EKONOMİ - 29 Kasım 2025 Cumartesi 10:16

Çarpana Dokuma Sanatı modern ürünlerle buluşuyor

A
A
A
Çarpana Dokuma Sanatı modern ürünlerle buluşuyor

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) tarafından yürütülen 2025 Yılı Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen Antalya Olgunlaşma Enstitüsü’nün yürütücüsü olduğu "Çarpana Tasarımları ile Kültürel Hafıza Yeni Ürünlerle Buluşuyor Projesi" tamamlandı.


Özel bir tezgâh gerektirmeyen dokuma sanatı, "çarpana" adı verilen; deri, karton ya da ince ahşap gibi malzemelerden dörtgen şeklinde kesilmiş ve köşeleri delinmiş araçlarla yapılan bir dokuma tekniği olarak biliniyor. Enleri dar, boyları oldukça uzun olan, şerit formundaki bu çözgü yüzlü dokumalar, tarihi olarak kuşak, kemer ve benzeri ürünlerin yapımında kullanılıyor. Geleneksel dokuma yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olan çarpana, taşıdığı kültürel hafızayla da dikkat çekiyor.


Proje kapsamında Enstitü’de görevli 15 eğitmen ve usta öğretici personele tarihleri arasında, çarpana dokuma tekniklerinin modernizasyonu ve tasarım geliştirme eğitimleri verildi. Eğitimler yoluyla Anadolu’da işlevselliği yüksek ve estetik bir kadim Türk el sanatı olan çarpana dokuma tekniklerinin yaşatılması, hem de bu tekniklerin çağdaş tasarım anlayışıyla buluşturularak yenilikçi ürünlerin ortaya çıkarılması hedeflendi. Uygulamalı olarak Enstitü’nün Kaleiçi yerleşkesinde gerçekleştirilen ve 5 gün süren eğitim esnasında, katılımcıların geleneksel motifleri modern çizgilerle birleştirme becerisi kazanmaları sağlandı. Proje ile Enstitü’nün kurumsal kapasitesinin artırılması, özgün çarpana tasarımlarının geliştirilmesi ve ürün çeşitliliğinin artırılmasına katkı sunuldu.


Çarpana dokuma kursunun eğitmeni Duygu İlâ, eğitime dair şunları söyledi: "Çarpana Dokuma, Geleneksel el sanatlarımızdan bir tanesi. Günümüze kadar değişmeden ve bozulmadan gelen tek dokuma sanatımız diyebiliriz. Kartlarla dokunuyor olması diğer geleneksel el dokumalarından ayıran en önemli noktası. Çarpana Dokuma kursu ile unutulmaya yüz tutmuş bir sanatı toplum hafızasından tamamen kaybolmadan devam etmesini sağlamak istiyoruz. Modern hayata entegre ederek, bu sanatın devamlılığını sağlamak en büyük amacımız. Tabi genç kuşaklara aktarılması için en mühim nokta, eğitim kurumlarında bir disiplin olarak ele alınması gerekmektedir. İlk defa bu sanat dalı ile karşılaşan katılımcılarımız, günümüzde benzerliği olan bir sanat dalı olmaması nedeniyle, karmaşık geldiğini düşünerek başlıyor eğitimlerine. Ancak yaptıkça, ortaya desen ve ürün çıktıkça, zorluğu yerini, bu sanat dalından aldıkları zevke bırakıyor."


Kursiyerlerden Ayşegül Eyyupoğlu da " Geleneksel Sanatlar; hem duygusal mirası koruma hem de toplumsal kimlik oluşturma açısından önemlidir. İnsanın kendini keşfetmesi de sanatın bir parçasıdır. Eğitim süresince; geleneksel becerilerin gelecek nesillere aktarımının yanı sıra yeni fikir ve deneyimlerde kazandık. Sanatın, duygusal ifade, zihinsel rahatlama, özgüven, zihinsel odaklanma, toplumsal bağlantı ve empati gibi olumlu etkileri de vardır" diye konuştu.


Eğitim sonunda BAKA Antalya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Jale Akhundova Demir, Muratpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Coşkunsu, Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal ve BAKA uzmanı İffet Gözde Bozdoğan ve enstitü yetkililerinin katılımı ile başarılı kursiyerlere sertifikaları takdim edildi.



