SAĞLIK - 23 Şubat 2026 Pazartesi 12:11

Büyükşehir Diyetisyeni İpek Öztaş’tan sağlıklı beslenme önerileri

A
A
A
Büyükşehir Diyetisyeni İpek Öztaş’tan sağlıklı beslenme önerileri

Antalya Büyükşehir Belediyesi diyetisyeni İpek Öztaş, Ramazan ayında değişen beslenme düzenine sağlıklı uyum sağlamanın yollarını anlattı. Sahur ve iftarda dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Öztaş, yavaş ve kontrollü yemenin sindirim sistemi için kritik olduğunu vurguladı.


Ramazan ayının başlamasıyla günlük beslenme düzeni değişiyor, oruç sürecine sağlıklı bir geçiş yapmak ve vücut dengesini korumak ise büyük önem taşıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Haşim İşcan Aile Eğitim ve Sosyal Hizmetler Merkezi’nde görev yapan diyetisyen İpek Öztaş, Ramazan boyunca doğru beslenme alışkanlıklarının nasıl olması gerektiğine ilişkin önemli bilgiler verdi.



"Sahurda yediklerimiz önemli"


Beslenme düzeninin değiştiği bu dönemde vatandaşların bazı hususlara dikkat etmesi gerektiğini belirten Öztaş, sahurun gün boyu enerjiyi korumak açısından kritik olduğunu söyledi. Öztaş, "Sahur, gün boyunca enerjinizi yüksek tutmanızı sağlar. Bu nedenle lif açısından zengin tam buğday ekmeği ve sebzeler ile protein değeri yüksek peynir, yumurta, yoğurt gibi besinler tercih edilmeli. Ceviz ve badem gibi sağlıklı yağ kaynakları da tokluk süresini uzatır ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar" dedi.



’’10-15 dakika beklenmeli’’


İftara hurmayla başlamanın doğru bir tercih olduğunu ifade eden Öztaş, suyun yavaş tüketilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Mideyi aniden doldurmak yerine küçük bir kase çorbayla başlanmalı ve ardından 10-15 dakika beklenmeli. Ana öğünde tavuk, balık, kırmızı et ya da baklagiller gibi protein kaynaklarının yanında tam buğday ekmeği, bulgur pilavı ve sebze tüketilerek dengeli bir tabak oluşturulmalı. Aşırı yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınılmalı; ızgara, fırın veya tencere yemekleri tercih edilmeli" diye konuştu.



"Kontrollü yemeye özen gösterin"


Yeme alışkanlıklarının da en az içerik kadar önemli olduğunu belirten Öztaş, hızlı yemenin şişkinlik ve hazımsızlığa yol açabileceğini söyleyerek, "Lokmalar iyice çiğnenmeli, yavaş ve kontrollü yenmeli. Günlük en az 2 litre su tüketilmeli. İftardan sonra meyve, süt, yoğurt ya da ayran gibi ara öğünler kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca iftar sonrasında yapılacak hafif tempolu yürüyüşler sindirim sistemini destekler, ancak ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır" ifadelerini kullandı.



