EKONOMİ - 25 Şubat 2026 Çarşamba 12:19

Çandır: "Şiddetli yağmurlardan binlerce üreticimiz doğrudan mağdur oldu"

A
A
A
Çandır: "Şiddetli yağmurlardan binlerce üreticimiz doğrudan mağdur oldu"

Antalya Ticaret Borsası Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, yoğun yağışların tarımsal üretimde ağır hasara yol açtığını belirterek, "On bin dekarın üzerinde örtüaltı alanı, dört bin dekarın üzerinde meyve bahçesi ve tarla etkilenmiş; binlerce üreticimiz doğrudan mağdur olmuştur" dedi. Çandır, sigortasız üreticiler için acil nakit desteği ve kredilerin faizsiz ötelenmesi çağrısında bulundu.


Antalya Ticaret Borsası (ATB) Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, kentte Ocak ayından bu yana etkili olan yoğun yağışların tarımsal üretimde ciddi zararlara neden olduğunu söyledi.



"Binlerce üreticimiz doğrudan mağdur oldu"


Yoğun yağışların özellikle örtüaltı üretim alanları ile meyve bahçelerinde hasara yol açtığını belirten Çandır, "Ocak ayından bu yana kent merkezimizde ve ilçelerimizde etkili olan yoğun yağışlar, örtüaltı üretim alanlarımızda ve meyve bahçelerimizde ciddi zararlara yol açmıştır. On bin dekarın üzerinde örtüaltı alanı, dört bin dekarın üzerinde meyve bahçesi ve tarla etkilenmiş; binlerce üreticimiz doğrudan mağdur olmuştur" dedi.


Zarar gören üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileten Çandır, özellikle TARSİM sigortası yaptıramayan üreticiler için destek çağrısında bulundu. Çandır, "Özellikle TARSİM sigortası yaptıramayan üreticilerimiz için acil nakit desteğinin sağlanması, tüm üreticilerimizin mevcut kredilerinin faizsiz olarak ötelenmesi ve yeni hibe ile uygun şartlı kredi imkânlarının hızla devreye alınması büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.


İklim değişikliği ve dirençli üretim vurgusu


İklim değişikliğinin etkisiyle afetlerin daha sık ve daha yıkıcı yaşanacağına dikkat çeken Çandır, tarımsal üretimi koruyacak yatırımların gecikmeden güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Çandır, "Bu nedenle, tarımsal üretimi koruyacak altyapı ve üstyapı yatırımlarının gecikmeden güçlendirilmesi, kalıcı ve dirençli çözümlerin hayata geçirilmesi artık bir zorunluluktur" şeklinde konuştu.


"Miktar düştü, değer arttı"


Ocak ayı ihracat verilerini de değerlendiren Çandır, yaş sebze sektörünün stratejik önemini koruduğunu belirterek, "Gerek ülkemiz gerek kentimiz yaş sebze ihracatı miktar olarak gerilerken değer bazında artmıştır. Antalya’mız miktarda yüzde 8’lik düşüşe rağmen değer olarak yüzde 15 artışla yaklaşık 70 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir" diye konuştu.


Bu tablonun birim ihracat fiyatlarının yükselmesine destek sağladığını ifade eden Çandır, yaş sebze üretiminin ihracatta tarımın ana taşıyıcı unsurlarından biri olmayı sürdürdüğünü vurguladı.



"Maliyet yükünü taşıyamayan üreticiler sektörden çekiliyor"


Tarımdaki maliyet baskısına dikkat çeken Çandır, üreticinin fiyat belirleme gücünün sınırlı olduğunu belirterek, "Tarım sektörü maliyet belirleyen değil, maliyete katlanan bir sektördür. Girdiyi hangi fiyata alacağımıza biz karar vermiyoruz. Ama ürünü, oluşan piyasa fiyatına satmak zorunda kalıyoruz. Aradaki fark ise zarar hanesine yazılıyor" dedi.