"Gelenekten geleceğe uzanan bir köprü"


Projenin en önemli çıktılarından biri olarak, proje sonunda çarpana dokuma için coğrafi işaret başvurusunun yapılmasına yönelik süreçler başlatılacak. Böylece bölgenin kültürel belleğinde önemli bir yere sahip olan bu zanaatın, tescillenerek korunması ve sürdürülebilir hale gelmesi sağlanacak.


BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen imza töreninde çalışmanın vizyonundan bahsetmiş; projenin sadece bir eğitim faaliyeti olmanın ötesinde, bölgenin kültürel mirasını korumaya ve ekonomik faydaya dönüştürmeye yönelik stratejik bir adım olduğunu belirterek; "Çarpana dokuma, tarihi ve kültürel anlamda büyük değere sahip geleneksel bir tekniktir. Biz bu tekniklerin kaybolmasını önlemekle kalmıyor, onları yenilikle buluşturuyoruz. Tabii bu çalışmalarda ilham kaynağımız Cumhurbaşkanımızın eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde yürütülen Anadoludakiler Projesi. Anadoludakiler Projesi tarihimize ait ne varsa, o eserlerin izini sürüyor, eserlerin ülkemizin kültür envanterine kazandırılmasını sağlıyor. BAKA olarak biz de yürüttüğümüz bu proje sayesinde hem mesleki kapasiteyi artıracak hem de yeni ürünlerin pazara sunulmasının önünü açacağız. Ayrıca coğrafi işaret süreciyle bu mirasın resmî olarak da korunmasını amaçlıyoruz." ifadelerini aktardı.



"Antalya’ya ve bölgeye katma değer sağlayacak"


Projenin tamamlanmasıyla birlikte, Antalya Olgunlaşma Enstitüsü’nün tasarladığı ürünlerin hem yerel hem de ulusal alanda daha fazla yer bulması bekleniyor. Geleneksel dokumanın, çağdaş tasarımlarla yeniden yorumlanması sayesinde, hem kültürel değerler korunacak hem de bölgeye özgü ürünlerin görünürlüğü artacak.



