ASAYİŞ - 13 Ekim 2023 Cuma 16:22

Belediye personeline ilk yardım çantası dronla geldi

A
A
A
Belediye personeline ilk yardım çantası dronla geldi

13 Ekim Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü dolayısıyla Kemer’de gerçeği aratmayan arama, kurtarma ve deprem tatbikatı yapıldı. Tatbikatta senaryo gereği yaralanan belediye personeline cankurtaran drone tarafından gönderilen ilk yardım çantasıyla ilk müdahalede bulunuldu. Yapılan ilk müdahalenin ardından yaralı personel tedavisi yapılmak üzere ambulansla hastaneye götürüldü.


Kemer Kaymakamlığı ve Kemer Belediyesi ana hizmet binasında Kemer Arama Kurtarma Derneği (KEMKUT) tarafından eş zamanlı yapılan tatbikat gerçeği aratmadı.


Senaryo gereği deprem anonsu ile başlayan tatbikat sırasında belediye personeli çök, kapan, tutun pozisyonunu aldı. Yaklaşık bir dakika sonra tüm personel güvenli ve hızlı şekilde Kemer Arama Kurtarma Derneği (KEMKUT) ekibi tarafından binadan tahliye edildi.


Tahliye edilen personel, belediye önündeki acil toplanma alanında toplandı ve içeride kalan personelin olup olmadığı kontrol edildi.


Senaryo gereği Kemer Belediyesi İletişim Merkezi’nde (KEBİM) üzerine dolap devrilerek yaralanan bir personel olduğunun tespit edilmesinin ardından KEMKUT ekibi binaya güvenli ve hızlı şekilde girerek, yaralanan personelin tahliyesini gerçekleştirdi.


Yaralanan belediye personeline cankurtaran drone tarafından gönderilen ilk yardım çantasıyla ilk müdahalede bulunuldu. Yapılan ilk müdahalenin ardından yaralı personel tedavisi yapılmak üzere ambulansla hastaneye götürüldü.


KEMKUT Başkanı Emre Uğur, tatbikat sonrası belediye personeline deprem öncesi ve sonrasında yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.


Çalış Tepesi’nde arama ve kurtarma tatbikatı


Kemer’de çok fazla kayıp vakasının yaşandığı Çalış Tepesi’nde de arama ve kurtarma tatbikatı yapan KEMKUT ekipleri, senaryo gereği ormanlık alanın yaklaşık 4 kilometre içerisinde kaybolan ve yaralanan bir kişiyi kurtardı.


KEMKUT ekibi, senaryo gereği kurulan koordinasyon çadırından kontrol edilen drone ile yaralının yerini tespit etti. Yaralıya en kısa sürede ulaşmayı başaran KEMKUT ekipleri, yaralı kişiyi sedyeye alarak tedavisi yapılmak üzere 112 ekiplerine teslim etti. Yaklaşık 3 saat süren tatbikat, gerçeği aratmadı.


KEMKUT Başkanı Emre Uğur yaptığı açıklamada, KEMKUT olarak yaptıkları tatbikatın içeriğinin ana hatlarıyla çök, kapan, tutun hareketi ve tahliye olduğunu söyledi.