2020’den bu yana üretici fiyatlarının 8,2 kat, girdi fiyatlarının 6,7 kat arttığını kaydeden Çandır, toplam maliyet içindeki işçilik, kira, sulama ve finansman kalemlerinin belirleyici olduğuna işaret etti. Çandır, "Aynı dönemde asgari işçilik maliyetleri 12,1 kat arttı. Sonuç olarak yüzde 22’lik fark, toplam maliyet artışını karşılamıyor. Aradaki fark ya borçla kapatılıyor ya da öz kaynak eritilerek. Açık konuşalım: Bu yükü taşıyamayan üreticiler birer birer sektörden çekiliyor" ifadelerini kullandı.



Antalya’nın büyümesi ve yapısal riskler


Antalya’nın 2 milyon 777 bini aşan nüfusuyla hızla büyüyen bir metropol olduğunu belirten Çandır, bu büyümenin tarım arazileri, kırsal nüfus ve su kaynakları üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Dengeli büyüme modeline ihtiyaç olduğunu vurgulayan Çandır, üretim kapasitesinin korunmasının öncelik taşıdığını dile getirdi.



İç ticaret verileri


İllerarası ticaret verilerine de değinen Çandır, Antalya’nın diğer illerden alışta Türkiye 6’ncısı konumunda olduğunu ancak şehiriçi ve diğer illere satışta 12’nci sırada yer aldığını belirtti. Çandır, "Antalya’mızın toplam iç ticaretinin yaklaşık yarısı diğer illerden alış, yüzde 25’i diğer illere satış ve yüzde 25’i de şehiriçi ticaret olarak gerçekleşmektedir" şeklinde konuştu.



Teşvik programına yatırım çağrısı


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca açıklanan Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nın Antalya için önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Çandır, üyeleri yatırım desteklerinden yararlanmaya davet etti. Program kapsamında tıbbi-aromatik bitkiler, örtüaltı ve dikey tarım teknolojileri, kültür endüstrileri ile spor ve sağlık turizmi alanlarının öne çıktığını kaydetti.



AB pazarına uyum


Avrupa Birliği’nde rekabetin artık tarifelerden çok standartlar üzerinden şekillendiğini belirten Çandır, düşük karbonlu üretim, izlenebilirlik, dijital uyum ve sürdürülebilirliğin belirleyici hâle geldiğini söyledi. Çandır, "Türkiye’nin yalnızca uyum sağlayan değil, Avrupa ile aynı anda hareket eden ve rekabet gücünü artıran bir ülke konumuna yükselmesi zorunludur" dedi.



