POLİTİKA - 20 Kasım 2025 Perşembe 13:12

Büyükşehir Başkan Vekili Özdemir: "Antalya’nın geleceği için iki kat daha fazla çalışıyoruz"

A
A
A
Büyükşehir Başkan Vekili Özdemir: "Antalya’nın geleceği için iki kat daha fazla çalışıyoruz"

Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya Meslek Odaları Eşgüdüm Kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Başkan Vekili Özdemir, Antalya için ortak akıl ve bilimden güç alarak çalışma anlayışını güçlendiren her buluşmayı önemsediğini belirtti. Özdemir, "Antalya’nın geleceği için iki kat daha fazla çalışıyoruz. Antalya için çok önemli olan 4. Etap Raylı Sistem Projemizin ihalesini bir yıl önce yaptık. Her şey hazır, projemiz yatırım programına alınmadığı için kazmayı vuramıyoruz" dedi.


Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya Meslek Odaları Eşgüdüm Kurulu Başkanı Mehmet Soner Akdoğan’ın ev sahipliğinde meslek odası başkanlarıyla bir araya geldi. Meslek Odası Eşgüdüm Kurulu’na davetleri için teşekkür eden Başkan Vekili Büşra Özdemir, iki kat daha fazla çalışarak, tüm projeleri hayata geçirmek için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.



"Geleceğe yönelik projeler üretiyoruz "


Meslek odaları ile yapılan toplantıları önemsediğini aktaran Büşra Özdemir, "Antalya’nın geleceğine yönelikte yatırımlar yapıyoruz. Bu tür toplantılar nezaketen yapılmış toplantılar değil. Sizler bu şehrin yapı taşlarısınız. Sizden alacağımız her görüş bizim için çok kıymetli. Antalya ülkemizin en hızlı büyüyen şehirlerinden biri. Biz sadece bugünün problemlerine değil, geleceğin problemlerine, geleceğe yönelik de projeler üretiyoruz. Hedefimiz 2030’da dirençli, 2040’ta iklime uyumlu, 2050’de ise tamamen sürdürülebilir bir Antalya oluşturmak. Bu Antalya’yı hep birlikte oluşturacağız" dedi.



"Konyaaltı Sahili’nde mayıs ayında süre doluyor"


Meslek odası başkanlarının sorularını yanıtlayan Başkan Vekili Özdemir, Konyaaltı Sahili’ne ilişkin bir soruya, "Sahilde 8+10+10 şeklinde bir sözleşme yapılmış. Mayıs ayında süre doluyor. Üniteleri Büyükşehir Belediyesi olarak yapmışız, ihaleye çıkılmış. Geçmiş dönemde Antalya Büyükşehir Belediyesi kirayı toplamayı becerememiş ki, başka bir şirkete kiraya verilmiş. Onlar işletmesine devam ediyor. Yıllık 200 milyon TL’nin üzerinde bir bütçe ayırarak, sahilin temizliğinden güvenliğine bütün masraflarını Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak biz karşılıyoruz. Boğaçayı Projesi gündemimizde. 1.25 km’lik bir alanda çalışma yapmayı planlıyoruz. 2026 yılı bütçemiz Büyükşehir Meclisi’mizde Cuma günü görüşülecek. Stratejik planımızda yer alan yapmamız gereken tüm konuları tek tek hayata geçireceğiz" dedi.



4. Etap Raylı Sistem yatırım programına alınmayı bekliyor


Büşra Özdemir, Antalya’nın geleceği için çok önemli olan projelerden biri olan 4. Etap Raylı Sistem Projesi ile ilgili de şu açıklamayı yaptı:


"Bir yılı aşkın bir zaman oldu ihalesi yapıldı. Her şeyimiz hazır ancak yatırım programına alınmadığı için kazmayı vuramıyoruz. Bunlar hep birlikte kamuoyu oluşturarak ele almamız gereken konular. Akdeniz Üniversitesi ile Konyaaltı’nı bağlayan çok kısa bir mesafe var. Üniversite’nin oradan Konyaaltı’na Antalyaspor kavşağına bağlanacak yol için üniversite ile görüşmelerimiz sürüyor. Sayın Valimizden de bu konuda destek bekliyoruz. O noktayı açtığımız zaman Antalya trafiği çok ciddi rahatlayacak."


Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, meslek odası başkanlarının sorularını tek tek yanıtladı. Ziyaretin sonunda Antalya Meslek Odaları Eşgüdüm Kurulu Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, Başkan Vekili Büşra Özdemir’e günün anısına plaket takdim etti.



