ÇEVRE - 04 Şubat 2026 Çarşamba 11:31

Çevreci Komşu Kart projesi 51 milyon kişiye nefes oldu

A
A
A
Çevreci Komşu Kart projesi 51 milyon kişiye nefes oldu

Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin hayata geçirdiği, Türkiye’nin ödüllü ilk geri dönüşüm projelerinden biri olan Çevreci Komşu Kart, 2016 yılından bu yana çevreye ve ilçe sakinlerine önemli katkılar sağladı. Proje sayesinde 204 bin 887 ağaç kesilmekten kurtarılırken 50 milyon 850 bin 917 litre yakıt tasarrufu elde edildi.


Nisan 2016’da iki mahallede pilot uygulama olarak başlatılan Çevreci Komşu Kart, elde edilen başarıların ardından tüm Muratpaşa ilçesinde yaygınlaştırıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen Sıfır Atık Projesi’ne de altyapı oluşturan uygulama, kısa sürede dünya basınında yer aldı ve farklı ülkelerdeki belediyelere örnek oldu.


Muratpaşa Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından yürütülen proje; cam, kâğıt, plastik ve metal atıkların kayıpsız geri dönüşümünü sağlayarak hem doğanın korunmasına hem de ekonomiye katkı sundu.



51 milyon kişiye oksijen, daha temiz bir gelecek


Proje kapsamında bugüne kadar karbondioksit salınımı 806 bin 815 kilogram azaltılırken kesilmekten kurtarılan ağaçlar 51 milyon 221 bin 738 kişiye oksijen sağlayacak büyüklüğe ulaştı. Bu sonuçlar, Çevreci Komşu Kart’ın yalnızca bir geri dönüşüm projesi değil, aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadelede etkili bir yerel yönetim modeli olduğunu ortaya koydu.



Ev ekonomisine 9 yılda 12 milyon 888 bin lira katkı


Çevreci Komşu Kart ile 9 yıl içinde 25 milyon 506 bin 567 kilogram atık, ev ev toplanarak geri dönüşüme kazandırıldı. Toplanan atıklar karşılığında ise ilçe sakinlerinin kartlarına toplam 12 milyon 888 bin 211 lira yüklendi. Proje, hem çevreyi korudu hem ailelerin ev ekonomisine doğrudan katkı sağladı.



Çevreci komşu kart nasıl çalışıyor?


Evlerde kaynağında ayrıştırılan atıklar, Çevreci Komşu Kart ekipleri tarafından belirlenen ücretler karşılığında satın alınıyor. Para kart özelliğine sahip olan Çevreci Komşu Kart; alışverişlerde, online ödemelerde kullanılabiliyor ve biriken bakiyeler bankamatiklerden nakit olarak çekilebiliyor.