Çandır: "Şiddetli yağmurlardan binlerce üreticimiz doğrudan mağdur oldu"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beykoz’da rutin denetimler Ramazan’da iki katına çıkarıldı Beykoz Belediyesi, ilçe sakinlerinin güvenli alışveriş ve sağlıklı gıda standartlarını korumak adına, Ramazan ayı boyunca denetim mekanizmasını en üst seviyeye çıkardı. Zabıta ekipleri, her gün kesintisiz devam eden saha kontrollerini, mübarek ayın getirdiği yoğunlukla birlikte iki katına çıkararak Beykozluların iftar sofralarına "güven" taşıyor. Beykoz Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, pazar yerlerinden fırınlara, lokantalardan perakende noktalarına kadar ilçenin ticari nabzını tutan her noktada denetimlerini sıkılaştırdı. Yılın 365 günü süregelen hijyen, fiyat ve ruhsat kontrolleri, Ramazan ayının ruhuna uygun şekilde, vatandaşın mağduriyet yaşamaması adına daha sık periyotlarla gerçekleştiriliyor. Pazar ve gıda işletmelerinde "Sıfır Hata" hedefi Denetimlerin ilk durağı olan pazar yerlerinde, tezgâh düzeninden ürünlerin saklama şartlarına, tartı aletlerinin hassasiyetinden etiket uygunluğuna kadar her ayrıntı titizlikle inceleniyor. Gıda işletmelerinde ise Beykoz Belediyesi’nin yüksek hijyen standartlarından taviz verilmeden lokanta ve kafelerin mutfakları ile depoları, halk sağlığı kriterlerine göre mercek altına alınıyor. Fırınlarda gramaj ve hijyen takibi Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan pide ve ekmek üretimi yapan fırınlar, zabıta ekiplerinin öncelikli rotasında yer alıyor. Üretim alanlarının temizliği ve personel hijyeninin yanı sıra, ekmek ve pidelerin belirlenen gramajlara uygunluğu hassas terazilerle kontrol ediliyor. Mevzuata aykırı durumlarda ise anında yasal işlem uygulanarak tüketicinin hakkı korunuyor. Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel: "Standartlarımızı Ramazan bereketiyle taçlandırıyoruz" Yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, denetimlerin sadece Ramazan’a özgü bir uygulama değil, bir "belediyecilik disiplini" olduğunun altını çizerek şunları söyledi: "Beykoz Belediyesi olarak vatandaşlarımızın sağlığı için yürüttüğümüz denetimler bizim rutin çalışmalarımızın bir parçasıdır. Ancak Ramazan ayı, tüketimin ve sosyal hareketliliğin arttığı özel bir dönemdir. Bu bereketli ayda vatandaşlarımızın gönül rahatlığıyla iftar yapabilmesi, esnafımızın da hakkaniyetli bir rekabet ortamında hizmet vermesi için saha ekiplerimizin sayısını ve denetim sıklığımızı iki katına çıkardık. Beykoz’da huzurlu bir Ramazan için 7 gün 24 saat görev başındayız." Denetimler kararlılıkla sürecek Beykoz Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, hem planlı hem de gelen ihbarlar üzerine gerçekleştirdiği denetimlerle, Ramazan ayı boyunca ilçede haksız kazancın ve sağlığa aykırı üretimin önüne geçmeye devam edecek.
Karabük Karabük’ten 4 ülkeye sağlık yazılımı ihracı Karabük Üniversitesi (KBÜ) Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren İnfomed Yazılım Bilgisayar Medikal İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından geliştirilen sağlık bilişimi yazılımları, Türkiye’nin yanı sıra 4 farklı ülkede 18 hastanede aktif olarak kullanılıyor. Karabük Teknokent bünyesinde 2022 yılında faaliyete başlayan firma, sağlık bilişimi alanında uçtan uca dijital çözümler geliştiriyor. Sağlık Bakanlığı standartlarına uygun ve akredite yazılımlarıyla öne çıkan şirket; laboratuvar, hastane ve radyoloji bilgi yönetim sistemleri başta olmak üzere sağlık sektörüne yönelik çeşitli yazılımlar üretiyor. Firmanın CEO’su ve Ar-Ge Müdürü Serdar Balaban yaptığı açıklamada, kuruluşlarından bu yana ağırlıklı olarak Sağlık Bakanlığına yönelik projeler geliştirdiklerini söyledi. Laboratuvar Bilgi Yönetim Sistemleri (LBYS), Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri (HBYS), Radyoloji Bilgi Yönetim Sistemleri (RBYS) ve PACS yazılımları ile geniş bir kullanıcı ağına ulaştıklarını belirten Balaban, laboratuvar bilgi yönetim sistemlerinin Irak