Çarpana Dokuma Sanatı modern ürünlerle buluşuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Ramazan’da acil hasta başvurularında düşüş Ramazan ayı öncesine göre acil servislerde çok aşırı bir yoğunluk yaşanmadığı belirtildi. Özellikle iftar saatlerine yakın saatlerde başvurularda artış olup olmadığına bakıldığında gün içinde beklenen düzeyde bir yoğunluk yaşanmadığı tespit edildi. 1-18 Şubat tarihleri arasında Trabzon’daki tüm acil servislere yaklaşık 67 bin başvuru olurken 18 Şubat -8 Mart tarihleri arasında bu sayının 63 bine düştüğü belirlendi. Verilere göre acil servis başvurularında yaklaşık yüzde 6 oranında azalma yaşandı. Acil servislerde saat 18.00 ile 22.00 arasında yapılan incelemelerde tanılara göre en sık görülen ilk 10 hastalık arasında mevsimsel etkilerin öne çıktığı görüldü. Mart ayı itibarıyla özellikle alt solunum yolu hastalıklarının daha fazla görüldüğü, bunun da mevsimsel gribin son dönemlerine bağlı solunum yolu enfeksiyonlarının yansıması olduğu ifade edildi. Oruca bağlı olması beklenen sağlık şikâyetlerinde önceki yıllara kıyasla belirgin bir artış ya da istatistiksel bir değişiklik olmadığı kaydedildi. Elde edilen veriler, Ramazan ayı ile önceki aylar arasında acil servis başvuruları açısından anlamlı bir fark bulunmadığını ortaya koydu. Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal, Ramazan ayında Acil Servislerde Ramazan öncesine yüzde 6 oranında bir azalma yaşandığına dikkat çekerek "Şubat-Mart ayı ve öncesinde acillerin toplam poliklinik sayılarına baktırdığımızda normalde toplam muayene sayılarında çok aşırı bir değişiklik yok. Özellikle iftar saatlerine yakın saatlerde bir artış var mı diye baktığımızda, gün içinde çok beklediğimiz bir artışın olmaması yönündeydi. 1-18 Şubat tarihleri arasında Trabzon’da bütün acillere yaklaşık 67 bin başvuru var. 18 Şubat-8 Mart tarihleri arasında ise bu sayı 63 bin. Yani yaklaşık yüzde 6 oranında acil başvurularında bir azalma görülüyor. Acillerde saat 18.00 ile 22.00 arasında tanıya göre ilk on hastalığı çıkardığımızda, daha çok mevsime bağlı olarak alt solunum yolu hastalıklarının Mart ayı içerisinde daha fazla ortaya çıktığını görüyoruz. Yani mevsimsel gribin son dönemleri olan solunum yolu enfeksiyonlarının bize yansımaları görülmüş. Özellikle oruca bağlı olması beklenen şikayetlerde ise önceki yıllara göre aşırı bir artış ya da bilimsel, sayısal bir değişiklik bulunmuyor. Elimizdeki istatistikler, bir önceki aylarla Ramazan ayı arasında anlamlı bir değişiklik olmadığını göstermektedir. Demek ki insanımız bu konuda bilinçli. Orucunu gerekli şekilde tutuyor hem orucundan sonra da iftarını biraz daha anlamlı yapıyor diye düşünüyorum. Çünkü şikâyetleri artıran resmi bir verimiz yok" diye konuştu.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Aydın Çıldır Havalimanı’nı ticari uçuşlara, yeniden yaparak açacağız" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Aydın Çıldır Havalimanı’nı ticari uçuşlara, yeniden yaparak açacağız. Etimesgut Havalimanı’nı NATO Zirvesi hasebiyle haziran ayına yetiştireceğiz" dedi. Bakan Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Havayolu sektörüne ilişkin açıklamada bulunan Uraloğlu, "26 olan havalimanımızı 58’e çıkardık. 175 ülkeyle uluslararası anlaşmamız var. 356 noktaya uçuyoruz. 247 milyon yolcu ile geçen seneyi tamamlamış olduk" açıklamasında bulundu. Bakan Uraloğlu, Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarındaki çalışmaları da bu sene tamamlayarak havalimanı sayısını 60’a çıkaracaklarını ifade etti. "Aydın Çıldır Havalimanı’nı ticari uçuşlara, yeniden yaparak açacağız" Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Aydın Çıldır Havalimanı hakkındaki müjdesini de hatırlatarak, "Aydın Çıldır Havalimanı’nı ticari uçuşlara yeniden yaparak açacağız. Yine Etimesgut Havalimanı’nı NATO Zirvesi hasebiyle inşallah Haziran ayına yetiştirmiş olacağız. Burası da hem bir protokol hem de yedek havalimanı olacak" değerlendirmesinde bulundu. "10 milyonluk bir havalimanını kazandırmış olacağız" Trabzon’a yeni bir havalimanı tasarladıklarını dile getiren Uraloğlu, "Deniz üzerinde 3. havalimanımızı yapacağız. 3 milyon kapasiteyi geçtik, 10 milyonluk bir havalimanını kazandırmış olacağız" dedi.
Ankara Bakan Uraloğlu: "15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sosyal medyada yaş sınırlamasına ilişkin, "15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz. Onlar daha çok dersleriyle hemhal olsunlar" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftarda bir araya geldi. 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarını kullanmasına ilişkin düzenlemeyi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TBMM Başkanlığına sunduklarını bildiren Uraloğlu, sosyal medya platformlarının bağımlılık, psikolojik sorunlar, şiddet eğilimi, aile içi çatışma, sosyal ilişkilerde olumsuzluk ve çocukların zaman israfı gibi birçok probleme yol açabildiğini dile getirdi. "15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz" 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını kısıtlamak için TBBM’ye düzenleme sunduklarını belirten Uraloğlu, "15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz. Onlar daha çok dersleriyle hemhal olsunlar. Bu interneti kullanmama değildir, özellikle onu belirtmek isterim. Türkiye’de güvenli internet uygulamamızın da çok ciddi karşılığı olduğunu belirtmek isterim. Yaptırımı koyduğunuzda bunun uygulanabilirliğini sosyal medya platformlarıyla görüştük. Bazı denemelerde bazı ülkelerde yapıldığını özellikle söylemek isterim. İngiltere’den Amerika’ya, Fransa’dan Avustralya’ya kadar birçok örneği var. Dolayısıyla biz de bunlardan kendi değerlerimizi de dikkate alarak bir uygulamayı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ile Meclis’e gönderdik" diye konuştu. Uraloğlu ayrıca, bir kamuoyu araştırma şirketine yaptırdıkları araştırmada söz konusu uygulamanın yüzde 80 civarında destek aldığını da bildirdi.