Büyükşehir Başkan Vekili Özdemir: "Antalya’nın geleceği için iki kat daha fazla çalışıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Karabük’te trafik denetimleri yoğunlaştırıldı Karabük Belediyesi şehir içi trafikte düzeni sağlamak amacıyla park ihlallerine yönelik denetimlerin sıkılaştırılacağını açıkladı. Belediye, özellikle ikinci sıra park, yaya geçitlerinin kapatılması ve kaldırım işgallerinin trafik akışını olumsuz etkilediğini vurguladı. Karabük Belediyesinden yapılan açıklamada şehir merkezinde yapılan yanlış park uygulamalarının trafik akışını aksattığı ve güvenliği tehlikeye attığı belirtildi. Özellikle ikinci sıra park, yaya geçitlerinin araçlarla kapatılması, tretuvar (kaldırım) üzerine park edilmesi ve yanlış yerde duraklama gibi ihlallerin kent içi ulaşımda ciddi sorunlara yol açtığı ifade edildi. Açıklamada kaldırımların araçlar tarafından işgal edilmesinin engelli bireyler, yaşlı vatandaşlar ve çocuklu aileler için yaya ulaşımını zorlaştırdığına dikkat çekildi. Tretuvar üzerine park edilmesinin yaya güvenliğini tehlikeye düşürdüğü ve kamusal alan kullanımını kısıtladığı kaydedildi. Şehir genelinde yapılacak denetimlerde trafik düzenini bozan uygulamaların tespit edilmesi hâlinde ilgili mevzuat kapsamında idari cezaların uygulanacağı ve kurallara aykırı davranışlara taviz verilmeyeceği bildirildi. Öte yandan sürücülere şehir merkezinde park için belediyeye ait Eski Balık Pazarı ve Eski Valilik binası yerinde bulunan açık otoparkların kullanılabileceği hatırlatıldı. Belediye yetkilileri, şehir içi trafik düzeninin sağlanabilmesi için sürücülerin trafik kurallarına hassasiyetle uymalarının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Karabük KBÜ Orman Fakültesi’nden "Yeşil Vatan" vizyonuna akademik katkı Karabük Üniversitesi(KBÜ) Orman Fakültesi Akademisyenleri Batı Karadeniz’de düzenlenen "Yeşil Vatan" programında gençlere çevre ve sürdürülebilirlik konularında rehberlik etti. Programda orman ekosistemleri, biyoçeşitlilik ve sürdürülebilir üretim başlıklarında akademik sunumlar gerçekleştirildi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında geliştirilen "Yeşil Vatan" vizyonu doğrultusunda Batı Karadeniz Bölgesi’nde gençlerin araştırma-geliştirme çalışmalarına yönelik akademik rehberlik programı düzenlendi. Programda Karabük Üniversitesi Orman Fakültesi akademisyenleri çevre, sürdürülebilirlik ve bilimsel üretim konularında değerlendirmelerde bulundu. Karabük İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Genç AR-GE Grubu tarafından yürütülen programda gençlerin çevre, enerji verimliliği, geri dönüşüm teknolojileri ve yeşil üretim alanlarında proje geliştirmesi teşvik edildi. Etkinlikte Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Yörür ile Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Cumhur Güngöroğlu ve Doç. Dr. Ahmet Duyar da yer aldı. Akademisyenler konuşmalarında çevre odaklı bilimsel çalışmaların önemine dikkat çekti. Program kapsamında öğretim üyeleri tarafından "Yeşil Vatan" teması doğrultusunda çeşitli sunumlar gerçekleştirildi. Sunumlarda orman ekosistemleri, biyoçeşitlilik, sürdürülebilir kaynak yönetimi ve çevre temelli bilimsel çalışmalar ele alındı. Akademisyenler ayrıca genç araştırmacılara yönelik proje önerileri, su ekosistemlerinin korunması, ormanların su kaynakları üzerindeki etkisi, fitoremediasyon uygulamaları ve sürdürülebilir ormancılık konularında değerlendirmelerde bulundu. Programda "Yeşil Vatan" vizyonunun yalnızca çevreyi koruma anlayışıyla sınırlı olmadığı; bilimsel araştırmalar, sürdürülebilir üretim ve çevre temelli inovasyon süreçlerini kapsayan çok boyutlu bir yaklaşım olduğu vurgulandı.