Büyükşehir Diyetisyeni İpek Öztaş’tan sağlıklı beslenme önerileri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Kontakta anahtarı görüp gözlerine inanamadılar: Kargo aracını çaldılar Bursa’da kargo dağıtımında kullanılan hafif ticari aracı, anahtarı kontak üzerinde görünce çalan 2 şüpheli, polis ekiplerinin nefes kesen takibi sonucu yakalanarak tutuklandı. Film sahnelerini aratmayan kovalamaca anları ise kameraya yansıdı. Olay, 22 Nisan 2026 günü saat 19.30 sıralarında Yıldırım ilçesi Güneştepe Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kargo dağıtımı yapan sürücünün kısa süreliğine araçtan indiği sırada, anahtarın kontakta olduğunu fark eden şüpheliler fırsatı değerlendirerek beyaz renkli hafif ticari aracı çaldı. İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, çalıntı aracın Yunuseli Mahallesi’nde olduğunu belirledi. Ekiplerin ’dur’ ihtarına uymayan şüpheliler ile polis arasında kovalamaca yaşandı. Kaçışın sonu ise uzun sürmedi, şüpheliler aracı terk ederek izlerini kaybettirmeye çalıştı. Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekipleri olayın peşini bırakmadı. 42 farklı noktadaki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, 100 saati aşkın görüntüyü didik didik ederek şüphelilerin kimliğini tespit etti. Düzenlenen operasyonla yakalanan S.A. ve B.Ş.’nin çok sayıda suç kaydı olduğu öğrenildi. Gözaltına alınan şüpheliler, ifadelerinde suçu itiraf ederken, araçtan çalınan 1 cep telefonu ve çok sayıda kargo ürünü de eksiksiz şekilde ele geçirilerek sahibine teslim edildi. Öte yandan şüphelilere ehliyetsiz araç kullanmak ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek gibi suçlardan toplam 240 bin TL idari para cezası kesildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Muş Bulanık’ta kimliğini unutan öğrenciye polis desteği Muş’un Bulanık ilçesinde, kimliğini evde unutan bir öğrenci, polis ekiplerinin hızlı müdahalesi sayesinde bursluluk sınavına yetiştirildi. Bulanık’ta gerçekleştirilen İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı (İOKBS) öncesi yaşanan olay, örnek bir dayanışmaya sahne oldu. Bulanık Anadolu İmam Hatip Lisesi 6. sınıf öğrencisi Ayşenur Kundu, sınava girmek için geldiği okulda kimliğini evde unuttuğunu fark etti. Durumun bildirilmesi üzerine harekete geçen İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri, öğrenciyi vakit kaybetmeden Şehitlik Mahallesi’ndeki evine götürdü. Kimliğini alan öğrenci, yine polis ekipleri tarafından sınava gireceği okula yetiştirildi. Sınava dakikalar kala büyük bir panik yaşayan öğrenci Ayşenur Kundu, "Okula geldiğimde kimliğimi unuttuğumu fark ettim. O anda polis ağabeyler aklıma geldi. Sağ olsunlar beni hemen evime götürüp kimliğimi almamı sağladılar ve tekrar okula yetiştirdiler. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" dedi. Öğrencinin ailesi de duyarlı davranışlarından dolayı polis ekiplerine teşekkür ederken, görevli polislerin bu örnek davranışı takdir topladı. Okullarda görev yapan polis ekiplerinin dikkati ve hızlı müdahalesi sayesinde öğrencinin sınava zamanında yetişmesi sağlanırken, olay vatandaşlar tarafından da "örnek bir kamu hizmeti" olarak değerlendirildi.
Diyarbakır Fransa’da evde 6 doğum yaptı, "Fizyolojik doğum" tercihini Diyarbakır’dan yana kullandı Fransa’dan Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, doğal doğum arayışıyla Diyarbakır’da fizyolojik doğum sürecini doktor eşliğinde, müdahalesiz şekilde gerçekleştirdi. Fransa’da 6 doğum yapan ve sonrasında Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, Fransa’da evde doğumun yasak olmaması nedeniyle tüm doğumlarını evde gerçekleştirdi. Ancak Türkiye’de evde doğumun yasak olması nedeniyle doğal doğum arayışına geçen çift, hiçbir ilaç ya da tıbbi gereklilik olmadan nasıl bir doğum yapabileceklerini araştırdı. Bu süreçte Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’na ulaşan çift, doktorun "Fizyolojik doğum"u desteklediğini öğrenerek iletişime geçti. Doktor tarafından kabul edilen çiftin doğumu, hastane odasında tamamen doğal bir ortamda ve herhangi bir tıbbi müdahale olmadan, doktor eşliğinde gerçekleştirildi. Hastane odası ev ortamını aratmadı Dicle Memorial Hastanesinde ebe olan Elif Ilgaz, Fransa vatandaşı çiftin istediği gibi bir doğum olduğunu dile getirdi. Ilgaz, "Fransız vatandaşı gebemiz, 6 doğumunu Fransa’da gerçekleştirmiş. Yedinci gebeliği için artık doğal doğum arayışına girmiş. Bu süreçte internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucunda Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesinden Op. Dr. Selin Kadıoğlu’na ulaşmış. Bunun üzerine doğumuna birkaç gün kala Muğla’dan ailesiyle birlikte Diyarbakır’a gelen çift, burada bir otelde konakladı. Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu tarafından yapılan muayenede ek bir risk olmadığı gözlemlendi. Hastanın talebi doğrultusunda normal doğum, müdahalesiz doğum, doğuma saygı ve doğumun doğal zamanına saygı ilkeleri çerçevesinde süreç planlandı. Doğum, hastane odasında tamamen doğal şartlarda, hiçbir invaziv işlem ve tıbbi girişim olmadan gerçekleştirildi. Anne adayı, kendi odasında ev konforuna yakın bir ortamda doğumunu tamamladı. Komplikasyonsuz ve risksiz gerçekleşen doğumun ardından hasta süreçten memnun kaldı ve mutlu ayrıldı" dedi. Ali Tokyürek ise Muğla’da yaşadıklarını ve eşinin doğal bir doğum arayışında olduğunu ifade etti. Tokyürek, "Tamamen doğal bir doğum istediği için internette araştırdık. Araştırmanın sonucunda Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’nun bir makalesi üzerine denk geldi. O makaleyi okuduktan sonra, ’ben bu doktoru istiyorum’ dedi bana. Ben de baktım Diyarbakır’dadır, bize epey uzaktı. Biraz uğraştık. Hocayla iletişime geçtik. Doktor da bize, ’benim için sorun değildir, gelebilirsiniz’ dedi. Otobüse binip buraya kadar geldik ve doğumun gerçekleşmesini bekledik. Her şey istediğimiz gibi oldu sonuçta. Öbür çocuklarımız Fransa’da doğdu. Onlar evde doğdu, orada öyle bir imkanımız vardı. Türkiye’de evde doğum yasak. Ama hastaneye geldiğimizde bir farkını görmedik. Aynen Fransa’da evde doğum gibi oldu. Sonuçta gerçekten doktor eşime çok büyük şefkat gösterdi. Odasında gerçekten sanki evdeymiş gibi doğum yaptı" şeklinde konuştu.