SAĞLIK - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 16:02

"Beyin Ölümü Tanısı ve Donör Bakımı" eğitimi Antalya’da gerçekleştirildi

A
A
A
"Beyin Ölümü Tanısı ve Donör Bakımı" eğitimi Antalya’da gerçekleştirildi

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ev sahipliğinde, Antalya Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi tarafından düzenlenen "Beyin Ölümü Tanısı ve Donör Bakımı Uzman Hekim Eğitimleri – I" programı, 14 Mayıs Çarşamba günü hastanenin Cumhuriyet Salonu’nda gerçekleştirildi.


Programın açılış konuşmasını yapan Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Orhan Aras, organ bağışı sürecinin hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Aras, "Bugün burada, sadece bir bilimsel toplantıya değil, aynı zamanda hayatın devamı için verilen ortak bir mücadeleye tanıklık ediyoruz. Beyin ölümü tanısı, yalnızca tıbbi değil; etik, hukuki ve duygusal boyutları da olan çok katmanlı bir karardır. Bu nedenle bu eğitim programının, yaşamın sürekliliğine yapılan bir yatırım niteliği taşıdığına inanıyorum" dedi.


Eğitim programı boyunca, organ nakli sürecinde büyük önem taşıyan başlıklar alanında uzman isimler tarafından detaylı şekilde ele alındı.


Dr. Gözde Özge Ertunç, Bölge Koordinasyon Merkezi’nin işleyişi hakkında bilgi verdi.


Uzm. Dr. Tuğba Özel Tura, beyin ölümü tanısı ve bu süreçte yapılan radyolojik incelemeleri anlattı.


Prof. Dr. Melike Cengiz, donör bakımının nasıl yürütülmesi gerektiğini kapsamlı şekilde aktardı.


Prof. Dr. Derya Seyman, organ bağışında enfeksiyon yönetiminin önemini vurguladı.


Öğr. Gör. Nilgün Bilal ise yoğun bakımda hasta yakınlarıyla iletişim kurmanın yöntemlerini katılımcılarla paylaştı.


Organ nakli konusunda farkındalığın artırılması, tanı süreçlerinin standardize edilmesi ve hekimler arasında ortak bir dil oluşturulması amacıyla düzenlenen program, katılımcılardan yoğun ilgi gördü.