ve Kuzey Irak’taki hastanelerin büyük bölümünde aktif olarak kullanıldığını ifade etti. Balaban, söz konusu yazılımların Türkiye genelinde yaklaşık 30 sağlık kurumunda uygulandığını aktararak, Ortak Sağlık Güvenlik Birimlerine (OSGB) yönelik geliştirilen otomasyon yazılımının ise Türkiye’de faaliyet gösteren yaklaşık 800 OSGB firması tarafından kullanıldığını kaydetti. Radyoloji bilgi yönetim sistemi ve PACS yazılımlarının Sağlık Bakanlığı tarafından akredite edildiğine dikkati çeken Balaban, "Türkiye’de yaklaşık 200 kurum PACS yazılımımızı kullanıyor. Bunun yanı sıra 4 farklı ülkede 18 hastanede yazılımlarımız aktif olarak hizmet veriyor." dedi. Karabük Teknokent’te yer alma sürecine de değinen Balaban, akademik yönlendirmeyle Teknokent’e dahil olduklarını belirterek, teknokentin sunduğu desteklerin firmaya önemli katkılar sağladığını dile getirdi. Bugüne kadar 3 Ar-Ge projesini tamamladıklarını, 2’sinin ise devam ettiğini bildiren Balaban, saha tecrübesine dayalı geliştirilen algoritmaların sektörde karşılık bulduğunu vurguladı. Balaban, Irak’ın ihtiyaçlarına yönelik bir ERP yazılımı üzerinde çalıştıklarını belirterek, yazılımın Karabük Teknokent’te geliştirilerek yurt dışına ihraç edilmesinin hedeflendiğini sözlerine ekledi.
Bursa Başkan Karabatı gönül sofrasında buluştu Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Ramazan’ın bereketini hemşehrileriyle aynı sofrada paylaşıyor. Emirsultan Mahallesi’nde Şerife Söğüt’ün daveti üzerine eşi Deniz Karabatı ile Serap ve Sedat Ünal çiftinin evlerine konuk olan Başkan Karabatı, samimi bir iftar buluşmasında hem gönülleri ısıtan sohbetler gerçekleştirdi hem de birlik ve beraberlik mesajı verdi. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Ramazan ayının manevi atmosferini hemşehrileriyle paylaşmaya devam ediyor. Karacabey’de birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını pekiştirmek amacıyla mahalle ziyaretlerini sürdüren Karabatı, bu kapsamda Emirsultan Mahallesi’nde Şerife Söğüt’ün iftar davetini kırmadı. Samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen iftar programına Başkan Karabatı’nın eşi Deniz Karabatı da eşlik ederken, ev sahipliğini Serap ve Sedat Ünal çifti üstlendi. Ramazan’ın paylaşma ruhunu yansıtan buluşmada dualar eşliğinde oruçlar açıldı, daha sonra sohbet edildi. İftar sonrası gerçekleşen sohbet ortamında Başkan Karabatı, Karacabey’de yürütülen çalışmalar ve planlanan projeler hakkında bilgi verdi. Karabatı, belediye hizmetlerinin mahalle bazlı ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirildiğini ifade etti. Talep ve önerileri de dinleyen Karabatı, yerinde tespit ve doğrudan iletişimin önemine vurgu yaparak, "Bizler sahada olmayı, vatandaşımızın sofrasına misafir olmayı önemsiyoruz. Karacabey’i birlikte yönetme anlayışıyla hareket ediyoruz" ifadesini kullandı. Ünal ailesi ise Başkan Fatih Karabatı’nın hayata geçirdiği projelerden duydukları memnuniyeti dile getirerek, ilçede gerçekleştirilen çalışmaların mahallelerde olumlu karşılık bulduğunu ifade etti. Aile, davetlerini geri çevirmeyerek iftar sofralarına konuk olan Başkan Karabatı ve eşi Deniz Karabatı’ya teşekkür ederek, nazik ziyaretlerinden dolayı memnuniyetlerini dile getirdi. Başkan Karabatı da yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Ramazan ayı; paylaşmanın, dayanışmanın ve gönüllerin birleştiği müstesna bir zaman dilimi. Nazik davetleri ve içten misafirperverlikleri için Şerife annemize, kızı Serap Ünal’a ve damadı Sedat Ünal’a gönülden teşekkür ediyorum. Bu sofralarda sadece ekmeğimizi değil, muhabbetimizi ve kardeşliğimizi de paylaşıyoruz. Karacabey’de birlik ve beraberlik ruhunu güçlendiren bu buluşmalar, toplumumuzdaki dayanışma bağlarını daha da kuvvetlendiriyor." Karabatı, Ramazan ayı boyunca farklı mahallelerde vatandaşlarla bir araya gelmeye devam edeceklerini belirterek, "Gönül belediyeciliği anlayışıyla hemşehrilerimizin yanında olmaya, onların sevinç ve sofralarını paylaşmaya devam edeceğiz" dedi.