Tatbikat sonrasında belediye personelini deprem anında, öncesinde ve sonrasında yapılması gerekenler konusunda bilgilendirdiklerini de belirten Uğur, “Tatbikat sırasında cankurtaran drone kullandık. Senaryo gereği yaralanan bir kişiyi tahliye ettik. Cankurtaran drone ile gelen tedavi malzemeleri ile yaralıya ilk müdahalede bulunduk. Tatbikatları yapmamızdaki amaç halkımızı bilinçlendirmek. Ülkemiz deprem kuşağında yer aldığı için halkımızı bu durumlara hazırlamak istiyoruz. Hedefimiz böyle bir durumda can kaybını en aza indirmek” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale’den Filistin’e destek Çanakkale’de İsrail’in Filistin’e yönelik saldırısı yönelik basın açıklamasında Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Şu ana kadar tespit edilebildiği kadarıyla 72 binin üzerinde insan katil İsrail rejimi tarafından şehit katledilmiş vaziyette. Buna ek olarak çeşitli raporlar özellikle batı kaynaklı birçok üniversite buradaki göçüğün kaldırması ve gerekli araştırmaların yapılması sonrasında bu rakamın yüz binlerle ifade edilebileceğini belirtiyor" dedi. Çanakkale’de İsrail’in Filistin’e yönelik saldırısına yönelik protesto gerçekleşti. Basın açıklamasını gerçekleştiren Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Şu ana kadar şehit edilen Filistinlilerin 21 bininden fazlası çocuk, bunların 450’si bebek, bin 29’u 1 yaş altında, 5 bin 31’i 5 yaş altında, toplam yaralı sayısının 170 bin üzerinde olduğunu biliyoruz. Yaralıların da 45 bininin çocuklardan oluştuğunu görüyoruz. İsrail saldırıları sonucu yaralanan çocukların 10 bin 500’ü kalıcı sakatlık yaşadılar. Aynı şekilde binden fazlası uzuv kaybı yaşadı. Gazze’de sağlık sistemi sistematik olarak hedef alındı ve soykırım amacı olarak İsrail tarafından sağlık, hastaneler, sivil altyapılar aktif bir şekilde kullanıldı. Bugün, sağlık sisteminin tamamen çökme noktasına geldiği görece ateşkese rağmen katil İsrail’in çocukları, kadınları hedef almaya devam ettiği bir süreçteyiz. Bu kırılgan ateşkes sürecinin içerisinde, İsrail’in ihlal ettiği kırılgan ateşkes sürecinde 4 bin çocuğun canları hala hazırda çok büyük risk altında. Gazze şeridinde 58 binden fazla çocuk, İsrail’in katliamı sonrasında ebeveynlerinden en az birini kaybetmiş durumda. Birleşmiş Milletler’in raporu sadece Şubat 2026’da 3 bin 700’den fazla çocuğun yetersiz beslenme nedeniyle hastaneye yatırıldığını ortaya koyuyor. Bunlardan 600’den fazla çocuk ağır yetersiz beslenme nedeniyle ve uzun vadeli gelişim riski gibi hastalıklarla yüzleşmek durumunda. Gazze’de çocukların yüzde 64’ü günde 2 veya daha az besin grubuna erişebilirken yüzde 90’dan fazlası yeterli derecede çeşitli besinlerle beslenememekte. Gazze’de 2026 yılı tahminlerine göre 37 bin hamile ve emziren kadın, 25 bin bebek, 101 bin 5 yaş 6 çocuk, 120 bin 5-17 yaş arası çocuk acil beslenme desteğine muhtaç durumda. Birleşmiş Milletler’in kendi raporlarına göre 100 okul direkt olarak İsrail tarafından hedef alındı. Öğretim yılına başlamış olan 700 bin öğrencinin eğitim hakkından eksik kaldığı ve 39 bin öğrencinin ise lise bitirme sınavlarına dahi giremediği günlerden geçiyoruz" dedi. Filistinlilere yönelik çıkarılan idam yasasının uluslararası hukuku ayaklar altına aldığını belirten Taşçı, "Batı Şeria’daki Filistinli esirlerin idam edilmesinin önünü açan yasa meclislerinde onaylandı. Katil, soykırımcı hükümetin, soykırımcı bakanı Itamar Ben-Gvir henüz dün ‘hayatlarını da ellerinden alacağım’ diye utanmadan açıklama yaptı dünyanın gözlerinin içerisine bakarak. İşgalci İsrail yönetiminin Filistinli siyasi tutukluları idam etmeye yönelik yeni yasası yalnızca tartışmalı bir düzenleme değil. Yine açık ve aleni bir şekilde uluslararası hukukun ve evrensel vicdanın zedelendiği ayaklar altına alındığı bir süreçtir. İsrail Meclisi, İran’a yönelik saldırıları fırsat bilerek Filistinli esirlere idam cezasını getirmiş, Netanyahu ve katil kabinesinin iktidar hırsı, siyasi ikbali sebebiyle İran saldırılarından bile adeta bir nebbaş ahlakıyla kendilerince ganimet üretmeye çalışmışlardır" ifadelerini kullandı. Taşçı, sözlerine şöyle devam etti: "Son 2,5 sene Gazze ödediği bedelle beraber bunu İsrail ve insanlık arasındaki bir çatışmaya dönüştürmüştür. O yüzden insanlığın ortak mirasına, vicdanına, ahlakına sahip çıkmak için daha önce çokça şehitler vermiş, yine ceberutlardan kendisini kurtarmış olan Çanakkale’den, bu şuheda şehrinden kardeşlerimize selamlarımızı, sevgilerimizi iletiyoruz. Onlar özgür kalana dek. Filistin kendi devletini kurana dek, uluslararası sistem bütün aktörler bu gerçekliği kabul edene dek hiçbirimizin susmayacağını buradan hepinize deklare ediyoruz." Basın açıklaması sonrasında Filistin halkına destek temalı kısa bir tiyatro gösterisi gerçekleştirildi.