Ankara RTÜK Başkanı Daniş’ten İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü paylaşımı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, 15 Mart İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü’ne ilişkin paylaşım yaptı. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 15 Mart İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü’nün uluslararası toplumun ortak vicdanını harekete geçirmek ve nefret, ayrımcılık ve önyargıya karşı güçlü bir farkındalık oluşturmak amacıyla ilan edilmiş önemli bir gün olduğunu vurgulayarak şu ifadelere yer verdi: "Yakın tarih, nefretin ve ön yargının insanlığa nasıl ağır bedeller ödetebileceğini acı örneklerle göstermektedir. Avrupa’nın ortasında, Bosna-Hersek’te yaşanan Srebrenitsa katliamı, inancı ve kimliği nedeniyle hedef alınan binlerce masum insanın acısıyla insanlık hafızasında derin bir yara bırakmıştır. Yıllar sonra dünyanın başka birçok köşesinde yaşanan, 2017 yılında Kanada’nın Quebec kentinde bir camiye yapılan saldırı, 2019 yılında Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki iki camiye düzenlenen saldırı, 2021 yılında Kanada’nın Ontario eyaletinde Müslüman bir ailenin araçla hedef alınması, 2022 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Albuquerque Müslüman Cinayetleri, 2023 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Müslüman bir çocuğun nefret saldırısında hayatını kaybetmesi, 2023-2024 yıllarında Avrupa’da Cami Saldırıları Dalgası 2024 yılında Kanada’da Ottawa Camii Kundaklama Girişimi gibi saymakla bitiremeyeceğimiz İslamofobik saldırılar tüm dünyaya nefretin ve aşırıcılığın küresel ölçekte ne kadar yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini tüm dünyaya göstermiştir. Bugün ise Gazze’de yaşanan trajediler, sivillerin, kadınların ve çocukların maruz kaldığı ağır insani tabloyla uluslararası toplumun ortak vicdanını derinden sarsmaktadır. İnsan hayatının ve insan onurunun korunması, hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın herkes için ortak bir sorumluluktur. Bosna’dan Kanada’ya, Yeni Zelanda’dan Gazze’ye kadar dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan bu acı olaylar, nefretin sınır tanımadığını açıkça göstermektedir. Nefret söylemi yalnızca sözlerden ibaret değildir; zamanla ayrımcılığa, ayrımcılık ise insan hayatını tehdit eden şiddet ortamlarına dönüşebilmektedir. Bu noktada medya ve yayıncılık, toplumların birbirini anlamasında ve doğru bilginin yayılmasında kritik bir role sahiptir. Yayıncılık faaliyetlerinin ön yargıları büyüten değil, empatiyi güçlendiren; ayrıştıran değil, birleştiren bir anlayışla yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak bizler; insan onuruna saygıyı esas alan, nefret söylemine karşı duyarlı, farklı inanç ve kültürlere saygıyı güçlendiren sorumlu yayıncılık anlayışının geliştirilmesini temel bir sorumluluk olarak görmekteyiz. Bu anlayış doğrultusunda Kurulumuz öncülüğünde; 25-26 Mayıs 2021 tarihlerinde ‘Uluslararası Medya ve İslamofobi Sempozyumu’, 15 Mart 2022 tarihinde ‘İkinci Uluslararası Medya ve İslamofobi Forumu’, 10 Nisan 2023 tarihinde ‘Uluslararası Medya ve İslamofobi’ programının üçüncüsü ve 14 Mart 2024 tarihinde ‘Küresel ve Yerel Boyutlarıyla İslamofobi’ temasıyla dördüncü forum gerçekleştirilmiştir. Söz konusu programlarla, İslamofobi ile mücadele yollarının akademisyenler, bürokratlar ve medya uzmanları nezdinde ele alınması; medya odaklı farkındalığın ve kurumsal iş birliğinin güçlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu vizyon ile 2025 yılı içinde Uluslararası Medya ve İslamofobi Forumu’nun beşincisine yönelik hazırlık çalışmaları da sürdürülmektedir. İslamofobi ile mücadele; yalnızca Müslümanların değil, insanlığın ortak sorumluluğudur. Karşılıklı saygının, empati kültürünün ve doğru bilginin güçlendiği bir iletişim ortamı, daha adil ve daha barışçıl bir dünyanın kurulmasına katkı sağlayacaktır. Bu vesileyle Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak; ayrımcılığa, nefret söylemine ve ötekileştirici yaklaşımlara karşı sorumlu yayıncılık anlayışının güçlendirilmesi yönündeki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz."