha tescillemiş oldu. Arı ürünleri alanında 45 yılı aşkın tecrübeye sahip bir ekip ile 10 yılda Türkiye ve Avrupa’nın en büyük propolis üretim tesisi konumuna yükselen firmamız, Anadolu Propolisi’ni dünyaya tanıtma yolunda emin adımlarla ilerliyor" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul TÜRGEV 2025-2026 eğitim yılı hafızlık destek programında 7 öğrenci hafız oldu Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) tarafından yürütülen hafızlık destek programı kapsamında, son bir yılda 7 öğrenci hafızlığını tamamladı, başarı belgesi alan 194 hafız öğrenci burs desteğinden yararlandı. Türkiye’de gençlerin eğitim süreçlerini çok boyutlu bir yaklaşımla destekleyen TÜRGEV, 2013 yılında başlattığı hafızlık destek programı ile hafızlık geleneğinin korunması ve yeni nesillere aktarılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Program kapsamında son bir yıl içerisinde 7 öğrenci hafızlığını tamamlarken, başarı belgesi alan 194 hafız öğrenci ise bursiyer olarak eğitim desteğinden yararlandı. Programdan faydalanan öğrenciler, akademik eğitimlerine devam ederken hafızlık çalışmalarını da sürdürüyor. Yaklaşık 50 hafız yetişti TÜRGEV’in 2013 yılında başladığı hafızlık programı kapsamında bugüne kadar yaklaşık 50 öğrenci hafızlığını tamamladı. Program, hıfzını tamamlayan gençlerin Kur’an-ı Kerim ile bağlarını diri tutmalarına ve emanet bilinciyle bilgilerini pekiştirmelerine imkan sunarken, hafızlık yolculuğunu sürdüren talebelere ise güvenli bir ilim ortamında barınma, burs ve rehberlik desteği sağlayarak bu kutlu yürüyüşe eşlik ediyor. Bu model, geleneksel hafızlık anlayışını aşarak talebelerin Kur’an’la kurduğu bağı ilim, ahlak ve istikamet şuuruyla tahkim etmeyi amaçlayan seminer ve değer odaklı eğitim programlarıyla zenginleştiriliyor. "Hafızlık, bir istikamet meselesidir" TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, hafızlık geleneğinin korunmasının bir medeniyet sorumluluğu olduğuna işaret ederek, "Ramazan ayı, gönüllerimizin Kur’an-ı Kerim’in nuruyla yeniden dirildiği, rahmet ve mağfiret ikliminde vahyin rehberliğine daha sıkı sarıldığımız mübarek bir zaman dilimidir. Asırlardır bu topraklarda ilim, irfan ve adanmışlıkla yaşatılan hafızlık geleneği, medeniyetimizin en kıymetli emanetleri arasında yer almaktadır. Kur’an-ı Kerim’i hıfz eden nesiller yetiştirmek, emanete sahip çıkma şuurunu diri tutan bir medeniyet idrakinin tezahürüdür. Bu idrak, istikametini vahiyden alan ve geleceğini köklü mirası üzerine inşa eden bir nesil anlayışını beslemektedir" dedi. Yılmaz, hafızlık geleneğinin, ilimle yoğrulmuş, Kur’an ahlakıyla şekillenmiş ve sorumluluk şuurunu kuşanmış nesillerin yetişmesinde müstesna bir vazife üstlendiğini vurguladı. Ramazan ayına özel çevrim içi mukabele programı Hafızlık Destek Programı kapsamında öğrenciler, alanında uzman isimlerle gerçekleştirilen seminerler, rehberlik çalışmaları ve değer temelli eğitimlerle destekleniyor. Bu çerçevede Ramazan ayı boyunca çevrim içi mukabele programı da düzenlenecek. Ramazan’ın ilk gününden son gününe kadar 29 gün sürmesi planlanan program; cuma günleri 11.00-12.00, diğer günlerde ise 12.00-13.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Program, TÜRGEV bünyesindeki öğrenci ve çalışanların yanı sıra kamuoyunun katılımına da açık. Önümüzdeki dönemde daha fazla öğrenciye ulaşması hedeflenen hafızlık çalışmaları; gençlerin akademik başarısını, sosyal uyumunu ve şahsiyet gelişimini destekleyen bütüncül bir eğitim anlayışıyla sürdürülüyor. TÜRGEV’in yürüttüğü hafızlık, Kur’an eğitimi ve değer odaklı gençlik çalışmaları, bu alandaki örnek uygulamalar arasında yer alıyor.
İstanbul İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen iftara binlerce öğrenci katıldı AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları Üniversiteler Birimi tarafından İstanbul Üniversitesi Ana Kampüsü’nde "Geleneksel Büyük Kampüs İftarı" programı düzenlendi. İstanbul Üniversitesi Ana kampüsünde iftar programı düzenlendi. AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları Üniversiteler Birimi tarafından Beyazıt’ta bulunan Ana Kampüsteki programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Nevzat Yüce ve çok sayıda üniversite öğrencisi genç katıldı. Protokol konuşmalarının ardından iftar saatinde binlerce genç oruç açtı. Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Üniversiteler Teşkilatı’mızın düzenlemiş olduğu İstanbul Üniversitesi Aile İftarına hepiniz hoş geldiniz. Böylesine güzide bir mekanda İstanbul’un fethi ile yaşıt bir üniversitede kıymetli kardeşlerimizle, siz değerli kardeşlerimizle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğumu ifade ediyorum. İnşallah ülkemiz siz kıymetli kardeşlerimizin omuzlarında daha da yukarılara çıkacak. Cumhurbaşkanımızın öncülüğündeki kutlu yürüyüşümüz inşallah siz değerli genç kardeşlerimizin gelecekte omuzlandığı bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile bölgesine ve dünyaya inşallah güzellikler getirecektir. Ben bu duygu ve düşüncelerle ülkemizin öncülüğünde bölgemizde huzur ve refahın inşallah dünyada da güzelliklerin yayılması temennisiyle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum" dedi. Programda konuşan AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, "Bugün 15 bine yakın gencimizin, üniversite öğrencimizin katılımıyla beraber İstanbul Üniversitesi’nde Ramazan’ın iklimini çok farklı bir şekilde yaşıyoruz. Bizler Türkiye’nin 207 üniversitesinde üniversite kulüplerimizle, üniversite teşkilatlarımızla beraber Ramazan’ımızı kampüslerde de güçlü bir şekilde yaşamak adına tüm çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kampüs iftarlarımızla, kampüs etkinliklerimizle buralarda bir araya geliyoruz ve kendi kodlarını, kendi tarihini, kendi misyonunu unutmayan bir nesil olarak bunları yapmaya gayret ediyoruz. Çok tarihi bir mekandayız. Buralarda geçmiş yıllardaki yaşananlarla birlikte maalesef akıllarımızda hep kazınıyor. Buralarda ikna odalarını kurmaya çalıştılar. Duyuyoruz, anlatıyoruz, okuyoruz, biliyoruz. İstanbul Üniversitesi’nde bir nesle ikna odalarını yaşatmaya çalıştılar. Bir nesle sırf kılık kıyafetinden dolayı bu üniversitenin kapısından içeri almadılar. Ama hamdolsun öyle bir irade geldi ki öyle bir nesil geldi ki o tarihlerde ikna edemediklerinin çocukları bugün İstanbul Üniversitesi’nde Ramazan’ın coşkusunu hep birlikte yaşıyor" ifadelerini kullandı.
Ankara Kılıçdaroğlu Süleyman Soylu’ya 10 bin TL tazminat ödeyecek Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, Kemal Kılıçdaroğlu ile Süleyman Soylu arasında karşılıklı açılan manevi tazminat davasına ilişkin istinaf incelemesini tamamladı. İstinaf mahkemesi, Kılıçdaroğlu’nun açtığı 10 kuruşluk manevi tazminat davasını reddetti. Soylu’nun karşı davasını ise kısmen kabul ederek 10 bin lira manevi tazminata hükmetti. Dava süreci, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 13 Mayıs 2021 tarihli sosyal medya paylaşımı ve 19 Mayıs 2021’de katıldığı televizyon programındaki açıklamaları sonrası başladı. Kemal Kılıçdaroğlu, söz konusu ifadelerin kişilik haklarını zedelediğini ileri sürerek her bir açıklama için 5’er kuruş olmak üzere toplam 10 kuruş manevi tazminat talep etti. Kılıçdaroğlu ayrıca konuya ilişkin yaptığı basın açıklamasında, "5 paralık adama 5 kuruşluk dava açtık" dedi. Süleyman Soylu ise sözlerinin siyasi eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Bununla birlikte, Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını belirterek 20 bin TL’lik karşı dava açtı. Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, tarafların sözlerini siyasi tartışma kapsamında değerlendirerek hem Kılıçdaroğlu’nun açtığı davayı hem de Soylu’nun karşı davasını reddetti. Dosyayı yeniden inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, Soylu’nun açıklamalarının sert ve incitici nitelikte olmakla birlikte siyasi tartışma bağlamında ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığına hükmetti. Bu nedenle Kılıçdaroğlu’nun açtığı 10 kuruşluk dava esastan reddedildi. Ancak mahkeme, Kılıçdaroğlu’nun dava sonrasında yaptığı bazı açıklamaların eleştiri sınırlarını aştığı ve Soylu’nun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği kanaatine vardı. Bu kapsamda, 10 bin lira manevi tazminatın 28 Mayıs 2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Kılıçdaroğlu’ndan alınarak Soylu’ya ödenmesine karar verildi.