"Beyin Ölümü Tanısı ve Donör Bakımı" eğitimi Antalya’da gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Atlas Çağlayan’ın katil zanlısının babası hakkında dava açıldı İstanbul Güngören’de bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan’ın katil zanlısının babası hakkında, olayda kullanılan bıçağın sahibi olduğu gerekçesiyle kamu davası açıldı. İddianamede, başka suçtan tutuklu bulunan baba hakkında 1 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İstanbul Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin tutuklanan 14 yaşındaki zanlı E.Ç.’nin babası Y.Ç. hakkında dava açıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Y.Ç. hakkında, zanlının olay anında kullandığı sustalı bıçağın sahibi olduğu gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianamede, Y.Ç. (40) ’şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Zanlının başka suçtan cezaevinde olduğu aktarıldı İddianamede, olayda kullanılan bıçağın Y.Ç.’ye ait olduğu, şüphelinin Atlas Çağlayan cinayetinin işlendiği dönemde cezaevinde olduğu gerekçesiyle suçtan haberdar olmadığını belirttiği aktarıldı. İddianamede, UYAP sorgulamasında şüphelinin 2 Kasım 2025 tarihinde Bakırköy Metris Cezaevinde bulunduğu, suç tarihi itibariyle halen Çorlu Karatepe 1 Nolu Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları’nda bulunduğu vurgulandı. İddianamede, suça konu bıçağa İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarında yapılan incelemeye göre, 6136 sayılı ’ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanuna muhalefet’ kanunu kapsamında kaldığı belirtildi. 1yıla kadar hapis cezası talebi Sanık Y.Ç. hakkında, ’ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanuna muhalefet’ suçundan 6 aydan1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Sanık, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ tutuklu sanık Adem Soytekin’in çapraz sorgusu yapıldı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 28. oturumunda, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ifadesi veren tutuklu sanık Adem Soytekin’in çapraz sorgusu yapıldı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 28. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Adem Soytekin’in çapraz sorgusu yapıldı. "Bunların hepsi rüşvetmiş" Mahkeme başkanının "İfadenizde sizin yaptığınız 2 okul, 4 tane mahalle muhtarlık binası, çevre düzenlemesi, Beylikdüzü pazar yeri, Beylikdüzü taksi durağı, kapalı otoparkı, birçok ortak proje saymışsınız. En son Hatay deprem bölgesi geçici yaşam alanı için 310 bağımsız bölüm demişsiniz. Ondan sonra ifadeniz şöyle devam ediyor ‘Bahsetmiş olduğum işlerin tamamının ücreti, müteahhitlerden alınan rüşvetler ile tarafıma ödenmiştir’ şeklinde beyanınız var. Bu beyan doğru mu?" sorusuna sanık Soytekin, "Bu rüşvet midir irtikap mıdır ya da başka bir şey midir, tanımını tam olarak bilemediğim için evet. Yani müteahhitlerin de söylediklerine bakarsanız bu rüşvet. Çünkü zaten bu müteahhitlerin konuşmalarıyla ve basına yansıyan bilgilerle çıkıyor. Ben ilk etapta, ifade öncesinde böyle bilmiyordum fakat bunların hepsi rüşvetmiş. İddiaların kendi sahipleri böyle söylüyor" yanıtını verdi. Başkanın "Keleşler ile arandaki husumetin kaynağı nedir?" sorusuna sanık Soytekin, "2017 yılında bunların bir üyesi ile silahlı boyuta varan bir olay yaşandı benim aramda. Husumet oluştu. Bana karşı onlardan biri silah çekti ateş etti falan" yanıtını verdi. "Rüşvet başkanım rüşvet" Mahkeme başkanının "Ali Kurt’a 1 buçuk milyon dolar gönderildi demişsin ayrıntısı nedir?" sorusuna sanık Soytekin’in cevap vermekte zorluk yaşaması üzerine mahkeme başkanı, "Diyalogda sorun yaşıyoruz seninle" dedi. Sanık yanıt olarak, "Rüşvet başkanım rüşvet. Ali Kurt şahsına çalışır" yanıtını verdi. "Ekrem Bey ‘hazırlıklı ol’ dedi, keşke dinleseydim şirketlerime el konuldu" Cumhuriyet savcısının "Bu operasyon sürecine ilişkin gizli toplantı iddiası var. Siz ‘Mehmet Pehlivan tarafından sistemdeki tüm aktörler uyarıldığı için para bulunamamıştır. Operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu bana tedbirini aldın mı? Operasyon yapılacak sen de listedesin dedi’ şeklinde beyanınız var doğru mu ?" şeklinde soru sordu. Sanık Soytekin, "Doğru. Ekrem Bey ‘hazırlıklı ol’ dedi. Keşke dinleseydim şirketlerime el konuldu. Mehmet Pehlivan da oradaydı. Bunların hepsi konuşulan şeyler" yanıtını verdi. Operasyon öncesi bir kısım sanıkların yurt dışına çıkarılmak istendiği iddiası sorulan sanık Soytekin "Toplantıda ‘gitmek istersen seni de gönderebiliriz’ gibi konuşuldu. Ben direkt ‘benim her şeyim burada çıkmam’ dedim" yanıtını verdi. Savcının "İl binası satın alım meselesi var. Para kuleleri olayı. Bu paraların CHP’li belediyelerden bir şekilde toplandığı ve bağış olmadığı, Turan Taşkın Özer’in yapmadığınız bağışın makbuzunu istediği yönünde beyanınız var, doğru mu?" sorusuna sanık Soytekin "Aynen doğru" yanıtını verdi. Mahkeme başkanının "Sistem kelimesi kullanılıyor muydu?" sorusuna sanık, "Sistem kullanılıyordu" dedi. Savcı ise, "Hasan İmamoğlu’na Westside projesinden 3 daire verildiğine yönelik duyumum oldu demişsiniz kimden duydunuz?" sorusunu sordu. Sanık, "Satış ofisindeki müdürle konuştuğumu hatırlıyorum" yanıtını verdi. Öte yandan Soytekin’in çapraz sorgusu devam ederken tutuklu Ekrem İmamoğlu’nun konuşması üzerine mahkeme başkanı "Ekrem Bey bu şekilde müdahale etmiyoruz" dedi. Ekrem İmamoğlu: "Adem Soytekin size kolay gelsin ne diyeyim" Ardından rüşvet ve yolsuzluk sebebiyle tutuklanan sanık Ekrem İmamoğlu söz alarak, "Adem Soytekin size kolay gelsin ne diyeyim. 2008’den itibaren firmam ile ticaret yaptınız. Benimle yapılan her ticarette kuruşuna kadar hassas bir adam oldum. Benimle bir kuruşunu bile almadığınız bir ticaret yaptınız mı?" sorusunu sordu. Sanık Soytekin, "Hayır olmadı" yanıtını verdi. İmamoğlu ardından, "Ben burada zorlanıyorum bazı şeyleri tanımlamakta. 19 Mart-23 Mart arasında çok sıkıntılı bir 5 gün yaşadık. Kolay bir 5 gün değildi. Çağlayan Adliyesi’nde adını sonradan öğrendiğim savcı Cahit Cihat Sarı içeri girdiğimizde feryat figan bir bant kaydından ve ses kaydından bahsetti. Küfürlü konuştu. Bu savcı bu küfürlü konuşmayı yaptıktan sonra ben ‘kime söylüyor?’ dedim. Adem Bey’e söylüyor dediler. İsmi geçen savcı size de sinkaflı, küfürlü konuştu mu? Size bu bant kaydından bahsetti mi?" sorusuna sanık Adem Soytekin, "Sinkaflı derken? Ben her gittiğimde savcı bey bana yemek ısmarladı. Bana bir tapeden bahsetmedi" yanıtını verdi. Duruşmaya çapraz sorgunun ardından ara verildi.
Kastamonu Prof. Dr. Ekrem Savaş: "Avrupalılar, Müslümanlardan tercüme etmiş oldukları kitaplara kendi isimlerini yazmışlardır Kastamonu Üniversitesi’nde gerçekleşen "İslam Kültür Dünyasının Bilim Tarihindeki Yeri" konferansında konuşan Prof. Dr. Ekrem Savaş, "Avrupalılar, Müslümanlardan tercüme etmiş oldukları kitaplara kendi isimlerini yazmışlardır ya da daha çok kendi otoriterlerinin isimlerini yazmışlardır" dedi. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından yürütülen "Üniversite Konferansları" programı Kastamonu Üniversitesi’nde gerçekleştirilen "İslam Kültür Dünyasının Bilim Tarihindeki Yeri" konferansına Uşak Üniversitesi Öğretim Üyesi ve TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Ekrem Savaş konuşmacı olarak katıldı. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda gerçekleştirilen konferansta Kastamonu Üniversitesi rektör yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Konferansta konuşan Prof. Dr. Ekrem Savaş, İslam medeniyetinin matematikten astronomiye, coğrafyadan kimyaya kadar pek çok alanda bilime sağlanan katkılarla ilgili bilgiler verdi. Tarihi bilmenin önemine değinen Prof. Dr. Savaş, "Orta Çağ’da Avrupa’da karanlık varken, Müslümanlarda büyük bir güneş varmış, bizler farkında bile değilmişiz. Avrupalılar bizim aydınlıklarımızı aldılar, muhteşem bir şekilde koşarak bugün bizi geçtiler. Dolayısıyla yürüyenlerin koşanları yakalaması çok zor olduğu için, bence çarkı tersine döndürmek gerekiyor. Ama İslam dünyası aşağı yukarı 800. yüzyıla kadar bilime hizmet eden büyük alimlere sahip, alimleri olan bir toplumdur. Bir de Yunanlılar var. Her biri, birbirini takip etmiştir, bunu hiç kimse inkar edemez. Ama İslam dünyası, İslam alimleri bir öncekileri anlamışlardır. Daha sonra, ’üzerine ne koyabiliriz’ demişlerdir. ve yeni teoriler ortaya çıkararak bir öncekini geliştirmişlerdir. Bugün ki Batı, İslam dünyasındaki bilimin doğudan batıya göçüdür. Avrupalıların karanlık çağ dediği dönemde, Müslümanlar, hiçbir zaman hiçbir yerlerde işgal ettikleri topraklarda kimsenin dinine, kültürüne, örneklerine ve dilinle karışmadı. O duygu, o davranış, o meziyet, birçok Hristiyan alimin Müslüman olmasını ve onların bilgilerini de araç olarak kitaplarına dönüştürmelerini sağladı" dedi. İslam alimlerin bilime katkılarından örnekler vererek konuşmasını sürdüren Savaş, "Müslüman alimler genelde ilmi Müslüman hocalardan öğrenmişlerdir, okullar oluşturmuşlardır. Ama Batılılar ilmi kitaplardan öğrenmişlerdir. Çok acıdır ki 18. yüzyıla gelene kadar Avrupalılar, Müslümanlardan tercüme etmiş oldukları kitaplara kendi isimlerini yazmışlardır ya da daha çok kendi otoriterlerinin isimlerini yazmışlardır" diye konuştu. Program, soru-cevap bölümünün ardından Prof. Dr. Ekrem Savaş’a teşekkür belgesi takdim edilmesiyle sona erdi.
Konya KTO Karatay Üniversitesinde Proaktif Spor Zirvesi başladı KONYA (İHA) – KTO Karatay Üniversitesi tarafından spor yöneticileri, profesyoneller, sağlık çalışanları, hukukçular ve sporcuları akademi camiası ile üniversite öğrencileriyle buluşturmayı amaçlayan Proaktif Spor Summit’26 başladı. Konya Milletvekili Mehmet Baykan öncülüğünde, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün destekleri ve KTO Karatay Üniversitesi öğrenci topluluklarının koordinasyonuyla düzenlenen "Proaktif Spor Summit’26", 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde KTO Karatay Üniversitesi ev sahipliğinde başladı. "Profesyonel Kulvar" açılış oturumu, spor spikeri Erdoğan Arıkan moderatörlüğünde gerçekleşti. Oturumda Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Dr. Murat Aksu, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül ve milli olimpik sporcu Rıza Kayaalp yer aldı. Programın açılışın konuşan KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Fevzi Rifat Ortaç, "Spor ve kariyer dediğiniz zaman hem sporda kariyer yapmış hem de dışarda kendi hayatında veya akademik hayatında kariyer yapmış başarılı sporcularımızı burada göreceğiz. Bu başarı hikayelerini onlardan dinlemek suretiyle kendi öğrencilerimizi de bir yol açacağız" dedi. Konya Ticaret Odası ve KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Selçuk Öztürk de, verimli bir toplantı geçmesini temenni ederek, emeği geçen herkese teşekkür etti. AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan ise, "İki günlük spor zirvesinin ilk oturumunda ve açılış programında birlikteyiz. İnşallah bu iki gün içerisinde konuklarımızın deneyimleri, tecrübeleri, konuklarımızın hayata bakışları ve geldiği noktalar siz genç kardeşlerimize birer rehber, birer geleceğe yönelik işaret fişeği olarak zihinlerinizde yer alır diyorum" ifadelerini kullandı. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Veli Ozan Çakır da 2036 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunlarını Türkiye’ye getirmek istediklerini belirtirken, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Dr. Murat Aksu Konya Ticaret Odası ve KTO Karatay Üniversitesi’nin başarılarının gurur verici olduğunu söyledi. Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül de minderde olmanın zor olduğunu belirterek, "Orada yaşadığınız stresten ömrünüzden ömür gidiyor. O final atmosferini yaşamak çok zor. Masanın bu tarafının da zorluğu, ağırlığı var. O zorlukta şöyle sadece işimizi yapıyor olsak, sadece güreşle ilgilenebiliyor olsak belki bu kadar yorulmayız. Şahıs olarak kabul etmeyeceğim çoğu şeyi burada güreşin faydası adına kabul ediyorum" şeklinde konuştu. İyi bir şampiyona geçirdiğini belirten Milli Olimpik Sporcu Rıza Kayaalp, "2012’de rekoru egale etmiştim. 2023’te rekoru kıracağım diye hissediyordum ama 3 yıllık bir süreç oldu. 2024’te finalde kaybettim son 1.5 dakika kala. Sonra 2025’te başımıza farklı şeyler geldi. Onu sıkıntısını yaşadım. Ama bu sene pes etmedim. Uzun yıllar ülkemde kalacak rekoru kazandırmış oldum. Bu milleti temsil etmek, bu bayrağı temsil etmek öncelikle büyük sorumluluk sonra da çok gurur verici bir şey" diye konuştu.
İstanbul Marmaris-Kıran etabını kazanan Ivan Sosa basın toplantısında övgüler yağdırdı 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Marmaris-Kıran tırmanış etabını kazanan Kolombiyalı sporcu Ivan Ramiro Sosa, "Ülkeniz muazzam, yarış ve tabiat bir harika" dedi. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 132.7 kilometrelik Marmaris -Kıran tırmanış etabını kazanan Kolombiyalı sporcu Ivan Ramiro Sosa yarış sonrası katıldığı basın toplantısında şunları söyledi: "Tekrar kazanan biri olduğu için çok mutluyum. Tanrıya, takımıma, aileme ve zor zamanlarımda benden daha fazla bana inan herkese teşekkür ederim. Geçen yıl Arter İliak ameliyatı geçirdim. Bugünkü finiş çok zor oldu. Bu kadar olacağını tahmin etmemiştim. 5 kilometre kala atağa kalktım. Belki finişe uzak bir noktaydı ama elimden geleni yaparak sonuna kadar hızımı korumaya çalıştım. Ve rakiplerimin önünde bitirmeyi başardım. Arkada çok güçlü bisikletçilerin olduğunu biliyorum. Bu da yarışın henüz bitmediği anlamına geliyor. Bir sonraki dağ etabında finişe daha uzun bir tırmanışlı etap olacak ve 1 saati aşan bir gerilim yaşayacağız. Lider mayoyu takımımla birlikte korumaya kararlıyım. Türkiye’ye kazanmak hedefi ya da denemek için geldim. Bugün normal seviyeme geri dönebileceğimi gösterdim. Belkide kariyerimin en iyi dönemi henüz gelmedi." Ivan Sosa, Türkiye’deki organizasyona ve tabiata hayran kaldığını ve Türkiye’ye tatil için gelebileceğini sözlerine ekledi.
Sivas Sivas’ta şehitlerin adı fidanlarda yaşatılacak Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde bini aşkın fidan ve yetişmiş ağaç toprakla buluşturuldu, her bir fidana şehitlerin ismi verildi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, binden fazla değerli fidan ve yetişmiş ağacın toprakla buluştuğu "Geleceği Birlikte Yeşertelim" etkinliği gerçekleştirdi. Üniversite yerleşkesinde gerçekleştirilen fidan dikme törenine; Rektör Prof. Dr. Ahmet Şengönül, Sivas İl Jandarma Komutanı Albay Adem Taşkın, Sivas İl Emniyet Müdür Yardımcısı Doğan Özer, kurum müdürleri, Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Fatih Deveci, şehit aileleri, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Rektör Prof. Dr. Ahmet Şengönül törende yaptığı konuşmada, "Bugün burada sadece fidanları ve ağaçları toprakla buluşturmuyoruz; aynı zamanda geleceğe umut ekiyoruz. Daha yeşil bir kampüs, daha yaşanabilir bir çevre ve doğaya karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek adına önemli bir adım atıyoruz. Diktiğimiz her bir fidanı şehitlerimizin aziz hatırasına ithaf ettik. Onların isimlerini yaşatmak, fedakârlıklarını unutmamak ve her zaman yanlarında olduğumuzu göstermek bizim için büyük bir sorumluluktur. Ayrıca Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısında hayatını kaybeden öğrencilerimizi de rahmetle anıyor, onların anısına fidanlarımızı toprakla buluşturuyoruz. Bu fidan ve ağaçlar, hem birer hatıra hem de geleceğe bırakılan yaşam kaynakları olacaktır. Sivas’ta faaliyet gösteren tüm kurumlarımız adına da fidan dikimi gerçekleştirdik. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde Sivaslı iş insanı Mehmet Akif Bağce ve Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı’nın kıymetli destekleri büyük rol oynamıştır. Katkı sunan herkese teşekkür ediyor, bu birlik ve dayanışmanın artarak devam etmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Katılımcılar, dikilen fidanlara can suyu vererek hem doğaya katkı sundu hem de bu anlamlı günün hatırasına ortak oldu. Programın ardından Rektör Prof. Dr. Ahmet Şengönül, il protokol üyeleri ve şehit ailelerini makamında ağırladı. Gerçekleştirilen görüşmede, bu tür sosyal sorumluluk çalışmalarının önemine değinilerek desteklerin her zaman süreceği vurgulandı.