İlçede projeye katılan ev sayısı 18 bin 314’e ulaşırken, süreç içerisinde bitkisel atık yağ, elektronik atık ve tekstil atıkları da uygulamaya dâhil edildi. Çevreci Komşu Kart, hem ev ekonomileri için yeni bir gelir kaynağı sağladı hem de doğanın korunmasına kalıcı katkılar sundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri ’Asrın felaketi’nde bölgeye ulaşan ilk ekipler yaşadıklarını anlattı Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgeye ulaşan ilk ekiplerde görevli sağlık çalışanları yaşadıklarını anlattı. Depremde hasar gören hastanenin yenidoğan bölümündeki 33 bebeği ambulansla güvenli bir hastaneye naklederek hayatlarını kurtaran Kayseri UMKE Sorumlusu İslam Köseoğlu, "Her bebek gördüğümde hafızamdan silinmeyen olayların başında geliyor" dedi. 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş’ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler 11 ili etkilemiş ve birçok ilde büyük yıkımlara neden olmuştu. Depremlerin ardından Kayseri’den yola çıkan ve afetin ilk saatlerinde bölgeye ulaşan sağlık ekipleri yaşadıklarını anlattı. Kahramanmaraş’ta depremlerde hasar alan üniversite hastanesinin yenidoğan bölümündeki 33 bebeği ambulansla Kayseri’deki hastanelere nakleden Kayseri UMKE Sorumlusu İslam Köseoğlu, "6 Şubat gecesi Türkiye’yi sarsan ve 11 ili etkileyen bir deprem yaşandı. Kayseri de bu illerin arasındaydı. Depremin ilk yaşandığı saatten itibaren acil sağlık hizmetleri çalışanları olarak görev yerimize gitmek için hareket etmiştik. Öncesinde ailemizi güvenli yerlere emanet etmemiz gerekiyordu. Eşim de sağlık çalışanı, 3 tane oğlumu güvenli bir yere teslim etmemiz zor bir süreçti. Eşimi ve çocuklarımı teslim ettikten sonra İl Ambulans Servisi Başhekimliğine hareket ettim. Başhekimliğe geldikten sonra ekipler kuruldu ve özellikli olan 4 sedyeli ambulansla Kahramanmaraş’a hareket ettik. Özellikle Kayseri çıkışları, Pınarbaşı, Sarız ve Göksun çıkışlarında ciddi bir tipi söz konusuydu. Saat 09.45 itibarıyla Kahramanmaraş merkeze giriş yaptık. Gerçekten yaşamış olduğumuz afet, daha önceki depremlere benzemiyordu, enkaz sayıları çok fazlaydı. İlk gün kaç vakaya müdahale ettik hatırlamıyorum ama birçok vaka bizde de psikolojik olarak yıkım bıraktı ancak görevimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştık. Üniversite hastanesi öğlen yaşanan büyük depremden sonra hasar almıştı. Oradaki yenidoğan bebeklerin tahliyeleri gerekiyordu. Görevli arkadaşlarımızla 33 tane yenidoğan bebeği ambulansların içerisine aldık. Birçoğunun oksijen ihtiyacı vardı, birçoğunun ısıtılması gerekiyordu, çünkü hava soğuktu. Bu süreçte Kayseri İl Sağlık Müdürümüz Mehmet Erşan ve Sağlık Hizmetleri Başkanımız Figen Gürbeden devreye girdi. Kayseri’deki bütün yenidoğan ambulansları, kuvöz ambulansların hepsini Kahramanmaraş’a yönlendirdiler. Bu süreçte bebeklerimizin Kayseri’ye nakilleri sağlanmış oldu. Kısa bir süreç gibi anlatılıyor ama hastaneden bebeklerin çıkarılma süreci, gerekli desteklerin sağlanması zor bir süreçti. Her bebek gördüğümde hafızamdan silinmeyen olayların başında geliyor" dedi. "Enkazda anneyi kurtarmaya çalışırken ikinci büyük deprem meydana geldi" Enkaz altında annesinin kucağında olan bebeği sağlıklı bir şekilde kurtardıklarını, anneyi kurtarma çalışmaları devam ederken 7.6’lık depreme yakalandıklarını aktaran UMKE İstasyon Sorumlusu Paramedik Yunus Erol ise, yaşanılanlara rağmen anneyi de sağlıklı bir şekilde enkazdan çıkartarak bebeğiyle kavuşturduklarını anlattı. Erol, "6 Şubat zamanı depreme uyandık, çok ciddi bir sarsıntı olmuştu. Kurumumuzdan haber gelir gelmez hareket etmek için hazırlık yaptık. Tabii bu süreçte de ailemi komşulara emanet ederek çıkmak zorunda kaldım. Onlar da korkmuştu ama bizi de bekleyen bir görev vardı. UMKE’nin kurulma amacı bu tür olaylara hızlı reaksiyon verebilmek olduğu için Kahramanmaraş’a ilk hareket eden ekiplerden biri bizdik. Kahramanmaraş’a 08.20 civarında ulaştık. Bir deprem vardı bilgilendirilmiştik ama şehre girdiğimiz zaman bu kadar yıkıcı, bu kadar vahim bir tabloyla karşılaşmayı beklemiyorduk. Her müdahale ettiğimiz hasta bizim için bir anı. İlk vakamız anne ve bebek enkazda kalmıştı, bebekte sıkışma yoktu, annenin kucağındaydı. Bebeği aldık ve 112 ekiplerimize sağlıklı bir şekilde teslim ettik. Daha sonrasında annenin bacaklarında sıkışma olduğu için kurtarma işlemi uzun sürdü. Anneyi kurtarmaya çalışırken ikinci büyük deprem meydana geldi. Çalıştığımız alanın hemen yakınında ilk depremde hasar almış çok da sağlam olmayan bir bina vardı. Orada anneyi bırakıp gidemiyoruz, diğer arama kurtarma ekipleri de çalışıyordu. İçimizden dua eden arkadaşlarımız vardı. Arkamızdaki bina yıkılacak olsaydı belki de hiçbirimizin kurtulma şansı yoktu. Çok şükür daha sonra anneyi de enkazdan sağlıklı bir şekilde dışarıya çıkardık ve sağlık ekiplerine teslim ettik" diye konuştu. Acil Tıp Teknisyeni Enes Köse de görev yerine ulaştıklarında tarif edilemez bir yıkımla karşılaştıklarını kaydederek, "6 Şubat gecesi şiddetli bir sarsıntıyla eşimle birlikte uyandık. Eşim gebeydi ve o da Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı SAKOM biriminde görev yapmaktaydı. Deprem durduğunda bunun sıradan bir sarsıntı olmadığını, yakınımızda büyük bir felaket yaşandığını hissettik. Vakit kaybetmeden iş kıyafetlerimizi giyerek bağlı olduğumuz birimle iletişim haline geçtik. Sağlık müdürümüz ve sağlık hizmetleri başkanımızın talimatıyla 3 kişilik ekip oluşturduk ve Kahramanmaraş’a doğru yola çıktık. Yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartlarına rağmen bölgeye en kısa zamanda ulaşmaya çalıştık. Şehre girdiğimizde gördüğümüz görüntü anlatılanların çok ötesindeydi. Kelimelerle tarif edilemeyecek bir yıkım vardı. Bölgeye ulaştıktan sonra enkazlara yöneldik, zamanla yarışılan anlara tanıklık ettik. Soğuk, yorgunluk, uykusuzluk bunların hiçbiri bizim için önem arz etmiyordu. Tek gayemiz bir cana daha ulaşabilmekti. Ambulansta görev yapan paramedikler ve acil tıp teknisyenleri olarak tek görevimiz hastaya müdahale etmek değil, en karanlık anlarda hayata dokunabilmektir. Unutmamak, ders çıkarmak ve hazırlıklı olmak zorundayız. 112 ve UMKE çalışanları olarak bizler bu tür afetlere her zaman hazırlıklıyız" ifadelerini kullandı. "İkinci depreme yakalandığımızda hamile eşim Kayseri’de, ben Kahramanmaraş’taydım" Depremin ardından hamile olan eşinin Kayseri’de, kendisinin de Kahramanmaraş’ta görev yaptığını ifade eden Köse, "Eşim gebe olmasına rağmen depremin ardından 2 gün görev yaptı. İkinci depremi yaşadığımızda eşim Kayseri’de, ben de Kahramanmaraş’ta görev yapmaktaydım. Duygusal anlar yaşasak da görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştık" dedi.
Ağrı Patnos’ta trafik levhalarına düzenleme Ağrı’nın Patnos ilçesinde, köy yollarında trafik güvenliğini artırmaya yönelik önemli bir çalışma hayata geçirildi. Patnos İlçe Özel İdaresi ekipleri tarafından başlatılan hız limit ve trafik uyarı levhaları montaj çalışmaları, zorlu kış şartlarına rağmen aralıksız şekilde sürdürülüyor. Vatandaşların can ve mal güvenliğini önceleyen çalışmalar kapsamında, özellikle kış aylarında görüş mesafesinin düştüğü, buzlanma ve kar birikiminin sık yaşandığı güzergâhlara hız limit tabelaları ile dikkat ve uyarı levhaları yerleştiriliyor. Bu sayede sürücülerin daha kontrollü ve güvenli bir şekilde seyahat etmeleri amaçlanıyor. Kar, tipi ve soğuk havaya aldırış etmeden sahada görev yapan İlçe Özel İdaresi ekipleri, bir yandan kapanan köy yollarını açık tutmak için mücadele ederken, diğer yandan da trafik güvenliğini kalıcı hale getirecek bu çalışmaları titizlikle yürütüyor. Yapılan planlama doğrultusunda levha çalışmaları, ilçeye bağlı tüm köy yollarını kapsayacak şekilde etap etap devam edecek. Yetkililer, sürücülerden yeni yerleştirilen levhalara uymalarını, özellikle kış koşullarında hız limitlerine dikkat etmelerini isterken, bu çalışmaların kazaların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Köylerde yaşayan vatandaşlar ise kar kış demeden çalışan Patnos İlçe Özel İdaresi ekiplerine teşekkür ederek, yapılan hizmetlerin hem ulaşımı kolaylaştırdığını hem de güvenliği artırdığını ifade etti.